24082
son 4 yılda oynattığı en iyi oyun ilk senesine denk gelen hocamız. bazı maçlar saman alevi gibi taktik dehalığını konuşturduğu oluyor fakat bir daha aynı dehayı aynı sezon göremiyoruz.
sürekli az kadro öz kadro peşinde koşması bizi geriye götürüyor. bu sene de geçen senelere oranla daha da suskun. ne bir yönetime sitem var ne bir oyuncu isteyiş var. istediği oyuncuların sisteme uyup uymadığına bakmadığına da eminim. gelen giden sirkülasyonu bunu kanıtlıyor.
ancak benim en zevk aldığım sezon net ilk sezondu. raşika sağda, solda kazımcan daha çok. kerem icardi mertens üçlü forvet hattı. boğucu bir tor ve boey presi.
her an gol gelecek hissi ve oyun aklı sergio. pozisyon sürekliliği, akıcılık, set ve bitiricilik. hepsi vardı o sezon. sonra 2. sezon zaten zaha-ziyech çok maç çözmüştü. az buz değil 102 puan. ama içerdeki 10 kişi kalmış rakibe mağlup olmak zehir zıkkım tadındaydı.
e sonra tabi osimhen geldi. hoca da çalışmayı bıraktı. at fink'e nasıl olsa yapar sistemine geçti. uefa'da sıçış, ligde yine son haftaya kalan şampiyonluk.
en son da bu sene. berbat bir lig serüveni ve bence kaldığımız 16 turu dahi olsa avrupa'da beklenmeyen takımlara mağlubiyet.
frankfurt-usg-monaco-juve-liverpool mağlubiyetleri rezaletti. özellikle juve ve liverpool mağlubiyetleri taraftarları karamsarlığa itti.
yanlış planlamalar, yanlış oyun içi hamleler ve yanlış oyuncu seçimleri sezon başındaki yanlış takım planlaması yüzündendi. takımın canı çıktı 60 maç yaptı.
hala aynı hatalı kadro planlaması devam ediyor hoca.
ben hocanın yanına en az 2 adam üstüne de 1 adam atanması gerektiğini düşünen biriyim. hoca sahaya odaklanmalı sadece. yoksa bu sene bu ağırlıkla, bu kadroyla 4. olursak şaşırmam.
hocamızı sever sayarım ama galatasaray'ı da başka severim. kimse galatasaray'dan büyük değildir. hocamız bunu anlamalı ve yönetime ultimatom vermelidir.
yoksa her sezon başında uyardığım gibi hamza hamzaoğlu sendromu yakındır.
sürekli az kadro öz kadro peşinde koşması bizi geriye götürüyor. bu sene de geçen senelere oranla daha da suskun. ne bir yönetime sitem var ne bir oyuncu isteyiş var. istediği oyuncuların sisteme uyup uymadığına bakmadığına da eminim. gelen giden sirkülasyonu bunu kanıtlıyor.
ancak benim en zevk aldığım sezon net ilk sezondu. raşika sağda, solda kazımcan daha çok. kerem icardi mertens üçlü forvet hattı. boğucu bir tor ve boey presi.
her an gol gelecek hissi ve oyun aklı sergio. pozisyon sürekliliği, akıcılık, set ve bitiricilik. hepsi vardı o sezon. sonra 2. sezon zaten zaha-ziyech çok maç çözmüştü. az buz değil 102 puan. ama içerdeki 10 kişi kalmış rakibe mağlup olmak zehir zıkkım tadındaydı.
e sonra tabi osimhen geldi. hoca da çalışmayı bıraktı. at fink'e nasıl olsa yapar sistemine geçti. uefa'da sıçış, ligde yine son haftaya kalan şampiyonluk.
en son da bu sene. berbat bir lig serüveni ve bence kaldığımız 16 turu dahi olsa avrupa'da beklenmeyen takımlara mağlubiyet.
frankfurt-usg-monaco-juve-liverpool mağlubiyetleri rezaletti. özellikle juve ve liverpool mağlubiyetleri taraftarları karamsarlığa itti.
yanlış planlamalar, yanlış oyun içi hamleler ve yanlış oyuncu seçimleri sezon başındaki yanlış takım planlaması yüzündendi. takımın canı çıktı 60 maç yaptı.
hala aynı hatalı kadro planlaması devam ediyor hoca.
ben hocanın yanına en az 2 adam üstüne de 1 adam atanması gerektiğini düşünen biriyim. hoca sahaya odaklanmalı sadece. yoksa bu sene bu ağırlıkla, bu kadroyla 4. olursak şaşırmam.
hocamızı sever sayarım ama galatasaray'ı da başka severim. kimse galatasaray'dan büyük değildir. hocamız bunu anlamalı ve yönetime ultimatom vermelidir.
yoksa her sezon başında uyardığım gibi hamza hamzaoğlu sendromu yakındır.


