• 606
    bu takımın başında en son görmek isteyeceğim kişilerden birisidir. bizi nasıl şampiyonluktan ettiğini, kaçarak inter’e gittiğini daha sonra az bir miktar fazla para verdi diye beşiktaş’a geldiğini unutmadık. 4-2 mağlup olduğu maçta utanmadan galatasaray hocasına vasıfsız demesini de unutmadık*.

    bütün bunlara rağmen bu adamsın galatasaraylı olduğunu savunup bize gelmesini isteyenler acilen hafızasını tazelesin.
  • 607
    galatasaray alt yapısında yetişmiş, galatasarayla futbolunun doruk noktasına ulaşmış, eskinin topçusu yeninin teknik direktörü.
    nedense biz galatasaray taraftarı olarak hep metinin veya fatihin vefasını arıyoruz. ama öyle bir dünya yok. zamanı gelirse okanın da kapasitesi bizi çalıştırmaya yeterse gelir çalışır gider, o kadar. geçmişte yaptıklarını unuturmuyuz tabiki hayır ama ona göre de bir değeri olur gözümüzde.
    aslına bakarsanız en önemli sorunumuz 2000 efsane kadrosundan bir tane hoca yetişmemesi. bülent, suat, ergün, ümit galatasaraya yakışan isimler fakat hiç biri gelişim gösteremedi, okan bizim için biraz daha farklı haa gelirse geçer takımı çalıştırır o kadar.
    fatih hocadan sonra* iyi bir hocaya ihtiyacımız var gerçeği de ortada malesef.
  • 608
    hiçbir zaman galatasaray teknik direktörü olmaması gereken adamdır. sebeplerini sıralayım:

    * emre belözoğlu'nun, arda turan'ın, acun ılıcalı'nın kankisidir.

    *ahmet bulut'un menajerlik şirketinin ortağıdır. bu şirketin bünyesinde bulunan batuhan karadeniz, serkan kurtuluş, tanju kayhan, ibrahim kaş, rodrigo tello, serdar gürler gibi adamlar kariyerlerinin en bitik dönemlerinde okan buruk'un takımlarına transfer olmuştur. bize de benzer transferler yaptırmayacağının ya da bizim kadromuzdan birini şirketi üzerinden pazarlamayacağının garantisini kimse veremez.

    *bu arkadaş 2000 - 2001 sezonunun devre arası hazırlık kampında, kankisi emre belözoğlu'yla birlikte beraber "hep sizin dediğiniz oluyor, biraz da bizim dediğimiz olsun" diyerek aralarında mario jardel ve yanlış hatırlamıyorsam marcio mandinga dos santos'un da olduğu bazı yabancı oyuncularımızın üzerine yürüyecek kadar yeniçeri tayfasındandır. geçmişinde ulrich van gobbel'le yumruklaşması olayı da mevcuttur. galatasaray'ı yaklaşık on yıl etkisi altına alan ve fatih terim'in üçüncü gelişinden sonra biten yerli futbolcuya dayalı düzenin yeniden hortlamayacağının garantisini de kimse veremez.

    *yine aynı sezona gidelim. takır takır gol atmakta olan jardel, dönemin teknik direktörü mircea lucescu tarafından birdenbire kesilir, yerine arif erdem ve serkan aykut ikilisi oynamaya başlar. garibim lucescu bu durumu "arkadaşları arif ve serkan'la daha iyi oynadıklarını söylüyor" gibisinden bir açıklamayla anlatır. o sezon fenerbahçe'yle yaptığımız şampiyonluk maçına mario jardel'le değil, arif - serkan ikilisiyle çıkarız. jardel'in yedek kalması olayında, başını okan'la emre'nin çektiği yeniçeri tayfası başrolü oynar. benzer durumlar yaşatmayacağının garantisi de yoktur.

    *13 mayıs 2001 galatasaray ankaragücü maçı'nı veren adamdır. yazılana çizilene göre okan'la anlaşan inter, kendisine ayağının kırıldığı dönemi ve geçirdiği diğer sakatlıkları hatırlatır ve bir sakatlık daha geçirirse anlaşmayı iptal edeceğini bildirir. bu sebeple, bahsi geçen ankaragücü maçının ilk düdüğünden itibaren kendisini attırmak için elinden geleni yapar ve sonucunda otuz dakikada iki sarı kart görüp oyun dışı kalır, takımımız koskoca atmış dakikayı bir kişi eksik oynar. okan da cezalı olacağı için daha sonra yeniden transfer olana dek galatasaray forması giymez. olan şampiyonluğu kaptıran ve dört yıllık serisi bozulan güzel takımıma olur.

