• 43356
    “galatasaray televizyonu’nun değerli mensupları, sizleri ve sizlerin vasıtanızla türkiye’nin değerli kamuoyunu saygıyla selamlıyorum. birkaç haftadır yönetim kurulu toplantımız sonrasında açıklamamızı yapamamıştık. iki hafta evvel bayram tatiliydi. geçtiğimiz hafta da divan kurulunda başkanımızın açıklamaları ve değerlendirmeleri vardı. ondan sonra açıklama yapmanın pratik bir anlamı olmamakla birlikte usülen de uygun olmazdı.”

    “iki tane yönetim kurulu kararını kamuoyunun bilgisine arz ediyorum. bunalardan birincisi başkanımıza yapılan bazı danışmanlık atamalarıdır. galatasaray dijital a.ş. yönetim kurulu başkanvekili sayın hande başev, galatasaray spor kulübü başkanlığı başdanışmanlığı görevine atanmıştır. basketbol şubemizin sponsoru nef’in yönetim kurulu başkanı sayın erden timur ve galatasaray’ın çok kıymetli sporcularından, sutopu ve voleybolda büyük emekleri olan sayın orkun darnel de başkan danışmanı olarak görevlendirilmişlerdir. almış olduğumuz ikinci karar galatasaray yönetimindeki süreçlerin şeffaflığını destekleyici mahiyettedir. denetim kurulumuzun tüm süreçlerin denetiminde daha aktif olması, bizim için önemlidir. şu anda futbol da dahil tüm şubelerde gerçekleşmekte olan transferlerin uygunluk denetimi açısından, denetim talep etmeksizin denetim kurulunun bilgisine sunulmasına, yönetim kurulumuz tarafından karar verilmiştir.”

    “geçtiğimiz haftalar içerisinde yaşanan bazı olayları da değerlendirmek istiyorum. bunlardan bir tanesi çok üzücü ve kamuoyuna yansıyan, çok ayıpladığımız bir gelişme oldu. sadece kendimizle ilgili bir konu olsaydı burada dile getirmeye de utanırdık; ancak insan haklarıyla, özgürlüklerle ve özel hayatın dokunulmazlığıyla alakalı bir konu. ismini zikretmek istemediğim bir medya kuruluşu tarafından, değerli sporcularımız sayın oğulcan çağlayan ve sayın arda turan’ın özel hayatlarına saldırı teşkil eden bir haber yapıldı. tabir için başlayın. her tarafından çirkinlik akan bu davranışı kınıyor, değerli sporcularımızın manen ve hukuki destek için yanında tereddütsüz yanlarında olduğumuzu söylemeyi dahi zaid addediyoruz. daha önemlisi, bunu tekil bir mesele olarak görmediğimizi ifade etmek isterim. galatasaray tarihin aktığı yönde yürüyen insanlar tarafından var edilmiş ve bugünlere getirilmiştir. söz konusu yayın organının ahlâk adını verdiği, kim bilir hangi çağdan kalmış davranış normlarıyla, galatasaray kültürünün insan ve vicdan merkezli ahlâk anlayışı arasında temel bir uyumsuzluk olduğu aşikârdır. dolayısıyla galatasaray camiasının fertleri şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da bu yayın organının uygunsuz bulduğu davranışlara devam edeceklerdir.

    “hazır ahlâktan bahsederken, bir sporcunun sosyal medyada sayın fatih terim’i ima ederek kullandığı terbiye dışı ifadelere de değineceğim. türkiye cumhuriyeti’nin kurucusu, türk aydınlanmasının önderi mustafa kemal atatürk, “ben sporcunun zeki, çevik ve ahlâklısını severim” demiştir. türk aydınlanmasının önde gelen bir kurumu olarak bu ifadeyi benimsiyor, sporcularımızı bedenen geliştirmenin yanı sıra ahlâken de olgunlaştırmanın sorumluluğunu taşıyoruz. tabiatıyla fatih hocamız kendi öğrencilerinden, galatasaray spor kulübü de kendi sporcularından mesuldur. dolayısıyla biraz evvel zikrettiğim bu sporcunun ahlâkî olgunlaşmasını, mensubu olduğu değerli rakibimiz beşiktaş jimnastik kulübü’ne emanet ediyoruz.”

    “bizi çok mutlu eden ve türk futbolu için çok önemi bulduğumuz bir gelişmeye temas edeceğim. aslında bu geçtiğimiz hafta içinde konuşuldu; ama o kadar heyecan verici buluyoruz ki, burada bir defa ele almak istedim. tff’nin 28 temmuz 2021 tarihli genel kurulunda yapılan statü değişikliği ile ilgili uyuşmazlık çözüm kurulu, disiplin kurulu ve tahkim kurulu’nun tff yönetiminden bağımsızlaşmaları yönünde kıymetli bir adım atılmıştır. adalet dağıtan hukuk kurullarının, idareden bağımsız olmasının önemini anlatmaya hacet yoktur. mesai arkadaşım, değerli hukukçu sayın rezan epözdemir geçtiğimiz hafta galatasaray televizyonu’nda türk futbolunu bu noktaya ulaştıran sürece dair tafsilatlı bilgi verdi. konuyu kendisi kadar iyi ifade edebilmem mümkün değil. dolayısıyla detaylara girmeyeceğim. öte yandan türk futbolu için böylesine önemli bir değişikliğin gerçekleşmesinde galatasaray’ın oynadığı kıymetli rolün altını çizmek isterim. elbette ki bu başarıyı tümüyle sahiplenme basitliğinde değiliz. eriştiğimiz noktanın arkasında yıllar öncesine giden bir hukuk mücadelesi, bu mücadeleyi veren değerli hukukçular, avrupa insan hakları mahkemesi kararları vardır. kulüpler birliği’ndeki birçok rakibimizin ilkeli duruşları vardır. diğer yandan ve her halükarda bu süreç galatasaray’ın, ülkemizde sporun şekillenmesinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da merkezî rolü oynayacağını teyit etmiştir. bunu sadece kulübümüz değil, türkiye için de mutluluk verici olduğunu ifade etmek isteriz. başkanımızın muhtelif vesilelerle ifade ettiği üzere, biz galatasaray’ın hakkını her zeminde, tereddütsüz ve tavizsiz arayacağız; ama tff ile kurduğumuz ilişkilerin bir ana ekseni de türk futbolunun meselelerini çözmek, genelde türk futbolunun yükselmesi ve yücelmesine katkıda bulunmaktadır.”

    tff’nin geçtiğimiz döneminin ibra oylamasındaki tavrımızdan da bahsetmek istiyorum. türk hukuk sistemi içerisinde ve tff statüleri uyarınca ibra, genel bir güven oyu olmaktan ziyade mali bir aklama olarak görülmektedir. elimizde tff’nin mali açıdan aklanmamasına dair bir bulgu olmadığından olumsuz oy kullanmadık. tff’nin uygulamalarının bizde uyandırdığı sayısız memnuniyetsizlik ve adaletsizlik hissi içerisinde olumlu oy vermeye de elimiz varmadı. neticede geçmiş dönemin değerlendirmesinde çekimser kaldık. elbette ki bu tavrımız beğenilmeyebilir, eleştirilebilir; ama tavrımızın vicdani kanaatimizi aksettirdiğinden şüphe edilmemesini dileriz. bu vesileyle, siyasî endişelerle olumsuz oy vermediğimiz yönündeki bazı beyanlardan duyduğumuz üzüntüyü de ifade etmek isteriz. tabiatıyla neden böyle bir izlenim uyandırdığımızı dönüp kendimize de sormamız gerekir. bu vesileyle bir hususun daha altını çizmek isterim. sadece türkiye’nin değil, dünyanın en önemli ive güçlü sivil toplum örgütlerinden biriyiz. sözlerimizin ve davranışlarımızın toplumsal etkilerinin farkındayız. bu etkilerin bize yüklediği toplumsal kuvvetin ve sorumluluğun da bilincindeyiz. elbette hatasızlık iddiasında değiliz; ama iyi, doğru, güzel olanı, vicdanımızın izin verdiğini yapmaktan başka endişemiz olmadığını gerek spor kamuoyuna gerek siyaset kamuoyuna saygıyla ifade etmek isteriz.

