• 145
    kendisi 2008 yılından beri rahmetli hasan doğan'dan başlayıp nihat özdemir'le devam etmek üzere aralıksız olarak tüm tff yönetimlerinde aktif olarak yönetim kurulu üyesidir. 2008 yılından bu yana geçen 14 sezonda şampiyonluk tablosu şu şekilde:

    galatasaray 6
    beşiktaş 4
    fenerbahçe 2
    başakşehir 1
    bursaspor 1

    bjk ile fb'yi toplarsak bir gs anca ediyor yani. galatasaray iyi olduğunda servet yardımcı, tff, hakemler falan dinlemeden şampiyon olabiliyor yani, öyle başakşehir bursa gibi 1 fener gibi 2 kere de değil tam 6 kere, yani bu 14 sezonluk dilimde bjk+fb olacak kadar olabiliyor. kendisini ve tff yönetimini (sadece nihat özdemir de değil, geçmiş tff yönetimleri dahil.) konuşalım, konuşmayalım demiyorum ama şu tabloya bakınca başarısızlığın ya da kaçan şampiyonluğun faturasının ilk kesileceği isim demek ne derece doğru olur tartışılır.
  • 146
    1996 yılından beri fatih terim 13. sezonunu yaşıyor galatasaray futbol takımında ve 8 şampiyonluk yaşadı. diğer şampiyonlukları kimin aldığının bir önemi yok topla, çıkar, çarp, böl yine de galatasaray'ı kimse geçemez. bu oynanan futbolun iyi olduğunu gösterir mi? göstermez. aynı servet yardımcı'nın döneminde alınan şampiyonlukların şu an katledildiğimiz gerçeğini değiştirmeyeceği gibi.
  • 147
    galatasaray 3.fatih terim döneminde de hatırlayanlar olacaktır doğranıyordu, o dönemde de hoca uzun cezalar alıyordu, hatta engin baytar bile uzun ceza almıştı, hakem yönetimlerinden çok fazla çektik, çekiyoruz, daha da çekeriz, tek etken hakem değil bunun farkına varmamız lazım, sen iyi oynarsan hakem bir yere kadar eyyam yapabilir. alenen ard arda yapamaz, ince ince işler doğru, tempoyu düşürür doğru, fakat sen iyi oynadıktan sonra karşında hiçbir yapı duramaz. bugün ilk yarıda oynadığımız kadrodan teknik heyetin ne beklediğini sormak gerekiyor, rotasyona kimse kızmıyor ama yerine seçilen kadro tercihi ve oyun sorunlu. buraya odaklanılması gerekli ikinci öncelik hakem olmalı. hakemin arkasına sığınmak uzun dönemde bize zarar verir. hakeme rağmen doğru oyunu oynamamız lazım. galatasaray'a verilen cezalar hep yüksek baremden oldu zaten soyunma odasında arda turan'a verilen ceza, marcao'ya verilen ceza, melo'ya tivit attı diye verilen ceza ve niceleri. ama asıl mesele hakem değil oynanan oyun olmalı.
  • 149
    2008 yılında federasyona girdiği zamanki durumuyla 2021 yılındaki durumu arasında fark olması çok mümkün. bir kurumun içinde ne kadar uzun süre kalırsan o kadar güçlenirsin, hele ki türkiye gibi buna uygun bir ülkede. nitekim 13 yıldır federasyon bünyesinde kala kala daha da kuvvetli hale gelmiştir. federasyon başkanları değişiyor, mhk başkanları, tahkim, pfdk değişiyor, servet yardımcı kalıyor. federasyonun demirbaşı haline gelmiş adam. bu kadar uzun süre kalmasında siyasi, sosyal, ekonomik bir çok güç, unsur, ilişki ağı mevcuttur. yani kendisini galatasaray aleyhine yaşanan bazı durumlardan mesul tutmak çok normal -ki zaten ayyuka çıkmış durumda. rizeli ve fenerbahçelidir kendisidir.
  • 151
    'azdan az, çoktan çok gider.'

    bu sözü şu yönüyle çok seviyorum: kabahatin az ise ona göre affedilme olasılığın yüksektir. fakat, eğer ki çokça kabahatin varsa, yalnızca sen değil, senle beraber çevrende çoğu insanın da vebaline girersin.

    bugün servet kimdeyse ona yardımcı olunuyor. başka türlüsü namümkün. ne yazık ki carpe diemci züppeliği yapmıyoruz ve hayat yalnızca bugünlerden ibaret değil!

    bu arada başlık odur ki tanım gerektirir: servet yardımcı kimdir? işi nedir?

    tek cümle: fatih terim sevdalısı biridir. hocanın her hafta üç maçta sahada olup yorulmasını istemeyecek kadar pamuk yüreklidir. kendisine bu ince düşüncelerinden dolayı her sezon çokça teşekkür ediyoruz. kulağını çok fazla ısıtıyoruz.
  • 152
    2008 yılında başımızda akp diye bi hükümet vardı. tek başına üstelik inanır mısınız? bu hükümetin başındaki isim, o zamanki adıyla başbakan recep tayyip erdoğan idi. şu an tam hatırlayamam ama dolar 2 tl seviyelerinde falandı muhtemelen. o zamanlar bu hükümet mesela suriyelileri afganları ülkeye doldursa, vatana ihanet sayılabilecek seviyede açıklamalar, hamleler yapsa karşısına çıkabilecek bir türk yargısı, en kötü ihtimalle türk ordusu vardı. medya çıkardı karşısına mesela, korkmadan soru sorabilecek gazeteciler henüz vatan haini ilan edilmemiş ya da hapse girmemişti.

    2021 yılında ülkenin başında yine akp hükümeti var. başındaki insan, bugünkü adıyla başkan, yine aynı isim. ama artık bu isim yarın çıkıp memleketi satıyorum diye açıklama yapsa karşısına kimse çıkamaz. çıkan direkt derdest edilir, hapse atılır. medya o istemediği sürece haber yapamaz. sadece kendisine değil, partisinden olanlara bile olumsuz bir soru soramaz kimse. dolar 12 - 15 arası seyrediyor falan.

    yani neymiş? 2008 ila 2017 arasında bu ülkede o kadar da rahatça yapamadığın şeyleri artık fütursuzca yapabiliyormuşsun. üstelik senin ekonomik gücün her geçen gün biraz daha azaldığı için, senin dışında gelişen etmenlerle mücadele gücün de o ölçüde azalıyormuş. mesela 2012 yılında elinde burak yılmaz, umut bulut, elmander ve baros gibi 4 adet forvetin varken, sırf şampiyonlar ligi tecrübesi olsun diye gidip üstlerine drogba’yı ekleyebilecek gücün olduğunda, o hakemlerle mücadele dediğiniz şeyi yapabilirdin, ama bugün elindeki 3 forvet de yeterli performansı göstermiyorken dahi gidip forvet almak dünyanın en zor işi. kazanmak zorundasın, gücün yok çünkü. o gün tff’deki birisi olayları bir noktaya kadar etkileyebilirken, senin federasyona ali dürüst’ü sokacak gücün ve lobin varken, bugün tahkim kurulu ile pfdk’nın aynı hukuk bürosu olmasına bile ses edemiyorsun.

    hiçbirimiz dün doğmadık. olayların gidişatını, dünle bugün arasındaki farkı anlayabiliyoruz. 2008 yılında bu ülke bir demokrasi ülkesiyken federasyonda olan bir insanla 2021 yılında burası bi söylemenin suç olduğu kelime ülkesiyken federasyondaki aynı insan olayları farklı etkileyebiliyor.