• dünya'da hoş örnekleri olsa da, türkiye'de mümkün değildir.
    neden?

    mesela bayern münih'in şike yaptığı tescillense, avrupa'dan 2-3 yıl men edilse,
    tapeler çıksa yöneticilerinin, başkanları hapse mahkum olsa,
    başkanları "sikerim böyle münih'i" dedikten sonra taraftarları o'na destek yürüyüşü falan yapsa münih burjuvasının caddelerinde;

    dortmundlu tiksinir.
    wolfsburglu nefret eder.
    schalkeli mahkemeye taşır.
    kölnlü protesto eder.

    ama adamlar temiz şampiyonluklar aldığında, dortmund'lu futbolcular sahada, yöneticiler locada alkışlıyor münih'i.
    aynı şekilde ingiltere şampiyonluğu kesinleşmiş kulübü, bir sonraki hafta rakip takım oyuncuları çember olarak alkışlıyor.
    yine benzer şekilde, ispanya şampiyonu netleştiğinde, son hafta oynadıkları büyük takımın oyuncuları, seremoni yapıp şampiyon takımı alkışlıyor.

    tribünler alkışlıyor.
    çünkü kimse, şampiyonluğun temiz olup olmadığını düşünmüyor.
    götü yiyip de şike yapılınca, ve bu kanıtlanınca, örneğin italya'da, juventus gibi bir devi alt lige gönderiyorlar.
    tüm taraftarların vicdanları rahat ediyor.

    emenike gibi bir şikeci korkudan kaçıp rusya'ya gitmiyor.
    sular durulunca dönmüyor.

    nedved gibi adamlar takımlarını üst lige tekrar taşımaya çalışıyor.

    bu süreç türkiye'de o kadar yavşatılıyor ki, sivasspor teknik direktörü'nün çıkıp da "benim şikeci arkadaşlarım da var, ailecek görüşürüz, iyi insanlar" demediği kalıyor bir tek.
    çünkü, senin şikeci arkadaşların davar, bunu söylesen neyse...

    "ben şike yapmışsam kendim için mi yaptım" diyor herif.
    "bu süreçte fenerbahçemizin adı yıpratılmak için çok söyleniyor" diyor, tüp bile takamayan tüpçü müdürü...

    beşiktaşlı ses etmiyor.
    kasımpaşalı sorun yapmıyor.
    kayserisporlunun canına minnet.

    kim konuşuyor?

    ülkenin en büyük ve etik değerlere en çok önem veren kulübü galatasaray başkanı...
    uefa'yı mail yağmuruna tutan galatasaray taraftarı.

    bir de trabzonspor, çıkar çatışması için.
    ama o konu da ilginç.

    mesela, bu asarım keserim triplerindeki kurtlar vadisi kaçkını yönetici amcalar, lafa gelince "öldürmeli gömmeli" konuşuyor.
    ama şikeyi ört bas eden güç odağı, seçim çalışmaları için trabzon'a geldiğinde, bu "delikanlı" arkadaşı miting alanlarında görüyoruz.
    "aga bu adam benim şampiyonluğumu çalan kulübü kolladı" demiyor.
    onun yerine "padişahım çok yaşa" diyor...

    taraftarı desen, takım 1-0 gerideyken, sahaya kapı kolu ve bombalar atıyor.
    maçın tatil olacağı ve 3-0 yenik duruma düşecekleri belliyken, bu arkadaşlar maçı sabote etmeye devam ediyor.
    ve sezonun belki de en kritik 90 dakikası tamamlanamadan, şikespor maçın galibi oluyor.

    sonra da zırıl zırıl ağlıyor bu arkadaşlar, kupa diye.
    geçti artık, ayık olacaktın tribünde...

    haliyle, siyaset - ticaret - futbol - rant dörtgeninde, galatasaray camiası hariç, spor kamuoyu saçmalıyor.
    şikespor'un bayrak adamı yorumcusu ve şovmeni, sürekli iktidarla görüşüyor.
    spor yazarlarından bir kısmı, utanmazca bu olaylara destek veriyor.

    tüm bu pisliklerin bile üstüne, şikespor şampiyonluğu garantileyince, galatasaray resmi sitesinden "kutlama mesajı" yayınlıyor, bu ezeli ve şikeci rakibe.
    aslında demek isteniyor ki, "ahlak anlayışınıza, etik değerlerinize sokayım, ama bu ülke böyle, biz de bize yakışan inceliği gösterelim".

    aynı gece, şikespor'un içlerindeki gaspçı ve yağmacı, aynı zamanda da vicdan yoksunu tipler, kendi mahallelerindeki gsstore'u yağmalıyor.
    6 aylık bebeğin giymesi için üretilen "metin oktay zıbını"nı, türk bayraklarını, ülkeyi başarıyla temsil etmiş galatasaray flamalarını, ayaklar altına alıyorlar.

    sonra da kamuoyunda, "şampiyon takımı alkışlama" şenlikleri başlıyor.
    siktirin gidin...

    he dersen ki, akhisarlılar alkışladı bugün* feneri,
    maçı 3-1 kazanan akhisar'a bakarım, çiçek teslim ettikleri tosunun sahada çektiği "hassiktir"lere bakarım.
    yani şu şartlarda, altında bir bit yeniği ararım.
    aynı akhisar'ı, emekleri çalındığı gün de alkışlamaya davet ederim...

    ben açık açık yazıyorum, söylüyorum.
    ne zaman ki bu ülkede futbolu pisliklerden temizlersiniz,
    siyasiler futboldan elini eteğini çeker,
    saha içinde tekme atan emenikodumun çocukları hak ettikleri cezaları alırlar;
    ne zaman ki hakemin suratına tükürmek ceza gerektirir,
    ne zaman ki "siktiğimin zencisi" diye küfreden adi ırkçılıktan ceza alır,
    ve ne zaman ki suyun karşı tarafındaki kulüp alın teri ile, hilesiz hurdasız, adil yönetimlerle ve kulisler olmadan şampiyon olur,

    şeref sözü veriyorum, fenerbahçeyi bir taraftar olarak stadta da alkışlarım, iş yerimde de.
    futbolun temiz olduğu yıllarda metin oktay fenerbahçe forması giymişti bir maçın bir devresinde,
    yani bu kulübün genlerinde centilmenlik üst düzey.

    siz önce, kendi seviyenizi olması gereken yerlere çekeceksiniz.
    sonra alkışlamazsak, bize kızabilirsiniz.