• 41002
    "galatasaray'da elimden geleni yaptım. oynadığım bütün takımlarda savaşmaktan geri kalan bir futbolcu olmadım. orada çok güzel günlerim geçti. bana hiçbir şekilde senle yolları ayrılmak istiyoruz denilmedi. karakterimde oturarak, yatarak para kazanmak yok."

    "fatih hocama rica ettim oda anlayışla karşıladı ve ayrıldım."

    "ben galatasaray'a giderken oynatmayacağımı da biliyordum. önümde dünya yıldızı falcao vardı. sakatlıklardan şans buldum mücadelemi verdim."

    adem büyük
  • 41005
    "galatasaray’a yakışmaz. futbolcu bundan etkilenmez mi? yönetimlerde bir idareci transferle, futbolla meşgul olur, açıklama yapar. teknik konularda terim’i rahat bırakmak gerekir."

    "fatih hoca, florya’ya kimseyi istemiyor. yüzde 100 de haklı!"

    "mustafa çok şanslı. bir üye söylemişti “kadir gecesi doğmuş” diye. cidden öyle. fatih terim ile çalıştıkları, teknik adam o olduğu için şanslılar. yoksa bu başarılar olmazdı esasında. galatasaray’ı ve takımı fatih terim tutuyor ayakta!"

    duygun yarsuvat
  • 41006
    "seri'yi kadro dışında bırakma kararı kolay bir karar değildi ancak bunu yapmak zorundaydım. seri yeni bir maceraya başlıyor. önümüzdeki 9 hafta boyunca iyi çalışması gerek, sadece bu. beni, onun da bir seçenek olduğuna inandırması lazım."

    "o üst düzey bir oyuncu, şimdilik ona yer bulamadık ama bu değişebilir. verdiğim karara vereceği reaksiyona göre değişecek. onun fulham'da geçirdiği ve küme düştüğümüz sezonda işler iyi geçmedi ancak bu, fulham kariyeri bitti, sona erdi demek değil."

