• 191
    belgeseli ikinci kez izledim. ilk olarak eşimle izledim adanalı olduğu için midir nedir bilmiyorum o çok sevmişti.futbolla arası pek olmadığı için sürekli bişeyler sordu. durdur anlat sonra yine başlat derken tüm dikkatimi veremedim. ikinci kez izledim ama fikrim yine değişmedi. belgesel olarak çok eksik. bir çok eksik parça var. etliye sütlüye çok karışılmamış. bunun nedeni hocanın yeni polimiklere ayıracak gücünün olmaması mı yoksa netflix yönetiminin aldığı bir karar mı bilmiyorum.
    ikinci kez izlerken neler eksik diye düşünürken şunu anladım ki hocanın hayatı 80 bölüm dizi yapılır.
  • 192
    fatih hocayı hiç tanımayan biri otursa bilgisayarın başına, belgeselde gösterilen hemen hemen her detayı 15-20, hadi bilemedin maks. yarın saatte bulur. hatta fazlasını bile bulabilir.

    adam canlı kanlı hayatta. resmen yaşayan hazine. bundan daha güzel fırsat yok. ama çıkan sonuç; bence hayal kırıklığı.

    bir ara acaba biz mi çok fazla beklentiye girdik dedim ama yorumları okuyunca benim bile aklıma gelmemiş o kadar çok ve muazzam detay var ki. her biri ayrı bölümden en az 2 sezonluk malzeme çıkar.

    umarım bir gün biri çıkar da uefa kupası belgeseli gibi kulüp desteğiyle fatih hocanın büyüklüğüne yaraşır bir belgesel çeker.
  • 193
    türk futbolunun en başarılı ismi hakkında yapılan netflix belgeseli.

    yüzeysel olduğu eleştirilerini haklı buluyorum, zira biraz fatih terim ve galatasaray meraklısı herhangi biri çok daha fazlasını araştırmış, okumuştur belgeselde anlatılanlardan. ekstra olarak bize bir video, bir fotoğraf, bir enstantane, bir anı katmadı açıkçası. ayrıca başarıların sayısının da tam olarak verilmemesi bir eksiklik denebilir. kaç gol atıldı, kaç şampiyonluk yaşandı, hangi sonuçlar alındı bunlar da yeterince ayrıntılı değil. özellikle 3. ve 4. galatasaray dönemleri biraz daha derinlemesine incelenmeyi hak ediyordu.

    böyle düşününce süre de az kalmış oluyor. sadece 3. galatasaray dönemi ayrı bir bölüm olabilirdi.

    konuşturulan şahıslar da çok daha çeşitli olabilirdi. illa hakan ve arif olmasın tabi, kaldı ki onların gollerinin çıkartılması apayrı bir saçmalık. ama en azından o dönemki futbolculardan suat, emre, ünsal, tugay, ayhan vs gibi isimler daha renk katabilirdi olaya.

    belgeselin bir belgesel niteliğinde olmadığı, olumsuz yanlarının çok az olduğu konusu ise çok umrumda değil açıkçası hocayı seveninin yanında çok fazla nefret edeni her zaman vardı ve olacak da. bazısı haklı olan bu nefret söylemlerinin çoğu da tamamen haksızlık üzerine. örneğin belgeselde hocanın sadece bir motivasyon ustası olmadığı, aynı zamanda öncü bir taktik deha olduğunun çalıştığı isimler tarafından vurgulanması önemli.

    hepsi bir yana o günleri tekrar bize yaşattığı için bile teşekkür edilir yapımcılara. başkan olacağına dair net bir sinyal de vermiş hoca sonunda. inşallah hikayenin teknik direktörlük bölümünü güzel bi şekilde kapatıp öyle nokta koyar kariyerinin bu kısmına.

    son zamanlarda her şeyi ve herkesi çok kolay harcayan bir toplum haline geldik. böylesine önemli, yaptıklarıyla bize ve ülkeye sonsuz mutluluk ve heyecanlar yaşatmış, ilgilendiği dalı bir üst seviyeye taşımış birisi için bu saygı duruşu niteliğinde bir belgesel beni çok sevindirdi.

    yaşattığın her an için teşekkürler hocam.
  • 195
    hoca'nın propagandasını yapmak için hazırlanmış yapım. hocanın düşmanı çok. medyada bir karalama var kendisine karşı. yok efendim italya'da başarısız olmuş, yok efendim devlet göreviyle milan'ın başına geçmiş. ve hoca'nın 90'lı yıllarda neyi başardığını da bilmiyorlar. iş böyle olunca hoca'da demiş ki hem yaşı yetmeyenlere anlatalım hem de unutanlara hatırlatalım.

    anlaşılan hoca başkan olmak istiyor. "evimi yapan mimara hiç karışmadım." demesi ise başkan olunca hocaya karışmayacağım anlamına geliyor. onu ima ediyor yani. başkanlığa hazırlık yapıyor ve temelini bu belgeselle atmak istemiş anladığım kadarıyla.
  • 197
    90 hadi bilemedin 92 ve sonrası doğumlular için "eh işte" denecek bir belgesel olabilir. lakin öncesinde doğanların bilmediği hiçbir şey yok. doğal olarak insan the last dance gibi yapımlarla karşılaştırıyor. keşke bizim de böyle kurgucularımız, böyle yönetmenlerimiz ve tabii ki böyle arşiv yeteneğimiz olsaydı. yine de türkiye'de belgeseli yapılabilecek belki de tek futbol figürünün galatasaraylı olmasından sonsuz gurur duyuyorum.
  • 198
    türkiye'nin tartışmasız en büyük futbol figürünün belgeselinin ismi.

    pek fırsat bulamadığım için sadece ilk bölümünü izleyebildim. ben de ilk bölümden çok fazla eksiğin olduğunu düşünmüştüm ki burda yazılanlardan okuduğum kadarıyla diğer bölümlerde de çok fazla eksik olduğunu anlamış bulunuyorum. hakan şükür, arif erdem neden yok diye eleştirilmesini doğru bulmuyorum ki malesef bu konuyu biz kulüp olarak ta en başta yanlış yaptık. ülkemizin bu toksik ortamına biz iyi niyetle yaklaştık ama onlar "fotolardan neden kesiyorsunuz" diye sürekli bel altı vurdular.

    konu fazla sapmadan hocanın* belgeselinin ilk bölümünde babası ve ailesi ile ilgili kısım gerçekten çok etkileyiciydi. onun dışında futbolculuk yılları yok denecek kadar az ve ilk hocalık deneyimlerinde ne milli takım ne de yanında yetiştiği sepp piontek hiç yok. belki ilerleyen bölümlerde değinmişlerdir diye düşünerek izlemeye devam edeceğim.

    not: belgesel bir netflix yapımı olduğu için gözlerim ilk başta siyahi bir suat kaya aramadı desem yalan olur.*
  • 200
    ilk bölümünü izlediğim ve beğendiğim belgeseldir. fatih terim’in ilk sezonunda ali samiyen’de fenerden 4 yeyip kovulmaması hem faruk süren’in fatih hoca’ya inanmasının hem de o dönem sosyal medyanın olmamasının etkisidir; günümüzde kimin başına gelse maçtan sonra takım otobüsüne binmeden gönderirler. ayrıca hagi gibi baskın bir oyuncuyu idare etmesi; otoritesini hissettirmesi kısmı da etkileyiciydi. ancak birçok gereksiz spor yorumcusunun belgeselde yer edinmesi kaliteyi düşüren faktörlerdendi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın