• 36171
    arkadaşlar verdiği karar ile galatasaray‘daki seçim kaosunu sonlandıran kararı veren hakimin fenerbahçeli olduğunu öğrendim..

    emre mor konusunda...
    futbolcu kanadında hiç sorun yok. galatasaray bu futbolcuyu kiralık düşünüyordu şimdi satın almak istiyor. iki kulübün anlaşması çok yakın. başkan mustafa cengiz bu transfer ile kendisi de ilgileniyor.

    süleyman rodop
  • 36173
    "ali koç, değişim sloganının ağırlığına boyun eğdi.
    ali koç, sadece fenerbahçe’ye değil, türkiye futboluna da değişim vaat ediyordu. ancak onca bedelin karşılığında bir yıl sonra o mavi gömlekli adamın yerinde gördüğümüz onun suretinde aziz yıldırım...

    geçen sene bu zamanlar manşetlerde mavi gömleğinin kollarını sıyırıp, yumruğunu göğe kaldırmış mavi gözlü adamın saçtığı umut rüzgârları esiyordu. çünkü aziz yıldırım efsanesini tarihi oy farkıyla deviren ali koç, sadece fenerbahçe’ye değil, türkiye futboluna da değişim vaat ediyordu. yabancı sportif direktör, phillip cocu ile hollanda ekolü ve onlarca genç oyuncuyla, ‘üreten fenerbahçe’ diyerek yola çıktı.

    oysa ilk değişim, değişim vaadini ertelemek olmalıydı; kulübün inanılmaz borcunu gördükten sonra. aykut kocaman ile devam ederek, önceliği mali restorasyona vermeliydi. ne var ki kongreyi kazandıran ‘değişim’ sloganın ağırlığına boyun eğdi. ama aynı koç maç skorlarına göre hafta hafta değişim iddiasından hızla vazgeçti.

    - volkan demirel’in kadro dışı bırakılması ve geri alınması
    - cocu’nun gönderilmesi
    - koeman ile ‘acaba olur’ mu denemesi
    - hayallere uymadığı söylenen ersun yanal’ın getirilmesi
    - sezon başı transferlerin fiyasko çıkması
    - devre arası transferlerinin tutmaması...

    ‘yeniden’ denilerek hedelenen o eski şaşalı fenerbahçe, haftalarca küme düşme hattı eteklerinde gezdi. yıllar sonra dönüp puan tablosuna baktığımızda çekilen acı gözükmeyecek, çünkü takım sezonu 6. bitirmiş görünecek. oysa çok önceki sezonlarda daha kötü derece yaparken bile geçen sezon ki kadar ıstırap çekilmedi.

    böylesine büyük bedelin fenerbahçe’ye bıraktığı bir iki kazanım olmalıydı, değil mi? misal:

    - berke özer’e güvenilerek bu sezon kale verilebilmeliydi.
    - barış alıcı takımın bankosu olabilmeliydi.

    öyle ya, siz türkiye’ye yeni bir kulüp yapısının mümkün olduğunu söylediniz.

    fakat, onca kederin getirdiği yer ‘yeniden emre belözoğlu’ oldu. peşinen övülen koç’un vizyonu 38 yaşındaki emre belözoğlu’nun fenerbahçe’yi kruse’ye anlatma misyonu oldu!

    peki volkan demirel’in suçu ne o zaman? neden hâlâ arafta bekliyor? emre’nin anlatacağı kültürü, volkan daha iyi anlatır zira o kültürün kendisi bizzat volkan’dır.

    siz bize emre ve volkan kültürlü fenerbahçe’yi değil, barış’lı berk’li yeni kültürlü fenerbahçe’yi söz vermemiş miydiniz? iş buysa, o halde aziz yıldırım da comolli’nin yerine ceo olsun. daha başarılı olur zira bugün yapılan, ‘yeniden’ eski fenerbahçe’ye dönüştür. bir oyuncu f.bahçe’ye imza atmadan önce kültürünü öğrenmiş olmalı. hani o klişe deyimle oyuncu şunu demeli: “f.bahçe’nin büyüklüğünü biliyorum...”

    merih demiral’a juventus kültürünü anlatmanın gereği var mı? peki cocu’lu başlangıçta sonuna kadar gidilseydi ne olurdu? öyle veya böyle yine kümede kalınırdı ama hiç değilse ‘eski düzen’i de yenmiş olacaktınız. ancak onca bedelin karşılığında bir yıl sonra o mavi gömlekli adamın yerinde gördüğümüz onun suretinde aziz yıldırım’dır.

    ha fenerbahçe bu sezon şampiyon olabilir mi? olabilir elbet. lakin mesele şampiyonluk değildi ki... bakın emre de diyor: “f.bahçe’de bazen şampiyonluk da yetmez... koç’a da yetmeyebilir...”

    hazir misin? puanin silinecek ve şampiyonluğu kaybedeceksin!

