• 259
    bu ülkenin temel hak ve özgürlükler noktasında nasıl bilinçsiz ve şuursuz insanlardan oluştuğunu gösteren yorumlar yapmış oyuncu.

    adam kısaca diyor ki "bizim kişiliğimizi eziyorlar." altına gelen yorumlarda serdar'ın zaten iyi oyuncu olmadığı yazılmış sürekli. sonra bu ülke cangıl diyince kızıyorlar. bu ülke baştan sona bir cangıl. klik kuran direkt ezmeye girişiyor ve olayla ilgisi olmayanlardan da alkış topluyor. bu ülkenin topluca bir terapiye ihtiyacı var. düzenimiz baştan bozuk ve bu nesilden nesile aktarılıyor.

    https://twitter.com/...136481483509765?s=19
  • 261
    https://twitter.com/...136481483509765?s=19

    alt yapıdaki oyuncuların uğradığı bir çok zorbalık, kötü muamele vs vardır. mesela saç kazımak bence hiç ama hiç hoş bir gelenek değil. gencecik çocuğun öz güvenini çekip alıyorsun orada çoğu zaman. ya da antremanda çift kale maçlarda azıcık diş gösterince fırça falan yediklerini biliyorum. cem sultan servet çetin olayı mesela bir çok kişinin az çok aklındadır. ama serdar eylik'in anlattığı şu 5 e 2 top kapma olayında beni ortadan çıkartmıyorlardı mevzusunda öyle pek de abartacak bişey yok bence. kaldı ki hiç bir futbolcu 5'e 2 top kapma antremanındaki performansına göre kadroya girmez. bu kadar çile hayatın hangi alanında olursanız olun hep var. bundan gocunan adam futbolcu olamaz zaten.
  • 262
    paşa sıkıya gelemeyengillerden. bugün doktor da olsanız üst devreleriniz tarafından sizin zorbalık nomalde çömezlik denen şeye maruz kalırsınız. askeriye de bambaşka bir haldedir bu tabi, özel sektörde bile bir iş yerine girseniz eskiler tarafından çömez muamelesi görürsünüz bir süre sonra geçer bu durum. öğretmen olsan yeni mezunken gittiğin okulda öğretmenler odasında yaşlı öğretmenler yavrum şu fotokopileri çek gel der mecbur çeker gelirsin. doğrudur yanlıştır bu tartışılır ama çok karaktersiz insanlarla bir arada değilseniz abartılacak bir tarafı olmadığını düşünüyorum.
  • 264
    abd sanirim bayrak kosusu takımında 3 tane caylak sporcu bizdeki tabiriyle abilerinin cantalarini tasimayi reddettigi için londra olimpiyatlarindan ayrilmislardi. tabi bu munferit bir olay. sonra gene katildilar vs. muhtemelen başka takımlarda devam ediyordur.

    fatih terim milli takımın basindayken altyapılarda olan taciz mevzularina deginmisti ve bu daha ciddi bir sorun yani uzun lafın kisasi altypilarla ilgili daha büyük dertler varken saç kesilmesi, 5'e 2'de ortada kalmak filan çok büyük mevzular değiller.
  • 265
    bir şeyin var olması doğruluk ölçeği değildir. adam var diyor. serdar’ın kişisel hataları ya da eksiklikleri üzerinden aklanacak ya da küçümsenecek bir olay değil. ha tabi kendini alt sınıf olarak kabul ediyorsanız başka.

    bu tür zorbalıklar bir tür sınıf ayrımıdır, cins gibi, renk gibi. birim olarak takımdaki süre, yaş gibi değerleri kullanmışlar.

    https://twitter.com/...09765?s=19
  • 267
    belki haksızlığa uğramış olabilir yaşadıklarını, detayını falan bilemiyorum ama verdiği örnek aşırı absürt. her camiada aşağı yukarı bir parça bu tarz olaylar olur. antrenman sırasında yapılan bir şaka alt tarafı.

