• 764
    şaka maka fatih terim'in 19 yıl aradan sonra kazandığı kupa.

    son kazandığı 2000 yılındaki finalin olduğu gün okuldaydık. bilgi öğretmenler odasından mı yoksa hizmetlilerden mi alınıyordu hatırlamıyorum ama maçın uzatmaya gittiği haberi, arada atılan goller falan sınıfa geliyordu. o gün de sınıfta bir karışıklık var, dersi işlemiyoruz. hoca içerde ama sürekli birileri girip çıkıyor sınıfa, bir konu görüşülüyor. bizim sınıfın katılacağı folklor yarışması olabilir, çok acayip bir dönemdi eğitim hayatımda, hey gidi günler... neyse maçı 5-3 kazanmıştık diyarbakır'da. maçtan sonra o dönemki ikinci başkanımız mehmet cansun'un verdiği demeç dün gibi aklımda; ''umarım bu kupa mayıs ayı hasatının başlangıcı olur...'' tarih 3 mayıs 2000. iki hafta sonra ne olduğunu hatırlatmaya gerek yok sanırım, ondan dört gün sonra da lig kupamız gelmişti.

    fatih terim'in kendisinde de rahatsızlık yarattığını bildiğimden onun yönetimindeki beş sezonumuzda kupayı alamamamızla ilgili birkaç şey söyleyeyim:

    hoca'nın futbol anlayışının ''özellikle böyle yerel turnuvalar için'' handikaplar barındırdığını düşünüyorum. zaten o yüzden ilk kupasını 2012'de kazanan aykut kocaman'la şu an eşit sayıda şampiyonluğu var bu turnuvada. avrupa maçları, ligdeki şampiyonluk yarışı, anadolu takımlarının özel bilenmesi derken bir de rotasyon girince işin içine çoğunlukla erken turlarda elenmek kaçınılmaz oluyor. mesela geçen sene bu rotasyon mevzusundan elenmiştik. hoca'nın kupadaki bu bahtını tamamen şanssızlığa bağlamıyorum o yüzden ben. hatta şuna dikkat çekeyim; 2013 eylül'de hoca takımdan ayrıldıktan sonra üç kez üst üste kazandık bu kupayı. demek ki yerine göre biraz daha temkinli oynamaktan zarar gelmiyor.

    kopya çekmeden, hatırladığım kadarıyla yazıyorum (2,3 ve 4. terim dönemleri):
    2003'te malatyaspor'a,
    2004'te çaykur rizespor'a,
    2012'de sivasspor'a,
    2013'te 1461 trabzon'a,
    2018'de akhisar'a elendik.

    açıkçası bu seneki yeni malatya eşleşmesinden de tedirgindim, hele ilk maçtaki 0-0'dan sonra deplasman oyunumuzu da hesaba katınca ama rahat bir maç çıkardık.

    neyse bağlayalım; fatih terim rakip taraftarın kıskanç hezeyanlarının aksine saha içinde ve dışında sürekli kendini güncelleyen, oyun anlayışını da günümüze uyarlamaya çalışan bir teknik direktör. bunu geçen seneden beri skoru korumamız gereken maçlarda yaptığı bazı değişikliklerden ve iletişime verdiği önemden anlayabilirsiniz mesela. mutlaka bu kupa serüvenlerinden de kendine çıkardığı dersler vardır. umarım önümüzdeki sezon bir kez daha kendi ellerinde yükselecek bir yenisiyle bu alanda zirveye artık tek başına oturur.