• 1
    seyrantepe metrosunda maç günleri melodika ile marş çalan, neyi neden çaldığını tam bilmeden kalabalığın arasına bırakılmış çocuklardır.

    ali sami yen arena'daki her galatasaray maçı öncesi ve sonrası karşıma çıkan bu görüntü, eğlenceden çok iç sıkıntısı veriyor. çocukların elindeki melodika bir müzik aleti değil, bir geçim aracı gibi duruyor. çaldıkları marşlar ise yaşlarının ve bilinçlerinin çok ötesinde.

    asıl rahatsız eden şey, bu çocukların orada kendi iradeleriyle bulunmadıkları hissi. büyük ihtimalle aileleri ya da birileri tarafından dilendiriliyorlar, melodika da bu işin bahanesi. o yüzden kızamıyorum, yargılayamıyorum. sadece üzülüyorum, çocukluğunu kalabalıkların arasında neye hizmet ettiğini bilmeden tüketen bu çocuklara.
  • 2
    genel de göçmen olanlar.

    siyasal derinliği olan “ciao bello” yu relaks metro fon müziği haline getirdiler. mavi/beyaz yaka çalışanların ağırlıklı kullandığı metroda çoğunlukla beğenildiği için mi, yoksa çalan çocukların genelde balkan romanı olduğundan , bölgenin sosyalist geçmişimden ötürü sadece bunlar mı öğretilmiş bilemiyorum.

    gerçi biz, millet olarak, ağır bir yas türküsü olan “domdom kurşunu” ile diskolarda, düğünlerde, vs.. göbek atmış insanlarız.
  • 3
    organize olmadıklarını/edilmediklerini düşünmenin gerçek dışı olacağı dilenciler. bir eline melodika suratına da ağlamaklı bir ifade takınıp berduş gibi el açarak yapılan şeyin adı busking değil bildiğim kadarıyla.

    yaşları biraz daha büyüyünce "fakirler zenginden hakkını alacak" motivasyonuyla ellerine dut edilecek silahı birilerine doğrultmamaları için hayatlarında mucizevi bir kırılma yaşamaları gerekecek.

    maç biletine ödenen pornografik paraları ya da uçak-hotel masraflarını bir kenara bırakıyorum. vadistanbul'da, nevizade'de ya da ne bileyim tahtasaray gibi yerlerde o çocukların evde aileleriyle belki 1 haftalık erzak alacağı parayı bir saatte yemiş içmiş adamların yüzüne bakıp maliyeti temsil ettiği değerden daha yüksek olan türk parası talep etmeleri hakkında kitaplar yazılır.

    yazılır yazılmasına da hem ilgi alanımızın dışına çıkarız, hem sözlükteki bazı yazarlarla asla ortak paydada buluşamayacağımız kavgalara gireriz, hem birileri okur da canı sıkılırsa başımıza bir iş gelir.

    o yüzden çok da şey yapmayın. kadere inanmayın ama hayat herkese adil olamıyor işte.
    bu çocuklar da terazinin o tarafına denk gelenlerden...
App Store'dan indirin Google Play'den alın