• 1
    25 ağustos 2020 paok beşiktaş maçı ile bir kez daha ortaya çıkan yalan. beşiktaş hazırlık maçı yapmamış, oyuncular ilk defa bir arada oynuyormuş vb. bahaneler sürüp gidiyor. sanki paok otuzuncu lig maçını oynadı, onlara pandemi yoktu da beşiktaş'a vardı. sadece beşiktaş özelinde değil tabi bu durum. bizim facialarımız da bol bu konuda, dıger türk takımlarının da. ama bir sır vereyim mi? böyle bir şey yok sevgili futbol medyası, futbolu yönetenler ve taraftarlar. kendi beceriksizliklerimiz, laubaliliğimiz, tembeliğimiz, plansızlığımız ve kibrimiz var. sahaya formamızı atsak eleriz bu köy takımını diyerek kendimizi dev aynasında görmemiz var. kısacası yozlaşmış bir futbol kültürümüz var. kolay kolay da düzelmez. geçmiş olsun.
  • 2
    biraz öyle ama özellikle son 10-15 yıldır var bu. mesela kendi takımımız galatasaray'ı ele alalım. alın wiki linki; https://en.wikipedia.org/...in_European_football

    oynadığımız bütün avrupa maçları yukarıda. tabloyu şöyle bir inceleyince ilk olarak şu çıkıyor karşımıza, 2000lerin başlarına kadar temmuz-ağustos değil eylül gibi başlıyor maçlar, ayrıca katılan takım sayısı bayağı az. zaman içinde takım sayısı artıyor, maksat daha fazla maç ve daha fazla takım mücadele etsin diye. ancak buna rağmen 2005-2006 sezonuna kadar galatasaray'ın ön eleme konusunda çok da başarısız olduğu söylenemez.

    2005-06'da ne oluyor, trömso faciası. temmuz'da falan da deği eylül'de oynanıyor maç.
    2008-09'a geliyoruz, 2008 şampiyonu galatasaray 13 ve 27 ağustos'ta oynanan iki maçta steaua bükreş'e eleniyor kazanamadan.
    2010-11, avrupa liginde beograd'ı eliyoruz ama sonra karpaty lviv'e eleniyoruz. bir facia daha.
    2017-18, östersunds faciası, temmuz'da oynanan iki maç ve avrupa defterini erkenden kapatıyoruz.

    başka da yok açıkçası çok dikkat çekici elenmelerimiz. bunların ikisinin kuzey ekipleri, birinin ukrayna ekibi olduğunu hatırlatalım. burada temel nokta kuzey ülkelerinin lige erkenden başlayıp form tutması.

    bjk, fb ya da ts'yi incelemedim, kendi takımım için konuşuyorum. şunu bir aklımıza sokmamız lazım. galatasaray avrupa'da başarısız değil! ancak şöyle bir gerçek var 2014'den beri o ağırlığımız kaybettik. önce galibiyetler ile bunu toplamamız lazım.

    açın ucl ve uel ön elemelerinden birkaç maç izleyin, adamlar gayet oturmuş kadrolarıyla çatır çatır oynuyorlar. ve bu ligler uefa sıralamasında 25-50 arasındaki ülkeler.

    bu sezon 3 ön eleme oynayacağız, 2. eleme rakibimiz 31 ağustos'ta, 3. eleme rakibimiz 1 eylül'de belli olacak.
    isveç, norveç ekipleri falan gelmezse açıkçası şansımız yüksek. haa gelirse ne olur? yine eleyebiliriz. ancak bize göre çok daha form tutmuş bir ekip gelecek.

    bence bu sezon şansımız avrupa maçlarını eylül'de oynamamız. kura şansıyla maçları da içeride oynarsak çok ama çok iyi olur.

