• 3
    türkiye’de çağdaş anlamda halter sporu, 19. yy’nin sonlarında, aletli cimnastiğin bir parçası olarak galatasaray lisesi’nin fransız öğretmenleri öncülüğünde başlamıştır.

    uluslararası bir organizasyonda ilk defa temsil edilmemiz ise 1924 paris olimpiyatları’nda gerçekleşmiş, gülleci cemal tüy sıklette 12. olmuştur. 1928 amsterdam olimpiyatları’nda ülkemizi temsil eden takımda yine yer alan cemal erçman, bu kez 25 yarışmacı arasında 8. olmustur.

    halter sporunda, 1930’lu yıllarda başlayan durgunluk 1950’lere kadar sürmüştür. 1955 yılından itibaren anadolu kulübü, suadiye halter ihtisas kulübü ve istanbul güreş kulüpleri öncülüğünde başlayan hareketlilik, daha sonra 1956’da türkiye halter federasyonu’nun bağımsız bir federasyon olarak kurulmasına olanak sağlamıştir.

    1959 akdeniz oyunları’nda 75 kg’da metin gürman’ın kazandığı gümüş madalya uluslararası alandaki ilk başarımız olmuştur. bunu izleyen yıllarda yetişen sadık pekünlü de 100’ün üzerinde türkiye rekoru kırmış, salih suvar, mehmet suvar, ali tan ve bilal özdoğan gibi sporcular türk halterini dünyaya duyurmuslardir.

    1986’da avusturalya’da yapılan dünya şampiyonası’nda bulgaristan adına yarışan türk asıllı naim süleymanoğlu’nun yarışmalardan hemen sonra türkiye’ye iltica etmesi, 1987 akdeniz oyunları’nda da levent erdoğan’ın üç dalda altın madalya alması, yurdumuzda haltere duyulan ilgiyi yeniden canlandırmıştır. bu spor dalında en gelişmiş ülkelerin arasında yer almamız, bulgaristan’dan zorunlu göç nedeniyle ülkemize gelen halterci ve antrenörlerin yerlilerle olumlu ilişkiler kurmasından sonra başlamıştır.
    nitekim 1994 yılında istanbul'da yapılan dünya şampiyonası’nda ekibimiz dünya ikincisi olmuş, 1995 yilinda ise avrupa sampiyonlugu gelmistir.

    http://halter.gov.tr/halterin-tarihi-gelisimi/