306
galatasaray’ın son dört sezonluk transferlerine bakınca mesele iyi oyuncu alamamak değil, doğru zamanda ve belirli bir strateji doğrultusunda hareket edememek. mertens, torreira, icardi, davinson, sara ve osimhen gibi çok değerli hamleler yapıldı; ancak kritik pozisyonların çoğu kamp bittikten, avrupa maçları oynandıktan ya da transfer döneminin son günlerinde tamamlandı. neredeyse her sezon sol beki, sağ beki, orta sahayı veya santrfor rotasyonunu yeniden kuruyor; bir dönem önce alınan bazı oyuncuları daha takıma yerleştiremeden göndermenin yolunu arıyoruz. altyapıda yunus ve metehan gibi olumlu örnekler bulunsa da bartığ, hamza, emin, efe ve baranlar için sürdürülebilir bir gelişim yolu kurulamaması da bu plansızlığın başka bir tarafı. galatasaray’ın büyüklüğüne yakışan şey son gün fırsatı kovalamak veya her transfer döneminde kadroyu yeniden yamamak değil; sezon başlamadan ihtiyaçları, oyuncu profilleri, alternatifleri ve altyapı geçiş modeli belirlenmiş, en az üç yıllık net bir futbol stratejisiyle hareket etmektir. çünkü büyüklük yalnızca yıldız transfer etmekle değil, kurduğun planı yıllarca sürdürebilmekle ölçülür.

