• 268
    izmir'de depremin olduğu, insanların can çekiştiği bir günde bölünmüş ekranın bir tarafında enkaz ve can pazarı görüntüleri varken diğer tarafında ödül töreninde konuşan ve "3 çocuk, 2053 hedefi" gibi şeyler anlatan bir cumhurbaşkanı tarafından yönetilen ülkedir.

    çok değil bundan 10 sene evvel bu memlekette bir tane ana kuzusu şehit olunca televizyonda ne kadar eğlence programı varsa iptal olur, törenler kutlamalar iptal edilir milletçe matem yaşardık, deprem gibi toplu ölümleri falan saymıyorum bile. insan canının önemi de kıymeti de kalmadı. zaten diriye saygı bu topraklardan gideli çok oldu, en azından ölüye saygı bekliyoruz ama o da yok.

    arap kralı ölünce 3 gün yas ilan edenler, izmir'de insanlar can çekişirken böyle bir şey yaşanmamış gibi rutin programlarına devam etmekte, emeği geçen milyonların eline sağlık.

    bu entry'nin yeri belki burası değil ama yapacak bir şey yok asıl yazılması gereken başlık kilitli, belki hiç böyle bir entry olmamalı ama moderatörler kusura bakmasın çok doldum iki kelam etmek zorunda hissettim kendimi, sorun çıkartacaksa da silin canınız sağ olsun.
  • 243
    yıkıldığı falan yok. adamlar seçimde usülsüzlük var diye götlerinden uydurup bütün seçmenini ateşli bir şekilde arkasına alıyor. bizimkiler olumsuzluk olduğu anda "yıkıldı, 6 mayıs'ta bitti, kapandı" sanki bu hükümetin yaptığı ilk rezillik bu.

    kimilerine göre 24 haziran 2018'de yıkılmıştı. kimilerine göre 1 kasım 2015'te. neyse ki muhalefet partilerinin başında siz yoksunuz. yoksa partiyi "ohoo ülke yıkıldı hukuk mu kaldı?" diyerek çoktan kapatmıştınız.

    yine kazanacağız. isterlerse yine hile yapsınlar. yalova'da yaptılar yeniden saydırıp kazandık. ankara'da yaptılar, bir sonraki seçimi kazandık.

    az önce de yazdım, karşımızda hükümete körü körüne bağlanmış bir kitle var. bir de siz şu adamlara "oh bunu da kabullendiler" dedirtmeyin.

    bir örnek vereceğim. 2014 yerel seçimlerinde oylar sayılmaya başlandığında istanbul'da iki aday arası fark 2019 seçimleriyle aynıydı. mustafa sarıgül ülkenin en büyük 3-5 siyasi figüründen biri olmasına rağmen mücadele etmedi, hemen kabullendi, karşıdaki hırsızların işine geldi.

    ama ekrem imamoğlu kabullenmedi, hakkımı yedirmem dedi. seçim gecesi ne yapsalar öne geçemediler. 1 ay oy saydılar yine bir şey bulamadılar. siz ve sizin gibiler her "x ilçede oylar yeniden sayılacak" haberinde "bu sefer bitti, vermeyecekler" dediniz. ekrem imamoğlu oradan da çıktı. şimdi son koz seçimi iptal ettirmekti. kimsenin tanımadığı beylikdüzü belediye başkanı olarak girdiği seçimi bile kazanan adam, 1,5 aydır ülkeyi yerinden oynatmasına rağmen mi kazanamayacak?

    siz boykota devam edin. mustafa kemal atatürk kendisi hakkında idam kararı çıktığında vazgeçmedi. biz de buradayız.
  • 278
    yıllar önce tüm dünyayı tek kılına zarar gelmeden gelinlik ile dolaşan italyan bir kadının, sınırlarına girdikten birkaç saat sonra tecavüz edilerek öldürüldüğü ülke. en müslüman, en namuslu, en misafirperver olduğunu iddia eden anadolu şehirlerinde, kadınların başlarına bir kötülük gelmeden geceleri dışarı çıkmalarının mucize olduğu ülke. ya da müslümanlar oy çalamasın diye sandık başında nöbet tutulan ülke...

    benzer örnekler binlerce defa sayılabilir. kabul edelim, kendimizi tanımlamayı sevdiğimiz her özelliğimiz, özünde yalan. önü alınamayan bir ahlaki çöküş içindeyiz. bundandır ki, izmir'de meydana gelen deprem sonrası belli bazı kesimlerin yaptığı aşağılık yorumlar şaşırtıcı değil. yazık oldu bu güzel ülkeye.
  • 277
    ülkede deprem olur: "oh iyi ki olmuş."
    ülkede biri taciz veya tecavüze uğrar: "onu giymeseydi veya o saatte orada işi ne?"
    ülkede açlık çeken bir vatandaşımız için "beter olsun"
    ülkede çok zor durumda olanlar için "şükretmesini bilmiyorlar" diyen yaratıklar var.

