• 1
    iyi futbol oynamayan galatsaray futbol takımı taraftarının, objektif olmak sebebi ile suçu hakeme atmaması.

    öncelikle futbol, karşılaştığın rakiple mücadele etmek üzerine kurgulanan bir oyun modeli ve bu modelde hakemle, federasyonla ya da siyasetle mücadele etmek gibi bir kural yok. o nedenle hakemin art niyetli yönettiği bir maç sonunda biz ne oynuyoruz denmez bana göre. bir takım kötü oynayabilir ki galatasaray'ın çok iyi oynamadığını eksikleri olduğunu hepimiz görüyoruz, peki bu durum hakemlerin rezil bir maç yönetmesini haklı mı çıkarıyor. ya da fenerbahçe maçı sonrası yaşananlar dolayısı ile disiplin kurulu tarafından verilen ağır cezalar hakkaniyetli bir durum mu. ligin ilk 10 haftası öyle ya da böyle 19 puan toplayan bir takımın son 7 hafta da 10 puan toplamasini normal mi gormeliyiz.

    ligin ikinci yarisinda, goztepe maçını çamur deryasinda oynuyoruz, var kararı ile lehimize faul olması gerekirken penaltı kararı veriliyor, bir penaltimiz da verilmiyor. buna ragmen kazanıyoruz. tüm kamuoyu hakemin yanlış kararından bahsetmesine rağmen o hakemler maç almaya devam ediyor. alanya maçında net bir hakem kararı yok gibi görünse de maç boyu bizi döven alanyalilardan daha fazla kart görüyoruz. trabzon maçında diagne ve ekuban'in pozisyonunda takdir hakları bizden yana kullanılıyor ve bingo hakemin bir ay dinlendirilecegi açıklanıyor. bunlar bizle ilgili olan durumlar.
    gelelim rakiplere fenerbahçe konya maçında fırat aydinus, skertelin kirmizisini ve fenerbahçe'nin penaltısını vermiyor. jahovic için kullandığı kırmızı kart yanlış ve iki hafta sonra başakşehir maçında sahada. antalya başakşehir maçında mete kalkavan emre ve robinho'nun kırmızı kartlarını es geçerken son dakikada penaltı kararı verilebilecek pozisyonda var ile diyalog bile kurmadan oyunu baslatiyor. bir kaç cılız ses dışında konusulmuyor ve mete kalkavan erzurum maçında var hakemimiz oluyor. oyunculara karşı artisligi ile ünlü fırat aydinus, malatya başakşehir maçında, irfan kahveci'nin kırmızıya yakın sarisini eş geçiyor, saçma sapan bir penaltı çalıyor ve kendisine her pozisyon da itiraz eden emre ve arda ikilisine sanki stajyer hakemlere ders verir gibi sadece konuşuyor. erzurum galatsaray maçında egemen'nin pozisyonuna penaltı verilmiyorsa orta sahada emre ve emrah'in hava topu mücadelesine niye faul veriliyor. ya da emre, serkan kurtulus'a yaptığı faul sonrası haklı bir sarı kart görürken aynı hareket kendine yapıldığında kartı geçtim faul neden verilmiyor.

    şampiyonluk yolunda bizim lehimize hata yapıldığında hakemler kamuoyu önünde linç edilip, ceza alırken, rakiplerimiz lehine daha keskin hatalar yapıldığında ses çıkmıyor ve o hakemler maç almaya devam ediyorsa maç yönetecek hakemlere verilen mesaj bellidir.

    maç bittiğinde, biz ne oynamisiz, rakip ne yapmış diye konuşuruz. hatalarımız var mı yok mu diye tartışıriz. teknik ekibe suç buluruz veya bulmayiz. bunların hepsi adil bir oyun sonunda konuşulması gerekenler. orta da adil bir oyun yoksa, hakemler art niyetli bir şekilde maç yonetiyorsa kimin ne oynadığının bir önemi yok. siparişin yerine getirilmesi gereken bir durum var demektir.