    ingiltere'de de aynı şeyler oluyor hemen hemen. hatta goal filminde bu durumdan hafif bir bahsederler. orada da yeni katılan muniez karakterine, takımın eskileri hafif devrecilik yaparlar yeni olduğu için. yani verdiği örnek bana göre saçma. eğer gerçekten bir mobbinge vs maruz kaldıysa daha ciddi bir örnek vermesi gerekli.
  • 268
    https://mobile.twitter.com/...136481483509765?s=19

    yav arkadaş, zorbalık denince; genç oyuncuları soyup kuru çimlerin üzerinde bacaklarından tutup süründürüyorlar, kale direği yerine iki genç oyuncuyu koyup, direğe vurdurma oynuyorlar herhalde diye düşündüm. canım benim, kıyamam.

    eğer haftada iki maç oynayan as takımın oyuncusu için bir kez olsun ortaya geçmekten bile gocunuyorsan, zoruna gidiyorsa yaşadığın bu dünya senin için çekilmez olmalı. siz nerede yaşadınız, ne yediniz, ne içtiniz ben anlamadım ki. ula ben, sinir stres olmayayım diye beş yıldır haber izlemiyorum. her yer zorbalık, her yer kavga gürültü. trafikte, sokakta, okulda, iş hayatında...orta sıçan oynarken ortaya geç demişler de buna, özgüveni kırılmış. aç oku, dünya futboluna, dünya sporuna damga vurmuş insanlarının biyografilerini, kitaplarını oku, gör bak neler göreceksin. demiyor ki; bize verilen imkanların değerini bilemedim, azimle, hırsla çalışamadım ve bu yüzden bir yere gelemedim. bizi ortaya attılar bu yüzden de bizden olmadı. bu kafada zaten olmaz, sıkma canını.

    kendimden bir anı anlatmak istiyorum, yaşanmış, canlı...

    2000 li yılların başında, karşıyaka paf takımı ile idmanlara çıkacaktım. ilk gün, ne karşıyaka eşofmanım ne de çim saha için vidalı kramponum yoktu. soyunma odasına girdim ve takım oyuncularıyla giyiniyoruz. zaten ilk günün verdiği tedirginlik var üzerimde. bir de evde giydiğim eşofman takımını, altına da eskimiş halı saha ayakkabılarını çekince gruptaki diğer çocukların alaycı ve küçümser bakışlarını, bıyık altından gülümseyişlerini görebiliyordum. zaten fiziken de ufak tefek bir çocuğum, neredeyse ezilip büzüldüm yanlarında.

    neyse, idman başladı ve sahaya çıktık. önce tam saha koşu çalışması, ısınma turları. daha önce bu seviyede idman görmediğim için pestilim çıktı tabii. herkes birbiriyle şakalar eşliğinde güle oynaya idman yaparken ben kıçımdan soluyorum, geriden takip ediyorum. tahmin ediyorum ki hemen hemen herkes; 'bu ne arıyor burada' diye düşünüyor.

    ter idmanı ben ölmeden bitti neyse ki. bi çocuk acıdı da, koluma girip kaldırdı. topla çalışmaya geçildi. hoca, yarı sahada, tek pas çift kale maç için bizleri ayırdı ve maç başladı. sağ kenardan aşağı doğru indi bir eleman ve yerden sert bir şekilde içeriye doğru kesti topu. topa doğru hareketlendim ve gelişine yapıştırdım topu. kaleci yerinden bile kıpırdayamadı, topun çatala gittiğini bile göremedi. bu iki üç saniyelik olaydan sonra bana karşı olan bakışlar birden değişiverdi. ertesi gün aynı eşofman, aynı halı saha kramponumu giyerken soyunmuş odasında hemen herkes selam veriyor, hal ve hatrımı soruyor, daha önce nerede top oynadığımı soruyorlardı.

    eğer yaptığın işle kaliteni, klasını ortaya koyarsan sana saygı duymaya mecbur kılarsın insanları. eğer genç bir futbolcu hafife alındığını, saygı görmediğini düşünüyorsa futbola gösterdiği saygı kadar saygı alabilir. bu hayatın her alanında da böyledir.
  • 269
    https://twitter.com/.../1408136481483509765