    “değerli galatasaraylılar, adalet dağıtan kurumlarına yönetimden bağımsızlığı meselesine değilmişken, bu konu hakkındaki kulübümüzdeki bir gelişmeden bahsetmek isterim. tüzüklerimize göre mayıs ayının sonunda yapılması gereken seçimin ertelenmesi kararına imza atan, geçen dönem başkanımız dahil olmak üzere yönetim kurulu üyelerimizin, bu davranışlarının tüzüklerimize göre disiplin yaptırımı gerektirdiğini düşünen bazı üyelerimiz, tüzüğün 110. maddesinin 1. fıkrasının kendilerine verdiği kişisel başvuru hakkına dayanarak disiplin kuruluna başvurmuştur. aynı tüzük maddesi gereği bu başvuru, yönetim kurulumuz aracılığıyla yapılmıştır. yönetim kurulumuz da, tüzüğümüzün 111. maddesinin kendisine getirdiği yükümlülükle başvuruyu disiplin kuruluna sevk etmiştir. yani yönetim kurulumuz burada tüzüğün emrettiği aracılığı yapmıştır. dosyada şikayetçi konumunda değildir. biraz önce adalet dağıtan hukuk kurullarının idareden bağımsızlığının önemine vurgu yaptık. bu husus, her şeyden önce galatasaray spor kulübü’nde geçerlidir. söz konusu dosyanın değerlendirilmesi de yönetim kurulumuz değil, bizden bağımsız olarak karar verecek disiplin kurulumuz tarafından yapılacaktır.”

    “kulübümüzün bünyesinde yaşanan mutluluk verici bir gelişmeden de bahsetmek istiyorum. başkanımız, geçtiğimiz dönem divan kurulu başkanımız eşref hamamcıoğlu’nu ve çok değerli galatasaraylı cemal özgörkey’i birikimlerinden, fikirlerinden istifade etmek için davet ettiler. kendileri de lütfettiler ve bu davete icabet ettiler. birikimlerini ve projelerini bizlerle paylaştılar. bu görüşmenin sonunda iletişim kanallarının karşılıklı olarak daima açık tutulmasında mutabık kalındı. velhasıl aydınlık bir galatasaray geleceği için son derece verimli bir toplantı gerçekleşti. sayın hamamcıoğlu ve sayın özgörkey’e her zaman olduğu gibi yine bize örnek oldukları için şükranlarımızı sunuyoruz.”

    “değerli galatasaraylılar. türkiye’nin değerli kamuoyu. sonda zikredeceğim; ama önem itibarıyla başta gelen konu ise türkiyemizin içinden geçtiği yangın felaketi. büyük ıstırabımızı ifade etmek için hangi ifadeyi seçsem basmakalıp olacak. o yüzden bu çabaya girişmeyeceğim; ama sorumluluğumuzun farkında olduğumuzun ifade etmek isterim. birey olarak ve kurum olarak farkındayız. galatasaray camiası tüm bileşenleriyle yangının yaralarını sarmak için seferber oldu. buna dair katkılarımızı ilgili zeminlerde duyurduk. burada tekrar etmeyi ölçüsüzlük addederim. facianın büyüklüğünün yanında yapabildiklerimizin pek mütevazi olduğunun da farkındayız. hani nemrut, hz. ibrahim’i ateşe verir, bir serçe de ağacına aldığı bir damla suyu alevlerin üzerine bırakır. serçeye sorarlar. derler ki, ‘sen küçücük bir serçesin. o bir damla su, bu alevlere ne yapar ki? serçe de der ki, ‘olsun. maksat ibrahim’in yanında durduğum bilinsin.’ zannediyorum galatasaray değerlerinden bir tanesi de her zaman, her vesiyleyle ibrahim’in yanında alevlere karşı durmayı bilmektir. dikkatiniz için çok teşekkür ediyorum. hepinizi bir kere daha kalbî sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. arz ediyorum.”

    remzi sanver
  • 43359
    çok yoğun bir 3,5 sene geçirdim galatasaray’da. özellikle geçen sene pandemi yüzünden sıkıştırılmış bir program yaşadık. maç sayısı da fazlaydı. şu an biraz kafa dinliyorum. ailemle birlikte vakit geçiriyorum. bir yandan da güncel futbol hayatını takip etmeye çalışıyorum.

    ben fatih hoca ile birlikte hem milli takım hem galatasaray’da 8 sene geçirdim. hocamın da geçen basın toplantısında dediği gibi iki tane üniversite bitiriyorlar 8 senede. ben çok şey öğrendiğimi düşünüyorum. kriz yönetimi olsun, takımla ilgili kararlar olsun bir çok konuda çok şey öğrendim. hele ki fatih terim gibi büyük bir hoca ile çalışmak tabii ayrı bir şans. benim yaşımdaki eski takım arkadaşlarıma baktığınız zaman çoğu şu an ligde çalışıyor veya çalışmış.

    futbolculuk döneminde tabii sadece 1.5 saat antrenman yapıyorsun ama tabii hocalıkta böyle değil. futbolculukta sadece kendini düşünürken, hoca olduğunda bütün ekibi düşünüyorsun. dolayısıyla çok güzel bir 8 sene geçirdim. güzel başarılara imza attık fatih hoca ile birlikte.

    benim eski dönemimdeki takımımı şu an hiçbir takımla kıyaslayamam. bizim dönemde biz avrupa’ya kafa tutuyorduk. zaten ligi de domine ediyorduk. o dönem ve bu dönemi çok ayrı tutmak gerekiyor. tabii ki burada yine iyi futbolcular, iyi ekipler var. milli takım bazında her ne kadar son dönemde üzüldüysek de iyi işler yaptık.

    avrupa maçlarında makasın biraz açıldığını görüyoruz. bunları halledip daha iyi olmamız gerekiyor. bizim dönemimiz çok özeldi. 14-15 kişiydik sürekli oynayan. bu işte aidiyet duygusu çok önemli. hem saha içinde hem saha dışında. şimdi ücretler çoğaldı. dudak uçuklatan ücretler oluyor şu an.

    bence kadıköy’deki şampiyonluk bizde daha çok ses getirmişti. birçok kez direkten dönmüştük ama o seneye nasip oldu kadıköy’de galibiyet. çokta abartılacak bir durum değil sonuçta maç kazanıyorsun yani. 30 sene galip gelmesek ben 15 kere şampiyon olmaya razıyım yani. 3-1 kazandık sonra ertesinde bir daha kazandık ki hasan şaş hala görmedi, o maçta cezalıydı hatırladığım kadarıyla… (gülerek)

    yabancı kuralı hakkında bana göre erken alınmış bir karar. biraz ilerleyen senelerde uygulamak gerekirdi. çünkü takımların gerçekten bu konuda büyük sıkıntıları var. bir an önce bu kadar yabancıyı kadrodan boşaltmak kolay değil. ancak artık alınmış bir karar. tepkiler de geldi kulüplerden.

    kulüplerde alt yapı çok önemli. dışarıdan alacağına içeriden bedavaya al. ancak işe kısa periyotlu baktığımız ve durumu kurtartmaya çalıştığımız için yurt dışına gidiyoruz. daha pahalı daha oturmuş oyunculara bakıyoruz. gençlerde bu pandemi döneminde oynama fırsatı buldular. o fırsatı kullanıp iyi işler yapan oldu. illa bir pandemi olması gerekmiyor, biz hoca ile çok yaptık daha öncede, alt yapıdan oyuncu oynattık, kulübe para kazandırdık. önlerinin açılması lazım. hocanın kafasında bayadır var, gençleştirme projesi. böyle genç arkadaşlarımızla takım kurma fikrinin herkeste olması lazım.

    dışarıdan ne olmadığını tespit etmek çok zor. milli takım çıtayı çok yükseltti 2000’lerden beri. her takımda inişler çıkışlar olabilir. bazen bir şeye kötü başlayınca çorap söküğü gibi geliyor. bir de ağır eleştiri alınca… talihsizlik diyorum. iyi oyunculardan kurulmuş bir takımımız var. her milli takımın başına gelebilecek bir durum. çok önemsememek, geçmişte bırakmak lazım.

    burak başkan benim oynadığım dönemde de yönetim kurulunda vardı. çok düzgün bir karakteri var ve iyi bir galatasaraylı. iyi işler yapacak bir güce sahip. tekrar hayırlı olsun. çok zor bir işin altına girdi. galatasaray maddi olarak sıkıntılı durumda.

