• 648
    hangi sosyal platforma göz atsam ‘sayın öcalana özgürlük’ diye bir kurum binasına girişinde çıkışında videoları karşıma çıkıyor. bu nasıl bir simülasyon hicap mı duyalım mahçup mu olalım öfkemizden diş mi sıkalım bu ne be kardeşim yeter be. şu memlekette hayatta kalmaya çalışmak yetmiyor bir de her gün bir abuk subuk olaya maruz kalıyoruz.
  • 651
    osmanlıya isyan eden sırtından hançerleyip bir de bunu bayrağına koyanların kuruluşunda kamplarında elemanlarını eğittiği örgütün başına olan sevgisini belirtmiş "türk" vatandaşıdır. neden bu kadar şaşırıldı anlamadım. haksız yere yıllarca suçsuz zindanlarda yatan ve duruşundan zerre ödün vermeyen insanların aksine 24 saatte ne mal olduğunu ortaya çıkarmıştır.
  • 652
    aşağı yukarı 35 senedir galatasaray tribünlerine hakim olan ve yine aşağı yukarı 35 sene sonra ilk defa dokunulan, evi aranan, arama görüntüleri servis edilen, iki kolunda polisle kameralara görüntüsü verdirilen kişi.

    2026-2027 yaz transfer dönemindeki hareketsizlikten ve yönetimin sessizliğinden dolayı millet komplo teorileri üretiyordu. kendisine dokunulmasına sebep olan malum çıkışından * birkaç gün önce serbay şenkal aynı "teori"yi çektiği videoda ifade etmişti.

    https://www.instagram.com/...gsi=djl3czExeWRtaTBm

    zaten basında sebahattin şirin'in verdiği ifade olarak yer bulan metinde de bu videodan ve birkaç ismin daha bunu dillendirdiğinden bahsedilmektedir.

    "dokunulması"nın yegane sebebi de aslında söylediği şeylerden çok sosyal medyada koparılan yaygaraydı. tıpkı kara harp okulunun mezuniyet törenlerinde ezelden beri yapılan bir ritüelin şaşkaza orada bulunmuş bir avuç aklıevvel tarafından "bunlar kime gözdağı veriyor" şeklinde bir yaygaraya dönüştürülmesi sonrası pırıl pırıl askerlerin ordudan ihraç ettirilmesi gibi...

    haklı olanın acelesi yok ve o süreç usul usul ilerlemeye devam ediyor. koparılan yaygara sonrası alınan kararlar hukuk yolu ile düzeltilmeye devam ediyor. orası entrynin konusunu da saptırır, ilgi alanımızın da dışına çıkar...

    15 ocak 2011 protestosunda millet erdoğan bayraktar'ı ıslıklarken elleri havada göstererek alkış tutan, gezi parkı protestoları yapılırken polislerle birlikte kendi stadında hafiyelik yapan, 15 temmuz 2016 darbe girişimi sonrası pankartlarını beyaz üzerine kırmızıya çeviren, defalarca devlet eliyle verilecek mesajları pankart olarak veren, koreografiler hazırlayan, şampiyonluk deplasmanına kudüs pankartıyla giden ultraslan'dı. sebahattin şirin de bu ultraslan'ın tartışmasız lideri konumundadır.

    yönettiği oluşumu bu derece iktidar ile aynı doğrultuda götüren, hatta bazen bunun ötesine de geçen bir profil. kendi kimliği, hayatı ve tercihleri bir kenara; yine de gerek gizli gerek açık toplantılarda yönettiği kitleye devletle aynı doğrultuda sufleler veren bir profil. bu yönüyle bakınca, sosyal medya yaygarası üzerine dokunulması gerçekten absürt bir durumdu. dokunulduktan sonra yaptığı şey bu absürtlüğe daha da absürtlük kattı.

    bu konuda yorum yapmak zor. söylenmiş ve kabul edilmiş bir slogan var ortada. bunu herkes, sebahattin şirin'e dokunanlar dahil, işine geldiği gibi kullanacak. arada epey bir insan, kendi insiyatifinde olsun ya da olmasın bir yerlere çekilecek.

    dursun aydın özbek yönetimi'nin yaz başında kasada 500 milyon var diye başlayıp ağustos ortasına sıfır transfer hareketiyle geldiği süreçte ortaya atılmaya başlanan komplo teorilerinin bizi getirdiği nokta bu.

    altı üstü üç ayda rüzgar ne kadar tersine dönebilirse, onun kat kat fazlası şekilde dönmeye devam ediyoruz. 4 sene üst üste şampiyon olmak ne kadar büyük başarıysa, 3 ayda bu derece içine sıçmak da o derece büyük bir başarı.

