• 16022
    twitter'da en iyi dönemlerini baz alırsanız emre belözoğlu'nu mu yoksa selçuk'u mu seçersiniz sorusuna uğur karakullukçu emre demiş. şahsen ben bu iki oyuncuyu kıyaslamam bile. selçuk bir dönem bize çok faydalı olmuş olabilir ama emre türkiye standartlarının çok üzeerinde bir oyuncuydu hatta emre'ye 19 20 yaşlarındayken turkish maradona diyorlardı yabancı spikerler. karakteri başka meseledir ama emre türk futbol tarihinin en iyi, en yetenekli orta saha oyuncularından birisidir.

    edit: uğur karakullukçu da emre demiş ki zaten entryi girerken derdim uğur'a katıldığımı belirtmeli. ancak yanlışlıkla uğur selçuk demiş yazmışım, affola. uyaran aycholic ve gallardoyu beklerken'e teşekkür ederim ayrıca.
  • 16023
    hiçbir zaman 1996-2000 arası galatasaray takımında oynayamamış futbolcu. en iyi haliyle o takımda oynasaydı çatır çatır çalışan sistem içerisinde göstereceği performans ve devamlılık çok farklı olurdu ve çok daha fazla göz önünde olan galatasaray takımından avrupa'nın büyük kulüplerine "kaçmadan" sıçrama yapardı. şartlar eşit değil.

    bir de kıyaslanan emre, övüldüğü 1999-2000 sezonunda bile 10 lig maçı kaçırmış. hep de böyle sakatlık sorunu olan biriydi zaten.
  • 16024
    en iyi dönemleri bazında karşılaştırıldığı emre belözoğlu ile yanlış anlaşılmaya sebebiyet verilmesi nedeniyle hatalı sonuçlara varılan zamanının domino orta sahası. soru ne demekte sizler ne anlamaktasınız. prime dönemi baz alırsak selçuk’un çok önde gelmesi gerekir. emre’nin istikrarlı olduğu ne bir sezon vardır ne de istatistiksel beceri yapmıştır. selçuk’un türkiye ligi’nde resital sunduğu yaşta emre de aynı yaşta türkiye’de oynamıştı. emre’yi bu kadar görkemli gösteren yeteneği ve mükemmel olan oyun görüşü, bilgisi dahilinde sergilediği oyundur. karaktersizdir ama emre bu nedenle türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi orta sahalarından biridir. yarın büyük bir maça çıkıyor olsam ve bu maç tek maç üzerinden olsa emre’yi ilk sırada on birime yazarım. prime olarak genel bir sezon değerlendirmesinde emre’ye güvenip yola çıkmam. selçuk ile çıkardım.

    selçuk’un genel kariyerinin aşağı yuvarlanması yeterli doygunluğa ulaşıp kendine bakmamasıdır. aslında tipik brezilyalı hastalığı olarak adlandırabilirim. yetenek doygunluğu. daha 30 yaşında emekliliğe göz kırpmaya başlamıştı ki bu yaşlar futbolcuların en verimli olduğu yıllardır. alt ligde bile soru işareti olan fiziki yeterliliğiyle 35 yaşın kıyısında hâlâ formamızı terletiyor oluşu da ayrı bir tezattır.
  • 16025
    prime dönemi kıyaslamalarının baş öznesi olan kaptanımız. bu prime dönemi tanımlaması aslında "adam hasbelkader 2 sene top oynadı, futbolcu falan değil de işte iki damla faydası oldu allah razı olsun" deyip kendisini onore etmek için kullanılan bir terim. ve maalesef en çok selçuk inan ile beraber kullanılıyor. bu tip 1-2 sene parlama yapan oyuncuların regular oyuncularla kıyaslanması ise bu oyuncuları gerçekten daha gülünç duruma düşürüyor.

    selçuk inan futbolu bırakalı 5 sene oluyor. bu sene başında hatayspor'un teklifini kabul edip gitse orada da forma bulamazdı. bence kaptana olan saygımızdan kendisinin hatırasını yalnız bırakmak daha doğru ama kendisi benim kadar kendi itibarını düşünmediğinden böyle ortaya meze yapılmasında bir sakınca görüyor.
  • 16026
    kendisine yönelik futbol kamuoyunca sıkça yinelenen bir yanlış olduğunu düşünüyorum. öyle ki, en iyi performansını sadece 2 sezon göstermemiştir. şahsi düşünceme göre bu en az 4 sezondur. yoruma göre 5-6 bile olabilir. adama tüm kariyeri galatasaray’dan ibaret gibi davranılıyor. bize geldiğinde zaten halihazırda üst seviyedeydi.
  • 16027
    komple kariyeri değil de içinden en iyi bir sezonu karşılaştıracaksak, selçuk inan'ın 2011-2012 sezonunda ulaştığı seviyeye hiçbir yerli orta saha ulaşamamıştır, ulaşamayacaktır. 10-11, 12-13 de iyiydi fakat 11-12 sezonundaki selçuk, melo ikilisi gibi orta saha ben daha görmedim.