    ümit davala
  • 43361
    “kıymetli basın mensupları, değerli basın emekçileri, aramızda bulunan yönetim kurulu genel sekreteri sayın köksal ünlü, yönetim kurulu üyesi sayın selim sefada, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

    “süreçle ilgili bilgi vermeden önce, türkiye’nin dört bir yanında yaşanan orman yangınında hayatını kaybedenlere başsağlığı dilemek istiyorum. galatasaray spor kulübü olarak, kederli ailelerine de rahmet dileklerimizi iletiyoruz. yaralananlara geçmiş olsun. şüphesiz ateş düştüğü yeri yakıyor. bu tür zor zamanlarda türkiye’nin, toplumumuzun temel özelliği acılarda, üzüntülerde ortaklaşabilmesi. sivil toplum örgütleri, demokratik kitle örgütleri, spor kulüpleri, gazeteciler, kitle iletişim araçları, yazılı-görsel basın birlikte ortaklaşarak bu konuda yeknesak bir tavır sergilemesi gerektiğini düşünüyorum. kulübümüz adına tekrar başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.

    oğulcan çağlayan meselesi ile ilgili kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum. biliyorsunuz futbolcumuz oğulcan çağlayan’ın transferi ile ilgili uyuşmazlık çözüm kurulu’na bir başvuru yapılmıştı. bu başvuru kapasımda 1 milyon 200 bin euro ve 506 bin 275 tl ödenmesi, oyuncumuza da 6 maç mahrumiyet cezası verilmişti. tazminattan oyuncumuz ve kulübüz müteselsilen ve müştereken sorumlu tutulmuştu. 6 müsabakadan men cezası verilmesi akabinde oyuncumuz, kulübümüzle birlikte tahkim kuruluna itiraz etmişti. tahkim kurulu, 6 maçlık men cezasını üç maça indirdi; fakat bir aza önce zikrettiğim 1 milyon 200 bin euro’yu ve 506 bin 275 tl tazminat kararını onadı. bu karar açıkçası bizi çok şaşırttı; çünkü kararın emsali yok. sözleşmesinin bitmesine 6 ay kala, oyuncunun sözleşmesinin haksız olarak feshettiği iddia ediliyor. bütün yılın ücreti bonservis ve tazminat olarak değerlendiriliyor. dha önce emsali görülmemiş bir karardan bahsediyoruz. hukukun evrensel temel prensiplerine, tazminat hukukunun temel evrensel prensiplerine aykırı bir karardan bahsediyoruz.”

    “bunun üzerine kulübümüz ve futbolcumuz tarafından bölge adliye mahkemesine başvuru yapıldı. anayasının 59. maddesi tahkim kurulu kararları kesindir diyor; ama kesin olan kararlar sportif, idari ve yönetsel kararlar. uçk’nın alanına giren, sözleşme hukukundan kaynaklanana, ekonomik anlamda sonuç doğuran, sözleşme itilafından kaynaklanan kararlara yargı yolu açık. yargıtay’ın yerleşmiş ve kemikleşmiş müstakel içtihatları böyle. bu yüzden hem kulübümüz hem de oyuncumuz bölge adliye mahkemesi’ne başvurduk. bölge adliye mahkemesi’de bu itiraz sürecimiz devam ederken bir baktık transfer yasağı kararı alınmış. bununla ilgili önce yönetim kuruluna başvurduk. yönetim kuruluna bu transfer yasağını kaldırın, hukuki süreç devam ediyor. bu alacak kesin değil, çekişmeli bir alacak. transfer yasağı uygulaması yapamazsınız. an itibarıyla hukuki süreç devam ediyor. bu transfer yasağını kaldırın. telafisi imkansız zararlara duçar kalıyoruz. yönetim kurulu bu talebimizi reddetti. bunun üzerine tahkim kuruluna başvurduk. tahkim kurulu 25 haziran 2021 tarihinde, tarihten 40 gün önce transfer yasağını kaldırıyorum, hukuki süreç devam ediyor, ortada kesinleşmiş bir yargı kararı yoktur, kesinleşmiş bir alacak olmadığı için kulüp bakımından transfer yasağını kaldırıyorum dedi. öte yandan yetinmedik, uefa’ya da başvuru yaptık. uefa’ya da dedik ki, oyuncumuzla ilgili lisans tescil işlemleri yapmayı istiyoruz, borçsuzluk yazısı ile ilgili talepler gelecek, bu bir çekişmeli alacaktır, hukuki süreç devam ediyor, bunu böyle kabul edin dedik. uefa da buna müspet yaklaştı. uefa bunun bir çekişmeli alacak olduğunu, hukuki sürecin devam ettiğini ve galatasaray açısından hiçbir hukuki ve fiili bir sorun olmadığını söyledi. akabinde tff, transfer yasağımızı kaldırmasına rağmen oyuncumuzun vize ve lisans işlemlerini yapmadı. oyuncunun lisansını vermedi.”

    “bunun üzerine tff’ye bir başvuru yaptık. bu karar hukuksuzdur. süreç devam ediyor dedik. bölge adliye mahkemesi net kararı verdi ama yargıtay’a taşıdık bunu. olağan kanun yolu devam ediyor. kesinleşmiş bir alacak yok. hukuki süreç devam ederken oyuncuyla ilgili yaptığınız bu tasarruf hukuka aykırıdır. oyuncunun vizesini, lisansını vermemezlik yapamazsınız. bu oyunculuğun çalışma özgürlüğünü kısıtlar, hakkın özüne dokunur, öçlülülük ilkesine, demokratik toplum düzenine aykırıdır, bunu yapamazsınız dedik. tff, tam 3 hafta boyunca bu talebimizle ilgili bir karar vermedi. nihayet 2 ağustos 2021’de yoğun çabalarımız sonucundan oğulcan bakımından net kararı verdi. biz de dün itibarıyla bugün verilecek olan listeye oğulcan çağlayan’ı yetiştirmek için tahkim kurulunun olağanüstü toplanmasını talep ettik ve tahkim kurulu olağanüstü toplandı. tahkim kurulu’nda itiraz mekanizmasını harekete geçirdik. elinizde 40 gün önce verilmiş bir karar var. 40 gün önce tahkim kurulu hukuki olarak kesinleşmiş bir alacak yok, o yüzden burada transfer yasağını kaldırıyorum demiş. herhalde paralel mahiyette bir karar çıkacak diye düşündük. hayatın doğal akışı, mantık ve fizik kuralları bunu gerektirir. futbolcu bakımından uygulanan bir yasak var, kulübe böyle bir karar verilmişse, yaklaşım sergilenmişse, oyuncu bakımından da böyle bir karar verilir diye tahayyül ediyorduk. çok ilginç şekilde dün akşam 22.32’de karar vize fakslandı. 22.32’de fakslanan karar göreceksiniz, tff resmi sitesinde oy çokluğuyla kararımızın reddedildiği yazılıyordu. 22.32’de fakslanan kararda oybirliği yazılıyor. yani, herhalde arada muhalif olan, gerçekten adalet, hakkaniyet, vicdan perspektifinde karar veren, tarihe not düşen, her şeye rağmen dik durmaya çalışan tahkim kurulu üyeleri, muhalif kalan üyelerdi anladığım kadarıyla. bu süreçte ikna edilmiş, bu oy çokluğu muhaliflerde çoğunluğa iştirak etmiş ve karar hiçbir çatlak ses olmadan oy birliğine dönüşmüş. çok ilginç, manidar ve düşündürücüdür bu. bu bile bu kararın başlı başına hukuk garabeti olduğunu ortaya koyuyor. kerameti kendiliğinden menkul bir karardan bahsediyoruz. açıkça hukuk dayanağından yoksun, mesnetsiz bir karardan bahsediyoruz. 40 gün sonra aynı olayda aynı şartlar, aynı hukuki koşullar devam ederken taban tabana zıt verilmiş kararlardan bahsediyoruz. bunu anlatmak mümkün değil. bu kararı anlatmak hukuken ve fiilen mümkün değil. bu kararın futbol paydaşlarında yaratacağı tahribat ve travma, tüm bu etkile düşünülerek burada yeknesak bir tavır olsun, çatlak ses olmasın diye oy çokluğunu palas pandıras oy birliğine çeviren bir kurul. bu kurulun aldığı karar sağlıklı olabilir mi? böyle bir karar olabilir mi ya? hayatın olağan akışına, mantık ve fizik kurallarına aykırı. oy çokluğu diye yayınlıyorsunuz, sonra 22.32’de bize oy birliği şeklinde fakslıyorsunuz. aynı metin. burada hangi eller bu karara dokundu? kim bu talimatı verdi? muhalif üyeleri kim vazgeçirdi? muhalefet yazmaktan kim vazgeçirdi? galatasaray spor kulübü’ne karşı, bu kumpası kim kuruyor? sonuna kadar bunun takipçisi olacağız. böyle bir hukuk garabeti olabilir mi? resmi sitede oy çokluğu yazıyor, bize gelen kararda oy birliği… hangi arada muhalif üyeler ikna edildi ve aleyhimize bu hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz, belki de türk hukuk tarihine kara harflerle geçecek bu karar verildi? bunu merak ediyoruz. galatasaray spor kulübü olarak da sormak istiyoruz.”