    galatasaray kaybetmeye devam ediyor. sebebi ve altındaki düşünce her ne ise galatasaray kaybetmeye devam ediyor. yönetimin pısırıklığı, eylemsizliği ve iletişimsizliği her geçen dakika bize kaybettirmeye devam ediyor.

    bakalım, daha nereye kadar kaybedeceğiz...
  • 653
    34 yaşındayım yaklaşık 27 senedir galatasaray'ı aklım yeter halde neredeyse hiçbir maçını kaçırmadan takip ederim 27 senedir ilk defa dün galatasaray adına bu kadar üzüldüm ve utandım. sebebi ise bu kişi. yaptığı şeyin koskoca bir camianın adını kullanarak girdiği işin açıklaması yok.

    galatasaray çok büyük bir camia ve maalesef güncel olarak yönetimi ve "tribün lideri" galatasaray markasına yakışmayacak adamlardan oluşuyor. belki de hazır bu kadar öndeyken kulüpteki her şeye bir reset atma zamanı gelmiştir.
  • 658
    evinde anlamsız miktarda paralar, ruhsatsız silahlar varken durduk yere seyyar giyotine bulaşıp, durduk yere eli kanlı bir teröriste özgürlük isteyen bir piyondur. neye ve kime hizmet ettiğini kestiremiyorum ama asla türklere ve galatasaray’a hizmet etmiyor.

    böyle rezilliklerin tam ortasına galatasaray’ın ismini koyan birinin galatasaray maçlarında işi olamaz bundan sonra gidip amedspor’da amigoluk yapabilir. iç sahadaki taraftarı bilmem ama deplasmanda elinde megafonla tribüne gelmesin, arkasına geçip örgüt marşı okuyacağımızı sanmasın.
  • 660
    kendisini savunmak için hakkında yazılan uzun uzun yazıları gördükçe güldüğüm kişi.

    herifin söylediği söz belli, peşinden yaptığı açıklama belli ama sempatizanları, abi çekenleri hala 40 takla atıp derin derin analizler yapıyorlar. bir konuda da taviz vermediğiniz net bir duruşunuz olsun.

    ali sami yen’e sokulmaması gerekiyor. yönetim sokarsa onlar da bu herifin söylediklerini sahiplenmiş olurlar ve bu kurumsal bir kimlik haline gelir.

    transfer gibi diğer işleri zaten beceremiyorsunuz, en azından bunu becerin de tertemiz galatasaray taraftarlarını lekeleyip milletin ağzına düşürmeyin.
  • 662
    sevdiğim çok değerli bir atasözü var. "arkamdan yürüme öncün olmayabilirim, önümden yürüme takipçin olmayabilirim, yanımda yürü. işte o zaman eşit oluruz." kendisi ne yazık ki öncülüğe soyunmuş, bu öncülük ile milyonlar edinmiş, kendisini söz sahibi zannedip yanındaki çoluk çocuktan güç almıştır. galatasaray'ın gücünü kendi gücü zannetmiş, yıllardır tribüncülük adı altında çeşitli insanlık suçları işlenmesine göz yummuştur. bu kibir de en sonunda hayatına mal olacak hata yapmasına sebep oldu. bu güne kadar rezil yönetimlere karşı bir tutumu olmayan bu şahıs birden siyasi gerçeklik adı altında devletin sinir uçlarına dokundu. bir iş var bunun altında ancak illa ki aydınlatılacaktır. çünkü görünenlerin aksine muhalefet edecek cürüm kendisinde yoktur. yıllardır "reis" adı altında full kombineli, yönetimler tarafından fonlanan bir isim olarak anılıyorken şimdi bebek katili sevicisi olarak anılacak. yaptığı hatayı balçıkla sıvadı. herkes ironi zannederken bomba bir açıklama daha yaparak işi nirvanaya taşıdı. galatasaray ve taraftarı bireylere bağımlı değildir. yaptığı açıklama kendisini bağlar. isteyen istediğini söyleyebilir. galatasaray'lı biri suç işleyemez diye bir kural mı var? bu olay inşallah bazı şeylerin önünü açar. karaborsa işini bu yolla patlatırlarsa herkes istediği gibi kulüp fiyatlarıyla maça gider. tabi işin ucu bazı yöneticilere dokunmuyorsa!
  • 664
    belli ki kendi ajandası olan, galatasaray'ı kendisi için araç gören birisi. galatasaray olmasaydı kendisinin ne o kadar serveti olurdu ne de o kadar itibarı. şu saate kadar arkasında dolaşanlar tanımamış olabilir, karakterini çok iyi gizlemiş olabilir ama bu süreçte ne olduğunu anlamayanın ya zekasal bir problemi ya da abileri gibi farklı ajandaları vardır. o yüzden ultraslan için milat olabilecek bir süreçten geçiyoruz, burada taraf seçecek artık taraftar grubu olarak ultraslan. cumhuriyetin galatasaraylı çocukları mı olacaklar yoksa apocu liderlerinin emir kulu mu olacaklar.
  • 665
    kendisi ve ultraslan için berbat ilerleyen bir sürecin sonunu da aynı şekilde getirmiş. açıklaması şu şekilde;

