• 804
    çin’den yayılan virüs, pandemi, hakemler demek işin kolayı. aşağıdaki soruları yanıtlarsak ve önümüzdeki yıllara önlem alarak girersek umarım benzerini yaşamayacağımız sezon olur. biz virüsü falan bahane etmeye devam edersek işimiz zor.

    transfer politikamız, planlamamız doğru mu?
    doğru scouting yapıyor muyuz?
    bazı konuları (yabancı sınırlaması gibi) dikte eden tff’ye ve aleyhimize cesurca hatalar yapabilen hakemlere karşı doğru yönetiliyor muyuz?
    biz ne oynuyoruz? maç içinde birden fazla oyun planımız var mı? hücum ve savunma planlarımız nelerdir?
    futbolcuları doğru pozisyonlarında kullanabiliyor muyuz?
    takımıza uygun bir sistem ve dizilişimiz var mı? rakibe göre önlemlerimiz var mı? yoksa başarısız bir düzen üzerinde inat mı ediyoruz?
    rakipleri küçümsüyor muyuz?
    aidiyeti olmayan futbolcuları fazla mı tolere ediyoruz?
    kondisyoner ve yardımcı hocalar yeterli mi?
  • 805
    ikinci devresinde 15 mart 2020 galatasaray beşiktaş maçı'na kadar sürekli artan vitesle çok iyiye dönüşmek üzereyken, covid nedeniyle çok kötüye evrildiğimiz sezon.

    sezonun tanımını kolaya kaçmak üzere kurdum. ilk devresinde o kadar döküldük ki bir bakıma her maça final havasında çıkarak 8 maçlık güzel bir seri yakalamak "zorunda" kaldık. evet bazı şeyleri yaparken "zorunda" kalırsanız en ufak hataya dahi yer vermemeniz gerekir. insanın bulunduğu yerde de o hata mutlaka olur ve hedeften uzaklaşırsınız. 90 günlük ara, sakatlar, cezalılar, hakemler, konsantrasyon kaybı vs. gibi şeyler öne sürersek hata yaparız. bu sebepleri başarızlığımızın ana karakteri olarak göstermek tamamen zaman kaybı ve kendimizi kandırmak olur. asıl soru şu olmalı: ligin bitimine daha 7 hafta varken neden 14 haziran 2020 çaykur rizespor galatasaray maçı'nda bir mağlubiyet aldık diye ligi kafada bitirdik? çünkü o ufacık hataya yer yoktu ve bir şekilde yapıldı. o maça çıkarken en kötü senaryo ile 2. sıradaki takımın 4-5 puan önünde olmamızı gerekirken neden 6 puan gerisine düştük?

    geçen sene de aynı şeyler oldu. kötü başladık ama toparlandık ve başakşehir çok puan bırakınca şampiyon olduk. rakibin puan kaybına bakmamamız gerekmez mi? rakip puan kaybedince aranın açılmasına sevinmemiz lazım, tam tersi aranın kapanmasına değil.

    sezona ilk 11'de 5-6 yeni isimle başlamak tabiki zor oluyor. hem de çoğu transfer ligin 4. veya 5. haftasında anca yetişiyor. fatih terim de mustafa cengiz de benim için sonsuz krediye sahip insanlar. hoca hatanın kendinde olduğunu kabul ediyor ve eminim son 2 sezon ona da yeni bir tecrübe oldu. sevgili hocam gelecek sene lütfen yine 2. yarıda iyi oynamak zorunda kalmayalım. çıkalım ilk maçtan sahaya bir şeyler koyalım. ruh ve istek koyalım. tamam ilk 10 hafta muhtemelen yine senin istediğin seviyede olamayacağız ama en azından maçı izlerken heyecanlanalım, biraz olsun ter görelim, kaptırdığı topun peşinden koşan futbolcular görelim...
  • 806
    ne ümitlerle başladığımız sezon ne hale geldi ya. ölümlü dünya isimli filmde feyyaz yiğitin bir repliği vardı "... koyayım 10 dakikada nereden nereye geldik." diye. vallahi aynısını bağıra bağıra söylemek istiyorum.*

    ama böyle bir sezona ihtiyacımız da vardı. neşter geçen sezon sonu vurulması gerekirken şampiyonluğun rehavetine kapıldık. doymuş futbolcularla buraya kadar.
  • 808
    ilk 2 maçından** galibiyet çıkaramadığımız sezon. daha önce böyle bir performansı 2015-16 ve 2010-11'de yaşamışız. ondan önce ise 1979-80'e kadar gidiyor. hiçbirinde şampiyonluk gelmemiş. zaten konya maçı sonrası bu sezonun zor geçeceği ortadaydı, 8 maçlık galibiyet serisiyle müthiş bir hava yakalamışken salgın arası verildi, bizim takım da koptu gitti.

    ayrıca son yıllarda 2016-17'den sonra kupasız tamamlayacağımız ilk sezon olacak. sene başındaki süper kupa önceki sezona aittir o nedenle saymıyorum onu.
  • 809
    küme düşme hattının şampiyonluk ve avrupa kupaları yarışından daha scak geçtiği sezon. son hafta değil ikili muhtemelen 4'lü averaj ile bile bitebilir sezon. 3'lü veya 4'lü averajda kimlerin olacağına göre düşecekler de değişiyor. son 6 takımın birbiri ile oynadığı maçları yazınca karmaşa iyice büyüyor. 33. hafta çaykur - malatya maçı bir düşeni, son hafta denizli - ankaragücü maçı ise ikinci düşeni belli edecek. üçüncüsü ise inşallah rize olur.
  • 810
    başarısız geçen bir sezon. hayatta başarı olduğu gibi başarısızlık da var. önemli olan bizim hatalarımızdan ders alıp önümüzdeki sezon ve sezonların planlamasını yapabilmeliyiz. sürekli birilerini günah keçisi ilan etmek yerine daha yapıcı eleştiriler getirmeliyiz. önümüzde bazı sorunlar var bunlar şu şekilde sıralanabilir:

    mustafa cengiz'in ağır hastalığı *
    maaş bütçesinin yüksek olması
    kadronun yaşlılığı
    ffp
    avrupa başarısızlığı

    odağımızı bu yönlere verirsek inan edin gelecekte daha başarılı olacağız.
  • 811
    8de8’i tersinden yapacağımıza hak yolundan yapsaymışız şampiyonluk geliyormuş şaka maka.
    (bkz: 13 temmuz 2020 konyaspor istanbul başakşehir maçı)
    (bkz: 13 temmuz 2020 denizlispor trabzonspor maçı)

    alacağın olsun be fatih hocam; 8maç üst üste kazanamayan galatasaray nedir yahu? saçma sapan kadrosuyla sergen bile beşiktaş’a toplattı puanları.. senin de galatasaray tarihinin en rezil performansına imza atacağın tuttu.