    “profesyonel futbolcu statüsü ve transfer talimatı’nın 12. maddesinde, ‘kesinleşmiş kararlardan kaynaklanan vadesi geçmiş borçlar’ ibaresi bulunuyor. demek ki karar kesinleşmiş olacak, borcun vadesi geçmiş olacak. halihazırda yargıtay’da olağan kanun yolu devam ediyor. kesinleşmiş bir karar yok. kesinleşmiş bir alacak yok. transfer yasağını koydun. yönetime itiraz ettik, reddettin. tahkim kurulu 1. fıkradaki gerekçe ile transfer yasağını kaldırdı. yine 12. madde 3. fıkrada, ‘temsilcilerine kesinleşmiş borcu dolan futbolcular’ ifadesi yer alıyor. bir borç ne zaman kesinleşir? oyuncu ile ilgili olağan hukuk yolları tüketildiğinde kesinleşir. borcun varlığı artık kesinleşmiş bir yargı kararıyla sabit hale geldiğinde kesinleşir. sabit! kulüpler için transfer yasağını kaldırıyorsunuz. gerekçe şu; yargı süreci devam ediyor. kesinleşmemiş. oyuncu için çok açık hüküm olmasına rağmen inanılmaz bir karar veriyorsunuz, bizim lisans reddine ilişkin karara yaptığımız itirazı reddediyorsunuz. bu kararın hukuken fiilen anlatılabilir başka hiçbir tarafı yok. bu karar bir hukuk garabetidir.”

    “bugün bunları söylemek kolay. biz yönetim olarak ne yapmışız, onunla ilgili bir şey ortaya koyayım. göreve geldikten sonra tff bizden taahhüt istemiş. bugünün konusu değil. o zaman tarihe not düştük. sayın başkanımızın ve bizlerin imzasıyla tff’ye gönderilen taahhüt. tff yargı kurullarının görev yetkilerini kabul edip kararlarına uyacağımızı; bu kararlara karşı hiçbir idari ve adli yargıya, temyiz, tashihi karar, yargılamanın iadesi gibi kanun yollarına başvurmayacağımızı taahhütnamede belirttik. bu taahhüdü vermezseniz lige kabul edilmiyorsunuz. hem tff hem uefa bu taahhüdü arıyor. biz hangi kayıtla verdik? futbol yargılama kurullarının tarafsızlığı ve bağımsızlığına ilişkin düzenleme yapılması kaydıyla bu taahhüdü verdiğimizi belirttik. bugün yaşanılanları geçmişten görmüşüz. tff hukuk kurullarının bize göre saygınlığı ve güvenilirliği tartışılır haldedir. repütasyonu son derece kötüdür. ne adildir bu kurullar ne de adil görünmektedir.”

    “tff hukuk kurullarının mevcut durumunu anlatayım sayın arkadaşlar. disiplin kurulunun verdiği kararlara karşı tahkim kurulu nezdinde itiraz ediyorsunuz. disiplin kurulu başkanı ile tahkim kurulu başkanı geçmişte ortaklık yapmış, istanbul barosu’nun kayıtlarına göre aynı ofisi paylaşmış ve birlikte kitap yazmışlar. birinin verdiği kararı diğeri denetliyor. ikisinin birlikte çalışıp eserler yazdığı kamuoyunun malumu. futbol futbol aktörleri ve paydaşları bunu içselleştirmiş. hiçkimsenin kategorik ve sistemsel bir itirazı yok. böyle bir garabet olabilir mi? tff profesyonel futbol disiplin kurulu başkanvekili, bir kamu tüzel kişiliğinde hukukçu olarak çalışıyor. onunla aynı kamu tüzel kişiliğinde hiyerarşik yapı, emir talimat bağı kapsamında çalışan aktör, tff’nin hukuktan sorumlu yönetim kurulu üyesi. o disiplin sevklerini, o müfettişler eliyle yapıyor, pfdk başkanvekili de karar veriyor. biri sevk ediyor, diğeri karar veriyor. karar veren sevk edenin altında aynı tüzel kişilikte çalışıyor. böyle bir garabet olabilir mi? dünyanın hangi çağdaş futbol ülkesinde bu vardır? bunu nasıl kabul edebiliriz biz? böyle kerameti kendinden menkul bir sistem olabilir mi? böyle bir utanç olabilir mi? lisans kurulu üyesi, aynı zamanda ziraat bankası’nın yönetim kurulu üyesi. kulüplerle bankalar birliği, ffp, denk bütçe konularda anlaşma yapan kurumun yöneticisiyle, bunları denetleyen kurulun üyesi aynı aktör, aynı kişi. mhk başkanının şanlıurfa’da yaptığı görevi biliyoruz. hepimizin malumu. dolayısıyla nereden bakarsanız bakın artık sürdürülemez, hukuksuz, adil ve hakkaniyet zemininden uzak bir hukuk kurulu ile karşı karşıyayız.”

    “galatasaray spor kulübü bundan sonra nasıl adım atacak ve süreç buraya nasıl geldi… oğulcan çağlayan galatasaray’ın çok kıymetli ve saygın bir futbolcusudur. kimse galatasaray’ın futbolcusunun hakkını yiyemez. dolayısıyla galatasaray spor kulübü’nün tüzel kişisinin hakkını yiyemez.”

    “türk futbol için, herkes için adaleti savunmaya devam edeceğiz. biz sadece kendimiz için adalet istemiyoruz. adaleti kendiniz için isterseniz bu bir taleptir. adaleti başkası için isterseniz bir bir tavır ve iradedir. hukuk hepimize lazım. bir bumerang gibi atıyorsunuz ve sizi vuruyor. biz adaleti futbolun tüm paydaşları için istiyoruz. bütün kulüpler için istiyoruz. 1. lig, 2. lig, 3. lig ve amatör lig kulüpleri için istiyoruz. futbol emekçileri için, teknik adamlar için, futbolcular içini hakemleri için, futbolun ötekileştirilmiş istisnasız tüm paydaşları için adalet istiyoruz. adalet konusunda bir tavır ortaya koymaya çalışıyoruz. galatasaray türk sporunun bir mihenk taşıdır. bu mücadelemizde kendinci, faydacı, lümpen bakış açısına her zaman dur diyeceğiz. yönetimimiz süresince ve bundan sonra her zaman bu bilinçle, iradeyle hareket edeceğiz. türk futbolunun bu kendinci, faydacı, lümpen anlayışa teslim olmasına asla izin vermeyeceğiz. türk futbolunun temel sorunlarıyla ilgili uzalaşma çabamız, yani lisans, yayıncı kuruluş meselesi, yabancı sorunu, hukuk kurullarının tarafsız ve bağımsız olması… iş galatasaray’ın menfaatlerine geldiği zaman uzlaşma çabamız, galatasaray’ın menfaatlerine kesinlikle halel getirmeyecektir. gayemiz galatasaray’ın menfaatlerini zaman, zemin koşullar, konjektür ne olursa olsun savunmaktır. bir yandan kurumlarla birlikte uzlaşma çabamızı akamete uğratmadan devam ettirip türk futbolunun sorunlarını çözmeye devam edeceğiz. galatasaray’a ve galatasaray’ın herhangi bir paydaşına yapılmış hiçbir haksızlığa boyun eğmeyeceğiz. her şekilde itirazlarımızı dermeyan edeceğiz.”

    “kişisel çıkarla tff’yi kaosa sürükleyen bu aktörlerle ilgili de hukuki, fiili mücadelemizi vereceğiz. birazdan size bununla ilgili, hangi hukuki yollara başvuracağımızla ilgili net olarak bilgi vereceğiz.”