    --- alıntı ---

    kamuoyuna...

    hakkımda başlatılan soruşturma ve gözaltı sürecinde stres, zihin ve beden yorgunluğu altında sarfettiğim bazı sözlerin ciddi bir yanlış anlaşılmaya yol açtığını ve bunun da her zaman olduğu gibi birtakım art niyetli kişiler tarafından çarpıtılarak istismar edildiğini üzülerek ve esefle takip ediyorum.

    hakkımda kamuoyunda dolaştırılan birtakım ağır suçlamalar, özellikle uyuşturucu kullanma gibi itibarsızlaştırıcı ithamlar (ki hayatımın büyük bir kısmı uyuşturucu ile mücadeleyle geçtiği; özellikle de üniversiteli gençlerimizi bu beladan korumak için bütün çabaları sürdürmeme rağmen) diğer yandan incitici gelişmelerin ağır etkisi altında sinirle sarfettiğim sözlerden sanki terörist apo'yu savunduğum gibi tamamen aksi bir anlaşılma çıkması benim açımdan kabul edilemez bir durumdur.

    böyle bir durum benim 50 yıllık geçmişime, inanç ve değerlerime, herkesin yakından bildiği şahsiyetim ve değişmez duruşuma tamamen zıt bir durum olur ki, bundan da allah'a sığınırım.

    böylesi yanlış anlaşılmaya yol açan ifadelerimden dolayı öncelikle şehit ve gazi ailelerimizden, kamuoyundan ve bütün dost ve kardeşlerimden özür dilediğimi belirtmek istiyorum.

    ülkemizin ve milletimizin huzuru, barış, güvenlik ve terörsüz türkiye geleceği adına tüm partilerimiz tarafından atılan bütün adımları desteklemekle birlikte, milletimizin tertemiz vicdanında terörist başı olan katil bir kişiye ömrüm boyunca asla olumlu bakmadığımı ve onların hepsini ilahi adalete havale ettiğimi bir kez daha bütün kamuoyuna beyan ediyor, onurlu bir şekilde adalet ve hakkaniyetin yanında duran tüm dostlara, milli duruş sahibi herkese selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

    hep söyledik hep söylüyoruz;

    birlik ve beraberlik içerisinde tek türkiye!

    --- alıntı ---
  • 666
    biraz önce x'te yaptığı açıklamaya kahkahayla güldüğüm terörist sevici zat.

    bu ülkede insanların yüzsüzlük omurgasızlık seviyesi çığrından çıktı artık. adam daha 2 gün önce öcalan'a özgürlük diye götünü yırtmış, bugün çıkmış " terörist apo'yu savunduğum konuşuluyor " gibi bir açıklama yapıyor. gerçekten utanmazlığın çok ötesinde ağız dolusu küfürleri hakeden ama format gereği sövemediğimiz bomboş adamlarla dolu ülke.
  • 670
    fenerli akrabalarla futbol dışı her konuda mükemmel anlaşabiliyoruz. hani bir laf var ya, konu fenere gelince en akıllısının iq rambo okan seviyesine iniyor diye. hiç şaşmaz. fakat bizimkilere gelince, konu bu zat-ı muhtereme gelince de değişen birşey yok. hemen abi, reis kesiliyorlar. kendisiyle inancımız,savunduğumuz herşey tam zıt. olabilir. ortak sevdamız galatasaray, onda da menfaatsiz, çıkarsız, karşılıksız galatasaray aşkı konusunda muhtemelen yine uyuşmuyoruz. e o zaman? kendisini tanımıyorum, tanısam kesin severim diye bir yanılgıya düşüp youtube'da konuk olduğu bir programı izleme eziyetine düştüm. küresel güçler, büyük oyunlar. oyun böyük yeğenim diyen facebook dayılarından farkı yok. lan herşeye rağmen bu adam basiretsiz yönetimin yapması gerekeni yapıp sorumluluk alıyor diyip tam kanım ısınacak, terörist piçe özgürlük diye bağırıyor. ironidir olm diyorum ikinci kez de aynı şeyi söylüyor. her alanda bir lider, bir başkana ihtiyaç yok, galatasaraylılar aynı ortak menfaattr oldukça ortak hedefe tek beden tek ses ilerleyebilir. tez zamanda adının çocukluk aşkımla birdaha anılmaması dileğiyle.
App Store'dan indirin Google Play'den alın