    fulham teknik direktörü scott parker
  • 41007
    sahaya çıkaracağın ilk 11'i öğrendiğim, saha kenarında maskesi ile duran seni gördüğüm ve oynattığın futbolu 16 dakika izlediğimde, bu yazımın başlığı kafamda belirmişti..
    "alkışlarımla fatih hocam!."
    ama sonra maçı izleyen milyonlara örnek, simge olacak maskeni çıkardın ne yazık ki..
    önceki gün, yani salı günü, seninle ilgili tüm eleştirileri de okudum. başta, belhanda ve feghouli'yi ille de galatasaray'da ve ilk 11'de bıraktırmaya azimli ve kararlı olanlar olmak üzere..
    o zaman yeni başlığımı seçtim..
    "doğru yoldasın fatih hocam!.."
    bizim sporcular, hafta ortasından itibaren belhanda ve feghouli'nin ilk 11'de olacağını iddia ediyor, ikisinden de ısrarla "yıldız" diye söz ediyor, gazetecilik diliyle zarf atıyorlardı.
    galatasaray'ın içerde ve dışarıda son yılların en kötü futbolunu oynadığı son üç maçta, (fener, kasımpaşa, rangers) bu iki ruhsuzun takımı nasıl 9 kişi bıraktığını unutturmaya çalışıyorlardı, mesela türkiye, "bu hafta ikisi de kenarda" derken.. ben de "bakalım kim haklı çıkacak" demiştim.. "bu ülkede haberlerin nasıl yazıldığını da öğreneceğiz."
    ..ve gördük..
    fatih hocam,
    kaybettin alanya'ya.. ama gene de seni yürekten kutluyorum.. çünkü ben skor değil, spor yazarıyım.
    bu hafta nihayet en doğru seçimi yaptın..
    fatih terim 2000 ile fatih terim 2020 arasındaki farkı gördün.
    sahaya çıkan 11 de oynattığın futbol da 2000 ruhunun yansımasıydı.
    takımı, yedekleri dahil milli marşı okumayı bilmeyen adamlardan kurmaktan vazgeçmiş, sahaya yeteneklerinin de ötesinde ruhlarını koyacak adamları sürmüştün..
    hakemin düdüğü ile oyun sisteminin de tamamen değiştiğini ve adeta 2000 yılının galatasaray'ının sahaya çıktığını gördüm. bizim skor yazarları hiçbir şeyin farkında değillerdi ki, bunu yazan tek kişi olmadı, okuduklarımda..
    galatasaray, futbolu ve keyif zevkini öldüren, topu rakibe bırakıp, kendi yarı sahasında bekleyen, topa sahip olduğunda ise hızlı hücumu adeta unutmuş, gene kendi yarı sahasında iki stoper ve kaleci üçgeni arasındaki sözüm ona garantili yüzlerce pas yaparak vakti ve futbolu öldüren galatasaray, sihirli bir el değmişçesine, 2000 yılının uefa kupası'nı getiren futboluna dönmüştü.
    top rakip kaleci veya savunmadayken, forvetler ve orta saha adamları, tıpkı hakan şükür'ün yerine falcao liderliğinde "hücum pres" yapıyorlar ve alanya'yı kendi sahasında basıyorlardı.
    uzun zamandır oynamayan, oynamadıkları için maç eksikleri olduğu rahatça görülen emre akbaba ve emre kılıç'a rağmen, "hücumda bastıran ve geriden hızlı çıkan galatasaray futbolu"nu "işte bu" diye alkışladığıma, bizim maç gurubu şahittir..
    maçın sonu, skoru, benim için hiç önemli değildi. önemli olan tek şey, fatih hocam'ın, fatih terim'in eski fatih, yani yine, yeniden "imparatore" olmasıydı.
    ona milan yollarını açan imparatore..
    milan dedim de.. o 1999-2000 sezonunu hatırla hocam. istanbul'da milan'la oynuyordun.
    dakika 87.. milan 2-1 galip ve şampiyon kulüplere gidiyor.
    dakika 88.. 2-2 ve milan uefa kupasına düşüyor.. dakika 89.. 3-2 ve galatasaray uefa kupasına giderken, milan "annesinin ligi"ne dönüyor.
    o fatih terim'i hiç unutmadın değil mi, hocam.. ama kasımpaşa önünde 1-0 geride iken ve daha dakika 85 iken sahadan kaçan fatih terim'i unut hocam.. o anı hiç yaşanmamış farzet..
    o, gerçek sen değilsin çünkü..
    maçı 11'e 11 oynasan ve bu defa çok haklısın, o aptalca bireysel hataları yapmasaydı, hem de en güvendiğin adamlar, mesela o aptal ikinci sarıyı gören etebo, o babacar'ın frikiğinde kalesinin onda 9'unu boş bırakıp, "sağıma şandelle gol olsun" diye televizyonlara ilan veren kaleci fatih (ki ayni fatih ayni hatayı, ikinci babacar frikiğinde de yaptı ama, alanyalı bu defa sert vurma hevesiyle baraja çarptırdı. ki gol olan frikiğe sebep olan faul de aptalca ve gereksizdi hocam.
    haklıydın.) ikinci yarıya 10 kişi başladın.. beş değişiklik yaptın. biri hariç hepsi doğruydu hocam.. ilk defa kenardan maçı bu kadar iyi okuyor ve bu kadar yerinde değişiklikler yapıyordun.
    biri hariç..
    falcao'yu alıp yerine belhanda'yı koyman tam bir felaketti. bu değişikliği niçin yaptığını ikimiz de biliyoruz. aklı olan da anladı zaten..
    ama çarşamba sabahı türkiye gazetesinde, seni en seven ve sonuna dek seni hep destekleyen öcal ağbi'mi oku lütfen..
    oku da, aslında galatasaray'ı değil, seni yok eden bu keçi inadından artık vazgeç hocam..
    galatasaray'a, başkan'a kafa tutan bu para ve rahat delisi iki ruhsuzun sırtlarını sana dayayıp, galatasaray kulübü ve camiasıyla daha fazla alay etmelerine izin verme. neyse.. benim sözüm o değil zaten.. lafı geldi de söylüyorum..
    ben, hâlâ devam eden bu "inat" hatasına rağmen, sahaya çıkardığın 11'e, kenar yönetimine ve oynattığın "galatasaray 2000" futboluna bakarak, yazıyorum.
    tuttuğun yol doğru hocam.. seçimlerin de doğru..
    sen bizim skor yazarı ve genelde fenerli medyaya bakma.. onların hepsinin korkusu, ruhsuz belhanda ve feghouli'nin defedilip yerlerine değerli milli futbolcuların, mesela çifte emre'lerin alınması..
    nasıl yerlere vurdular bu ikisini..
    nasıl yücelttiler, kulübü satan o iki rezili, aç da oku hocam.. aç oku da dostunu, düşmanını anla artık.
    belhanda ve feghouli'ye hatta düne kadar inatla, ısrarla şans verdin hocam.
    kullanamayacaklarını bile bile şans verdin..
    şimdi ayni şansı türk milli takımı'nın oyuncularına tanı..
    iki değil, hatta taşdemir'le 3 emre'de ve ötekilerde ısrar et.
    formasını ıslatan çocukları destekle..
    onlara inan ve sahaya sürmeye devam et.
    çünkü doğru yoldasın, hocam.. ilk adımı attın.. devam et!. lütfen devam et, sevgili hocam!.