    “tahkim kurulunun verdiği bu kararın hasmane tavırlarla, rövanşist yaklaşımlarla verilen bir karar olduğunu düşünüyoruz. galatasaray spor kulübü olarak bu kurumların tarafsız, adil ve hakkaniyet zemininde karar vermesi için çabalarımız devam edecek. niçin bu oldu? niçin olduğu aslında kamuoyunun malumu. yakın zamanda gerçekleşen genel kurul ve oradaki süreçle ilgili bu kararı beraber okumak, resmi büyüğüne bakma imkanınız olursa bu kararın niçin verildiğini görebilirsiniz. bu karar rövanşist yaklaşımla ve hasmane tavırlarla verilmiştir. galatasaray spor kulübü olarak, tahkim kurulunun başkan ve üyelerinin istifasını istiyoruz. galatasaray spor kulübü’nün resmi iradesi budur. resmi sitede hukuk kurulları görünüyor. sayın murat balcı, sayın emine yazıcıoğlu, sayın osman baturhan dursun, sayın hüseyin haluk sonsuz, sayın eyüp kul, sayın eyüp kul, sayın murat erbilen, sayın abdurrahim güneşdoğdu’nun vakit geçirmeksizin, derhal, hiçbir kayıt olmaksızın istifa etmesi gerektiğini düşünüyoruz. bu kurulun evleviyetle istifasını talep ediyoruz. hukuk kişilerle ilgilenmez, ilkeler ve düzenlemelerle ilgilenir. 40 gün içerisinde taban tabana, tamamen takdiri ve kişisel çıkarlarla bu karara imza atan tahkim kurulu üyeleri hakkında türk ceza kanununun 257. maddesi uyarınca görevi kötüye kullanmaktan en kısa zamanda savcılığa şikayetçi olacağız. tff özerktir. özel hukuk hükümlerine tabiidir ve kamu tüzel kişiliği yoktur. yargıtay 5. ceza dairesinin karaları var. tff çalışanları görevlerini ifa ederken, kamu görevlisi sayılırlar. görevi kötüye kullanma suçu biz özgü suçtur. tck’nın 257. maddesine göre biz bu kişiler hakkında sonuna kadar hukuki mücadelemizi vereceğiz ve görevi kötüye kullanma suçundan ötürü derhal başsavcılık makamına şikayette bulunacağız. ağır ihmal dışında sorunsuz olduğu doktrinde ifade edilen bu kimseler hakkında kulübümüzün, oyuncumuzun uğramış olduğu zararların tazmini için aynı zamanda bütün hukuki haklarımıza rücu hakkımızın saklı kalması kaydıyla başvuracağız. bu adaletsiz sisteme ve düzene dur demek istiyoruz. bu karara ilişkin de ulusal ve uluslararası yargı makamları nezdinde başvurulacak tüm yolları tüketeceğiz. bundan sonra da kararlı mücadelemiz devam edecek. hiç kimse bizi, galatasaray’ı sınamasın. galatasaray spor kulübü’ne karşı bu ve türevleri mahiyetindeki bütün hukuksuz uygulamalara karşı en sert şekilde cevaplarımızı vereceğiz. kararlı ve dik duruşumuz devam edecek. çünkü biz adil ve rekabetçi bir anlayışın egemen olmasını istiyoruz. hak edenin kazanmasını istiyoruz. adeletin tecelli etmesi gerektiğini düşünüyoruz. bütün futbol paydaşları için bu konudaki çabamızı ve irademizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

    “geçtiğimiz hafta genel kurul’da bir ibra genel kurul’u yapıldı. bir gün öncesinde kulüpler birliği vakfı’nın üzerinde uzun zamandır çalıştığı bir taslak metin vardı. türkiye futbol federasyonu da statü değişikliği getirdi ve mevcut sistemde federasyon başkanının teklifiyle yönetim kurulunun atamasıyla bu kurullar atanıyor. avrupa insan hakları mahkemesi’nin bu konuda verdiği adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin ifade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğünün ihlaline ilişkin kararlardan hemen sonra bir statü değişikliğini türkiye futbol federasyonu bu genel kurul’da getirdi. bu statü değişikliğine baktığımızda kurullara tarafsızlık yemini ettirilecek yazılı olarak da ellerinden alınacak ve türkiye futbol federasyonu sayın başkanı teklif etmeyecek, direkt yönetim kurulu atanacak, iki tane temel değişiklikle bu kurulların tarafsızlığını ve bağımsızlığını sağlanabileceğini düşünen bir bakış açısı ve perspektif vardı kulüpler birliği’nin hazırlamış olduğu ve ciddi emek vermiş olduğu bu çalışmada ise bir sonraki genel kurul’da seçim, dört yıl görevde kalma, yönetimden farklı olarak sonraki genel kurul’da seçim ve türkiye futbol federasyonu’nun genel kurulu’nun bu hukuk kurullarına seçmesi yani meşrutiyetini genel kurul’dan almasına ilişkin bir taslak metin vardı. biz de galatasaray spor kulübü olarak uzun zamandır böyle düşünüyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz bu konuda. son akşam kulüpler birliği ve türkiye futbol federasyonu sayın başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve paydaşlarının yaptığı toplantıda bir uzlaşı konsensus ortaya çıktı orada biz dedik ki gelin burada genel kurul seçsin, siz statünüzü geri çekin, dört yıl görevde kalsın, bir sonraki genel kurul’da seçilsin. türkiye futbol federasyonu sayın başkanı dedi ki bunun yerine bir blok liste olsa biz seçilirken blok liste olarak getirsek veya genel kurul tamam seçsin biz uzlaşı kültürünü egemen kılalım ama nasıl seçecek? binlerce başvuru olacak, dedik ki 13 kişilik bir kurul oluşturulsun. bu kurul seçici kurul olsun. içerisinde türkiye futbol federasyonu’ndan 3 kişi, kulüpler birliği vakfı’ndan 3 kişi, amatör federasyonlardan 1.,2.,3. lig kulüpler birliği vakıflarından insanlar olsun seçici kurul seçsin, genel kurul’a yollasın, 39’ar kişi. genel kurul bu 39 kişi arasından her bir üyeyi seçsin, en fazla oy alan başkan olsun, oy eşitliğinde kıdem esası söz konusu olsun ve 39’ar kişi arasında kurullar tespit edilsin dedik.”

    “tff’de o gece itibarıyla uzlaşma kültürü egemen kılındı, bütün paydaşlar ortak akılla statüyü biliyorsunuz geri geçtiler ve bu statü geldi. 1/5 imza ile verdik, genel kurul’da da çıktım önerge sahibi olarak kapsamlıca biz anlattık. oradaki futbol paydaşları bizden rica ettiği için sabah 7 buçuğa kadar da statü değişikliğinin revize halini oturttuk, futbol federasyonu’nun hukukçularıyla yazdık bizatihi ve 8 buçukta yetiştirip 1/5 imza ile sunduk, gündeme alındı. daha sonra genel kurul’da bir konuşma yaptım o konuşmaya müdahale de geldi biliyorsunuz kamuoyuna da yansıdı. 2/3’le de bu değişiklik kabul edildi. biz burada galatasaray spor kulübü’nün yapmış olduğu bu çalışamaya ek olarak bu revize metninin hazırlanmasında, burada aldığı insiyatif, öncü rol, ortaya koyduğu tavır, genel kuruldaki bu sürecin bu süreçle ilgili ortaya koyduğu iradenin bu kararla bire bir bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. bugünkü kararın kesinlikle ve kesinlikle rövanşist yaklaşımla, hasmane tavırlarla alındığını düşünüyoruz. bugünkü kararın kesinlikle ve kesinlikle kişisel çıkarlarla alındığını düşünüyoruz. bu karar hukuken kabul edilebilir bir karar değil, hukuksuz bir karar. bunun başka türlü bir izahatı yok. 40 gün önce alınan aynı olayda, aynı düzenlemeyle ilgili alınan karara karşı bugün alınan karar taban tabana zıtsa mevzuat bu kadar açıkken düzenleme bu kadar açıkken inanılmaz bir şekilde önce oy çokluğu, sonra bir gece yarısı operasyonuyla resmi sitede düzeltildi mi hala oy çokluğuydu. oy birliğine dönüşen bir tahkim kurulu kararıyla türk futbolu dizayn edilmeye çalışılıyor. biz bunu kabul etmiyoruz. biz hak edenin zafere ulaştığı, dış etkenlerin ve parametrelerin belirleyici olmadığı, hukuk kurullarının adil ve hakkaniyetli olduğu ve bu sürece müdahale etmediği, bu sürecin müdahaleye kapalı olduğu bir sistemi inşa etmek istiyoruz. bunun için de kıdem ve liyakatı esas olan bir anlayışı egemen kılmak istiyoruz. değişikliği anlattım biz kesinlikle bunun rövanşist ve hasmane tavırlarla olduğunun kanaatindeyiz.”

