• 449
    6 galatasaray'li cocukluk arkadasini bir araya getirip , kartal'dan nevizade'ye goturup adam basi 250'şer lira fazla diye sikimsonik bir rock barda fenerbahçe-galatasaray macini izlemektir. donuste uzuncayirda metrobusten inince takim otobusu de korna calarak yanimizdan gecti bonus olarak. bardan cikarken kapiyi kapayip seneye buraya gelmeyen orospu cocugudur diye de bagirdim. artik bi bar dolusu totem arkadasim var.
  • 450
    23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı için yaptıklarım totem miydi bilmiyorum ama hastalık seviyesine ulaştığı için tırstığım eylem.

    ne mi yaptım?
    - sözlük'te haftalık entry sayım 23'e gelince maç bitene kadar yazmadım.
    - tv'nin ses seviyesini 23'te tuttum.
    - öğrenci evimden kalma bir şişme minderim var. maç/film/dizi izlerken ayaklarımı ona uzatırım hep. maçlarımızda ise sibop tarafını televizyonun alt ortadaki marka yazısının tam karşısına yazıları da düz olacak şekilde dik getiriyorum. genelde 2 ayağımı üstüne uzatırdım ama bu maçta uzatmadım.
    - tv'ye yakın katlanır piknik koltuğunda oturuyorum. ayaklarının halı üzerindeki konumu önemli. bir çizgi var o çizginin arkasına geliyorsa bir ayağı maç kötü gidiyor. baktım hiçbir şey yolunda gitmiyor o zaman yandaki halı ile mevcut halıyı ortalıyorum. tabi koltuğun sağ ve sol kol uçları da tv'nin sağ ve soluna denk gelecek.
    - sağ tarafımda, uefa kupasını kazandığımızda sokakta kutlarken mecburen sokak satıcısından aldığım çakma bayrağı açtım. oyunda kontrolü kaybettikçe bayrağı okşadım iyi oynamaya başladık*
    - koridorda 2 yolluk ve mutfakta 1 kilim var hepsini de nizami çizgide itina ile tuttum.
    - maç başladığında işler iyi gidiyorsa kötü gidene kadar hiçbir şeyi değiştirmem evde. kötüleşince yediğim içtiğim yoksa yanıma alırım. varsa bırakırım. ne yapıyorsam tersini yaparım bu konuda.
    - tv ve android tv box kumandasının da yerleri ve duruşları bellidir.

    yedim kafayı*
  • 451
    şanssızlık konusunda uzman birisi olarak yaptığım totem tuttu:
    (daha önce depoda tuttuğum entry)

    yarın fenerbahçeye çifte şans 1-x basacağım.
    genelde çifte şans oynadığım maçlarda,örneğin 1-x basarsam maç 2 biter,hiç sekmez.
    yarında büyük ihtimalle 1-x oynayacağım için galatasarayın kazanacağını öngörüyorum.
    evet belki mantıklı bir açıklaması yok ama çifte şanstan çok yattım kuponlarda.süpriz maçın tutup çifte şansın yattığı çok kuponum oldu.

    belki hayatımdaki en güzel şanssızlık olur,kim bilir.

    (bkz: 23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçı)
  • 452
    23 şubat 2020 fenerbahçe galatasaray maçını zaten izlemiyordum. çoğu kritik maçta olduğu gibi spotify'dan totem listesini açtım. neyse uzatmadan ikinci yarıda sürekli kadıköy'den iyi oynarken gol yediğimiz için sözlüğümüzün yeni özelliği olan başlığın içinde canlı skor takibinde gözüm. dedim ki şu telefonu ters çevireyim. bi anda büyü tersine dönsün. tersten bakayım skora yine 2-1 olsun. çevirdim 5-6 dakika sonra tak 2-1 elim ayağım tutmuyor tabi inanamıyorum o saniyelerde kulaklığı hemen çıkardım içerde babam gol diye bağırıyor. sonra telefonu düzeltip devam. işin özü bu totem yüzünden kafayı yiyecem yakında. acilen kurtulmam lazım. burada anlatsam deli yerine koyulacaklarımın yanında hiçbir şey bu tabi.
    https://i.hizliresim.com/QygJAZ.jpg
  • 453
    yıllardır kadıköy'deki derbileri izlememek üzerine plan yapardım, hepsinde bir şekilde gaza gelip maçları izledim. kimi zaman hafta arası gaza geldim, birine uyuz oldum inat ettim, lakin bir türlü beceremedim, o gerginliğe yenik düştüm. ilk defa geçtiğimiz sezonki maçta ciddi manada kararlı durdum. yurtdışında yaşamaya başladık zaten, interneti kapatıp hanımla kahvaltıya gittim. anasını sattığımın şeyine dayanamayıp hanıma bir ara skora baktırdım, bana söylememek şartıyla. ondan sonra da darlamaya başladım sürekli, nasıl gidiyor nasıl gidiyo diye. nasıl denk geldiyse ilk baktığında 1-0 önde olduğumuz o kısa süreyi yakalamış, malum maç da 1-1 sona erdi. sonra kendime çok kızdım, biraz daha dayanamadım diye.

    bu yıl çok daha sağlam bir irade gösterdim, aynı şekilde telefonu kapayıp koşuya gittik. çok ciddi bir hissiyatım vardı becerebilirsem, hiç bakmazsam olacak bu iş diye. maç bitiminde arabaya geçip hanıma baktırdım, önce fenerbahçenin skoru gösterdi bana, 1 görünce bile şüphe etmedim, ama bizde 3'ü görünce o heyecan, mutluluk paha biçilemez oldu. önceki seneler için hepinizden özür dilerim, bunu 10 yıldır planladığım gibi yapmış olsam işler bu noktaya gelmezmiş.. *