    bu sezondan sonra kendisini futbolcu olarak takımımızda görmek istemiyorum. teknik ekibe katılsın, hocanın yanında olsun.
  • 16028
    selçuk inan, bize ilk geldiği sezondaki hatta trabzonspor'daki performansına daha erken yaşlarında ulaşabilseydi, çok daha büyük bir oyuncu olarak anılıyor olurdu bence. zamanında xelçuk filan diyorduk da xabi alonso gibi gerçekten guardiola'nın bile isteyeceği bir oyuncu olabilirdi.

    emre belözoğlu ise çok erken yaşlarda zirve performansına ulaşmasına rağmen, gereksiz agresifliği ve sık sık sakatlık yaşaması biraz hak ettiği noktalara ulaşmasını engelledi. bana göre çok farklı bir seviyede oyuncuydu ve dünyada oynayamayacağı takım yoktu.

    2000 kadrosu için konuşursak ise, o zamanki oyun planında gheorghe hagi'nin olduğu takımda orta sahayı emre-suat-okan gibi dinamik bir üçlü daha iyi tamamlıyordu ve bence prime selçuk inan'dan daha iyi olan tugay kerimoğlu'ndan vazgeçilebildiyse selçuk inan'dan da vazgeçilirdi.

    selçuk inan tarzı oyuncular, çalıştıkları teknik direktörler ve oyun planlarına göre zaman zaman değer kaybedip, kazansa da emre belözoğlu tarzı oyuncular 2000 yılındaki modern futbola da uyuyordu, 2010'dakine de 2020'dekine de uyuyor. yani her teknik direktörün tercih edeceği, hiçbir zaman değer kaybetmeyecek bir oyuncu tipi bence.
  • 16029
    selçuk inan'a 2 sezonluk futbolcu demek çok büyük haksızlık. trabzonspor'daki bize gelmeden önceki 2 senesinden 2015/2016 sezonuna kadar selçuk inan gayet iyi performans sergiledi. bu dönem içinde ligin en iyi orta saha oyuncusuydu. herkes 11/12 performansı neden devam etmedi diyor ve hakkına giriyor. bu ligde gol ve asist istatistiklerinde çift haneye çıkmış başka merkez orta saha oyuncusu var mı? orta sahayı bırak, alex dışında ki o da hücumcu oyuncu yok.

    prime time'i belözoğlundan kat kat iyi olan oyuncu.
  • 16030
    5 yıllık 20 milyon euro'ya yakın para kazandığı, galatasaray'ın belini kıran o kontratın son iki senesinde "indirim yapalım uzatalım" tekliflerine yanaşmamasını asla unutmayacağım oyuncu.

    efsane olmak bir kulüpten hiç ayrılmamak değildir, zaten galatasaray'dan kazandığı dudak uçuklatan tarihin en kazık 2-3 kontratından biri varken başka bir seçenek düşünemezdi.

    maç başısıyla yıllık 4 milyona dayanan kontratını kulübeye sırtını dayaya dayaya almıştır. o kontratın suyuna kadar sıkıp içmiş üstüne kontratını bir kez daha uzatmıştır, şimdi de bir kez daha uzatmak istemektedir. ben bunda asil bir galatasaraylılık göremiyorum kusura bakılmasın. galatasaray'ı çok düşünseydi yabancı kuralından faydalanıp kopardığı o korkunç kontratı yine pahalı ama daha makul çizgiye çekebilirdi. kulüp bunu çok istedi ama o hiç buna yanaşmadı.

    emre kıyaslarına çok girmeyeceğim emre tabii ki bu kulübe ihanet etti falan ama farazi bir kıyas üzerinden sempati devşirilmesi yanlış. en az 4 bence 6 senedir yata yata galatasaray'ın iliğini kemiğini kurutan bir futbolcu için fazla kredisi var.
  • 16031
    iki senelik futbolcu olduğuna ben de katılmıyorum. 2012 ve 2013 şampiyonluklarının yanı sıra 2015 şampiyonluğunda da gayet iyi oynamıştı. hatırlamak istemediğim, son derece boktan geçen 2016 yılında da kötünün iyisiydi. onun dışında da ara ara iyi performanslar gösterdiği olmuştu. tamam formdan çok düştü ve gerçekten çok paraya oynadı ama o dönem yapılması gereken bir hamleydi. o sene kendisini fenerbahçe transfer etseydi paralel evrende yine şampiyon olabilir miydik orası biraz muamma. durup durup gömmeyin adamı yahu. biraz da güzel anılarla hatırlayın futbolcuları...