• 2675
    suyun başını tutmuş eşkıya gibi olan kurumdur.

    bu başlıktaki ilk entry'ye baktınız mı? neverfall'a ait ilk entry'de "özerk bir kurumdur" yazıyor tff hakkında. 2008'den kalma bir entry. öncelikle buranın devamı neverfall'a değil, federasyonun "özerkliğine" dair bir yazı olacak.

    özerklik. enteresan kavram. nedir özerk bir federasyon? bakalım "özerk" kelimesine tdk ne demiş:

    --- alıntı ---

    bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom.

    --- alıntı ---

    bağlı olduğu bir üst organ doğal olarak gençlik ve spor bakanlığı, burası okey burada sorunumuz yok. peki özerk olması için ne olması lazım? federasyonun kendini yönetme yetkisine sahip olması lazım.

    öyle mi?

    kısa bir anket buyrun hep birlikte cevaplayalım:

    sizce limak holding sahibi nihat özdemir türkiye futbol federasyonu başkanlığına seçilmiş midir atanmış mıdır?
    https://anketinho.com/3578

    edit 1: oy kullanan 50 kişiden 48'i özdemir'in atama ile geldiğini düşünüyor.
    edit 2: oy kullanan 100 kişiden 94'ü özdemir'in atama ile geldiğini düşünüyor.

    sizi bilmem, ben nihat özdemir'in hiç kimse tarafından "seçilme" ile o koltuğa geldiğini düşünmüyorum. aynı şekilde kendisinden önceki yıldırım demirören'in de, aynı şekilde ondan önceki mehmet ali aydınlar'ın da.

    profillere isim isim baktığınızda anlarsınız zaten, tek bir yerden atama bu insanlar. tek bir cepheye diğerlerinden fazla yakınlar.

    nerede kaldı kendi kendini yönetme yetisi? kalmadı değil mi? kalmaz. kendi kendini yönetme yetisi olan bir yerin başına gelecek kişi özgür hür irade ile seçilmek yerine atandığında bu kendi kendini yönetme işlevini camdan dışarı atarsınız.

    --

    gelelim tff'nin ne olduğuna:

    şunu ekleyeyim öncelikle: https://www.tff.org/...TATU/TFF-Statusu.pdf

    bu link tff'nin kanun statüsünün dijital ortama aktarılmış hali. kendilerinin sitesinden isteyen herkes ulaşabiliyor. bakalım ne diyor bu kanun:

    --- alıntı ---

    2.1.j'de "fair play kuralları ile fıfa ve uefa’nın etik kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik ilkelerini gözetmek;"

    2.1.k'da "uluslararası futbol birliği kurulu (“ıfab”) tarafından hazırlanan futbol oyun kurallarına ve fıfa ve uefa tarafından hazırlanan diğer oyun kurallarına uymak;"

    2.1.n'de "futbol alanında faaliyet gösteren kişilerin menfaatlerini korumak;"

    2.1.o'da "müsabaka ve organizasyonların bütünlüğünü tehlikeye düşürebilecek veya futbol’un istismarına yol açabilecek hukuka aykırı tüm yöntem veya uygulamaların önlenmesini sağlamak;

    --- alıntı ---

    ben özellikle bu 4 bendi aldım 2. maddedeki "amaç" kısmının altından. bir de "3. madde" var ki evlere şenlik, bakın ne diyor 3. madde:

    --- alıntı ---

    3.1 "tff, her konuda tarafsızdır."

    3.2 "herhangi bir ülkeye, kişiye veya insan topluluğuna karşı türü ne olursa olsun ayrımcılık yapmak kesinlikle yasaktır ve ayrımcılık yapanların üyeliği askıya alınır veya sona erdirilir."

    --- alıntı ---

    bir de son olaylar neticesinde 4. maddenin 1. ve 2. fıkrasını alalım, son dönem olaylara daha fazla "ışık" tutabilmek için:

    --- alıntı ---

    4.1 "tff, kendi üyeleri, kulüpler, hakemler ve futbolcular arasında ve toplumda insani amaçlara yönelik dostane ilişkileri teşvik eder."

    4.2 "futbol alanında faaliyet gösteren her kişi ve kuruluş fıfa ve uefa’nın statülerine, talimatlarına, düzenleme ve kararlarına ve ayrıca fair play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik ilkelerine saygı göstermekle yükümlüdür."

    --- alıntı ---

    son olarak da 7. maddeyi buraya eklemek istiyorum:

    --- alıntı ---

    7 "tff’nin organ veya kurullarında görev alanlar ile tff’nin yetkilileri, fıfa, uefa ve tff’nin statülerine, talimatlarına, düzenleme ve kararlarına ve ayrıca kendi faaliyetleri ile ilgili olması halinde fıfa’nın etik kuralları’na ve fair play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik ilkelerini gözetmekle yükümlüdürler."

