• 73
    --- alıntı ---

    gönlümü çalkaladım umarsızca, tüm kırıntıların yapışmış.

    sabah ezanı garipliğinde saklı kalan hikayem.

    dört tarafım acınası flu suretinle kaplı.

    dört tarafın umudumun hapsine yenik düşsün.

    dört gözle bekliyorum dudağını bana büzmeni.

    dört yıl oldu gülüşün gönlüme düştü.

    ve gecemi zehir eden sen büyüsü 6 kelimelik 6 hikaye yazdırdı saat 6'ya 60'ardan 60 dakika kala.

    tonlarca anı bıraktın birisini dahi unutmadı hastalıklı beynim.
    susmayı tercih etti ufaldı dilim. büyüdü göbeğim incelirken kollarım ve bacaklarım. sebebi ise en güzel dudaklarımız arasında gidip gelen biranın mayasıydı.

    bira içerken idi en güzeli seni öpmelerin. bir de denizin tuzlu tadını aldım dudaklarından.

    hiçbir kadının kasıklarını öpemedim belki ama deniz tuzu ile marine edilmiş dudakları da yaşamımın menüsünden çıkarmıştım artık.

    sen kal orada öyle sahte mutluluğunun tablosunda. ben yapılan her hüzün resminin baş karakteri oluyorum.

    ressamlar benim bakışımla çiziyor hüznü tuvallerine. nefes almayı manuel hale getirdiğimiz gibi zorundalık şeklinde yaşıyorum hayatı.

    ve her gece sokak köpekleri şahidi oluyor bir aşkın veresiye defterine. borcunu ödemek zorunda kalma. ben huzur şantiyesinde çalışır kapatırım bana olan borcunu. sen aşkın ev hanımı ol, yüreğinin sobasını yak sevişmelerimize...

    --- alıntı ---

    not: bir gece ansızın sigarayı oksijen sandığım bir anda dilimden dökülen satırlardır.
  • 74
    ------ iç döküm ------
    bir meczup bedeniyle zıkkımlanırken hayallerimi unuttuğum sofralarda, suskunluğumla hazmettim yalnızlığımın o ağır azabını. dokunduğum her ağacın ölmesinden midir bilinmez, asla başaramadım uyurken öldürülmeyi vasiyet ettiğim o hamağı kurmayı. oysa doğru atacağım bir adım değil miydi kurtaracak bütün insanlığı?

    her akşam sokakları süpüren temizlikçi, biliyor mu acaba süpürdüğünü, şehrin son aşıklarının ayak izlerini? bir sandalye çek masama, en güzel kokularını sürünmüş bir yosma eliyle. bir bira çoğalsın masa, bir insan eksilirken hayatımdan. son bir taş dağıtabilirdi oysa suda yitirdiğim aksimi haylazca.

    o, gittiğim yolların hız tümsekleri gibi keserken önümü, kapkara bir duvar önünde içkiye meze ediyor hayallerini, sonsuzluğun ta kendisi olduğunu sanan gerzek. oysa bir baksa yanına geliyor bir kaldırım yosması gibi, cigara kokan günlerde koynuna almak istediği o afet.
    ------ iç döküm -------
    5 ekim 2009
  • 75
    --- alıntı ---

    suya ossurdum vırk etti

    --- alıntı ---
    rahmetli dedemin bir vecizesi olup anlamı "dam üstünde saksagan vur beline kazmayı" demektir. bu söz ailemizde senelerden beri kullanılmakta olup benimle birlikte bir kaç nesil daha yaşatılcaktır. işin komik tarafı elalemin dedesi miras bırakır, nebileyim özlü söz bırakır bizimkinden kalan ise bu. olsun seni her daim seviyoruz terzi ihsan. kalbimizdesin.