1834
yazılı ve basılı olan geleneksel tarafında açıkçası bir yerden yere vurma veya şoklama mahiyetinde eleştiriler görmedim. tam aksi, "kaldırın başınızı, daha bitmedi, bir sonraki maça yaparsınız" tarzında sırt sıvazlama ve gazlama temalı manşetler ya da yorumlar ağırlıkta.
ancak işin teknik tarafına dair ciddi eleştiriler yapılmadığı sürece bu yaklaşımın tek başına bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. hamasetle moral depolamak bir yere kadar mümkündür fakat topa sahip olma kalitesinden savunma yerleşimine, geçiş oyunundan bireysel performanslara kadar sahadaki sorunları konuşmadan devam edilirse bu organizasyondan elenip gitmek kaçınılmaz olur.
(bkz: 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı)
ancak işin teknik tarafına dair ciddi eleştiriler yapılmadığı sürece bu yaklaşımın tek başına bir fayda sağlayacağını düşünmüyorum. hamasetle moral depolamak bir yere kadar mümkündür fakat topa sahip olma kalitesinden savunma yerleşimine, geçiş oyunundan bireysel performanslara kadar sahadaki sorunları konuşmadan devam edilirse bu organizasyondan elenip gitmek kaçınılmaz olur.
(bkz: 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı)