    *10 şubat 1993 galatasaray trabzonspor maçı'nda ayağı kırılmıştır. kendisine "evladımızdır", "altyapımızdan çıkmıştır" diyerek galatasaray kulübü sahip çıkmış, okan'ın toparlanması abartısız 3-4 seneyi bulmuştur. bu dönem fenerbahçe'nin oğuz çetin'i, aykut kocaman'ı, bülent uygun'u; beşiktaş'ın metin tekin'i, ali gültiken'i, recep çetin'i,alpay özalan'ı hiç düşünmeden kapının önüne koyduğu dönemdir. ama galatasaray, her sözleşme döneminde yaptığı para pazarlıklarına rağmen okan'ı takımda tutmuş, galatasaray taraftarı okan'a farklı yaklaşmış, okan'ın yeri galatasaray taraftarı için hep ayrı olmuştur. lakin okan sağlıklı yaşam için değil, para kazanmak için spor yapmaktadır. kankisi emre'yle birlikte 2000-2001 sezonunun sonunda galatasaray'a beş kuruş para kazandırmadan inter'e gitmeyi tercih eder.

    *inter'den dönüşü de can sıkar. kulübümüz kendisini transfer etmek için uğraşırken bu arkadaş gider beşiktaş'a transfer olur. bir de yeni bir başlangıç yaptığını, zaten inönü'deki maçlarda beşiktaş taraftarına hayran kaldığını falan söyler. ama beşiktaş kendisini çok sürmeden kapının önüne koyar. değer miydi? değmezdi tabi.

    *yeterli bir teknik direktör de değildir. galatasaray'ın başında olabildiğince kalması gereken fatih terim gibi bir adam vardır.
  • 609
    ayağı kırıldığında gözyaşlarıyla sahadan ayrılırken onun kadar kahrolduk. o jenerasyondaki en büyük umudumuzdu, göz bebeğimizdi. 95-96 sezonunda aygün'ün kaçırdığı penaltı sonrası attığı penaltı golüyle turu bize getirdiğinde bir başka sevindik. yıllar sonra tekrar geri dönmesini bekledik.

    ancak sonraki yaptıkları yenilir, yutulur şeyler değil. taraftara sorsan istisnasız herkes emre belözoğlu'na en büyük tepkiyi gösterdi. ancak o bile adnan polat ile yaptığı görüşmeden sonra izin isteyerek fenerbahçe'ye gitti. bu ise üç kuruş daha fazla kazanmak uğruna beşiktaş'ı tercih etti; neticede sporu sağlık için yapmıyordu. beşiktaş'tan bize dönüşü bile ağırıma gider hala.

    burası bir his takımıdır. gelir, görevini yapar gidermiş. o kadar kolay mı?
  • 610
    fenerbahceye bir kere gittikten sonra bize hic goz kirpmayan, bir gun belki galatasarayda calisirim kapisini acik tutmak icin kaypaklasmayan bucur gozumde bundan cok daha degerlidir.

    umit ozat’in hocamiz olmasini okan buruk’a tercih ederim. 30 yas ustunde olup da okan’i floryada gormeyi icine sindirebilecek taraftar kanimca yoktur.
  • 611
    mourinho kendisinden bes yas gencken sampiyonlar ligi kazanmisti. o yuzden comez teknik direktor muamelesi gormesi enteresan.

    bedava inter’e giderken neden kendisinin sozlesmesini son raddeye kadar yenilemeyen yonetim elestirilmez de o donem avrupa’nin en revacta olan kuluplerinden teklif alan futbolcu elestirilir anlamiyorum. turkiye’ye donecegi zaman da biz kendisi icin bir girisimde bulunmadigimizdan dolayi besiktas’a gitmisti diye hatirliyorum.

    benim gorusum terim sonrasi koltugu emanet almaya en buyuk aday kendisidir. hakkinda olumsuz gundem olusturmanin kimseye bir faydasi da yoktur.
  • 612
    hakkında galatasaray ile ilgili herhangi bir gündem oluşturulmaması gereken zat. iğreti durur galatasaray'da...
    30+ gören hiçbir taraftarımızın istemeyeceği teknik çalıştırıcıdır.
    ayaģı kırıldığinda ali sami yen'e 200 metrede maçı bir dostumun evinde izliyordum. bir daha kalli zamanındaki gibi oynayamadı hiçbir zaman.

    sonrası senelerce kendine gelmesini o akıcı kıvraklığına kavuşması beklenerek geçen yıllar ve ancak terim zamanında kendine biraz gelebilen bir oyuncu profili.

    terim gider gitmez.horozlanan yeniçerilerden. hakan şükür de bu ekipteydi ama konumuz kendisi değil.

    2001 yılı takımı sattıği maçı stadda izledim. tekear tekrar yazıyorum. çünkü o günkü miğde bulantımı hala anımsarım.

    bizle işi olamaz. gevşek romantikliğe gerek yok. erkekse terime laf etsin tudor zamaninda olduğu gibi.
  • 614
    bizde oyuncuyken çok sevdiğim ama inter'e gittikten sonra soğuduğum (kaçarcasına gittiğinden mütevellit), beşiktaş'a döndükten sonra daha da soğuduğum, teknik direkör olup, özellikle dikkat ettim, galatasaray maçlarında kenarda kendini aşırı paralayan ve galatasaray yedek kulübesiyle olan iyi! hallerini gördükten sonra soğumamın ufak ufak nefrete dönüşmeye başladığı, bize uzak, nereye yakın olursa olsun diyeceğim kişi...