    --- alıntı ---

    --

    şimdi bana "özet geç arkadaş ne uzatıyorsun" diyebilirsiniz. kabul. ama ben uzatmazsam eğer bu yazının içindeki kavramlar anlaşılmayacak.

    bir maç düşünün, x takım ile y takım maç yapıyor olsun sahada. x takımın içerisindeki 2 oyuncu birbirleri ile kavgaya tutuşsun, x takımındaki kavga ettiğini düşündüğünüz oyuncuyu müsabakanın hakemi oyundan kırmızı kart ile ihraç etsin. sahada olan olay, neticesinde talimatnameye göre 5-10 maç arası olan maddeden profesyonel futbol disiplin kuruluna sevk edin ve oyuncu 8 maç ceza alsın.

    başka bir maç düşünün, z takımı ile a takımı maç yapıyor olsun sahada, a takımından bir oyuncu z takımından oyuncuya aleni saldırıp boğazını sıkıyor, araya gerek 2 takımdan oyuncular gerek güvenlik güçleri girerek olayın büyümesini engelliyor. bu olay müsabakanın devre arasında yaşanıyor, normalde a takımındaki saldırgan oyuncunun ihracı gerekir ancak oyuncu karşılaşmanın 2. yarısını da oynuyor. olayla ilgili haberler yayılıyor görüntüler düşüyor sevk yapılıyor ve ceza 2 maç çıkıyor.

    iki olayın da hangi olaylar olduğunu anladınız zaten ancak ben "tarafsızlık" ilkesini gözeterek takımların ya da oyuncuların isimlerini vermedim. ne diyordu çünkü 3.1'de "tff her konuda tarafsızdır". biz sahadaki olaylara "bu şu takım bu şu oyuncu" falan diye bakamayız, bakmamalıyız. burada olması gereken nedir? ya 1. örnekteki x takımından kırmızı kart ile ihraç edilen oyuncuya fazla ceza verilmiş, ya da a takımından ihraç bile edilmeyen oyuncuya eksik ceza verilmiş. mevzular aynı çünkü, ikisinde de saldırı var ikisinde de sizin kanun statünüzde yazan 4.1'i ihlal etmiş oyuncular var.

    --

    hadi bunu geçelim. iki teknik direktör düşünün, birisi alpha takımının teknik direktörü olsun bir diğeri de beta takımının. beta takımının teknik direktörü müsabaka hakemine aleni küfür ediyor, sizin yayınları sattığınız yayıncı kuruluşun görüntüleri ile sabit. 1 maç ceza veriyorsunuz. alpha takımının teknik direktörü verilen kararlara dayanamayıp hakeme isyan ediyor, 6 maç ceza alıyor.

    nerede kaldı tarafsızlık? nerede kaldı eşitlik? nerede kaldı adalet?

    bir başkan çıkıp üzerine vazife bile olmayan, kendisini hiç ilgilendirmeyen bir maç hakkında beyanatta bulunuyor. normalde yapmaması gerekir, hani sevklerde diyorsunuz ya "sportmenliğe aykırı hareket" diye, hah işte onun sözlük karşılığının bu olması gerek, ceza almıyor. öteki başkan bile değil teknik direktör bir kelime grubu söyledi diye (organize ama amatör kötülük) ceza yağdırıyorsunuz.

    --

    bir de tabii ki en önemli noktası var bu işlerin: sayın nihat özdemir'in kendi ağzı ile yaptığı (bulabildiğim haber 15 mayıs tarihli ama 14 mayıs'ta da yapmış olabilir açıklamayı) 15 mayıs 2012'deki açıklamayı buraya hem haber linki hem metin hem de video olarak ekliyorum:

    haber linki: https://www.trthaber.com/...meyecegim-40800.html

    haber içeriği:

    --- alıntı ---

    stadyumu en son kendisinin ve yönetim kurulu üyesi mithat yenigün'ün terk ettiğini vurgulayan nihat özdemir, "en son sayın valiyi arabasına yolcu ettim. bütün odaları dolaştım. hiçbir galatasaraylı'nın kalmadığını görünce stadı terk ettim. bütün olay boyunca odadaydım. hiçbir zaman ayrılmadım oradan. maç biter bitmez taraftar sahayı terk etsin diye ışıkları söndürdük. kupa verilirken saha karanlık değildi aydınlatmıştık. kupayı sahada alan futbolcular ortalığı tahrik edercesine sevinç gösterisinde bulundular. yekta elinde iki metre direkli bayrakla sahanın ortasına gitti. federasyon yetkilileri ve görevliler engelledi. onların amacı sahamızın kapatılmasıydı. şampiyonluklarını kutluyorum ama bunların yaptıklarını hiçbir zaman affetmeyeceğim, hiçbir fenerbahçeli de affetmeyecek."