    2010... mahmut özgener’in federasyon başkanlığında ulusal kulüp lisans sistemi’ne geçilmişti. altyapıdan mali yapıya kadar dört dörtlük bir talimattı ama hakkıyla uygulanmadı. uygulansaydı bugün belki ligimizi premir lig ile kıyaslıyor olurduk!

    şimdi yeni bir lisans sistemi geldi. hiç itirazım yok ama harfiyen uygulanacağı konusunda ülke kültürüne bakınca ne yazık ki çok umutlu değilim. düşünün, beşiktaş-fenerbahçe-galatasaray-trabzonspor’dan biri şampiyon oluyor ama talimata uymadığı için 1 puanı siliniyor ve şampiyonluğu kaybediyor. ve ülkemiz bunu hazmediyor!

    tff başkanı nihat özdemir ve kulüpler birliği başkanı fikret orman, “taviz verilmeyecek” dedi. kulüp lisans talimatı, birebir uygulanırsa nihat özdemir de tarihe geçecek.

    umarım özdemir ve yönetimi tarihe oynar... ben yine de yöneticiye borçlandırmada şahsi sorumluluk getiren yasa çıkmadan bu tür düzenlemlerin kadük kalacağını düşünüyorum.

    boyd’u beklerken!

    gomez’ler, pepe’ler, aboubakar’lar, negredo’lar, talisca’lar, vida’lar ve daha neler nelerler... hepsi de rüzgâr gibi geldi geçti beşiktaş’tan... ‘come to besiktas’ dedin mi, istanbul’a özel jet iniyordu. ve bugün... beşiktaş taraftarı günlerdir geçen sezonu ankaragücü’nde kiralık geçiren tyler boyd’un imza atmasını bekliyor. pepe’den boyd’a sadece 2 sezonda gelinen ‘vizyon’! eline para geçince “uzakdoğu’ya açılıyorum”, veresiyeye düşünce “en büyük transferlerimiz altyapıdan olacak” de...

    başkanlar hiç susmuyor

    medyada başkan demeçlerinden geçilmiyor; dört büyükten lige yeni çıkan kulüp başkanına kadar...

    “mobese’ye bile konuşuyor” benzetmesi çok abartılı kaçmaz hani...

    vedat muriqi sayesinde türkiye, rize başkanı hasan kartal’ın adını ezberledi. günde 10 kez konuştu! sıra deniz türüç transferiyle kayseri başkanı erol bedir’de... sorsanız bu kulüplerin de sportif direktörü var ama hiçbirini göremiyoruz kameralar karşısında."