    anlattigi olay hemen hemen her yerde herkesin basina gelebilecek ve tabii ki hos olmayan durum. ancak bunu neden simdi gundeme getirmis anlamiyorum. ayrica askere giden herkes o yaslarda saclarini kestiyor ya da benzer olaylar yasiyor, ben hic ozguven sikintisi yasayan duymadim. rocky balboa (2006) filmini izleyenler bilir, ogluna nasihat verdigi cok guzel bir kesit var orada, kisaca; hayat her zaman güllük gülistanlık bir yer değildir, acımasız ve kötü bir yerdir. ne kadar güçlü olduğun önemli değildir, izin verirsen seni dizlerinin üstüne çökertir ve sonsuza kadar orada kalmana sebep olur, sen ben hiç kimse hayat kadar güçlü darbe vuramayız, ama önemli olan ne kadar sert vurduğun değildir, ne kadar darbe yiyip yoluna devam edebildigindir. benim icin gercekten cok anlamli, yol gosterici bir nasihat olmustur. bu futbolcu kardesimiz de keske bu kadar dert ettigi bir konuyu hirs yapip, o abilerinden daha buyuk topcu olsarak asabilseymis.
  • 270
    kendisinin başına gelen 'devrecilik' hadisesi ülkede (hatta muhtemelen dünyada) yatılı okul ve askeriye gibi erkeklerin bir arada topluca yaşadığı hemen her ortamda yıllardır yapılagelir. tepedekiler ne kadar engel olmaya çalışsa da gelenek genelde ağır basar ve kıdemli olanlar yeni olanları bir şekilde ezer.

    türk futbolunda da durum bundan farklı değil yıllardır. tüm takımlarda ve milli takımda benzer hikayeler vardır. rüştü'nün bir röportajı vardı eskiden. orada takımdaki gençlerin kendisi ne derse onu yaptığını söylemişti. hiçbirinin itiraz edemeyeceğini anlatmıştı. hatta röportajcı "birisi yapmam derse ne dersin?" gibi bir soru sorunca rüştü "ben yapamaz diyorum sen yaparsa diyorsun" diye çıkışmıştı.

    arda da muhtemelen altyapıdan yeni çıktığında o dönem takımın abisi olan hakan, ayhan, necati, ümit karan, emre aşık gibi isimlerin ayakçılığını yapmıştır.

    garip olansa şu, son yıllar belki de türk futbol camiasında bu durumun en az yaşandığı yıllar. 2015'te devreye giren yabancı kuralı birçok takımda çeteleşecek kadar kemik süre beraber oynayan yerli grubu sayısını azalttı. iyi oyuncular avrupa'ya gitti, yeteneksiz olmasına rağmen kontenjandan takıma çakılan türk oyuncularla da çok daha rahat yollar ayrıldı. son yıllarda altyapıdan çıkan, mesela ozan kabak gibi isimlerde bu tarz durumları çok daha az göreceksiniz. fark ettiyseniz bu yıllardan sonra saç kazıma olayı da tarihe karıştı.

    yenilenen yabancı sınırı ile birlikte bir süre sonra bu tarz altyapı mobbinglerinin artacağına neredeyse garanti gözüyle bakıyorum. ha tabii "uefa kupası'nı alan takımda da vardı bu, kötü bir şey değil" diyenle tartışmaya girme niyetim yok.
  • 272
    https://twitter.com/.../1408136481483509765

    videoda şikayet ettiği durumun daha ağırlarının da türkiye'deki altyapılarda yaşanmış olması muhtemel. bu küçük çaplı mobbing hadisesinin "her yerde oluyor" denerek normal karşılanması problemin temeli. benzer bir durumun ajax veya dortmund gibi takımlarda yaşanacağını düşünüyor musunuz? ben açıkçası pek düşünmüyorum. "dünyanın her yerinde bu böyledir" mi? ben pek emin değilim.

    türkiye'de askeriyeden akademiye devrecilik, kıdem, üstün astı ezmesi gibi hadiseler var ve bu kanıksanmış durum, futbolda doğru olmadığı gibi o alanlarda da doğru değil. meslektaşların birbirlerine meslektaş gibi davranması, tecrübeli meslektaşların ise genç meslektaşlarına karşı öğretici/yol gösterici bir tavır içinde olması idealdir.

