şehrin araplaşması huylarını da değiştirmiş. bizi sevmek ya da sempati beslemek zorunda değiller. rakibini neden sevsinler zaten ama konu ortada hiçbir şey yokken, bunlara herhangi bir zararımız olmamışken, zararı da geçtim son 2 yılda 40 milyon avro'ya yakın para vermişken gün itibariyle yaptıklarının hainlikten başka bir tanımı yoktur.
şu güne kadar -ki arada beni çok sinirlendiren tavırları olsa da- hiç kin beslemediğim bir ekipti. sanırım 2016 yılında 7 kişi kaldıkları maçta bizim taraftarın yaptığı oley oley saçmalığı dışında bunları sinirlendirmedik bile. kuruldukları günden bu yana bunlara bir iki yanlışımız dışında bir şey olmamasına rağmen yeni statlarından sonra kadıköy taraftarına dönüştüler.
hemen her maçta düşmanca tavırları oldu. ve gelinen noktada
4 nisan 2026 trabzonspor galatasaray maçı ile beraber gözümde artık fenerbahçe ve bjk'den farkı kalmamıştır.
dakilarca müzik eşliğinde küfürler, anonsçunun şovu, başkanlarının hafta boyu yaptığı hakaretler, atılan gollerden sonra abartı sevinçler. yazıldı tüm bunlar.
bu takımı artık dost gören, ali sami yen'e geldiklerinde fenerbahçe'ye yapılanların daha azını yapan bizden değildir. yenersin yenilirsin sorun bu değil. içlerinde çok kin varmış onu gördük. sebebi nedir bunun? futbolcularını almışız. peki. fenerbahçe'nin algılarına kanacak kadar düşükseniz siz bilirsiniz.
bu futbol, kimse kimseyi sevmek zorunda değil. ama gün gelir de şampiyonluk maçınız bizimle olan maçınıza kalırsa rakibiniz fenerbahçe olsa dahi sizi yenip küfür ederek yollamazsak ahım kalır. kaderiniz bize kalır inşallah ama 30 sene de bir şampiyon olduğunuz için çok zor. ancak o gün gelince siz ağlarken gülecek çok galatasaray taraftarı var artık.
bravo böyle devam. sakın ama sakın tavrınız değişmesin.