    nihat bey!.. nihat bey!..
    futbolseven milyonlarca kişi maçları artık televizyonlardan izleyebiliyor.. hatta pandemi yüzünden evlerinde kapalı kalan futbol sevmeyenler bile, televizyonda maç izler oldular..
    öyle değil mi, nihat bey!. yani sözüm ona futbol federasyonu başkanı nihat bey!.
    bilmem siz de izliyor musunuz, nihat bey..
    uefa'nın maçlarını bilen bilmeyen herkes rahat izliyor, spikerler de rahat anlatıyorlar. çünkü formaların sırtında futbolcu isimleri en üstte, yani görünen, okunan yerde yazıyor.
    ama ayni takımlara iyi bakın nihat bey..
    mesela işte bu hafta ikisinde de izledik başakşehir, şampiyonlar ligi maçına, uefa kuralına uyarak, "oyuncu isimleri yukarda" formalarla çıktı. oysa türkiye'de giydiği ve türk halkını zerre umursamadığını gösteren formalarda isimler, okunmaz yerde, yani en altta yazılıydı.. siz belli maçları izlemiyorsunuz.
    izleseniz, kendi keyfiniz kaçıyor diye, o televizyon yayıncılığına ters formaları yasaklardınız.
    ama ne maçlar umurunuzda, ne de ekran başında türk milleti nihat bey!.
    nihat bey!. nihat bey!..
    türkiye futbol federasyonu başkanı olarak, türk halkına hizmetle görevli olduğunuzu, bu formaları yasaklamanız gerektiğini ille de ali koç sizi ayağına, yani zorlu'ya çağırıp, orda mı söylemeli acaba?

    hıncal uluç

    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
  • 41011
    “uefa’ya her 3 ayda bir verdiğimiz temiz kağıtlarının 6 ay ertelenmesini istedik, olmadı. tribünde seyirci yok, kombine yok. kimse ne yiyorsun, ne içiyorsun demiyor. futbolcu ödemeleri için uefa ve tff’ye yazdığımız yazılara ne yazık ki olumlu cevap alamadık”.

    “ljajic’in toparlanması lazım. iyi yaşamadığı kulağıma geliyor. düzelmezse kendisi bilir. ocak ayında bir transfer daha yapacağız. borçları tl’ye çevirip rahatladık. faiz hala belimizi büküyor ama önemli mesafe aldık. bırakmam seni kampanyasıyla biraz nefeslendik”.

    “toplam 8 milyona mal ettiğimiz, 18 milyon tasarruf ettiğimiz takımla yola devam ediyoruz. konya’dan 4 yedik, gençlerbirliği’ne sahamızda kaybettik. hiç hoş değil. üstelik hocamızın istediği transferleri yaptık”.

    ”aboubakar'a maç başı 20 bin euro ödeyecek, dizindeki sakatlık nüksederse 40 bin euro ceza yazacağımızı söyledik. şaşırdı, itiraz etti ama sonunda kabul etti. çocuk enteresan, kuantum fiziği okumuş”

    ”lambaları yanmayan karanlık odalar, ceo’su ortalarda görünmeyen, hiçbir evrakın bulunmadığı boş dolaplar ve bir de sekreter ile kulübü teslim aldık”

    ahmet nur çebi
  • 41015
    "teknik direktör fatih terim, önce ‘üçüncü kızım' dediği hande sümertaş, ardından de hemşehrisi de olan yardımcısı hasan şaş ile yollarını ayırdı. bunlar bilinenler... ama duyulmayanları görebilmek için iki sezon geriye gidelim. ilk kırılma gomis'in gidişi sonrasında başladı.

    santrfor aranıyor, çeşitli isimlerin adı geçiyordu. ancak transferin son gününde limitlerin yetersiz olduğu ortaya çıktı. bunun üzerine apar topar ömer bayram getirilirken, mali işlerden sorumlu isim sedef hacısalihoğlu da gönderildi. ama galatasaray'da işler hiç doğru gitmedi. geçen sezonun devre arasında bu kez meşhur alan carvalho olayı yaşandı. çin'de oynayan oyuncu için ikinci başkan abdurrahim albayrak'ın, ‘aldık' diye açıklama yaptığını anımsayın. ne var ki, alan'ın menajeriyle gerçekleşen dubai buluşmasında tartışma çıktı ve transfer işi yattı, başka bir deyişle patladılar!

