yönetimin beceriksizliği veya farklı konulardaki acziyeti ortada zaten. ama yönetimin okan hoca'ya güvensizliğini de anlayabiliyorum.
kusura bakmayın ama hocam, düzgün bir kadro kurulamamasında ve oyuncu harcama işinde sizin de büyük payınız var.
1) her alınan oyuncu en iyisi, en hazırı olsun istiyor hoca.
bu uğurda diretiyor, bu uğurda haftalar harcanıyor.
"en iyisini almaya çalışıyoruz, oraya şu transfer olursa başka mevki için planı değiştiriyoruz, çok zor" gibi sözleri sıkça söylüyor zaten.
geçen sene
ederson ısrarı,
donnarumma ihtimali falan derken son ana kadar kalecisiz kaldık mesela.
bu yüzden son anda ederinin çok üstüne
uğurcan'ı aldık.
hocam tüm kadro tamamen en iyi, en hazır oyunculardan oluşamaz.
real madrid olsak bile olmaz bu.
zaten bu sene gelen +4 kuralına en fazla itiraz eden kişi sizsiniz, sürekli bunu söyleyip duruyorsunuz.
en iyisi için ısrar ve yönetimin de beceriksizliği birleşince tamamen kaosa dönen transfer dönemleri yaşıyoruz. ve sonunda panikle sağa sola para saçıyoruz.
2) çok kolay oyuncu harcıyorsunuz hocam.
çünkü sezon içinde de maç içinde de rotasyona düşmansınız adeta, beceremiyorsunuz.
bu yüzden çok adam yediniz.
batshuayi mesela. bir önceki sezon sonradan girerek 24 gol atmıştı fenerde.
bize geldi, 400 dakika bile süre veremedik. son beş dakika, son sekiz dakika falan...
10 milyon civarı teklif gelmişti, hoca "kalsın" dedi. sonra iyice küstü oyuncu 3 milyona yolladık.
nelsson mesela. bugün arkasından küfürler ediliyor. ya bu adam ilk sezon şampiyon yaptı bizi. ikinci sezon yine çok katkısı olmuştu, sanchez'i kesmişti yahu. hatta sanchez "sakat değilim, hocaya sorun" gibi demeç vermişti.
üstelik çok cüzi bir ücrete oynuyordu. ama yedek kalmak istemediği için gitmek istedi.
15 milyon civarı teklif vardı. ama hoca "kalsın" dedi. ve n'oldu dersiniz?
yine son 3-5 dakikalarda oyuna alarak harcadık oyuncuyu.
ziyech mesela. önceki sezon ortalama bir performans vermişti.
kadroda lazım dedi hoca, sözleşme imzaladık. ama 150 dakika süre verebildik sadece. haliyle oyuncu küstü, altı ayda yollamak zorunda kaldık.
dubois mesela. ilk sezonda gayet katkı veren oyuncuyu "daha iyisi" için kiralık gönderdik. sonra muhtaç kalınca devre arası istedik ama alamadık tabii ki. sonrasında bedavaya yolladık.
zaniolo,
bakambu mesela...
bu örnekler
angelino veya
morata gibi çeşitli sebeplerle performans alamadığımız oyuncular değil; performans verebilen ama rotasyonu beceremediğimiz için harcanan oyuncular.
rotasyon konusundaki beceriksizliğin sağlamasını şöyle yapabiliriz; hocanın oyuncu değişikliklerinden sonra daha kötüye giden 40 tane maç vardır belki. bir ikisi dışında tamamı olumsuz örnek.
son beş on dakikada yapılan değişiklik oyuncu harcar çoğu zaman. istemediği oyuncuyu taraftara yem etmek için hocaların kullandığı bir taktiktir.
bu son 5-10 dakikada yapılan değişikliklerin veya kimse kalmadığında oyuncuyu sahaya atmanın verdiği mesaj "hadi bakalım fırsat geldi, kendini göster" değildir.
tam tersi oyuncuya kendini değersiz hissettirir, güvenilmez hissettirir.
böyle böyle oyuncu harcanır gider zaten.
bunu takmayan adam da yedek kulübesinde göbek bağlamayı sorun etmez, takıma zerre katkı vermeden milyonları alarak oturur.
oliveira gibi,
ndombele gibi,
ilkay gibi,
kaan gibi,
eyüp gibi...
bu şekilde gidersek her sene 5-10 oyuncu gelir, 5-10 tanesi gider. florya'nın parası bitip kasa boşalana kadar veya kredi limitlerimiz tekrar dolana kadar devam ederiz.