• 5
    iticilikte valhalla'ya eren ispanyol basketbol kulübü.

    bir takım baştan aşağı insanı itebilir mi lan, nasıl bir istikrar bu; ispanyol basketbolcuların en ufak temasta ak-47 ile avlanmışçasına kendilerini yerlere atma ritüelleri zaten bilinir, bu konuda en tepededirler; ancak heriflerin güney amerikalıları da aynı ya, şaka gibi. facundo campazzo'sundan felipe reyes'ine, gabriel deck'inden rudy fernandez'ine, koç pablo laso'sundan salon anonsçusuna, dübürü yırtık cırtlak taraftarından wizink center'daki reji ekibine... alayı uyuz. vallahi pes.

    ispanyol basketbolcular konusunu açmak gerekirse; ispanya basketbolunun altın jenerasyonunu bilmeyenimiz yoktur herhalde? fernandez-reyes ikilisine ek olarak gasol kardeşler, jose calderon, juan carlos navarro, ricky rubio (geçiş neslinin 1 numaralı temsilcisi), sergio llull, sergio rodriguez ve adını yazmadıklarım... beceri hacmi ve yetenek potansiyeli olarak kusursuz bir nesil(di). elde ettikleri uluslararası başarılar elbette ki takdir edilesi. yalnız bu oyuncu havuzunun basketbolu sadece basketbol olarak görmediği, işin içine "pis işler" olarak tabir edilen birtakım sevimsizlikleri de en fazla haliyle dahil ettiği detayı bir realite.