• 125
    ligde kalmalarının en büyük ve belki de tek nedeni rafa benitez'di. daha rekabetçi, daha üst sıralara oynayacak bir takım kurulmasını isteyince yönetimle anlaşamayıp ayrıldı. kadrolarında bireysel anlamda cidden yetenekli oyuncular var: fabian schar, lascelles, dubravka, miguel almiron gibi ama geriye kalan kadro oldukça yetersiz. dediğim gibi tamamen teknik direktör başarısıydı son iki sezondaki tablo.
  • 126
    kendileri hakkında "seç beğen al" tadında tanımlar yapmak mümkündür. bazıları:

    1) alan shearer dışında sevilmesi için herhangi bir sebep olmayan, son yıllarda premier lig tablosunun üst yarısında bulunamamış takım.
    2) gol filmi ile reklam yapmış ve sportif olarak belki de en büyük başarısını aynı filmde yakalamış takım.
    3) en az sahip olduğu inanılmaz taraftar potansiyeli kadar kötü yönetilmesi neticesinde küme düşmüş kuzey takımı.
    4) çubuklu tosun'un da bir dönem forma giydiği ingiliz takımı.
    5) dünyada borcu olmayan 3 kulüpten bir tanesi.
    6) fransız bir menajerin kolum kolum sikmesi sonucu takımı anlamlı anlamsız fransızlar ile doldurarak başarısızlığa mahkum olmuş takım.

    dediğim gibi istediğinizi seçin beğenin kullanın. ben o arada daha güncel konulara değineyim.

    futbola ilgisi olmayan insanın bu sözlükte pek takılacağını sanmıyorum. dolayısıyla büyük bir çoğunluğun gol filmini izlediğini kabul ediyorum. işte gol filminde abartılmamış tek husus belki de taraftarın takıma bağlılığı ve takımın taraftar/şehir hayatı üzerindeki önemidir. newcastle şehrinde din united, politika united'dır. dünya united etrafında döner.

    --- uyarı ---

    buradan sonra çeşitli küfürler okuyabilirsiniz. küfür gördüğünüzde rahatsız oluyorsanız, içinize bir titreme geliyorsa tavsiyem, buradan sonrasını okumamanız yönünde olacaktır. okuyup sonrasında ispiklemeyin.

    --- uyarı ---

    bu bağlamda kulübü 2010 yılında satın alan mike ashley, taraftarlar gözünde orospu çocukluğu nişanı ile ödüllendirilmiştir. yanlış anlaşılmasın, küme düştüler diye değil ama küme düşeceklerini gösteren her bir hareket nedeniyle. (yapısız ve sportif başarı bırakılarak ekonomik başarıya odaklı yönetim, transfer kaosu (takımda 6 forvet ve 1 sol bek olması), kevin keagan'ın gönderilmesi hep ashley'nin sıfatını perçinlemiş olaylardır.

    yıllardır en büyük istikrarı yarak kürek yönetilme konusunda gösteren bu takım, 2016 yılında küme düştükten sonra, 2017 yılının nisan ayında; bir başka ifade ile küme düştükten 348 gün sonra tekrar premier lig'e çıkmıştır. başlarında, valencia dönemi sonrasında takıma 3 adam gibi adam alıp arkasına yaslanmak yerine 9 tane ortalama potansiyelli keko alıp, bunlardan maksimum verim almaya çalışmak gibi saçma bir fetişe sahip rafael benitez ile 2017-18 sezonunda, 39 gol atıp 47 gol yiyerek premier lig'i 10. olarak tamamlamışlardır. bu newcastle için büyük bir başarıdır, çünkü evet, milyor yıl sonra tablonun üst yarısında yer almayı başarmışlardır.

