• 1
    bir türlü yetenekli sporcular çıkartamadığımız, üst düzey turnuvalarda başarı gösteremediğimiz, ülkece en zayıf kaldığımız spor dalı.

    bu durumun başlıca sebepleri olarak;

    -kort sayısının azlığı

    -tenis malzeme fiyatlarının yüksekliği

    -hükümet ve belediyelerin tenise yeterli desteği yapmamaları

    -zengin sporu olarak görülmesi gibi faktörleri sıralayabiliriz.

    birçok insan eminim ki tenis oynamak isteyip nereye başvuracağını bile bilmiyordur. durum böyleyken yetenekli sporcular çıkarmak da hayalcilikten öte geçmez.

    kısaca spor kültürü, ahlakı ve hukuku olmayan bir ülkenin olmayan spor dalı diyebiliriz.
  • 3
    türk tenisi golf gibi üzerine yapışmış olan zengin spor hüviyetinden kurtulursa daha iyiye gider mi çok emin değilim ama mesela şu an bulunduğumuz galatasaray sözlük gibi bir platformda, sosyal medyada vs. daha çok konuşulursa farkındalığın artacağından, en azından biraz daha fazla yatırım yapılacağından ve insanların çocuklarını yönlendirmeye daha fazla meyilli olacaklarından emin olduğum konuya tema olmuş ülke tenisidir.

    hadi doğrudan veya dolaylı galatasaray ile ilgili başlıkların ve konuların çok daha fazla konuşulmasını anlarım. bu platformun varlığının öncül amacı zaten o ama yılda 4 kere düzenlenen ve tenisin en büyük sahnesi olan bir turnuvanın final maçı sırasında 13 haziran 2021 avusturya kuzey makedonya maçı gibi bir maçın daha fazla hit alması asıl düşündürücü olan. bundan dolayı çuvaldızı önce kendimize batıralım.
  • 4
    başarısızlık sebebimiz bariz olan sportif dal. türkiye’de bir tenis kortuna ulaşmak için çok özel çabalar sarfetmeniz gerekirken, belgrad’da öylesine gezinirken adım başı kendi halinde bomboş kortlara rastlarsınız. öyle tel örgülü kilitli filan da değil, bomboş saha, kum ya da çim, bazen kauçuk filan, alt tarafı bir tane file çekiyorsun ve iş bitiyor.

    bunu sağlamak dünyanın en kolay işi, ama zor olan şu; şehirlerde en güzel yerleri böyle spor alanları olarak heba?! etmek istemeyiz biz. orada hayvani bir m2 kullanım hakkı vardır, oralara konut yapılır, iş yeri dükkan yapılır, avm yapılır, bi sürü şey yapılır arkadaş, yazık değil mi iki direk koyup arasına bi file çekip bırakacaksın?!
  • 5
    potansiyeli çok yüksektir fakat tenis kıyafetinden lobisine kadar bir kültür sporu olduğu için anadolu bu potansiyeli harcamaktadır. önünü oldukça kapalı görmekteyim.

    kendimden örnek vereyim. ortasınıf bir aileden geliyorum. 5-6 yaşından beri hemen her grand slam'de televizyonu esir alıyordum. saatlerin türkiye'ye uygun olduğu roland garros ve wimbledon'da maç kaçırmazdım. benden 48 yaş büyük olan babam zeki bir insandır, ta 1970lerde üniversite okumuş, rasyonel yetişmiştir. hani cahil bir insan falan değildi kesinlikle. benim çocukluğum da kendisinin emekliliğine rastladı. yani gözünün önünde büyüdüm. bu adam bir gün olsun şu çocuk tenisi çok seviyor, yazdırsak mı bir tenis okuluna demedi. ben istediğimde de talebim kabul görmedi. hayır maddi durumumuz da kaldırırdı yani. onun yerine okulunda başarılı olan bir öğrenci olmamı tercih etti.

    8-9 yaşında tenise başlamış olsam belki içimde bu tutkuyla komşunun gururu olan yaşıtım stefanos tsitsipas'ın yaşadıklarına benzer şeyler yaşardım. o kadar olurdu olmazdı bilmiyorum ama profesyonel tenis için hiçbir eksiğim yoktu; hatta amatör kalacak olsam bile daha sağlıklı bir yaşantım olurdu. bunun yerine gittim hukuk mezunu oldum, iyi kötü bir hayatım var ve aşırı derecede alkol ve sigara kullanıyorum. bunlar hep benim seçimim oldu ama sporu da yanında yürütebilirdim, hiç teşvik edilmedim. sadece tenis değil, hemen hemen her spor için geçerli; ailelerin çocuklarını bir yatırım gibi gördükleri ve sporun neredeyse ayıplandığı şu mide bulandırıcı toplum yapısında hiçbir şey gelişmez.

    yazık ya, benim gibi büyüyüp içinde ukde bırakılmış nesillere. gerçekten çok yazık.
  • 6
    ülkenin genel olarak güzel şeylere uzaklığı ile açıklanabilecek bir sebeple zayıf devam eden spor dalı.

    tenis bizim milletin kafasında sanat gibi, örneğin ressamlık, müzisyenlik gibi genel geçer bir gereksizlik algısı ile tanımlanıyor. ülkenin politikasını, ırklara bakış açısını, müziği benimseyişini, evrensellikten uzaklığını, cinsiyet temelli hoşgörüsüzlüğünü düzeltmeden düzeltilebileceğini sanmıyorum. üzgünüm.
  • 7
    imkan fakire yok. zengine var. zengin ailelerin ve imkanı olanların sorumluluğu ve suçu daha çok tenisin gelişmemesi. 5 6 yaşlarında fotoğraf niyetine çocuğu kurslara veriyorlar. okula başlayınca ve ilerleyen yıllarda olay tamamen akademik başarıya dönüyor. tenis ve diğer kültürel sportif şeyler unutuluyor. 10 aileden 9u yapıyor bunu bence.

    fakire bakalım. güreş, halter, voleybol... bunlar fakir sporu genelde. görüldüğü üzere fakire imkan veriliyor ve başarı tenise oranla kat be kat yüksek.

    tenis zenginlerin tekelinden alınıp, halka indirgenirse başarı yukarıdaki branşlar gibi gelecektir. gelir. zenginlerin şımarıklığına bırakırsan daha çok bekleriz.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!