    hayırlısı.
  • 4
    turk futbolundaki buyuk aptalliklardan bir tanesidir. onceki sezon ugrasip didinip, "hedefimiz ligi avrupa kupalarina katilacak siralamada bitirmek" diye konusuyorsun, basariyorsun. sonra daha on elemede havluyu atiyorsun, sebep de sezonu erken acmayalim, transferde erkenci davranmayalim. hani sampiyonlar ligi icin zaten dezavantaj var, seribasi buyuk takimlarla eslesiyor temsilcilerimiz artik ve kalite farkindan da eleniyoruz, ama bari denk veya alt seviye dedigimiz ulke takimlarina direnc gosterin. besiktas da bu yil ayni boku yemis oldu, 2019-20 sezonunda 3. bitirmek ve trabzonun olasi cezasiyla sampiyonlar ligi sansi yakalamak icin didindiler, basarip sevindiler. sonra on eleme macina bok gibi kadro, hazirlik maci bile yapmadan cikip yunan takimina elendiler. bu kafayla devam, kisa sure sonra hakettigimiz seviyelere inecegiz zaten.

    hakikatan ayar oluyorum, top class ulke takimlarina zaten direnemiyorsun onu gectik. dengimiz dedigimiz rus,ukrayna,yunan takimlari da patir patir sektirmeden eler oldu temsilcilerimizi. e norvec,isvec vs de ligi erken aciyor, formda oluyormus bizle oynarken. e kimi yenecegiz agalar biz, kimi eleyebilecegiz? gecen sene eylul-ekim-kasimda oynadik, biz belcika takimini yenemedik, besiktas slovakya takimina falan madara oldu, ne kaliyor geriye?
  • 6
    havaya saçılan ülke puanı olarak futbolumuza geri dönen hadise.

    ülkemizde yayınlansa kimsenin oturup izlemeyeceği bir lig olan kıbrıs liginin takımları sadece ön elemelerde kazandıkları maçlarla son 3 sezonda türkiye ligi takımlarından 1.300 puan daha fazla toplamışlar uefa'da.

    ön elemede elenen her bir türk takımı sadece ülke puanına katkı yapamamış olmakla kalmıyor aslında. elenen her takım, yoluna devam eden takımların topladığı puanı bölmeye devam ediyor. 4 takımla elemelere girip birer tur geçip elenen kıbrıs takımları, 3 takımı elemelerde gümleyip tek takımı gruptan bir sonraki tura çıkan türkiye takımlarından daha fazla puan topluyor.

    türkiye takımları sadece ön eleme turlarına doğru dürüst hazırlansa, önem gösterilse, federasyon bu konuda özellikle teşvik edip zorlasa çok rahat 8.-9.'luk mücadelesi yapabilecekken; yaz aylarında eften püften rakiplere kaybedilen elemeler yüzünden 11.-12.'lik sırasında can çekişiyor.

    beş takımın dördü ağustos ayında elendikten sonra tek takımın çeyrek final vs. görüp işi kotarmasını bekliyoruz. oysa çok basit turlarda kaybedilen maçlar yüzünden türkiye ligi takımları kendilerini avrupa'da daha kalıcı yapabilecek ülke sıralamasını kaçırıyor.

    ancak türk futbolu günlük sidik yarışlarına, yöneticileri de kendi kişisel menfaatlerine o kadar dalmış durumda ki; pisi pisine giden elden kaçanların hesabını kimse sormuyor...
  • 7
    ahlaklı bir toplum olmamamızın doğal sonucu. dolayısıyla sporda ya da başka herhangi bir konuda kültür oluşturamıyoruz. dünya üstünde sadece bize has aptalca özellikleri ayırt edici özellik sanıp, yüceltiyoruz. "bir dağın çarpıklığını, bir sevinç sayarak" yaşıyoruz.

    bu konu özelinde yapılması gereken şey net olarak ortada oysa: bir türk futbol takımı için sezonun en önemli maçı, önündeki ilk avrupa kupası maçıdır. dolayısıyla takımlarımız her avrupa kupası maçına fizik, mental ve taktik olarak en üst düzeyde hazır olmalıdır. bir avrupa kupası maçında kadrosunda rotasyon yapan teknik direktörün lisansı ise en az 2 yıl askıya alınmalıdır. (son derece ciddiyim)

    galatasaray sevgimi saklı tutarak soruyorum; bu kirli ilişkilerin sıradan olduğu ligimizde, şampiyon olan ya da ligden düşen takımların hangisi olduğunun temelde ne önemi var?