• 17
    ankara'dan gelip merter'e yerleşen, semtinde yer alan "tribüncü" insanları örgütleyip diğer semtlerdeki galatasaraylıları da yüreklendiren; sabahlama olaylarında sayısal azınlıkta olmaktan dolayı her daim savunma durumunda olan galatasaray tribününü diğer iki istanbul tribünü seviyesine çıkarmış insan. yaşadıkları hayat, içinde oldukları olaylar tartıışılır olsa da; dönemin ortamında galatasaray için kendilerince her fedakarlığı yapmıştır. biletix'in olmadığı, bilet satışının her daim muamma olduğu dönemlerde nice galatasaray taraftarının maça girip takımını desteklemesinde doğrudan ya da dolaylı olarak emeği vardır. yüceltmek ya da yermekten ziyade o dönemden gerekli dersler dikkatle çıkarılmalı, aslolan galatasaray diyerek yola devam edilmelidir.

    (bkz: kimi peygamberdi kimi öcü)
    (bkz: kimi yaralıydı kimi ölü)

    o günün şartlarıyla bugünü kıyaslamak anlamsız. bugünkü sistem içerisinde kendisini bir yere oturtmak da imkansız. ama o yıllarda bu işler böyleydi. falanca yerden uçağa binip, passoligine transfer edilen biletin kodunu okutup stadda koltuğuna giremiyordun. zaten o insanları o dönemin şartlarında böylesine vahşi kavgalara iten galatasaray kadar kendi arkadaşlık bağları ve kültürleriydi. şimdi sokakta yürüyen 3 kişinin bir araya gelip üzerinde rakip takım forması var diye birine saldırmasıyla kıyaslamak da yanlış olur.

    insanların mahalle kültürüyle yaşadığı, kurtarılmış bölge olayının falan var olduğu zamanlardı...

    galatasaray o zamanlar istanbul'un bir takımıydı. yine büyük camiası vardı, türkiye'de dünyada milyonlarca sempatizanı vardı.

    ama bugünkü gibi 20 milyon kişilik bir camia değildi...