• 8
    sezona başlarken "bu sezon ki kadro kalitesine bakılırsa küme düşebilir" yakıştırmalarına maruz kalan galatasaray'ın mucizeler estirdiği şampiyonlar ligi sezonu. takım önce nantes, psv eindhoven ve lazio'nun olduğu gruptan 10 puan alarak bir sonraki tura yükselir. ikinci grup aşamasında barcelona, liverpool ve roma'nın olduğu ölüm grubuna düşer. burada öne geçtiği dört maçta da skoru koruyamayarak dört beraberlik alır. bir tane de golsüz beraberliği olunca 5 maçta 5 beraberlikle son maça gider. son maçta ali samiyen'de barcelona'yı ağırlamaktadır. maçı kazanırsa lider, kaybederse sonuncu olacaktır. ve takım çok bariz bir ofsayt gol yiyerek elenir. burada esas üzüntü, galatasaray bu maçı kazansaydı çeyrek finalde panathinaikos ile eşleşecekti ve sanıyorum ki liverpool, roma ve barcelona'yı saf dışı bırakan bir takım panathinaikos'u rahatça geçip yarı finale yol alacaktı. ama yarı finalde bizi bekleyen eşleşme her zaman ki gibi real madrid olacaktı. potansiyel bir yarı final görmeyi ofsayt bir golle kaçırmak büyük üzüntü.
  • 9
    hasan şaş'ın dediğine göre, 19 mart 2002 galatasaray barcelona maçında yenilmemizle o sezon şampiyon olmamız kesinleşmiştir. zira takım hem nitelik hem nicelik olarak hem lig hem de avrupa'yı kaldırmakta zorlanmaktaydı. barcelona karşısında her ne kadar hakkımız olan çeyrek finali kaçırsak da, oyuncular için bu sıkışık fikstürde nefes alma imkanı doğurmuş. nitekim maç takvimi rahatlayan galatasaray, lige odaklanmış ve 15. defa şampiyonluğa ulaşarak 3. yıldızı takmaya hak kazanmıştır.

    her seçiş bir vazgeçiştir derler ya, galiba galatasaray için gayrıihtiyari bir seçim sonucu hayırlı bir neticeye ulaşılmış. her ne kadar bir ilk olan üst üste iki kez şampiyonlar ligi çeyrek finali yapma başarısından mahrum kalınması olsa bile. çünkü bir diğer ilk, üçüncü yıldızı ilk takan takım unvanına erişilmesiydi.