    bu olay nedeniyle ünlü hocanın çılgına döndüğü, kulaktan kulağa dolaşıyor hala! alan transferi yatınca alelacele diagne'yi aldılar. bir yanda ozan kabak satıldı diye sevinirken, diğer yanda diagne'nin yüksek bonservis bedeli ortada... kaldı ki ‘eğri oturacağız, doğruyu söyleyeceğiz' arkadaş... terim ozan kabak'ın da satılmasını asla istemedi.

    ozan kabak satılınca terim'in yakın çevresine, “arkamdan iş çevirdiniz" diyerek albayrak ve futbol idari koordinatörü hanedar'a çıkıştığı yolunda iddialar hala sıcaklığını koruyor. bu yaz döneminde ise en büyük beklenti oyuncu satışlarından gelecek paralar idi. şükrü hanedar ne yapacaktı? oyuncu satacaktı. belhanda ve feghouli'yi hanedar pazarlayacak, yerlerine yenileri alınacaktı. abdurrahim albayrak ve şükrü hanedar, terim'e, “merak etme, ikisini satacağız, yerine oyuncular alacağız" diye bilgilendirdiklerini de biliyoruz.gelin görün ki, ne satılan var, ne de yeni alınan oyuncu... anımsayın, rangers maçının sonrasında terim, “satış yapmayı beceremiyoruz" mesajında kimleri işaret ediyordu? albayrak ve hanedar'ı... terim öfkeliydi... niye onun istediği bir orta saha oyuncusu alınamıyordu. sonuçta her transfer döneminde yaşanan başarısızlıklar, birikerek bugünlere kadar geldi. ayrıca bu süreçte şükrü hanedar'ın her olay sonrası abdurrahim albayrak'a yakınlaşması hocanın gönül bağlarını da kopardı. bu sürecin hanedar'ı, “sen abdurrahim albayrak'ın yanına git, onun yanında çalış, o seni yanına alsın" düşüncesine götürdüğünü düşünüyorum. zaten hanedar transfer döneminde ofisini altur'a taşıdığı ve çalışmalarını burada sürdürdüğü de gelen iddialar arasında. yani terim-hanedar ipleri gerildi, gerildi ve koptu...

    öyle ki geçtiğimiz hafta hanedar, florya'daki ofisinden eşyalarını topladı, terim'den uzak bir odaya taşındı. işin özeti, hoca hanedar'a ‘git' diyor, kapıyı gösteriyor mesajını veriyor. hanedar ise resmen gönderilmeyi bekliyor, yani istifa etmiyor."

    bilal meşe
  • 41019
    "türkiye'deki birçok yerli antrenörün hayalidir fenerbahçe, beşiktaş, galatasaray, trabzonspor, bursaspor... o dönemde fenerbahçe yapılanmaya gidiyordu, bana bir teklif geldi."

    "altay'ın lige çıkma şansı olduğundan dolayı, yöneticiler, başkan ısrarcı oldu. altay büyük bir camia. ali koç'tan, 'benimle alakalı planınız varsa lig sonuna bırakalım' diye rica ettik. ardından bana başka bir pozisyon teklif edildi ama beni tatmin etmedi."

    yalçın koşukavak
  • 41021
    "bunun rövanşı da var. inşallah daha iyi olacağız ve kötü goller yemeyeceğiz."

    "2. yarıda yediğimiz goller, böyle talihsizlik olamaz. birinde 10 kişiydik, sakatlık vardı, diğerinde oyuncularımız birbirine çarptı. defansif açıdan bir hayli sıkıntı yaşadık."

    "bu maçı sadece kendimiz için değil, başta türkiye için oynadık, puan ve puanlar için oynadık. daha 5 maçımız var, ben arkadaşlarımıza inanıyorum, puanlar alacağız."

    rıza çalımbay

    (bkz: 22 ekim 2020 villarreal sivasspor maçı)
  • 41022
    "biz federasyon olarak her fırsatta kupanın ne kadar değerli olduğunun altını çiziyoruz. pandemi şartları ve 42 haftalık sıkışık süper lig fikstüründen dolayı bu sezon kupada farklı bir formata geçiş yaptık. yeni formatı alt liglerdeki takımlar iyi değerlendirebilir. bunun örneklerini geçmişte yaşadık. yine kısa yoldan avrupa ligi'ne katılım mümkün. tek maçlı eleme sistemiyle inanıyorum ki heyecanı, güzelliği ve kalitesi daha yüksek maçlar oynanacak. çünkü her takım her maçı daha ciddiye alacak. türk futboluna değerli katkılarda bulunan kupanın sponsoru ziraat bankası'na ve yayıncısı turkuvaz medya'ya teşekkür ediyoruz. inşallah gelecek kuralarda tüm kulüplerimizle beraber olacağız. takımlarımıza başarılar diliyorum".

    hamit altıntop

    (bkz: türkiye kupası 2020-2021 sezonu)