• 387
    fb yönetimi siparişli bir köşe yazısı kaleme almış yazar - https://www.haberturk.com/...la-vam-i-zbogom-obra
    genel bir iddaa var obradoviçle ilgili. guya ali koç kendisine sezon başında 'seninle çalışalım ama bütçeyi 10 milyon euro bandına indirelim, kulüp olarak tasarrufa gidiyoruz' demiş ve obradoviç de bunu reddetmiş. yönetim de obradoviçin taraftarları içerisinde kredisi fazla olduğu için dolaylı yollarla serdar ali gibi yazarlarla kendisini yıpratıyor. ha bize göre hava güzel. obradoviçi kovduramazsa fb yönetimi her yıl türklerin sponsor olduğu prestijini kaybetmiş euroleague için 25-30 milyon euro harcamaya devam ederler. fb basketbolu küçültüp obradoviçi kovarlarsa da her ne kadar o parayı futbola yatırsalar da muhtemelen yine futbolda başarılı olamayıp camialarının tek teselli ve umut yerleri olan basketbol ve obradoviç de olmayacağı için iyice taraftar-yönetim restleşmesi yaşanacak ve kaosları daha da derinleşecek.

    --- alıntı ---
    fenerbahçe beko, kötü bir sezon geçiriyor. geçen sene final four'dan beridir obradovic bu takımı kötü yönetiyor. bunu da dile getirdim. basketbol gibi istatistiki sporlarda bütçe farkı çok ama çok önemlidir.

    futbolda mesela kendinizden 15-20 kat yüksek bütçeli takımları yenebilirsiniz. ancak basketbolda bu pek mümkün olmaz. ancak dönemsel, bir maçlık sürprizler olabilir. o nedenledir ki zaten euroleague finali tek maçtır. "nba finalleri gibi 7 maç üzerinden oynansa her sene cska şampiyon olur" derler.

    tek maçta yakın bütçeler arasındaki fark hoca etkisiyle kapanıyor. işte bu gerçek ışığında euroleague'in en yüksek bütçeli 4. takımı olan, hocası en yüksek maaşı alan takımı f.bahçe beko, geçen yıl kendisinden en az 10 (vergiler düşünce 12 milyon) euro düşük bütçeli takım olan anadolu efes'e defalarca domine edildi.

    ergin ataman, obradovic'i ankara'da - ispanya'da - abdi ipekçi'de - ataşehir'de oturarak - kalkarak - kulağında kulaklıkla olmak üzere değişik formatlarda yendi. bendeniz bunun normal olmadığını, obradovic'in eleştirilmesi gerektiğini söylediğim için mürit gibi obra'ya tapınanlar tarafından lince uğradım.

    bu sene geçen yılki onca başarısızlığa rağmen yeniden sezona başlanılan eline yine 30 milyon euro bütçe verilen takım, sezona yine bir ataman mağlubiyeti ile başladı. üstelik bana göre f.bahçe tarihinin, dikkat sadece basketbol şubesinin değil kulüp tarihinin en büyük 7-8 oyuncusundan biri olan de colo transferine rağmen.

    yani yönetimler sadece mevcut değil eski yönetimler de obra şak diye emredince tak diye yapmışlar. hala yılda 3 milyon euro'dan 3 yıl sözleşme isteyen ve her yıl için 35 milyon euro'luk bütçe pazarlığı yapan obra, menajeri raskovic ile toplantılar yapıp başka oyuncuları da raskovic'in şirketine geçirmenin derdinden takımı unuttu. kimi istediyse alındı. kimi istediyse satıldı.

    bence kendisinden 6 kat düşük bütçeli g.saray'dan 19 sayı fark yediğinde görevi bitmişti ama dibe vurması için beklemek gerekiyormuş demek ki. zalgiris'e son 1.5 dakikada maç vermesi, ligin en mütevazi takımlarından afyon'dan 80 sayı yiyip zar zor kazanırken bile görünen felaket moskova'da geldi. bu kadar kötü takımın cska'yı yenmesi beklenemezdi zaten.

    ama oyuncuya küfretmek nedir? ağzını bozmak ne demektir? beko'nun tek kötü ürünü olan f.bahçe basketbol şubesinin bu halinin yalnız ve sadece tek bir sorumlusu vardır. oyuncuları ile bağı kopmuş bu hocayla devam edilmemesi gerekir. hoş bana göre basketbol şubesinin bütçesi 5 milyon euro'ya kadar çekilmelidir ama bu konuda ısrarcı değilim.

    ama madem 30 milyon euro harcayacaksınız. madem yılda 3 milyon euro para vereceksiniz bir koç'a o da kalkıp sadece kızarıp bozarıp küfredecek e o işi ben de yaparım. 3 milyon euro da cebinizde kalır. herkesin bir devri var. obradovic'in f.bahçe ile olan hikayesinin sonuna gelindi. f.bahçe, obradovic ile doğmadı, onunla ölmez.

    euroleague'de bu sene final four imkansıza yakın. ligde şampiyonluğu kurtarmak için artık kendini inkar eden, kafası yeni sözleşmede olan hoca ile devam etmemek gerekir.

    sporda dün yok bugün var. geçmişte yaşattıkların için, 7 senede 1 euroleague şampiyonluğu için çok teşekkür ederiz ama artık veda zamanı.. senin lisanınla söylemek gerekirse sevgili zeljiko obradovic, hvala vam i zbogom..