    --- alıntı ---

    haber videosu: https://www.youtube.com/watch?v=n9CskcjGkp4

    arşiv ne kadar güzel bir şey değil mi? böyle "çaaaaat" diye adamın alnının orta yerine yapıştırabiliyorsun mesela. mükemmel bence.

    "galatasaray'ı galatasaray'lıları asla affetmeyeceğim" diyen bir fenerbahçe yöneticisi var videoda. bakın tff başkanı - yöneticisi demiyorum. fenerbahçe yöneticisi diyorum çünkü nihat bey o günlerde fenerbahçe yöneticisi. şimdiki mevcut başkan ali koç ile birlikte, zaten dışarda ikisi kalmış diğer yöneticiler "şike soruşturması" kapsamında cezaevinde.

    peki galatasaray ne yapmış da nihat özdemir'in içerisine böyle bir nefret tohumu ekmiş? 12 mayıs 2012'de galatasaray şampiyon olmuş. bu kadar. nerede olmuş? kadıköy'de, fenerbahçe'nin stadında. eee? kupa kaldırmış. tamam?

    görüyorsunuz değil mi mevzunun saçmalığını? bizi affetmeyeceğini söylediği gereksiz mevzuyu? şampiyon olmuşum, hakkım olan kupa orada onu alıp ayrılmak istedik diye bizi affetmeyecekmiş. e benim hakkım? değilse değil desin birisi ama benim hakkım.

    ee şimdi bizi asla affetmeyeceğini söyleyen bir "atama" federasyon başkanı ile biz ne yapabiliriz? benim oyuncumun 8 maç aldığı yerde fenerbahçeli oyuncu 2 maç alıyor. "irfan'cım dikkat etsene canım kardeşim aaa kızarım bak!" diye uyarsaydınız bari çok olmuş 2 maç. terim "art niyetlisiniz" diyince ihraç edilip 6 maç alıyor, yalçın işin içine sinkaf katınca 1 maç alıyor. napalım biz de mi sinkafa dönelim size? dönünce de futboldan men edersiniz siz!

    tüm tff'ye, kurullarına, yöneticilerine hatta ve hatta onları bu koltuklara atayan ve bu pisliğin büyümesine katkıda bulunan herkese ama herkese tff'nin şu maddelerini tekrar ve defaat ile hatırlatmayı bir futbolsever olarak borç bilirim:

    --- alıntı ---

    3.1 "tff, her konuda tarafsızdır."

    3.2 "herhangi bir ülkeye, kişiye veya insan topluluğuna karşı türü ne olursa olsun ayrımcılık yapmak kesinlikle yasaktır ve ayrımcılık yapanların üyeliği askıya alınır veya sona erdirilir."

    --- alıntı ---

    ve maalesef ki şu anda görevdeki ne fenerbahçe'li ve bizi asla affetmeyeceğini söyleyen nihat özdemir, ne fenerbahçe kongre üyesi tff asbaşkanı servet yardımcı ne de bu federasyon bu maddelere asla ve kat-a uymamaktadır ve görevlerini bir an önce tüm maddeleri uygulayacak, herkese eşit mesafede davranacak ve ülkeyi dizayn etme planları olan bazı kişiler tarafından atanma yerine adil ve tüm kurallara uygun bir seçim ile bu koltuklara gelecek kişilere burayı devretmek zorundadır! bir fenerbahçe divan kurulu üyesi "bu kişi olsun" dedi diye tff'nin özerklik statüsünün değiştirilmesi tıpkı "bu faizi indirmedi şu indirsin" diyerek merkez bankası başkanı değiştirmekle, "bu alkışlamadı bu gitsin şu gelsin" diyerek hazine ve maliye bakanı değiştirmekle farksızdır ve futbolun sonunun ülkenin ekonomisi gibi olmaması için yapılması elzemdir.

    sayın özdemir, sayın yardımcı ve bu yazının diğer tüm muhatapları: siz tarafsızlık ilkesini, tff kanun statüsünün 3.1 maddesini ihlal ediyorsunuz ve bu görevi bırakmanız şarttır! tff'nin kendi kanununu çiğneyen hiç kimse ama hiç kimse o koltuklarda oturmamalı, oturamaz.