    türk insanı misafirperverdir, hoşgörülüdür, saftır, iyi kalplidir derler, yani öyle deriz kendimize. arada birkaç çürükte illa ki vardır ya, her toplumda vardır böyleleri demeyi de ihmal etmeyiz.

    son yıllarda durum çok değişti çünkü türk insanı artık kötü kalpli, anlayışsız, merhametsiz bir toplum oluverdi. aradaki çürüklerde hoşgörülü, kibar ve iyi kalpli insanlar oldu.
  • 271
    "ölürüm türkiyem" diye şarkılara konu olan ülke.

    en gelişmiş şehirlerinden birinde enkaz altında 6 saat farkedilemediğin, üzerindeki yük yetmezmiş gibi bir adet bakan ve bir adet dalkavuğun daha tepene binebildiği, can havliyle seni arayanlara yerini tarif etmeye çalıştığın telefonun bir adet bakan tarafından alındığı, tüm bu manzaranın da bir adet dalkavuk tarafından kaydedildiği bir ülke düşün...

    aşağı yukarı böyle bir ülke, zaten ölmekten başka bir seçenek bırakmıyor...

    tam olarak öyledir demiyorum, aşağı yukarı öyle...
  • 281
    söylenecek ve konuşulacak çok şeyi olan ülke. lakin benim dikkatimi çeken, hem güldüren hem sinirlendiren bir olay var.
    kamu kurumları sosyal kedya hesaplarından yaptıkları işleri, yardımları paylaşıyorlar falan. ne biliim mesela jandarma genel komutanlığı diyor ki "su kadar adamla, su kadar yardım malzemesiyle vs vs izmirdeyiz".
    eyvallah da kardesim sen niye bunun reklamını yapma geregi duyuyorsun ki? bu sizlerin görevi zaten.
    hani özel sektörde çokça söylenir ya "nasil yaptığın değil nasıl anlattığın kıymetlidir."diye. galiba devlet kurumları da özel sektör kafasında "bakın ne çok çalışıyorum" diyorlar.
    birileri hatırlatsın "devlet reklam yapmaz iş yapar. takdiri halk verir."
  • 269
    bünyesinde izmir depreminde yaşananlar için "noldu içki içemiyorsunuz", "dinsizlere iyi oldu" ve benzeri gibi iğrenç twitter yorumları yazan yaratıklari barındıran ülkedir. sonra borusia dortmund'a ayar vermeye çalışalım...
    kimse kusura bakmasin ama bu aşağılık oksijen israflarını emniyete şikayet ettim. umarım izmir emniyeti yasal işlem başlatir.
  • 164
    müzikte şarkı araklayıp aqdum israillileri diye üste çıkmaya çalışıyoruz, taksim arap oluyor mekanlar bir bir kapanıyor,

    sinemada fatih akın gibi ustaları ermeni olaylarını kendince anlattı diye dışlıyoruz, yeni filmlerini vizyona koymuyoruz, ortalık 5 bütçe koyup 10 para almak isteyen çakal yapımcıların kalitesiz komedi filmlerinden geçilmiyor,

    eğitimde 17000 tane teog 1.si 70000 tane teog 2.si çıkarıp bunu başarı sayıyoruz, fakülte sekreterliğine eşimizi atayabiliyoruz- tepki gelince bütün personeli kılıçtan geçirip 11 kişiyi işten atıyoruz,

    tvde bir tane kaliteli içerik yokken sahur programlarında oruçsuz kadınları dövebilmekten bahsediyoruz, yasaklar sansürler ortada,

    her hafta gazeteci dövüyoruz, dövmediklerimizi paralel diye hapse atıyoruz,

    dış ilişkilerde koskoca hollanda devlet başkanına sen ne lalesisin diyoruz, iç ilişkilerde zeytin mi sanayi mi gibi sorular soruyoruz- darbelere referandumlara girmek bile istemiyorum,

    her kurumun kuruluşun başında akrabalar, dostlar var. liyakat diye bir şeyden bahsedebilmek imkansız. sebebi sorulunca kuranda akrabalara yardım etmenin öneminden bahsedildiğini söylüyorlar. galatasaray bile kirlendi. galatasaray kulübünde gerçekten galatasarayı düşünen insan sayısı bir elin parmağını geçer mi- bilmiyorum.

    kısacası her tarafı çürümüş her yeri yozlaşmış buranın. son 20 yılda oldu bunlar hep. 20 yuvarlak hesap bilirsiniz
  • 35
    vatan hainleri tarafindan yonetilen ulkedir. vatan hainlerini destekleyenler de bu topraklarin dununde mustafa kemal'e karsi milli mucadele zittinda hareket edenlerin, artin kemallerin torunlaridir.

