• 1
    gelir seviyemize göre pahalıdır. şimdi bunun sebeplerini ve ülkenin sorunlarını elbette konuşabiliriz uzun uzadıya ama burası bir spor sözlüğü.

    galatasaray: 249,9 tl (nike)
    fenerbahçe: 249 tl (adidas)
    beşiktaş: 249 tl (adidas)
    trabzonspor: 199,9 tl (macron

    formalar herkesin kolaylıkla alabileceği fiyatlarda değil. kaldı ki bu paranın yarısının bile kulüplere kalmaması durumu var. 250 tl'yi bir sene sonra modası bitecek tişört kategorisinden bir ürüne vermek ne kadar cazip? basın tarafından şişirilen satış rakamlarını bir kenara itip reele baktığımızda çok düşük satış rakamları mevcut.

    ilgaz çınar'ın bu konuda bir tespiti vardı. bir sürü tekstil fabrikası var türkiye'de. çok rahatlıkla çok uygun maliyetle milyonlarca üretim yaptırıp %100 kar ile 50 tl gibi bir fiyata satabilirsiniz. tasarım özgürlüğünüz olur. günümüz dünyasında kargolama ve online satış şartları daha da kolaylaşmışken kendimizi bu kadar kısıtlamaya ne gerek var?

    nike veya adidas kulüplerimize avrupa kulüplerine olduğu gibi 80-90 milyon eurolar verir ayrı mesele ancak çok düşük çaplı sözleşmelerle ilerlendiği de ortada.

    asgari ücretin 8'de 1'ine forma satmak yerine 40'ta 1'ine sattığımızda inanın daha çok satılır. taraftarda forma kültürü oluşur.
  • 2
    forma pahalı degil biz fakiriz. üretim maliyetinin üstündeki marj da zaten hepimizin bildiği üzere marka değeri. avrupa’da takımların formaları 70 euro civarında. yurt dısıyla kıyaslayınca bizim formalar gayet ucuz.

    edit: bir ürün bir yerde 40 euro diğer yerde 70-80 euro bandındaysa. 40 euro olan ucuzdur. senin kazandıgın para biriminin değersiz olması ya da kazanc/emek oranının düşük olması ürün fiyatının ucuz olduğu gerçeğini değiştirmez. lokal fiyatlandırma yapıldıgı için zaten 40 euroya satılıyor türkiye’de. daha da ucuzuna firma satmak istemiyorsa yapılacak bir şey yok serbest piyasa bu.
  • 3
    bayern münih'in yeni sezon formasının fiyatı 90 €. almanya'da asgari ücret brüt 1550 €. 17'de 1.
    liverpool'un yeni sezon formasının fiyatı 60 sterlin. ingiltere'de asgari ücret brüt 1300 sterlin. 22'de 1.
    galatasaray'ın yeni sezon formasının fiyatı 250 lira. türkiye'de asgari ücret brüt 2670 lira. 11'de 1.

    türkiye'de formaların yurt dışına kıyasla ucuz olduğu konusunda emin miyiz?

    edit: enflasyon means "hayat pahalılığı". enflasyonun yüksek olduğu yerde herhangi bir özel tüketimin ucuz olması (ya da bunun düşüncesi) ekonominin temel mantığına aykırı. :( global para biriminin adı da "zaman"dır. bir ürüne ne kadar süre çalışarak ulaşabileceğin detayı senin alım gücünü belirler. daha fazla açmaya gerek yok bence zira gayet yeterli bir nüans bu. son olarak; euro kuru keşke 2-3 bandında olsaydı ama değil. ama ols...! değil. ama?! değil! kur 2-3'lerde değil. netice barizken farazi konuşmak çok anlamsız.
  • 5
    pahalılık görecedir, yani bir şeyin pahalı olmasını referans aldığın başka bir şey belirler. örneğin, et döner tavuk dönere göre pahalıdır. formalar pahalıdır, ama neye göre? uluslararası markaların üretip sattığı benzer spor ürünlerine (tişört vs.) göre mi kıyaslamak gerekir? nike türkiye sayfasına kısa bir bakışla görebileceğiniz gibi, bu kıyasla pahalı değildir (hatta ucuzdur). peki ulusal markalara kıyasla mı pahalı? lescon'un fiyatlandırması da aşağı yukarı aynı. gs storedaki diğer ürünlerle de kıyaslayabiliriz. bu durumda da basit penye bir tişörtün 50-60 lira olduğu yerde formanın 250 olması garip değildir.
    ayrıca formalar sadece kumaş parçası değildir, hem takımın markasını hem de üretici firmanın markasını yansıtır. ucuz forma satmak dolaylı olarak bu markaları da ucuzlatır. maliyetler, tüketici değeri vs gibi konulara hiç değinmiyorum.
    dolayısıyla bizim pahalı algımız tamamen satın alma gücümüzün her gün zayıflamasıyla ilgili. yurt içinde a firması da üretse aynı fiyatlara satar emin olun.
  • 6
    türkiye'de formalar; alım gücümüze bakıldığında pahalı, euro bazında emsallerine bakınca ucuz kalıyor.

    gelişmiş devletler arasında malesef arjantin ile birlikte en berbat ekonomiye sahip ülkeyiz. siyasetten bağımsız olarak uzun vadede de bu düzeleceğe benzemiyor.

    yani kısacası; üretiminin uluslararası bir firma tarafından yapıldığını göz önüne alırsak, bu fiyatlara bile şükretmek lazım.
  • 7
    amerika'da iron maiden konser bileti 50-100 dolar arası. bilen arkadaşlar düzeltsinler hatam varsa ama amerika'da asgari ücretin saati 10 dolara falan geliyor. yani bir asgari ücretli bir gün çalışarak bu bileti satın alabilir. bizim ülkemizde ise asgari ücretin saati 10 tl'ye civarı. bunu dolara çevirince de 2 dolar bile etmiyor. dolayısıyla türkiye'de çalışan birinin aynı konsere bilet alması için neredeyse 1 hafta çalışması gerekiyor. forma konusunda da bu böyle ne yazık ki. yani elbette bizim ücretlerimiz düşük ama bunun bir nedeni de paramızın değersiz olması. üretim için giderlerin çoğu dolar bazlı ama bizim kazancımız tl bazlı. haliyle de formalar çok pahalı.
  • 9
    bu sene normalde forma alıp almamak konusunda çok kararsızdım. kız arkadaşım galatasaraya olan düşkünlüğümü biliyor sağolsun doğum günümde (16 temmuz) alıp hediye etti kendisi ama ülke şartlarında gerçekten çok pahalı formalar. normal ücretle çalışan biri almak için 5 10 kez düşünüyor.
  • 10
    herşeyden önce çok klişe bir tabir olacak ama elma ile armutu birbirinden ayırmak gerekir. ülkemizdeki maaşlar belirli firmalar hariç türk lirası ile verilir. çünkü biz türkiye'de yaşıyoruz. avrupa'da euro, amerika'da dolar ve ingiltere'de sterlin ile ödeniyor. bu bilgiye istinaden kalkıp dolar ve euro'yu yada sterlini türk lirasına çevirip oralarda daha pahalı demek abesla iştigal olup, çok özür dileyerek alamancı ağzı ile konuşmaktır. ülkemizde birçok şeyde olduğu gibi (oyun vs.) formalarda pahalıdır. sonra ülkemizde sahtecilik, imitasyon ürün pazarı neden bu kadar büyük? klüpler sahte ürünlerden dolayı zarar ediyor? oluyor. bunun çözümü maalesef üreticide ve klüplerde değildir.