    2018-19 sezonunda, kendilerini çıkartan ve tarihi bir başarı (10.luk) yakalayan rafael benitez ile devam etme kararı aldılar. benitez, aslında tam bir orta üst sıraya oynayan takım hocası. sonuçta kekolardan verim alabiliyor, ancak mesela son 3 maçta 18 gol atan forveti, "rotasyon" nedeniyle kesebilecek de bir adam. real madrid'de bunu denediğinde elalem götüyle gülmüştü. neyse, dönüyoruz fetiş boy benitez yönetiminde 42 gol atıp 48 gol yiyerek 13. sırada ligi bitirdiler.

    aslında yukarıda bahsettiğim "kekolardan verim alma" özelliği benitez'i nufc için çok ideal bir hoca yapıyor. buna rağmen çinden gelen teklifi kabul ederek gitmeyi tercih etti. zaten bu saatten sonra anormal bir durum olmadığı sürece büyük takım çalıştır(a)mayacağından senelik 12 milyon pound kazanacağı ve bir sürü kekonun bulunduğu çin ligi kendisi ve not defteri için ideal bir ortam.

    neyse dönelim newcastle'a.

    https://www.transfermarkt.com.tr/...tartseite/verein/762

    normalde pozisyon pozisyon inceler, boktan kadroları ve topçuları aşağılarım ama bu sefer, tek tek aşağılamak saatlerimi alacağı için bu topa girmeden transfermarkt kadrosunu sizlerle paylaşıyorum. açıp baktığınızda göreceğiniz (göreceli olarak) tablo şu: dubrawka, schar ikilisi dışında premier lig seviyesinde topçu yok. bütün oyun sistemini -g.i joe: the rise of cobra- izleyenler için çakma destro jonjo shelvey üstüne kurmuş bir takım.

    muhtemelen doğru düzgün transfer yapmayacak, yine fransa ve ispanya civarından, düşük potansiyelli olmalarına rağmen henüz potansiyeline ulaşamamış bir iki dingil alacaklar.

    steve bruce olayına gelelim. evet yeni menajer steve bruce. kariyerindeki en büyük başarısı dümdüz bir hoca olması ve herhangi bir başarısının olmaması. ortalama 1.5 puan alıyor takımları; ancak şunu da ifade edelim, çalıştırdığı bütün sik sok takımlar mevcut newcastle kadrosu ile hocasız maça çıksalar 2-3 tane sallarlar. muhtemelen futbol tarihinin en gereksiz başkanı ashley'nin kendisini getirme sebebi de yukarıda saydığım aritmetik hesap.

    neyse dönelim kulübün genel durumuna. 2019-20 sezonu öncesinde hayatın olağan akışına aykırı 2 durum yaşanıyor. birincisi, benitez'den boşalan koltuğa, dünyanın en az mike ashley kadar gamsız bir diğer insanı steve mcclaren'ın gelmemesi. ikincisi ise, kapalı gişe oynayan ve senede ortalama 42 bin kombine satan newcastle united'ın, 12.000 taraftarının boykot ederek kombine almaması. geçen sene bu rakam 5.500 idi, ama şişko ve gamsız ashley'in hırstan yoksun, amaçsız yönetimi sayesinde bu rakam 12.000'e kadar çıktı.

    amaç kulübü zarar ettirmek. evet; forumlarda falan da yazıyorlar, bunu tamamen, gönül verdikleri, yaz kış demeden destekledikleri, son 8351 yıldır hiçbir yarım başarıya dahi sahip olmamasına rağmen ve hatta küme düştüğünde bile kapalı gişe oynatan taraftar yapıyor. çünkü her "kişi başkan" iyi değil. ashley, anormal zengin bir adam olmasına ve kulübü gerçekten doğru hoca - transfer politikası ile uçurabilecek olmasına rağmen, forvete vermesi gereken parayı burgerlere harcadığından taraftara artık gına geldi. craigslistte satılık döner bıçağı ve çocuk arıyorlar, o noktaya gelmiş durumdalar.

    bu yeni bir durum değil, ashley yıllardır protesto edilen bir şişman; ancak her ne kadar geçen sene itibariyle kulübü satacağını söylese de, haberler incelendiğinde (amanda staveley ve mark chopra'nın aracılık ettiği bir arap olayları) aslında kulübü satmak istemediği gibi de bir algı ortaya çıkıyor. bu sene, takımın en iyisi ayoze perez'i 30 milyona satıp adam almadılar. alacak gibi de durmuyorlar. diyeceksiniz "e tottenham da almadı" ama tottenham stad yaptı; bir argümanları ve hali hazırda kalburüstü bir kadro + hocaya sahipti.

    özetle baktığımızda, bu şekilde transfersiz giderlerse 2019-20 sezonunda newcastle'ın düşmemesi bence son 10 yılın (leicester şampiyonluğu dahil) en büyük epl sürprizi olur. kendilerine 2020-21 sezonunda championship'te başarılar dilerim.