    “bir defa bir milli futbolcunun hele hele bir avrupa maçında oynamasının önüne geçiyorsunuz. nereden bakarsanız bakın kabul edilemez bir tavır. bir milli futbolcunun avrupa insan hakları sözleşmesi ve anayasaya aykırı bir şekilde çalışma özgürlüğünü kısıtlıyorsunuz. ne yapsın bu çocuk çalışmasın mı? bu çocuk müteselsilen bu borçtan sorumlu diyelim ki bizim kulüp olarak burada yaklaşımımız ortada. biz asla oyuncularımıza bir külfet yüklemeyiz zaten ama çalışmadan nasıl hayatını idam edecek. siz bir kimsenin çalışma özgürlüğünü, anayasayla güvence altına alınmış özgürlüğünü kısıtlıyorsanız bunu hakkın özüne dokunmaksızın ölçülük ilkesi uyarınca özle biçim arasındaki dengeyi kurarak demokratik toplum düzenine uygun bir şekilde kanunla yaparsınız. anayasanın 13. maddesi bunu söylüyor. temel hak ve özgürlükleri ancak bu kriterlerle sınırlandırabilirsiniz ama siz burada bir idari kararla normatif bir düzenleme olmaksızın bir oyuncunun anayasayla güvence altına alınmış çalışma özgürlüğünü ihlal ediyorsunuz dolayısıyla buna nereden bakarsanız bakın türkiye’deki birçok dinamiği etkileyecek futbolda önemli bir karar. bundan sonra bir tahkim kurulunun başkan ve üyelerinin tamamının istifasını istiyoruz biz galatasaray spor kulübü olarak. bu kurula hiçbir güvenimiz yok. türkiye futbol federasyonu’nun hiçbir kuruluna güvenimiz yok. bu kurulların değişikliğine ilişkin statü yapıldı, biz burada öncü olduk, çıktık anlattık ve hazırladık. dolayısıyla bu arkadaşlarımızın görevi bitecek, görevi bitmeden bu arkadaşlarımız anladığımız kadarıyla bizim kulübümüzden ve bizlerden rövanşı almaya çalışıyor. bunun başka türlü bir izahı yok. böyle düşünüyoruz, böyle okuyoruz, böyle görüyoruz. 3 ay içerisinde federasyon talimat yapacak ve bu arkadaşlarımızın görevi nihayete ereceği için, genel kurul seçeceği için ve bana göre bir daha seçilme şansları olmadığı için bizden kişisel çıkarlarla kendilerince rövanşist bir yaklaşımla hesap sormaya çalışıyorlar. galatasaray spor kulübü’nden hesap sormak kimsenin haddi değildir. bu üyeler hakkında türk ceza kanunu 257. maddesi uyarınca açıkça bunun bir suç olduğundan görevi kötüye kullanmadan şikayetçi olacağız. bu üyeler hakkında ağır ihmaliyle oyuncumuzu ve kulübümüzü zarara uğrattığından kıyasen hukuk mahkemeleri kanununun uygulanacağını düşünüyoruz. nitekim değiştirilen statüde de benzer bir düzenleme vardı. uğranılan zarar ve ziyanın tanzimiyle ilgili de hukuki yollara başvuracağız. bundan sonra da sadece galatasaray için değil, futbolun bütün paydaşları için, amatör kulüpler için 1.,2.,3. lig kulüpleri için hepsi için adalet aramaya devam edeceğiz çünkü biz adaleti bütün futbol ailesi için istiyoruz. mesela önümüzdeki dönemde galatasaray spor kulübü statünün 22. maddesinin değiştirilmesiyle ilgili bir teklif hazırlığı içerisinde. bakıyoruz amatör kulüpler 1.,2.,3. lig kulüpleri birer temsilciyle birlikte kurullara katılıyor. halbuki onların da türk futbolunun yönetiminde karar sahibi olması lazım. karar alma mekanizmasına onların da dahil olması lazım. çoğulcu, plüralist, eşit, adil bir karar alma mekanizması sürecinin işlemesi lazım. süper lig kulüpleri 140 üyeyle temsil edilirken bu arkadaşlar, bu kulüpler çok saygın, kıymetli, çok zor koşullarda kendi bayraklarını ayakta tutmaya çalışan, kendi armaları için savaş veren müzayaka halinde zor koşullarda savaş veren bu kulüpler 1’er temsilciyle temsil ediliyor. avrupa insan hakları mahkemesi ne diyordu oyuncular yeterince temsil edilmiyor. niçin oyuncular 6 temsilciyle temsil ediliyor?. hakeza hakemler. niçin teknik adamlar? amatör kulüpler niçin 10 temsilciyle temsil ediliyor? biz bunlar bakımından da sayıların arttırılması noktasında biz kendimiz galatasaray olarak değişiklik önergesi vereceğiz statüyü 1/5 imzayı bulursak da bunu gündeme aldıracağız. buna ilişkin çalışmamız devam ediyor bu konuda da amatör kulüplerden 1.,2.,3. lig’deki kulüpler birliği başkanlarından ve kulüplerden destek isteyeceğiz. biz gerekirse galatasaray olarak kendi delege sayımızdan feragat etmeye hazırız yeter ki adil, hakkaniyetli, eşit haklı bir temsiliyet olsun. temsilde adalet olsun.”

    “arkadaşlarımız bir not yollamışlar. bu yayının nasıl bir etki uyandırdığını paylaşayım sizinle: tff’den aramışlar. karar oy çokluğu ile alınmış. 2 tane muhalif üye varmış. halbuki ben alınan kararı tekrar göstermek istiyorum. tarihe de not düşmek istiyorum. demek ki oradaki garabetin bu yayınla farkına mı vardılar! federasyonun internet sitesinde oy çokluğu yazıyor. bize gelen karar paylaşmak istiyorum: dün akşam 22.33’te bize gelen kararda oy birliği yazıyor. burada muhalefet yok! işte tff hukuk kurulları nasıl bir rezaletin içerisinde görün! şimdi kulübümüzün hukuk direktörü petek hanım mesaj atmış. yayın devam ederken tff’den aranmış arkadaşlar… demişler ki 2 muhalefet var, karar oy çokluğu. peki bana neden oy birliği diye karar yolluyorsunuz? yani saat başı değişen bir karardan bahsediyoruz. bu kararın saygınlığı ve güvenilirliği tartışılır halde değil midir? size soruyorum kıymetli basın mensupları; bu karar sizin içinize siniyor mu? resmi sitede oy çokluğu, bana tebliğ ediyorsun; resmi tebliğdir bu oy birliği yazıyor. şimdi iki muhalif üye varmış, oy çokluğu! gerçekten iki muhalif varsa onlar her şeye rağmen bu hukuksuzluğa imza atmamışlar. çünkü hakimler kararlarıyla konuşurlar. atılan her imza tarihe not düşmektir. demek ki o iki muhalif arkadaşımız her şeye rağmen içlerinde bir vicdan kırıntısı var ki böyle bir hukuksuzluğa ortak olmak istememişler. oy çokluğu… 22.32’de oy birliği. bu yayını yapmasak oy birliği arkadaşlar! bu yayın bize verilmiş kararla ilgili iki tane muhalif oy kazandırdı ne güzel, ne kadar komik bir durum! yayın yapılırken tekrar oy çokluğuna döndü bu iş. bu gelen resmi tebligat bize gelen oy birliği. bu kurulların saygınlığı ve güvenilirliği tartışılır halde değil mi? bu hukuk kurulları sürdürülebilir mi? türk futbolu böyle yönetilir mi? böyle gider mi bu sistem ve bu süreç? ben tff başkanı ve yönetimi’nin de bu kurullardan memnun olduğunu düşünmüyorum. bu kurulların işleyişinden ve verdiği kararlardan memnun olduğunu düşünmüyorum. en azından bize yansıyan bilgiler bu yönde. bir an önce tahkim kurulu istifa etmelidir! bir an önce! bu iki muhalif oy neyi değiştirdi? savcılık şikayetinde iki arkadaşımızı şikayet etmeyeceğiz. onlara karşı tazminat davası açmayacağız. ama bu hukuksuz karara imza atarak bu garabeti, bu utancı türk futbol kamuoyuna yaşatan üyelerle ilgili sonuna kadar hukuki yollara başvuracağız. sustuk, yıllarca susuldu, susuldu. insanlar sindirildi. kabul edildi. türk futbolunun geldiği nokta ortada. hakeden kazansın. hukuk kurulları süreci manipüle etmesin! süreci dizayn etmesin! biz bunu arzu ediyoruz.”

    ‘’sayın başkan taahhüdü verirken dahi tarafsız ve bağımsız yargılama olması kaydıyla, buna ilişkin düzenleme yapılması kararıyla’’ demiş. orada da öngörülü bir yaklaşım göstermiş başkanımız sayın burak elmas. ha keza habertürk’te, 4 kulübün güzide başkanlarının katıldığı canlı yayınında da benzer bir öngörü ortaya koymuştu. geldiğimiz noktada kendisinin öngörüsünün ne kadar isabetli olduğunu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. düzenleme ile ilgili biz, 3 ay içerisinde bu seçici kurulla ilgili talimat yapılsın; en geç devre arasında yürürlüğe girsin dedik. bütün kulüpler birliği vakfı ve paydaşları da düzenlemeyi böyle yazmıştı. fakat tff, bunun devre arasına yetişmeyeceğini, burada da seçici kurulun çalışması gerektiğini, talimatın yazılması gerektiğini belirtti. dolayısıyla biz 5 ay süre koymuştuk, 10 aydan önce bunun ikmal edilmeyeceğini söylendi. bunun bir hazırlık aşaması olacağı söylendi. bütün kulüpler birliği’ndeki başkanların tamamı da buna muvafakat gösterdiği için orada uzlaşma ve konsensus ile 10 ay içerisinde yürürlüğe gireceğine ilişkin düzenleme yapıldı. fakat burada tff’nin kararlı ve samimi tavrının ölçümlenmesi açısından da bir geçici madde ekledik. üç ay içerisinde tff, bu düzenlemenin hayata geçmesi için yönetim kurulu’nda talimatları yapmalı dedik. üç aylık süre içerisinde bu talimatlar yapılacak mı bunun fikri takipçisi olacağız. kurulların, tahkim kurulunun istifasını istedik. tff de futbolun adaletli yönetimiyle ilgili bütün önlem ve tedbirleri almalıdır. kendilerine de bu konuda çağrı yapıyoruz.”

