• 11
    şu insanı falan değil bildiğin, adı “cahillik” olan eğitim. öğretmen olarak utanıyorum.
    örneğin derste periyodik tablo konusunu işlerken henry moseley isimli ingiliz bilim insanını elbette anarız ve tabi sonunda da çanakkale savaşında öldüğüne değiniriz. bunu dedikten sonra ohh iyi olmuş diyen mi istersin, katil osmanlı diyen mi istersin hepsi var. çok üzücü. elbette konuyu, ülkemiz için mecburiyet olan bir durumdu ölmesi ama bilin adına da tabi kötü bir durumdu deyip bağlıyorum. ancak o tepkiler ancak evdeki anne babadan gelen tepkiler. sonuçta 13-14 yaşındaki çocuk anne babasının aynası oluyor.
    girdiyi toplamak gerekirse, bu olay tamamen salt cahillikten kaynaklanıyor ve bunun yolu eğitimden geçiyor.
    tabi eğitim dediğimizde aile, öğretmen ve en önemlisi devlet eliyle oldurulabilen bir olgu.
  • 13
    her iç saha milli maçında gelenekselleşmeye başlayan utanç verici davranış. fırça uzatsın uzatmasın, havaalanında bekletsin bekletmesin rakip gözetmeksizin aynı rezil olay sürekli tekrarlanıyor ve alışkanlık haline dönüşüyor. çoğunluğu ceza uygulanmadan hizaya gelemeyen bir toplum olarak milli marş ıslıklamaya uefa'nın ceza vermesi gerektiğini düşünüyor ve bundan utanıyorum.
  • 14
    bunun başlığını yeni gördüm kendim başlık açacaktım neredeyse.

    dün gece (bkz: 14 kasım 2019 türkiye izlanda maçı) ile gördüğümüz üzere ülkedeki rezilliğin, cahilliğin, kepazeliğin, vicdansızlığın, ahlaksızlığın şehir ile alakalı olmadığını gösteren organize ve amatör eylemdir. artık tekrar edildikçe de millet alıştı sanırım, milli maçımızı konya'da, sivas'ta, antalya'da, trabzon'da istanbul'da oynamışız hakikaten fark etmiyor. türk insanoğlunun ekseriyeti etkileşimde olduğu her şeye nefret ve kin duyabilecek, nefret kusabilecek iğrenç bir topluluğa dönüştü. aslında bu dönüşümün de nedenleri var elbette ama gerçekten sözlük formatının dışına da çıkıp daha derin konulara girmek istemiyorum.

    gördüğümüz en sempatik milli takımlardan birisi sahadaki ve gerçekten bu ülkeyi hak etmediğini düşünüyorum. iyi ki gittiler, kendilerini gösterecekler ne güzel bize farklı bir heyecan da yaşatacaklar ama keşke millet olarak görmeseydik. keşke herkesten 5-6 yeseydik de şu grup süresince milletçe yaşadığımız ve yaşattığımız kepazeliği görmeseydik. gerçi kendi futbolcusuna, kendi milli takımına, kendi teknik direktörüne saygı göstermeyen insanlardan karşı takıma nasıl davranmasını bekliyoruz ki? sürpriz mi sizce bu? daha önce şenol güneş övdüm diye dün burak yılmaz övdüm diye sözlüğe kayıt olduğumdan beri ilk defa başlığıma bir şey yazıldı olumsuz manada üstelik. zaten bazı oyuncularımızın ve şenol güneş'in başlığındaki entry'leri yukarıdan aşağıya okuduğunda içimden sadece yazık demek geçiyor.

    konudan daha fazla sapmayalım, türk milleti bir kimlik ve kültür değişimi yaşıyor ve bu kötü manada gerçekleşiyor. eskiden böyle değildik, hakikaten değildik. en azından duyduğum kadarıyla değildik. insanlarımızın birbirlerine, başkalarına, farklı kültürlere, kendilerine saygı duyduğu ve anlayışlı davrandığı dönemler bitti, yerle yeksan oldu, toz oldu. geriye sadece bu vicdanı köreltmiş bir siyasi erk ve eliyle beslediği millet kaldı. yazık oğlu yazık...
  • 19
    milli marşı ıslıklamak yerine, izlanda milli takımı sahaya çıktığında sahayı tuvalet fırçası yağmuruna (temiz olması şart değil) tutmalı devre arasında soyunma odasına gittiklernde ise izlandalı futbolcuları köpeklere aratmak suretiyle soyunma odasına almalıydık.

    çünkü hakedene hakettiği yapılır.

    çünkü haksızlığa uğramış olmak ancak karşı tarafa misliyle bu duyguyu yaşatarak giderilebilir.