• 3558
    euro 2020'nin en yaşlı teknik direktörü.

    milli takım azerbaycan karşısında 3-4-3 deneyip golü yediğinde hemen klasik 4'lü savunmaya geçmişti, o maç sonunda çağlar söyüncü takım olarak 3'lü oyun kurgularına alışık ve hazır olmadıklarını açıklamıştı. bence bu çok acı bir itiraf.

    farioli'den bahsetmek lazım. şenol güneş kaleciydi, farioli kaleci antrenörü. fakat farioli kaleden topla çıkmaya o kadar kafayı takmış ki, sassuolo'nun oyun kurulumunda önemli bir görev verilmiş adama. daha sonra oyun kurmayı bilmeyen (!) merih ise farioli'yi alanyaspor'a çağdaş'a yardımcı olarak önermiş. farioli'nin ise çok kısa süre içerisinde alanyaspor ve karagümrük'e yaptığı dokunuşlar ortada. galatasaray'a karşı 1 hafta hazırlanıp topla çıkmayı bizden iyi yapmıştı, alanya'dayken bizi paspas yapmıştı.
    demekki doğru kişiler doğru pozisyonda ise kısa süre içerisinde verimli sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

    şenol güneş'in adam yönetimi konusunda çok başarılı olduğunu düşünüyorum. bu ülkenin yetiştirdiği en önemli teknik direktörlerden biri. ama toplu oyunda kreatifliğini göremedik pek, genelde oyuncuların performansını ciddi anlamda yukarı çeker, oyun şablonununda değiştirmez.
    şenol güneş'in kaleci olduğu dönemde geriden oyun kurmak önemli değildi sanırım, hatta geri pas bile yoktur belki o zamanlar. ama futbol gelişiyor, günümüz futbolunda kaleciler bile önemli pas opsiyonları oldular ve birçok takım ayakları iyi kaleciler ile baskıyı kırabiliyor.

    şenol güneş'e geçmişteki başarılarından dolayı çok fazla yüklenmeye hakkımız yok. fakat yanına antrenör olarak daha nitelikli bir ekip alabilirdi.
    örnek olarak bayram bektaş'ı vereceğim. kayseri'de biraz teknik direktörlük yaptı, kovulduğunu ve başarısız olduğunu biliyoruz. neden milli takıma katıldı bu adam, yani ne katmasını bekliyoruz?
    farioli'nin diğer kişilik özellikleri çok muallakta;iletişim, adam yönetimi, kriz yönetimi, kazanma alışkanlığı, tecrübe bunlar şuan belirsiz ama inanılmaz çalışkan, zeki ve parlak bir antrenör olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    eğer bizim avrupai oyuncularımızdan 3'lü oynayamayız itirafı geliyorsa, oturup teknik heyeti de sorgulamamız gerekiyor.
    dünyanın en güçlü takımı değilseniz, sahadaki dizilişler çok çok önemlidir.
    mancini'nin bizimle ve isviçre maçları öncesi, benzer taktikler ile oynayan takımlarla hazırlık maçları yaptığı ortaya çıkıyor. adamlar zaten kalite olarak da önde bizden, bir de geometrik olarak çalışıyorlar. biz ise sağır sultanın bile bildiği ve doğru pres ile bozabileceği taktik olarak sahaya çıkıyoruz.
    bakın şunu net şekilde söyleyebilirim, keramet mancini'de değil onun ekibindedir. italyan'ın tabiri caizse tükürdüğü farioli bu ligde fark yarattıysa, mancini'nin ekibindeki antrenörleri düşünebiliyor musunuz?
    adamlar city mentalitesi ile topa sahip olup, liverpool gibi önde bastı bize karşı.
    biz ise kolay öngörülebilir taktiğimiz ile maalesef ama maalesef rezil olduk.
    türkiye'de akıllı bir spor yöneticisi varsa, mancini'nin teknik ekibindeki antrenörleri buraya getirmeye çalışır. biz de geriden topla çıkmaya hayatını adamış biriyiz ama bizi görmezler, bari işaret ettiğimiz yöne bakın da bu ülkedeki insanların futbola dair bilinci artsın.
    zira hala futbolculuk ile makine mühendisliğini karşılaştıranlar var, yurt dışı hayali vs.

    gruptaki diğer rakiplerimiz galler ve isviçre.
    galler 3-4-3(5-4-1), isviçre ise 3-4-1-2 oynuyor.
    eğer bu iki takım ileride doğru pres yaparsa bize ters gelen bir yapıda olduklarını söyleyebilirim.

    keşke turnuva öncesi 3-4-3 ve 3-5-2 taktiklerini cebimize koyabilseydik. çünkü topla doğru oyun kurmak adına sahada daha farklı dizilmeye ihtiyacımız olacak.

    unutmamamız gerekir ki biz underdog bir takımız, çoğu otorite bize turnuvadaki dark horse olarak bakıyor. bizim avrupai oyuncularımız var ve rakiplere göre de pozisyon almamız şart. hem topa sahipken hem de topsuz oyunda.

    benim önerim şu. galler'e karşı onların dizilişinin simetriğini kullanmak enteresan olabilir. çünkü işi kaliteye bırakmak demek bu. kalite olarak galler'den öndeyiz bence ve bu alınabilir bir risk.
    isviçre'ye karşı ise kesin ama kesin şekilde 3-5-2 oynamalıyız. isviçre'nin oynamaya çalıştığı düzeni atalanta ile birkaç sene boyunca analiz ettim. hangi oyuncu hangi durumda hangi pozisyonu alıyor gasperini hocam sağolsun tahmin edilebiliyorum.
    zidane bile şampiyonlar liginde atalanta'ya karşı 3-5-2 ile çıktı. koskoca real madrid bile atalanta'ya önlem aldı ve kendi stilinden taviz verdi ve sonuç olarak da turu geçtiler.
    elinde kroos, benzema, modric, ramos olan adam bile önlem almak zorunda hissediyor kendini.

    merih demiral'a atalanta'nın talip olduğu söylentileri var. 3'lü savunmanın merkezi olarak müthiş bir oyuncu, luyindama'yı da o rolde kullanalım diye çırpındım baya.
    kaan ayhan bence doğal bir 3'lü savunmacı, çağlar ise sol stoperde sırıtabilir.
    kaan ayhan'ı sol stoper yapıp, mert müdür ya da zeki çelik'i de sağ stoper yapabiliriz.

    belki oyuncularımız inanmıyor ama bu takım her şeyi oynayabilir. doğru kurgu ile geriden de oyun kurabilir.
    turnuvada başarılı olmak için şans dahil milyonlarca ihtimal var, fakat biz doğruyu uygulayalım ki en azından gönlümüz rahat etsin.

    milli takımın esnek oyun şablonlarına döneceğine dair beklentim yok, çünkü bunu yapabilecek cesaret ve beceriye olan bir ekibe sahip olduğumuza inanmıyorum.
    ama şu da unutulmamalı, diğer millî takımlardaki oyuncular da birbirleriyle oynamaya alışık olmadığı için birçok deformasyonları var. yeterki biz bunları tespit edip üzerine gidelim.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!