• 1
    bilmiyorum başka yazarların başına gelmiş midir ama az önce benim başıma gelen olay.
    sıcağı sıcağına yazıyorum,
    şampiyonlar ligi maçındayız, forvet oynuyorum. ceza sahası yan çizgisinin üzerinde kaleye yakın bir bölgede frikik oluyor. topun başında ben ve didier drogba (doyamadık sana rüyalarımıza giriyorsun) var. drogbacığım, ben üzerinden atlayacağım sen vur diyor ben şiddetle itiraz ediyorum. hayır sen direkt kaleye vur, iyi vurursun buralardan (yalan mı). neyse, drogba vurmuyor, üzerinden atlıyor (yapma bunu). benim elim ayağıma dolaşıyor o anda, hareketlenemiyorum topa. neyse ki arkadaşlarım hızlı davranıp topu içeri ortalıyorlar ve gol oluyor. (ortayı kim açtı, golü kim yaptı... fatal error!)
    ikinci yarı sahaya çıkarken görüyorum kendimi sonra bir anda, fatih terim'den ufak bir fırça yemeden olur mu. neden öyle yaptın, dikkat et! diye ikaz ediyor. (hocam ilk defa oynuyoruz bu kadar taraftar önünde, şeyapma fazla sen de)
    kendi kendime ikinci yarı varımı yoğumu ortaya koyacağım galatasaray için diyorum. taraftar tezahürat yapıyor, içim pır pır. sonra mal gibi gülerek uyanıyorum.

    çok gerçekti, müthişti. hala etkisindeyim.