• 691
    2 aralik 2020 sonrasi fiksturunde ulke yonetiminin aldigi tier sistemine gore maclarina seyirci alarak devam edecek lig.

    bulunduklari bolgelerden mutevellit tier 2 takimlari arsenal, brighton, chelsea, crystal palace, everton, fulham, liverpool, southampton, tottenham ve west ham stadyumlarina 2000 kisiye kadar seyirci alabilecek.

    diger takimlar tier 3 bolgesinde yer aldigi icin simdilik seyirci alamayacak.
  • 692
    söz konusu "tier" kategorisine göre seyirci alma kararı ülkemizde alınsaydı şu an sosyal medya çalkanıyordu. bana göre de karar son derece adaletsiz, ancak görüyoruz ki yöneticiler, adaletsizliklerini yalnızca bizim gibi ülkelerde uygulamıyorlar. bütün dünyanın gözünün üstünde olduğu bir ligde bile saçma kararlar alınabiliyor. öyle ki, 3 oyuncu değişiklik hakkında ısrarcı olmaları da çok anlamsız bu ligin yöneticilerinin. kulüpler böyle istiyor diye, oyuncu sağlığını göz göre göre riske atıyorlar.

    ama sahada oynanan oyunun kalitesi, bu kararlardan etkilenmemeye "çabalıyor". bizim yönetici portföyü sorunundan daha büyük olan problemimiz bu. her şey mükemmel olursa biz de mükemmel oluruz bahanesine sığınıyor hemen herkes. ama her şeyin mükemmel olmasına imkan yok, futbolcu ve antrenörler, bu şartlar altında dahi kendi işlerini mükemmel yapmaya "çabalamalılar". zaten ülkemizde futbol kalitesi o kadar düşük seviyede ki, aklı başında bir organizasyon 3 sene içinde ligi silip süpürecek bir takım oluşturabilir. hakeme, yöneticilere ve tff'ye rağmen. bizler de artık hakemi, yöneticileri ve tff'yi sabit kabul edip (yani değişmeyecek problemlermiş gibi görüp) galatasaray futbol takımının sorunlarını ve mükemmele götürebilecek çözüm önerilerini tartışmaya odaklanalım. çünkü biliyoruz ki premier lig'den ilk 5 içerisindeki herhangi bir takımla karşılaşsak, bütün stadyum galatasaray taraftarıyla dolu olsa ve maçı da aramızdaki en fanatik galatasaraylı yönetse, maçı kesin kazanırız diyemeyiz.

    o yüzden sorun, hakem, tff ya da yönetici değil. sorun bulduğu her fırsatta kronikleşmiş bu üç sorunu sahaya yansıtan ya da sahada olmayan oyuna bahane olarak gösteren zihniyet.