    yazik ki icinde bulundugu durumdan kurtulsa, vatan hainlerinin boyundurugundan kacsa bile cehalet baki kalacaktir. sozlukte bile bolca bulunan, bu dinci belalarin hala basimizda olmasinin musebbibi olan cahil kesim, bugun akp gitse yarin kendine destekleyecek baska vatan haini bulacaktir. bu da aslen kendilerinin vatan haini oldugunun bir gostergesidir.

    allah bizleri koru korune yalanlara inananlardan etmesin. rant icin hirsizin, katilin, vatan haininin pesinden gidenlerden etmesin. binlerce insani icerdeyken, binlerce insani paramparca olurken, askerleri yakilirken, halki acliktan kirilirken, saraylarda sefa suren soytarilarin pesinden gidenlerden eylemesin.
  • 258
    mustafa kemal atatürk'ün en büyük eseridir.
    son 20 yılda ağır darbeler almış ve almaya devam etmekte, son dönemde ise kimsesizlerin kimsesi değil de patronların sesine dönüşmüş, mültecilere milyarlarca dolar akıtan ancak kendi insanına bakmaya patronlar yüzünden yanaşmayan, bir tır şoförünün eleştirisini bile kaldırmaktan aciz, bir tır şoförünün eleştirilerinden bile korkan vip namaz ekipleri tarafından yönetilmektedir.

    bu demek değildir ki bu günleri, yaşananları unutuyoruz.
    son günlerde biraz daha iyi anladık ki cumhuriyet düşmanları ile aynı gemide değiliz, değildik ve hiçbir zaman da aynı gemide olmayacağız. zenginlerin evde kaldığı, fakirlerinse açıkça ölmeye terkedildiği düzen, türkiye cumhuriyeti değildir. cumhuriyet düşmanlarının rejimidir.

    `yurttaşlarım!`
    az zamanda çok ve büyük işler yaptık. bu işlerin en büyüğü, temeli türk kahramanlığı ve yüksek türk kültürü olan türkiye cumhuriyeti’dir.
  • 109
    tarihinin en karanlik gunlerini yasayan guzel ulkem. bir mafya orgutu tarafindan yonetilen, manipule edilen, vatandaslari hedef haline getirilen, bayragi ayaklar altina alinan, bir kadin bakan cani cehenneme bir referandum yuzunden yem olarak kullanilarak tarihinin en buyuk diplomatik krizlerinden biri suni olarak cikartilan ve malzeme olarak kullanilacak olan guzel ulkem. ben artik yoruldum. cogumuz yorulduk. yalanlarindan, manipulelerinden, hirslarindan, zulumlerinden, parasindan pulundan.. yorulduk be kardesim. biz kendi halimizde kavrulup gidiyorduk. bir mafya babasi ve cevresi iktidarda kalacak diye bu ulkenin cocuklarinin olmesini istemiyoruz. hakkin, hukukun, adaletin hamgi tarafta oldugunuza gore degismesini istemiyoruz. gozumuzun icine baka baka yalan soylenmesini istemiyoruz. suni krizler cikartilip milli duygularimizin bu krizlere alet edilmek istenmesini istemiyoruz. vatanini, milletini, ulkesini, ata'sini seven insanlarin terorist diye yaftalanmasini istemiyoruz. dusunmeyi bilmeyen insanlarin sirf namaz kiliyor diye bizi birilerine mecbur birakmasini istemiyoruz. ulkemiz her gun yeni bir ulkeyle sirf oy ve sempati devsirmek icin aptalca krizler yasasin istemiyoruz. baska ulkelerden gelenler ayda 1200 lira parayi bankadan sorgusuz sualsiz cekerken, kendi ulkemizde; universite mezunu insanlarimizin haftada 6 gun calisip ayda 1400 lira ile gecim savasi vermesini istemiyoruz. yuzbinlerce ogretmen issizken, piril piril genc dimaglari ogretmensiz yani egitimsiz birakmak suretiyle, ulkenin ilerlemesine degil, birilerinin iktidarda kalmasina yonelik egitim planlari -plansizliklari- yapilsin istemiyoruz. hak etmeyenin hak etmedigi yerde durmasini, hayvanat bahcesi mudurunun tubitak'i yonetmesini, ilahiyat profesorunun nukleer santral muduru olmasini, ekran saklabanlarinin yök yonetimine girmesini istemiyoruz. yuzbinlerce sucsuz insani elde hicbir delil olmadan iceri tikmak amaciyla, icerideki onbinlerce katili, hirsizi, tecavuzcuyu disariya salmalarini istemiyoruz. sirf kendisi gibi dusunmuyor diye gucu yetenin gucunun yettigine zulmetmesini istemiyoruz. ataturk'u seviyoruz diye solcu, vatanimizi seviyoruz diye sagci, oruc tutuyoruz diye iliman islamci olmak istemiyoruz. bunlarin hepsini yapanin, bunlarin hicbirini yapmayanla ayni sartlara, ayni haklara sahip olmasini, hukuk onunde esit olmasini istiyoruz. adalet istiyoruz.. her gun yeni bir krizle, yeni bir rezillikle anilmak degil, muassir medeniyetler gibi bilimle, fenle, insanlikla gundeme gelmek istiyoruz. yalan dolanla iktidara gelip, yillarca verdigi sozu tutmayanlarin bir sonraki secimde millet tarafindan uygun sekilde, oy ile, secim ile iktidardan dusurulmesini, yerine de; fanatizmi kasiyip din ile, bayrak ile, devrim ile kandiranin degil, bir projeyle gelip, ulkesini iki adim ileri goturmek isteyenin gecmesini istiyoruz. ramazan ayinda oruc tutanin tutmayana, tutmayanin da tutana saygili oldugu, dinine, irkina bakmadan insanlarin sirf "insan" oldugu icin birbirine saygi gostermesini istiyoruz. bombalar patlamasin, gencecik cocuklar, saci cennet kokulu yavrucaklar, analar babalar, polisler-askerler bir hic ugruna yok olmasinlar istiyoruz.. adamciliga, tanidiga, torpile degil, liyakata onem verelim istiyoruz.. sporu, spor olarak gormek istiyoruz. bu entrynin yazildigi sozlugun, ugruna var oldugu spor kulubu de dahil olmak uzere, tum spor kuluperinin temiz, ahlakli, namuslu sekilde muamele gormesini, her turlu adaletsizlikle ve siyasi sebeperle bir spor kulubunun digerine haksiz sekilde ustunluk saglamamasini istiyoruz..