    rezan epözdemir
  • 43365
    “ben hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum ama ülkemizde de bildiğiniz üzere yangınlar var. umarım her şey yakın zamanda düzelir. bizim de elimizden gelen bir şey varsa yapmaya hazırız. galatasaray’ı seçmemde çok faktör var ama avrupa’dan da teklifler vardı bildiğiniz üzere. 2018 yılında bir anım var. abimle birlikte hocayla fotoğraf çekilmek istemiştik. hoca bizi kırmayıp 45 dakika benimle sohbet etmişti. ben o zaman altyapı oyuncusuydum. o zaman da galatasaray hayalim ve hedefim daha da güçlenmişti açıkçası. çünkü hocanın o gün bir altyapı oyuncusuna verdiği değeri görünce çok mutlu oldum. ona da buradan çok teşekkür etmek isterim. ben altyapı oyuncusuydum, bana değer verdi ve hayatla ilgili konuştuk. bugün buradayım çok mutluyum.”

    “her şeyi karışık yaşıyorum ama ben profesyonel oyuncuyum ve kendimi en iyi şekilde maça hazır tutmaya çalışıyorum. hocamız da zaten gerekli teknik ve taktik bilgileri bize iletti. yarın için de elimden gelen her şeyi vereceğim. bu ilk günden itibaren galatasaray formasıyla böyleydi ve son güne kadar da böyle kalacak.”

    “benim açıkçası çok bilgim yoktu. sadece menajerimle konuştuğumda galatasaray seninle ilgileniyor dedi. o zaman tabii çok heyecanlandım. çünkü galatasaray gibi benim hayalimdeki takım kapıyı çaldığında sadece menajerime her gün soruyordum; oldu mu? diye. olduğu anda da istanbul’a geldim. bugün çok mutluyum.”

    “hocamız burada. hocam bana nerede görev verirse ben elimden geleni vereceğim. bence hocaya yöneltmek lazım o soruyu.”

    “isviçre’de milli takım altyapısındayken bir ödev verilmişti bize. model çizme gibi bir ödevimiz vardı. ben de o zaman galatasaray’da çok modelim oldu seneler boyunca ama felipe melo beni çok etkilemişti ve ben onu çizmiştim. bu yakın dönemde idol olarak felipe melo diyebilirim. idollerle oynamak çok farklı bir duygu olur ama ben dediğim gibi kesinlikle felipe melo olmayacağım, ben berkan kutlu’yum. buraya berkan kutlu olarak geldim.”

    “baskı bence bir ayrıcalıktır hayatta. çünkü insanın baskı veya bir beklenti olmadığında hayatta bence çok hedefin olmadığı anlamına gelir. hazır mıyım? yarın göreceğiz ama ben çok çalışmaya devam edeceğim. her gün inşallah üzerine koyarak devam etmek istiyorum.”

    “hem transfer yapıp hem inşallah galatasaray tarihini yazarız hep beraber. ben şu an bunları çok düşünmedim. günübirlik yaşıyorum. yarının bize ne göstereceğini bilmiyoruz. ben gün gün alıyorum ve her gün hem çok çalışarak hem burada olmam benim için bir şans. galatasaray gibi çok büyük bir camiada olmak herkese nasip olmaz. gün gün ilerleyelim ve sonunda zaman bize ne gösterecek hepimiz göreceğiz.”

    berkan kutlu

    (bkz: 5 ağustos 2021 galatasaray st johnstone maçı)
  • 43366
    “oyuncuma bu kadar soru sorduğunuz için çok mutluyum. bir soru sorarak bırakmadınız. medya mensuplarıyla beraber florya’da düzenlediğimiz kahvaltıda bolca sorulan soruların sizi mutlu ettiğini görüyorum. şu yangın belasından inşallah bir an evvel kurtuluruz. o gün dei söyledim. çok iyi bir yeşilciydim. insanın sanki canı ciğeri yanıyor. ailemle de konuşuyorum. oradan dumanları görmek çok daha acı verici. inşallah bir an evvel bunu sonlandırırız. bir daha da böyle bir şey yaşamayız. allah yardımcımız olsun.”

    “oğulcan meselesinde kulübümüz hukuki olarak gerekli görüşmeleri yürütüyor. bugün de başkan yardımcımız sayın rezan epözdemir’i izledim. açıklamalarını takip ettim. kararın verilme süreci, sonuçları ve içeriği hakkında herkese doyurucu bilgi verdi. hem galatasaray hem de kamuoyu bilgilendi diye düşünüyorum. ben işin teknik tarafında kalmak istiyorum. hakikaten çıkıp nezaket içerisinde kulübünü savunan bir yönetim, bu işle ilgilenen bir hukukçu görüyorum. sonuç olarak oğulcan benim teknik olarak yararlanmak istediğim bir oyuncu. şöyle bir tablo var. uefa oynaması için lisans veriyor. tff bu lisansı onaylamıyor, vermiyor ve oğulcan avrupa kupasında oynamıyor. böyle düşünülmesi gereken veya komik denilebilecek bir durum var. zaten biz tahir kıran başkan ile bu meseleyi çözeriz. oradan bir sıkıntımız yok; ancak mantığa uymuyor. uluslararası konulara müdahale edecek olan federasyon uefa ve fıfa. uefa izin veriyor, federasyonunuz izin vermediği için bu oyuncu oynayamıyor. uefa’nın izin verdiği bir oyuncumuzun avrupa’da süre alamaması beni üzüyor. o yüzden bu konuya fazla girmek istemiyorum. gerek başkanımız gerek yönetim kurulumuz bu konuda doyurucu bilgiler veriyor. sezon başı beyaz sayfada, kendi alanımda kalmak istiyorum. diğer alanı dolduran, o konuda ihtisas sahibi olan arkadaşlarımız gerektiği şekilde konuşuyor.”

    “çok mutlu oldum. ben onu resim olarak gördüm; ama konu olarak paylaşmadık. bakış açısı, cevapları çok hoşuma gitti. çok genç yaştaki iletişimi ve olgunluğu hoşuma gitti. bir kabuk değişimine gittiğimizi söylemiştik. onların örneklerinden bir tanesi berkan. yarın da onu oynatacağım. 10 antrenman bile olmadı; ancak u17, u19 ve bizde oynamayanların karmasıyla bir hazırlık maçı yaptık. fizik ve mental olarak hazır. baskıya verdiği cevap da ne kadar hazır olduğunu gösteriyor. galatasaray’ın bu tip oyuncularını çoğaltacağından emin olabilirsiniz. yarın da kadroda yer alacak.”

    “pazar günü kendi aramızda bir maç oynadık. oynamak zorundaydık. scott ile birlikte yaptığımız fiziksel analizde taylan’ın da eskisi gibi bir hayli önde olduğunu gördük. bireysel antrenmanlarını yapıyordu. son bir haftadır bize katıldı. yarın taylan’ı da oynatacağım. o yüzden taylan ve berkan gibi oyunculara ihtiyacımız var. bazen öyle olur ki oyuncuları maç kondisyonu ile hazırlayabilirsiniz. son 24 günde 7 maç oynayacağız. sezon başı için çok ağır. bunun dört tanesi avrupa, üç tanesi türkiye. bizim için daha da talihsiz olanı üç maç deplasmanda oynayacak olmamız. bunları düşündüğümüzde her oyuncuya ihtiyacım var. teknik adamlarda her oyuncunun karnesi vardır. kim nerede, nasıl davranır, nasıl tepki gösterir. yanılma oranım bu konuda çok azdır. bazı oyuncular yanıltmaz zaten. bunlardan birisi de taylan. taylan’ın kendisine de söylediğim gibi çok sızlanma lüksü yok. yıllarca çok fazla oynamadığı için ben de devamlı oynayarak rötarı kapatsın diye düşünüyorum. oynamadığı zaman sızlanan, oynadığı vakit çok oynadım diyen oyuncu grubundan hiç hoşlanmadımı hep ifade ediyorum. insan imkanı olursa hep oynar. her fırsatı değerlendirmeli. taylan da bunlardan bir tanesi.”

