• 1
    son zamanlarda iyice ayyuka çıkan ve çok şaşırdığım olay. bir oyuncuyu satmak isteyip satamadığımızda 'taraftar adamı aşağıladığı için değeri düştü' bir oyuncuyu isteyip alamadığımızda ya da süreç uzadığında da 'sürekli konuşarak adamın değerini yükseltiyoruz' deniliyor. abartıya kaçmayı ve bu olayla yatıp kalkmayı tabiki dışarda bırakıyorum ama hangi takımın taraftarı olursa falcao dedikodusu çıkınca konuşur ya da yine abartıya kaçmayı ve sanki cok çok daha kötü futbolcuymus gibi göstermeyi dışarıda bırakıyorum ama hepimiz diagne'nin takım için çok da uygun olmadığını söyleyebiliriz. transfer kararlarını kulüpler son derece profesyonel yöntemler ile alıyor kimse twitter'da mukemmelo1905 'allah belanı versin diagne' yazdı diye oyuncuyu almaktan vazgeçmez. son dönemlerde bu konudaki ısrarlı iddiaların gözümde hiçbir gerçeklik payı yok, böyle iddia eden yazarları da dinlemek isterim.
  • 3
    yanılgı değil doğrudur. en yakın örnek radamel falcao garcia'dır. taraftar oyuncu konusunda bu kadar istekli olmasaydı yönetim şartları bu kadar zorlamaz haliyle süreçte bu kadar uzamazdı.

    malum ffp dolayısıyla bonservissiz oyunculara yöneliyoruz. seçenekler arasında mario balotelli ve daniel sturridge gibi isimlerde mevcut. bu oyuncular da ligin üzerinde ve avrupa için gayet yeterliler. bence neden bunlar değilde falcao diye bi düşünmeliyiz. ben taraftarın etkisi olduğunu düşünüyorum.
  • 6
    yanılgı olmayıp belli bir oranda etkisi vardır. ama çözümü nedir? sosyal medyayı kullanma oranımız dünya geneline göre çok yüksek. galatasaray sosyal medya reytinglerinde dünya çapında sürekli en üstlerde çıkıyor. bunları övünerek paylaşıyoruz. hal böyleyken taraftarın futbolcu, transfer konuşmamasını nasıl sağlayacağız? hangi birimizi engelleyeceğiz? abi galatasaray taraftarı olarak 30 milyon kişiyiz. akıllımız var delimiz var.

    kemal sunal bir filminde kıllık olsun diye eski patronuna, odaya giren tüm sineklerin kıçına lastik don bağlayacaksın, diyordu. taraftarın konuşmasını engellemeye çalışmak bu kadar zor geliyor bana.

    gizli tutmaya çalışmak da çok zor. sen konuşmasan da menajeri, rakip takım yöneticisi, bakkalı çakkalı biri konuşuyor.

    yani yeni dünyada taraftarın olaylara bu kadar müdahil olması ile yaşamayı öğreneceksin. buna göre planlama yapacaksın. taraftar baskısına rağmen sınırlarından ödün vermeyeceksin. gerekirse taraftarı beklentiye sokmadan ara ara bilgi vereceksin. her transferin illaki tamamlanmayacağını taraftara bir şekilde anlatacaksın. bir yol bulacaksın. yapacak bir şey yok.

    ama taraftara futbolcu hakkında, transfer hakkında konuşma diyerek bunun önüne geçemezsin. birileri bir şekilde konuşacak sürekli.
  • 7
    biz bugün falcao'nun maaşını monaco ödemek istemiyor, lampard kadroda düşünmüyor, arsenal istediği verimi alamadı diye inciğine cıncığına kadar biliyorsak; taraftar sevmiyor, kulüple uyuşamadı gibi diğer konular da bunların birebir aynısı.

    adam bakıyor mecbur satacaksın, 5 verecekse 3 veriyorum diyor. işine gelirse. yani alemin akıllısı bi sen değilsin diyor.