    huzur istiyoruz be kardesim.. biraz huzur.. birakin biz de mutlu olalim. birakin bu ulkede kim neye inanmak istiyorsa inansin. birakin insanlar devletinden korkmasin, devletini sevsin, sevdigi icin calisip devleti adina bir seyler basarsin. birakin su ulkenin suluk gibi yapisip emdiginiz sah damarini. bu ulke yeterince aci yasadi. biz kimseyi yonetmek istemiyoruz, kendi vatandasini koruyabilen, kendi ic islerine kimseyi karistirmayip, kendisi de kimsenin ic islerine karismaya calismayan huzurlu bir ulke istiyoruz. turk, kurt, arap, laz.. musluman, yahudi, hristiyan, ateist.. birbirimizin ozgurlugunu kisitlamadan, ayni ulkenin, ayni devletin, ayni topraklarin, cocugu oldugumuz bu topraklarin gelecegi icin calismak istiyoruz.

    hirsiniz, osmanliciliginiz, paraniz pulunuz batsin.. birakin bu ulke bir daha istiklal marsi yazmak zorunda kalmasin. birakin be kardesim.

    not: okuyan yazar arkadaslardan simdiden ozur dilerim, kafanizi sisirdim pazar pazar. bir yerlere icimi dokmek zorundaydim. muhtemelen silinir zaten. okuyanlara tesekkur ederim.
  • 255
    "silahım olsa hakemi vururdum" diyen hasan kartal' ın ceza almadığı, ruhsatsız silahı olan, hastane içinde ateşleyen ve karşısındaki kişinin burnunu kıran arda turan' ın sadece 2 yıl 8 ay 15 gün ceza aldığı, sadece twit atan insanların ise beşer altışar yıldan başlayan cezalar ile karşı karşıya kaldığı can sıkıcı ülkemiz.

    diyeceklerim bu kadar!
  • 256
    asla iflah olmayacağına inandığım, bunun sebebi olarak da halkı gördüğüm, ancak en temel sebebinin köy enstitülerinin kapatılmaya başlanması ve halkın bizzat amerika'nın direktifleriyle sistematik olarak cahil bırakılma sürecine sokulmasıyla başlayan o lanet devir olduğunu bildiğim, vatandaşı olduğum ülke.

    ama en kötüsü de ne biliyor musunuz?

    ülkenin hukukuna güvenememen! ayan beyan yasalarda mevcut olan bir duruma yasalara aykırı olarak hukuk nezdinde karşı gelindiğinde, o kural isterse ayan beyan göz önünde trafik tabelalarında falan yazsın, "yok canım, aksi karar çıkmaz, mahkemeler o kadar da kör değildir" diyememen. her an herşeyi, ama herşeyi bekliyor olman. tam bir çiftlik. tam bir kaos. tam bir belirsizlik. tam bir girdap.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!