    “burada en önemli konu cicaldau. biz alex ile uzun vadeli bir anlaşma yaptık. burada ikili oynanancak bir avrupa maçında yer alıp almamasını çok önemsemedik. oynaması iyi olurdu; ama uzun vadeli yaptığımız sözleşme ile zaten gereken mesajı verdik. gruplarda oynayacak. inşallah bundan sonra randers’i de eleyerek gruplara kalmak niyetimiz. beş sene imzalamak kendisiyle ilgili planımızı da ortaya koyuyor. iki maçı düşünecek halimiz yoktu. çünkü planımız bu şekildeydi. umarım galatasaray’da olduğu süre boyunca o kadar güzel işler yapar ki bu iki maç aklımıza bile gelmez.”

    “bir maç oynadılar. o da deplasmanda oynadılar. seyretmesi çok zordu. iskoçya’ya gitme imkanımız da yoktu. bir ana fikir çıkardık. özellikle temaslı oyunu çok iyi oynayan bir takımdan bahsediyoruz. mücadelesi üst seviyede olan bir takım. muhakkak ki galatasaray’ın isteği, bulunduğu konum ondan biraz önde. kolay bir maç olmayacağını düşünüyorum. arkadaşlarımıza verebileceğimiz tüm bilgileri verdik. analiz ekibimiz bu konuda çok ciddi çalıştı. her rakibimize saygı duyuyoruz. iskoç ekipleri bu tarihlerde çok endişeli günler yaratmıştır türk takımlarına. istemediğmiiz çok sürprizler olmuştur. ona denk gelmek istemiyoruz. iki maçımızı, ardından ondan sonraki turu geçip gruplara kalmak istiyoruz. o düşünce içerisinde oynayacağız.”

    “sayın başkanım falcao ve feghouli ile ilgili karar açıklamasına gelince… başkanımızın, kulübümüzün maliyet politikası gereği, yüksek ücretin karşılanamayacağı ile ilgili bir ifadesi var. başkanımız, bu doğrultuda bir takım kararların alınmak durumunda olduğunu aktardı. hem falcao hem feghouli galatasaray’a hizmet etmiş olan bizim için değerli oyuncular. ayrılıkları ve bir araya gelmeleri doğal kabul etmeliyiz. çünkü biz kulüp olarak özellikle florya’da son yıllarda ayrılan oyuncularımızın hepsine çok güzel veda ettik. örneğin 6 ay kadroya yazmadığımız nagatomo’nun nasıl gittiğini biliyorsunuz. geçen sezon ve evvelki sezon en kritik maçların öncesinde kulübüne dönmek zorunda olan onyekuru ile nasıl vedalaştığımız hepinizin hafızalarında. kulüp kararı ile takımımızdan ayrılan belhanda’nın buradan nasıl yolcu edildiğini, aramızdan nasıl ayrıldığını biliyorsunuz. dolayısıyla buna çok önem veriyoruz. dünyanın her tarafında, okyanusya’dan brezilya’ya, avrupa’nın her tarafına kadar galatasaray eski oyuncularını hatırladığınızda ne dediğimi çok iyi anlayacağını düşünüyorum. neredeyse bir galatasaray elçisi gibi oradan galatasaray’ı sevdiklerini, burada çok mutlu oldukları yönünde beyanlar veriyorlar. bu bizim için çok büyük anlam ifade ediyor. onun için ısrarla söylüyorum ki, gelirken karşılamayacağız, giderken yolcu edeceğiz. iyi anılmak istiyorsanız böyle büyük oyuncuların sizi hatırlamasını istiyorsanız buna önem vermeniz gerekiyor. başkanımız da söylerken işin ekonomik kısmından bağımsız bunu söyledi. umarım en kısa zamanda hem kulübümüz hem oyuncularımız adına bir çözüm bulunur ve bu konu sona erer.”

    “kerem çok kıymetli bir oyuncumuz. gelişerek daha da iyi olacak. doğru oynamayı öğrenecek ve bu kendi performansının artmasına katkı sağlayacak. transfer sezonunun bitimine kadar yeni oyuncular katmayı planlıyoruz. her saniye, her dakika, her gün galatasaray’dan bir şey bekleyebilirsiniz. buna kararlıyız. bu konuyla başkanımız, yönetim ve ben aşağı yukarı her gün bu konuda görüşüyoruz. kafamızdaki yapıyı kurmak için en ekonomik şekilde galatasaray’a kısa, orta ve uzun vadede çok şey katacak kadroyu oluşturmaya çalışıyoruz. böyle baktığımızda kerem bizim için değerli oyuncularımızdan birisi. kerem de yarın oynayacak. dolayısıyla gerçek manada yorulacak. ona çok iş düşecek. bu genç yaşında çok istemeli. elbette zaman zaman, rotasyon zamanlarında dinlenecek. güvendiğimiz, ileride birkaç rolü aynı anda oynayabilecek kıymetli oyuncularımızdan bir tanesi.”

    “mutlu olduğumda ve mutlu olduğumda bunu gösteren bir insanım. dışarıya bu enerjiyi, fikri veriyorsam çok mutlu olurum. allah’a şükür çok iyiyim. her geçen gün daha iyi olacağımı düşünüyorum. mutlu insanların performansları da daha mükemmel olur. herkes kendine göre yorum yapabilir. planlı olarak yaptığım bir hareketim yok. nasılsam öyleyim. evde, antrenman alanında da böyleyim. dışarıdan benim hakkımdaki söylenen ifadeler, benim kendimi ifade etmemden daha gerçekçi. öyle göründüğüme çok memnunum.”

    “morutan ile ilgili geçen basın toplantısında fikrimi belirttim. yetenekli bir futbolcu. henüz 21 yaşında. daha da gelişecek potansiyele sahip. beğendiğimi ifade etmiştim; ancak ben ve sayın başkan için ekonomik boyutunu açıklıkla ifade ettik. öyle bir rakam veremeyiz. başkan da böyle söyledi zaten. ben ancak bu konuda olumsuz düşündüğümü söyleyebilirim. morutan konusu nereye gider bilmem; ama bazı mevkilerin daha aciliyeti var. galatasaraylılar bu konuda beni anlayacaktır. formayı kapanın bırakmadığı, formayı bırakanın da zorlukla aldığı bir takım olacağız inşallah. formayı verdiklerim bırakmasın. bırakırsa da formayı geri almasının zor olacağını bilsin. böyle bir takım istiyorum. seviyeli rekabetin devam ettiği, giren ve çıkan oyuncu fark etmeksizin sistemin devam ettiği, formayı bırakanın o formayı çok aradığı bir takım olacağımızdan emin olabilirsiniz. formayı alan vermesin.”

    “bugün kulübüm de paylaştı. kendilerine çok teşekkür ediyorum. çok düşünceliler ve nazikler. 36 sene gibi bir süre geçmiş. merve o zaman küçücüktü, kucağımdaydı. sarı kırmızı forma gözüksün diye helikopterde kapıyı açmışlardı. o an, o yükseklikte yaşadıklarımı bir de bana sorun (gülerek). ilk defa böyle bir veda oldu. tribünler sonuna kadar doluydu. mehmet ali yılmaz bey, trabzonspor’u benim ricam üzerine almanya’dan getirmişti. onun güneş gazetesi’nde çalışarak ona teşekkür etmiştim ama yine teşekkür edeyim. galatasaraylılarla birlikte futbolculuk hayatımızı noktalamıştık. bugün bir nostalji yaşadım. hediyeler getiren de vardı. güzel bir şey. aidiyet duygusu yüksek birisi olarak benim çok önemli bir duygu. bu galatasaray olunca insan daha da bir gurur duyuyor. 4 ağustos, 4 eylül… dörtlerden gidiyoruz bu şekilde… allah herkese böyle bir şey nasip etsin.”

    “yarın o sürenin daha uzun olacağını düşünüyorum. buna inanıyorum. her geçen gün daha iyi olacağız. bundan galatasaraylılar emin olabilir. geçen maçtan daha da önemli bir performans ortaya koyacağımızı düşünüyorum..”

    fatih terim

    (bkz: 5 ağustos 2021 galatasaray st johnstone maçı)
  • 43367
    "türkiye'ye gelip maç oynamak bizim için önemli bir konu. galatasaray, çok prestijli ve güçlü bir takım. çok iyi taraftarları var, çok tutkulular. biz elimizden geleni yapacağız ve burada galatasaray'a karşı oynayacağımız için heyecanlıyız."

    "galatasaray psv'ye karşı hayal kırıklığı yaşadı. tüm gücünü bu maça verecek. o yüzden iyi savaşmalıyız, elimizden geleni yapmalıyız."

    "rakipte izleyemediğimiz oyuncuların oynayacak olması bizim için dezavantaj olacak. biz de birkaç transfer yapmak istedik fakat zaman el vermedi."

    st. johnstone'un teknik direktörü callum davidson

    (bkz: 5 ağustos 2021 galatasaray st johnstone maçı)