• 47
    eskiden tam tersiydi.
    yani avrupa diye genelleyelim, takım avrupa maçında bir başka oynardı.
    bırakın korkmayı hiç avrupa maçı yapmamış ayaklar bile aslan kesilirdi. bu galatasaray'ın kültürüydü.
    galatarasaray'a ait ve ona özgü bir durumdu.

    buna tam uyacak bir tane örnek vereyim. hem de portekiz deplasmanına da uygun olacaktır:
    (bkz: 6 kasım 2008 benfica galatasaray maçı)
    maçı 0-2 kazanıyoruz. 2 maç 6 puan.
    bizim kadro çift forvet, ümit-baros,
    orta sahada akman-arda-lincoln- meira yı da buraya ekleyelim hadi
    savunmada balta-e.aşık-servet-sabri
    kalede de sanctis

    rakipte cardozo var, reyes var aimar var, di maria var.
    di maria nın daha genç hali sonra real yaptı zaten. diğerler de isimli topçular. nuno gomes'i de yazmadım. milandan sonra eskisi gibi değil diye.

    bizim teknik direktör skibbe.
    meşhur manşetin konusu futbol adamı.
    galatasaray da elde yok avuçta yok. maaşlar paralar hep sıkıntı.
    zaten bir gecede derler ya tabiri caizse bir gecede meirayı zenite sattılar. bu maçtan 3 ay sonra falan.
    para ihtiyacı o derece. ofisteki koltuğu bulsalar onu satacaklar.
    genç arda var bizde, canı isteyince döktüren lincoln var, baros var ümit var.
    arka tarafta da stoperlerin biri yaşlı diğeri ağır ve kalas.
    bizde sonradan oyuna girenler : mehmet güven (altyapıdan)- yaser yıldız (yerli forvet. sonra manisaya gitti) bir de volkan yaman (almanya altyapılı olanlardan)
    yedekte sokacak adam yok yani. meira normalde stoper ama adam yokluğundan orta sahada.

    maç başlamadan kağıt üstünde dersin ki galatasaray burdan en az 3 lük olur.
    yani korksak maça çıkmasak kimsenin bir şey diyemeyeceği durumdayız.
    ama öyle olmadı. galatasaray'ın avrupa kültürü, daha da açmak gerekirse, o seviyelerde bir çok kez maç yapması ve bunu nesillere aktarması sayesinde bu maç kazanıldı.
    ayhan akman'ın belki kariyer maçıdır mesela bu maç.
    servet çetin in yavaşlığı abdülkerimi geçerdi belki. ama gol yedirmedi.

    demem o ki, geçmişte; galatasaray bundan çok daha kötü dönemlerinde kendinden çok daha güçlü rakiplerle karşılaşmış ve onları yenmeyi başarmıştır.
    oyuncular formsuz olabilir ona diyecek lafım yok ama, tarihsel olarak elde ettiğimiz başarıların neredeyse tamamı rakipten korkarak değil, rakibin büyüklüğünden bağımsız kendine inanarak gelmiştir.
    yeter ki sahaya mental olarak "rakipten çekinerek" değil kendimize güvenerek ve kazanma arzusuyla çıkalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın