• 14
    --- alıntı ---

    90'larda trabzonspor'da oynamış orhan çıkrıkçı, socrates dergisi 2018 şubat sayısındaki röportajında anlatıyor:

    avni aker'de oynuyoruz. özkan sümer bağırıyor: "ulan ismail, kademeye öyle mi girilir, nasıl bindirme yapıyorsun?" işin garibi, ismail ağabey kulübede oturuyor ama hoca bağırmaya devam ediyor, en son yardımcısı ali kemal (denizci) ağabey dayanamayıp araya giriyor. "hoca, ismail arkanda oturuyor!" özkan sümer, ismail ağabey ile göz göze geliyor: "ne bakıyorsun ulan! sahaya koysam aynı boku yapacaksın!"

    --- alıntı ---
  • 16
    trabzonsporlu bir yorumcudan şöyle bir anısına denk gelmiştim;

    trabzonspor 1990 yılında barcelona ile eşleşiyor kupa galipleri kupası 1. turunda. ilk maçı da trabzon'da 1 0 kazanıyorlar. deplasmandaki maçta da 7. dakikada öne geçiyor trabzonspor. golün ardından barcelona tabiri caizse akın akın geliyor trabzon kalesine ve yarım saatte maçı 3-1 e getiriyor. yenilen bir golün ardından trabzonsporlu oyuncular santra öncesinde kendi aralarında konuşup ''bu adamlar bize çok gol atacak, kendi aramızda pas yapıp zaman geçirelim'' diyorlar. ilk yarı 5 1 barcelona üstünlüğü ile bitiyor. devre arasında özkan hoca takımı fırçalayıp, neden dediklerimi yapmıyorsunuz, neden bindirmiyorsunuz vs. vs. diye hem tek tek oyunculara hem de genel olarak takıma bağırıyor. bu sırada oyunculardan biri lafa girip;

    -hocam biz arkadaşlarla kendi aramızda karar aldık, bu adamlar bize çok gol atacaklar biz pas pas yapıp zaman geçirelim dedik.
    +öyle mi x?
    x: öyle hocam.
    + öyle mi konuştunuz y?
    y: evet hocam.
    +e be şapşallar, o kadar golü yiyene kadar aklınız neredeydi?