• 122
    çok şükür 2003-2010 arası sosyal medya bu kadar yaygın ya da bugünkü kadar etkili bir güç değildi de o dönemlerin travmasını yaşamıyoruz. akıl yaşta değildir elbette ama kaç doğumlu olduklarını merak ettiğim, iki kelimeyi bir araya getiremeyip, on binlerce takipçili saçma sapan hesaplardan niteliksiz bir bilgi, yorum akışı var. neyi mi kastediyorum? kardeşim senin diagne diye bir futbolcun var. bu adamın bonservisi senin elinde. satacak ya da faydalanacaksın. performansını mı beğenmedik, bir saldırı furyası başlıyor. derdin ne aslanım? bu adamlar çok büyük paralar kazanıyor diye senin tacizine maruz kalacak ama etkilenmeyecek mi? senin o sosyal medya ağzında kalıplaşmış, argo ifadelerinden sonra motive olup mu sahaya çıkacak? taraftarın itici gücünden anladığın bu mu? böyle dallamaların önünde klavye olsaydı fatih terim 8 eylül 1996'da istifa etmişti.

    kendimden örnek vereyim. 19-20 sezonunda trabzonspor maçında gördüğü kırmızı kart ile soso benim için bitmiştir. bu sezon asla takımda olmamalıydı. fakat takımda tutuldu ve sürekli on bir başlıyor. taylan'ı, emre'yi övüyorum ama kendi adıma soso yok gibi davranıyorum. ne yapayım? her olumsuz hareketinden sonra zaten böyleydi deyip başlığında taciz edip, bu tarz davranışların yaygınlaşması ile de soluğu instagram sayfasının yorumlarında yer alan ergenleri yönlendirmiş mi olalım?

    yukarıda bahsettiklerim aslında sorunun ufak kısmı. asıl problem içteki fatih terim düşmanlarında. daha önceden de kullandığım bir ifadedir; ben herkesi eleştiririm mantığıyla narsist benliklerini tatmin etmek isteyen bir grup dallama, fatih terim hazımsızlığı yaşıyor. işte bunu idrak edemiyorum. bir insan zorla sevilmez. fatih terim galatasaraylı olmasaydı benim de asla seveceğim bir figür olamazdı. sevmiyorsan da susmayı bileceksin kardeşim. misal ben hakan şükür'e şaban diyen bir adamdım. galatasaray futbolcusuna saygıyı, tribüne gitmeye başladığımda öğrendim. ne yazık ki o kültür de kalmış vaziyette değil. fatih terim galatasaray'ın, galatasaraylı'nın kırmızı çizgisidir. hakkında on kez düşünüp, bir kez konuşacaksın. her konuştuğunda fatih terim'i eleştirebilirsin. fakat acaba kurduğum cümlelerde bir saygısızlık var mı diye bir kez daha okuyacaksın. bu kadar net.