• 195
    benim de tasarımını çok sevdiğim kupadır.

    bizim bu kupayı 2000 yılında kazanmış olmamızı da çok seviyorum. yani 1999 ya da 2001 değil de tam 2000 oluşu çok güzel bence. açıklaması zor bir his belki de üzerinden biraz zaman geçtiği için bven romantize ediyorumdur, ama 90'ları biraz aklı yeterek hatırlayanlar anlayacaktır beni. 90'ların son yıllarında ülkede ve dünyada milenyum heyecanı diye bir şey vardı. yani 2000 yılbaşısı diğer yılbaşıları(yılbaşları?) gibi bir iki gün öncesinden değil; baya baya aylar hatta yıllar öncesinden heyecanla beklenen bir şeydi. belki çocuk olduğum için, bilmiyorum ama 31 aralık 1999'da bildiğimiz dünyada uyuyup 1 ocak sabahı çok farklı bir dünyaya uyanacak gibi hissederdik. bir şey değişmedi tabii, ama galatasaray gitti o kupayı aldı ve daha iyisi yapılana kadar kimin daha büyük olduğu tartışmasını bitirmiş oldu.

    arsenal maçının ertesi günü okula gittim. herkes çok mutlu, andımız öncesi okulun bahçesinde börek yiyip maç konuşuyoruz. samet'e "nasıl aldık kupayı?" dedim. "olsun biz de sizi yenmiştik" dedi. vallahi de 18 mayıs 2000 sabahı düşündü ve bu cevabı verdi fenerli samet. yemin ederim ki fenerli stereotipi olsun diye söylemiyorum bunu. 2005'te yine bir futbol muhabbetinde konu uefa kupasına gelince başka birisi "kaç sene önceki şeyi konuşuyorsunuz" demişti. bu iki anıyı nereye bağlayacağımı bilmiyorum o yüzden bu paragraf burada bitiyor.

    her orta direk aile çocuğunun kör-topal giden hayatlarının çok güzel çocukluk anılarından biridir bu kupa. bu güzel anı bugün 18 yaşına gelmiş. ben hala düşündüğümde bile mutlu oluyorum. o yüzden değil 18; üzerinden 118 yıl dahi geçse bu kupanın kazanıldığı günü hatırlayıp mutlu olan bir kişi bile yaşamaya devam ediyorsa üzerinden çok zaman geçmiş saymam.

    kutlu olsun.