kaale alınmaması gereken kulüptür. nereye çekersen oraya gelir. bir laf vardır "her hıyarım var diyene tuzla koşmak." diye. trabzonspor'un da yaptığı budur.
2025-26 sezonunda trabzonspor ile 2 kez karşılaştık. ikisinde de
uğurcan çakır bizdeydi ve bu maçlardan biri de trabzondaydı. uğurcan ile ilgili en ufak şey olmadı. ama ne hikmetse, sırf taraftarını stada çekebilmek için kulüp başkanı tarafından
4 nisan 2026 trabzonspor galatasaray maçı öncesi hedef gösterildi ve epey suç teşkil edecek şeyler ortaya çıktı. trabzonspor başkanı elimde hıyarım var dedi. taraftarı da tuzla koştu. trabzonspor başkanına hıyar veren kimdi peki?
maçtan sonra başkanları diyor ki: "herkes eleştirilebilir, protesto edilebilir. ben de edildim." bunu diyerek olanları sıradanlaştırdı. ama taraftarın uğurcan çakır nefreti kalıcı olacak maalesef. bu çocuğun ağzından en ufak ters laf çıkmadı. ben olsam herkesin içinden geçerdim.
sosyal medyada görüyorum trabzonspor taraftarları uğurcan'ı paragözlülükle suçluyor. sanki trabzonspor'dan aldığının mislini alıyormuş gibi bizden. onur lafları dolanıyor.
o zaman sorarlar kendilerine trabzonspor'un en iyi olduğu dönemin futbolcuları
ogün temizkanoğlu ve
abdullah ercan şimdi napıyor diye. onlardan fenerbahçe'ye transfer oldular ve şimdilerde biri trt'de diğeri aspor'da fenerbahçe yorumcusu şeklinde takılıyorlar. onlara tepki yok uğurcan'a mı var? tarihlerinde toplamda bu kadar bonservis aldılar mı sormak lazım alt yapı oyuncularından. hani bedavaya kaçsa anlaşılır ama değil.
trabzonspor altyapı oyuncusu olsam uğurcan'a yapılanlardan sonra kendimi köle gibi hissederim. demek ki başka kulübe gitmek istesem, trabzonspor'u zengin de etsem, vatan haini muamelesi görebilirim.
hiç bu kulübe tepki vermek, intikam almak çabasına girmeyelim. sahamızdaki maçta maçı kazanalım ve kendilerini yok hükmünde sayalım.