648
şu anki tablonun baş sorumlusu değilsiniz ama payınız da büyük hocam.
çünkü sizin iki tane alışkanlığınız var:
1) takımda rekabet istemiyorsunuz ve performans kaynaklı rotasyondan kaçınıyorsunuz.
çünkü bunlar özellikle "baba" oyuncularda rahatsızlık yaratabilir. bu da sizin en büyük korkunuzu tetikler: soyunma odasını kaybetmek.
bu nedenle as oyuncu her zaman as kalıyor. yedek oyuncu ise yürüyemeyecek durumda olsa bile yedek koltuğunu kaybetmiyor.
günün sonunda; yeri garanti olduğu için performans düşüşünü umursamayan, maç seçen bir as kadro ile as oyuncuların yokluğunda onların boşluğunu dolduramayan çünkü kulübedeki yeri garanti olduğu için orada göbek bağlamış bir yedek kadro oluşuyor.
2) ucuz oyuncu kötüdür.
sürekli 'avrupa transfer piyasası böyle, 30-40 milyonlar çok normal paralar.' diyorsunuz.
değil hocam, değil. o paralar arabistan hariç hiçbir yerde normal değil. avrupa kulüpleri için bile ciddi bonservisler bunlar.
gelin görün ki bunu siz de çok iyi biliyorsunuz ama korkunuzdan böyle konuşuyorsunuz. birinci maddede anlattığım rekabet korkusundan dolayı...
çünkü siz; kendini üst seviyede ispatlamış ve performansının doruğunda olan oyuncuları almak istiyorsunuz. direkt sahaya atıp oynatacağınız oyuncu olmalı. aksi takdirde rotasyonlu bir kadro kurmak zorunda kalırsınız.
o nedenle 'biz yetiştirici kulüp değiliz', 'ben yabancı oyuncu yetiştirmek zorunda mıyım?' gibi cümleler kuruyorsunuz.
siz yetiştirici olamazsınız. çünkü genç oyuncu rekabet etmek, formayı almak ister. oysa size göre rekabet yasaktır, takımın huzuru kaçar. yedek koltuğu için bile rekabet etmek yasaktır. günay'ın yedek kaleci koltuğuna göz koyan jankat'a bile tahammülünüz yok.
kısır, dar, yaşlı ve tekdüze bir kadromuzun olmasında, sizin oyuncu desteğini kaybetme korkunuzun rolü büyük hocam.
çünkü sizin iki tane alışkanlığınız var:
1) takımda rekabet istemiyorsunuz ve performans kaynaklı rotasyondan kaçınıyorsunuz.
çünkü bunlar özellikle "baba" oyuncularda rahatsızlık yaratabilir. bu da sizin en büyük korkunuzu tetikler: soyunma odasını kaybetmek.
bu nedenle as oyuncu her zaman as kalıyor. yedek oyuncu ise yürüyemeyecek durumda olsa bile yedek koltuğunu kaybetmiyor.
günün sonunda; yeri garanti olduğu için performans düşüşünü umursamayan, maç seçen bir as kadro ile as oyuncuların yokluğunda onların boşluğunu dolduramayan çünkü kulübedeki yeri garanti olduğu için orada göbek bağlamış bir yedek kadro oluşuyor.
2) ucuz oyuncu kötüdür.
sürekli 'avrupa transfer piyasası böyle, 30-40 milyonlar çok normal paralar.' diyorsunuz.
değil hocam, değil. o paralar arabistan hariç hiçbir yerde normal değil. avrupa kulüpleri için bile ciddi bonservisler bunlar.
gelin görün ki bunu siz de çok iyi biliyorsunuz ama korkunuzdan böyle konuşuyorsunuz. birinci maddede anlattığım rekabet korkusundan dolayı...
çünkü siz; kendini üst seviyede ispatlamış ve performansının doruğunda olan oyuncuları almak istiyorsunuz. direkt sahaya atıp oynatacağınız oyuncu olmalı. aksi takdirde rotasyonlu bir kadro kurmak zorunda kalırsınız.
o nedenle 'biz yetiştirici kulüp değiliz', 'ben yabancı oyuncu yetiştirmek zorunda mıyım?' gibi cümleler kuruyorsunuz.
siz yetiştirici olamazsınız. çünkü genç oyuncu rekabet etmek, formayı almak ister. oysa size göre rekabet yasaktır, takımın huzuru kaçar. yedek koltuğu için bile rekabet etmek yasaktır. günay'ın yedek kaleci koltuğuna göz koyan jankat'a bile tahammülünüz yok.
kısır, dar, yaşlı ve tekdüze bir kadromuzun olmasında, sizin oyuncu desteğini kaybetme korkunuzun rolü büyük hocam.