    --- alıntı ---
  • 390
    öncelikle:

    ---
    ''antalyaspor'a karşı kadıköy'de 3 puan bırakılmış, herkesin morali bozuk... ersun yanal soyunma odasının teknik direktörlere ayrılan kısmında yardımcıları ile maçın analizini yapıyor..

    soyunma odasına henüz gelmeyen max kruse, sahaya dönüp taraftarlara formasını atıyor. o esnada hemen yanda, futbolcuların soyunma odasında ise tarihi anlar yaşanıyor. kaptan emre, kapıyı kapatıyor ve kapıdaki görevliye hocalar dahil kimsenin içeri girmemesi gerektiğini söyleyip arkadaşlarına dönüyor. kendi üslubunca kendisi de dahil herkesin kötü oynadığını, bir daha asla bu şekilde bir maç yaşanmaması gerektiğini, kaybedilen 3 puandan ziyade bu denli yetenekli oyunculardan kurulu bir takımın bu kadar basit hata yapmaması gerektiğini söylüyor. mauricio isla söz alıyor ve "bugün en kötü oynayan bendim. bir türlü iyi ortalar yapamadım. hepinizden özür diliyorum" diyor. vedat söz alıyor ve "ben de eskisi kadar yardımcı olamadım sizlere" diyor. emre tekrar sözü alıp, "herkes sorumluluk alacak. ben de dahil herkes bugünkü gibi bir maç yaşanmaması için her şeyi yapacak" diyor. sonra "konuşmak isteyen var mı?" diye soruyor. luiz gustavo söz istiyor ve ayağa kalkıp şunları söylüyor:

    "ben henüz aranıza yeni katıldım. ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim. bir çok takımda ve farklı ülkelerde oynamama rağmen organizasyon ve idari anlamda gördüğüm en iyi kulüp burası. maçta ve sahada yapmamız gerekenler dışında hiç bir şeyle uğraşmıyoruz. o zaman biz de bunun karşılığını vermeliyiz. benim bu kadar sürede gördüğüm en net olay şu ki hepimiz iyi futbolcularız. ve sadece idari organizasyon değil, antrenmanlar da uluslararası seviyede. iyi oyuncularsak, iyi de çalıştırılıyorsak o zaman bunu bir kaza olarak görebiliriz. ancak bu tip bir kazanın bir daha yaşanmaması için birlik olmak zorundayız. herkesin gerektiğinde o gün iyi gününde olmayan arkadaşının yerine de sorumluluk alması gerek. bir kaç maç daha kötü gidersek bu soyunma odası bizim için çekilmez olur. yapmamız gereken ayağa kalkmak ve birlik içinde tekrar çalışmaya başlamak."

    ☆☆

    bu sözlerin ardından soyunma odasındaki sessizlik alkışlar ve "biz iyi takımız" sesleri ile bozuluyor.
    bu 30-35 dakika süren toplantı, hem yanal'ı hem de yönetim kurulunu çok mutlu ediyor.
    bakalım bu "iç toplantı"nın yansımaları nasıl olacak? milli aradan sonra göreceğiz.''
    ---

    böyle efsane bir yazıdan sonra, https://m.haberturk.com/...la-vam-i-zbogom-obra yazısıyla beni hayal kırıklığına uğratmış yorumcu. kendisinden yazısında şöyle bir bölüm beklerdim:

    ''yer: rusya. cska maçı sonrası soyunma odası. obra, soyunma odasını kızgın adımlarla terketmiş. oyuncular şok olmuş durumda, az önce duydukları küfürlere hala inanamıyorlar, herkesin başı önünde. de colo ne kadar büyük bir oyuncu olduğunu kanıtlarcasına ayağa kalkıp, şunları söylüyor:

    'arkadaşlar, başınızı eğmeyin. fenerbahçe benim şu ana kadar çalıştığım en vizyoner, en iyi, en büyük, en muhteşem, en rererö klüp. obra ise çok kaka. sıradan koçlar bile, şu an ondan daha iyi seviyede. herkesin bir devri vardır ve obra'nın devri bitmiş. ama üzülmeyin, biz fenerbahçeyiz, çalıştığım en muhteşem klüp. beko adını layık olduğu yere çıkartacağız'

    bu sözler sonrası soyunma odasının havası 180 derece değişir. datome göz yaşlarını silip, müthiş bir inançla de colo'ya sarılır. sonra herkes birbirine sarılır ve hocalarına rağmen beko adını en yükseklere çıkartacaklarına yemin ederler''

    *