    "bu kadar baskıyı kaldıramıyorsan zaten futbolcu alma" yaklaşımı haklı gibi gözükebilir, ama genç futbolcuların maruz kaldığı tek baskı da bu değil. medya ve taraftar baskısı, üstüne takımın abilerinin mobbingi derken 17-18 yaşlarındaki bir futbolcunun özgüven problemleri yaşaması anormal değil. ülkemizde pek çok futbolcunun ancak 24-25 yaşından sonra düzgün performans vermesi bu yüzden. genç yaşta yurtdışına giden çağlar söyüncü gibiler ise nasıl özgüven patlaması yaşıyorlar görüyoruz.
  • 273
    birbirinden farklı iki konunun birlikte tartışılmasına vesile olmuş eski oyuncumuz:
    1- anlattığı nahoş bir hadisedir, takımın büyüklerinin gençlerin özgüvenlerini törpüleyici değil, arttırıcı şekilde davranması arzu edilir.
    2- serdar eylik ne teknik, ne de mental olarak üst seviyelere çıkabilecek bir oyuncu değildi, hadiseyi anlatış biçimi de neden mental olarak üst seviyeyi kaldıramayacağının bir göstergesi olmuş.
  • 274
    anlattığı olay zorbalık ama daha üst seviyelerini 2000li yıllarda hakan şükür, suat kaya, bülent korkmaz, arif erdem gibi oyuncular genç oyunculara yapıyordu. hatta hagi, popescu ve taffarel gibi yabancı oyuncularımız da baya baya devrecilik yapıyordu. emre belozogluna krampon taşıtma, kahve yaptırma gibi eylemleri yaptırdıklarını biliyorum papaz futbolcuların. saç kesme televole ritüeliydi zaten o konuya hiç değinmeyeceğim. hagi yaz kampında oyuncuların saçını kesiyordu makineyle. bana göre serdar'ın karşılaştığı durum insanın olduğu her yerde karşılaşılan bir durumdur. türk ordusunda devrecilik vardır zannedersin ama abd ordusunda daha beteri vardır. nato barış gücü askeri olarak görev yaptım zamanında, orda bile vardı aq. daha ötesi yok yani. siz sanıyor musunuz ki çağlar'a, merih'e, ozan'a yapılmıyor. bal gibi de yapılıyordur ama çocukların sesi çıkmıyordur.

    sözün özü, sevgili serdar'cığım; lütfen başarısız olma nedenini bu tür zorbalıklara bağlama. rijkaard'ın sana şans verdiği kadar imparator kerem aktürkoğlu'na vermedi be daha ne olsun.

    bu taraftar yıllarca senden, aydın yılmaz'dan, cafercan aksu'dan, cem sultan'dan patlama bekledi. bırak patlama yapmayı, süper ligde bile tutunamadınız yahu. şimdi yıllar sonra bunlardan ötürü ağlaman ayıp gerçekten.
  • 275
    ilgili mülakatın küçük bir bölümünde; mental olarak altyapıdan çıkan gençlerin, diğerlerine kendilerini göstermesinin gerekli olduğundan bahisle verdiği örnek bu kadar ciddiye alınıp, tutunamamasının sebebi olarak bunu gösterdiği düşünülmemeli.

    eğer videonun youtubedan tamamını izlerseniz hatanın kendisinde olduğunu en başından kabul ediyor zaten adam.

    asıl mesele emre aşık ve beşlik meselesi. bu tür küçük meselelerde devrecilik, abicilik değildir yapılması ya da normalleştirilmesi gereken. delikanlı büyüklerden biri çıkar, genç futbolcuya dayılanan ağır abiye haddini bildirir. olması gereken budur.

    küçük denilerek önemsenmeyen şeyler aslında meslek ahlakına aykırıdır. ayhan akman 5e 2de ortaya geçmez, neden çünkü abi. emre aşık beşlik yer çocuğu azarlar. işte biri çömezin yerine kendini koyup, kaptırmasaydın ya da beşlik yemeseydin o zaman kes sesini diyebilmelidir. olması gereken aslında bu muhabbetin yaşanmamasıdır.

    ulan james milner 35 yaşında sahada basmadık yer bırakmıyor. bizdeki muadilleri omuz atsan sakatlanacak hale geliyor. bunlara takılmak gerek.

    ayrıca saç kesilmesine takılıp mental olarak çökecek futbolcunun da büyük takımda oynamasının imkansız olduğunu, bunların önemli şeyler olmadığını ifade etmiştir kendisi. keşke umutları boşa çıkarmasaydı da uzun yıllar faydalansaydık kendisinden.

    fm 2010'da kendisini hulk'la takas etmeyen de yoktur herhalde.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!