• 2508
    yöneticilerinin muhtemelen türk futbolcuların menajerlik şirketlerinden el altından alış verişinin olduğu federasyon.

    neye dayanarak mı söylüyorum ?

    oynayanların, izleyenlerin, teknik adamların, kulüp yöneticilerinin, kimsenin istemediği bir yabancı kısıtlamasını zorla bu insanlara dikte edip uygulamanın başka bir açıklaması yok çünkü.

    üstelik serbestlik varken futbolcu ihracatında ülke tarihinin rekoru kırıldı. ve ihraç edilen futbolcular juventus, milan, liverpool, leicester city, lille, roma gibi dünyada herkesin tanıdığı elit takımlara kadar yükseldi.

    ve bu sistem sayesinde ortaya çıkan kaliteli futbolcu havuzunda muhtemelen bugün yarın gidecek altay, uğurcan, kerem, taylan, ozan, abdülkadir, ersin gibi bir sürü futbolcu daha var. hatta ömer faruk, ali akman, mustafa kapı gidip henüz şans bulamamış çok yetenekli futbolcuları ihraç ettik olarak saymıyorum bile.

    artık bu garabet kural sayesinde kulüpler bu isimleri bırakacak mı, nasıl bırakacak hepsi muamma.
  • 2511
    liverpool-leicester-juventus’ta oynayan stoper 3’lüsüne sahip, lille’i şampiyon yapan 3 türk’ün milli takım rotasyonunda olduğu, 6 numarası okay’ın premier league’de düzenli oynadığı, sağ açık cengiz’in roma üstü leicester yaptığı ve 10 numarasının milan’ın has adamı çalhanoğlu olduğu yerde euro 2021’den elenmemizin baş sorumlusu türkiye’deki yabancı oyuncu sayısıymış gibi o gecenin akşamı sayıda kısıtlamayı onaylayan, futbolla ilgili zerre aklı olmayan ve sahibinin sesi olan oluşum.

    bu elit liglerde düzenli oynayan nüve türk futbolunu başarıya götüremedi de yeteneği olmadığı halde gs fb bjk’de pasaportundan dolayı kadroya zorla yazılacak ve 3 milyon euro’ya oynayacak yeteneksizler bu ülke futbolunu ihya edecek. ben ömrümde böyle beyinsizlik böyle plansızlık görmedim. elimde olan tek zevkim futbolu da aldınız, sizden çıkmazsa sevdiğinizden çıkar inşallah.
  • 2512
    twitterda sırf kanalın görselinde sarının yanında kırmızı maviden çok gözüküyor diye bile ana bacı kavga edebilecek, türk taraftar kitlesini, milli takımdan bile daha çok birleştirecek bir karara yine yeni yeniden imza atmış oluşum.
    bu ülkedeki taraftarların, özelikle 40 yaş altı genç taraftarların asla kutuplaşmayıp tek yürek olduğu tek konu milli takımdan bile çok yabancı serbestliğidir. (ki serbest de değildi maç kadrosuna maksimum 12 yazılabiliyordu mevcut durumda) yahu hiç mi umursamıyorsunuz hiç mi umrunuzda değil milyonlarca insan tek yürek olmuş biz bu rezilliği istemiyoruz diyor, bir tane iyi kötü zevkimiz var onun da içine ediyorsunuz. yazıktır günahtır, bir de böyle trtde neden izlediğimi bilmediğim sabahları çıkan cem dizdar gibi savunucuları var bu garabet yasağın, allah da onlara akıl fikir versin.
  • 2513
    federasyonun basinda her kamu ihalesinde gordugumuz besliden limak’in nihat’i adeta bir kayyum gibi. her isleri komisyon olan bu kisiler elbette futbolda da olabildigince parayi iceride tutmak ister, bu yerli zorunluluguyla para iceride donecek, komisyon da anadolu kuluplerinin esnaf irisi tasra kurnazi yoneticileriyle menajer sebekesinde kalacak.

    futbolun katililer evet, ve yanlislikla degil, bile isteye.
  • 2514
    "lahanayı yerken kıtır kıtır, sapına gelince mee." derler ya, o hesap. kulüplerin hiçbir itirazını ciddiye almayacak olan federasyon. almaz, gereği yok.

    bunu ısrarla yazacağım. bugün türkiye'de sahipli kulüpler hariç (ki dolaylı olarak onlar da dahil) bütün kulüpler devletin oyuncağıdır. bunun sebebi de sadece devlet değil, bizzat bu kulüpleri yönetmiş olan neredeyse tüm yönetimlerdir.

    bütün futbol kulüpleri batık. bitmiş, iflas etmiş hepsi. spk çoktan bunlara el koymasına koyardı. bunu yapacağı zibil gibi sebep var. fakat öyle saçma yasalara tâbi ki bu kulüpler, yönetici olup kulüpleri borç batağında kulaç atmaya mahkum eden ama kendi servetini dağ gibi büyüten adamlar bugün hala o kulüplerin has adamları. dursun özbek gibi bir adam hala elini kolunu sallaya sallaya geziyor. ünal aysal'a bir kişi bile hesap soramadı. canaydın hala saygın adam olarak anılır. faruk süren bu kulübü borçsuz devralıp anasını ağlattı. fatih terim'in insanüstü başarısıyla avrupa kupası gelince temize çıkıverdi, efsane başkan oldu, bugün hala konuşuyor her yerde.

    diğer kulüplerde de aynı şeyler var, tek tek saymaya gerek yok. bu yöneticiler onyıllardır bu kulüplerin içini boşalttılar. gelirler borcun faizini ödeyemez hale gelmiş. bankalar birliği anlaşması olmasa hepsi batacaktı. bu anlaşmayla "biz batmayalım ama bir süreliğine ipotek koyun bize." dedi bütün kulüpler ve buna mecburdular.

    o yüzden kimse ağlamasın. burada haldun üstünel, cenk ergün gibi transfer sihirbazlarını(!) öve öve bitiremedi insanlar. o topçular o şişik ücretleri alırken o para gökten yağmıyordu. sen yıllarca paranı çarçur edersen, vergi cezaların affedilirse, garibandan söke söke alınan vergi senden lütfen alınırsa ve bütün bunların sonucunda süper lig'de izlenen futbol kiribati beşinci ligi seviyesinde olursa günü gelir, o devlet artık o futbolu avcunun içine alır, oyuncak gibi oynar.

    yok yabancı sınırı, yok yerli serbestisi, yok bilmem ne... değeri üç iken beşe transfer edilip yıllık on verilen düşmüş yıldızları hava alanlarında karşılarken iyiydi. eninde sonunda iş bilmez adamların elden ele dolaştırdığı top olur çıkarsın böyle. onlar da seni el altından menajer kliklerine satarlar. en ufak tereddüt de duymazlar.

    beğensen de bu, beğenmesen de bu. itirazı olan bu ligi izlemesin. sonuçta bu tip bir yerli zorunluluğu en çok fatih terim'in işine gelir. adam bunu bilmesine rağmen yabancı serbestisi getirdi. işte terim vizyonu > tüm türk futbolunun vizyonu. bunu da ekleyeyim.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!