    kenan başaran*
  • 36174
    "kulüplerin borçlarının bankalar birliği tarafından yapılandırması hemen hemen tüm kulüp yöneticilerinin ortak beklentisi...
    bu uzun vadeli yapılandırmayı 2 yıl önce ilk kez ben ortaya atmıştım.
    ne mutlu ki; yapılandırma için son düzenlemeler yapılıyor.
    beşiktaş yönetimi de bankalar birilği'nin borç yapılandırılmasını sabırsızlıkla bekliyor.
    nasıl beklemesin ki; borç olmuş 3 milyar tl!
    sayın başkan sanki 7 yıldır koltukta oturmuyormuş gibi, ''bu borç yüküyle beşiktaş'ı yönetemeyiz'' diye açıklama yapıyor.
    factoring kapılarında borcunu katlayan beşiktaş yönetiminin bu borçları sadece kur farkıyla açıklamaya çalışması hiç inandırıcı değil elbette...
    hatırlatayım; yılıdırım demirören döneminde de 70 milyon dolar kredi alınmıştı.
    o paranın nasıl buhar olduğunu çok iyi hatırlıyorum.
    o dönem ''büyük zafer, beşiktaş'ın geleceği kurtuldu'' diyerek alınan krediyi bayram ilan edenlerin bugün vicdanları rahat mıdır acaba?
    beşiktaş'ın bankalar birliği ile yapacağı anlaşmanın iki önemli ayrıntısı var;
    aktarılacak paranın miktarı önemli...
    ***
    2. duyumlarıma göre 3 yıl geri ödemesiz kredi ama; bu aşamada faiz işlemeye devam ediyor.
    insan düşünmeden edemiyor; ya bu para; mevcut yönetimin finansal sorumsuzluklarıyla yönetilirse?
    deniz bitti artık!
    bu yeni dönemde finansal olarak iyi yönetilmezse; hem 3 yıl sonra hem daha büyük borç yükü, hem de devlet desteği de arkasından çekilmiş kredibilitesiz bir beşiktaş ortaya çıkacak.
    yeni dönemde, bankalar birliği'nin beşiktaş'a kayyum ataması ve kulüpte söz sahibi olması da konuşuluyor.
    mevcut yönetimin plansız ve programsızlığı, finansal yönden başarısız ve beceriksizliği koskoca beşiktaş spor kulübü'nün bir başkasının eline teslim edilmesini gerektirmez.
    o yüzden de beşiktaş genel kurulu ve ileri gelenleri ortaya çıkıp kulübün sahipsiz olmadığını beşiktaş camiasına ve spor camiasına göstermelidir.
    yoksa bu para da bu yönetimin elinde çarçur olursa, beşiktaş geri dönülmez bir yola girebilir.
    transfer döneminde dikkatimi çeken bir husus var.
    iyi futbolcu, yararlı, zararlı futbolcu ayırımı yapmaksızın, maddi durum bu haldeyken ve finansal fair play tehlikesiyle karşı karşıyken, neden beşiktaş yönetimi bonservisli futbolculara yöneliyor?
    yönetim yine menajerlerin oyununa mı gelecek?"

    sinan vardar
  • 36175
    "dün itibarıyla bolu'da başlattığımız 2'nci etap çalışmalarında yoğunluğun ve şiddetin artacağı çalışmalarla birlikte oynamak isteyeceğimiz antrenman modellerine geçiş yaptık. buradaki hazırlıklarımız tamamen hem takımın birlikte oynamasını geliştirecek hem de fiziksel anlamda mücadele edecek gücü artıracak antrenman modelleri yapıyoruz. çalışmalar bu doğrultuda başladı. bu doğrultuda da devam edecek. lig müsabakalarına kadar bolu'da birinci etabı abant mevkiinde bir otelde, ikinci etabı da karacasu'daki bir otelde yaparak hazırlıklarımızı tamamladıktan sonra da hazırlık maçlarıyla birlikte de adana'ya döneceğiz"

    "ilk etapta bir tane hazırlık maçı oynayacağız. buranın bitimine bir gün kala falan bir hazırlık maçı oynayacağız. ikinci etabın maç programı daha yoğun. 4 tane ikinci etapta yapıp eksiklerimizi görme amaçlı oyuncularımızın hazırlanması için yapacağımız hazırlık müsabakaları ile hazırlanacağız. tabii eksiklik görme açısından önemli maçlar oynayacağız. hem oyuncularımızın fiziksel gelişimini sağlamak hem de eksiklerimizi görmek hem müsabakalarda adaptasyonumuzu geliştirmek anlamında da bu oynayacağımız müsabakalar bizler için, oyuncularımız için önemli müsabakalar olacaktır. o doğrultuda çalışmalarımız devam ediyor. lige en iyi şekilde girmek istiyoruz. bu da adanaspor'un formasını sahada gerçekten en iyi şekilde temsil edecek, en iyi şekilde ıslatacak, o formayı gerçekten taşıyacak çok karakterli oyunculara sahibiz. inşallah onların da sahadaki o mücadelesi, antrenmandaki istekleri o zamanki sahadaki mücadeleye de yansır. iyi bir takım, iyi bir adanaspor izleteceğiz diye düşünüyorum"

    "transfer görüşmelerimiz var. eksik olan mevkilerimiz var. eksik olan mevkilerimiz için görüşmeler yapıyoruz. malum herkesin bildiği gibi ekonomik şartlar şu anda bütün kulüplerin gerçekten kriz içerisinde olduğu bir dönemdeyiz. bu kriz dönemi içerisinde de oyuncu maliyetlerinin çok yüksek olduğu bir alan, zaman içerisindeyiz. bu zamanı biraz daha iyi değerlendirip bize uyacak oyuncu grubumuza uyacak, bizim takım içerisine girecek ve adaptasyonu çabuk sağlayabilecek oyuncularla görüşmelerimiz devam ediyor. bunların en iyisini almaya çalışıyoruz. ama şu anki fiyatlar gerçekten bizim de beklememize neden oluyor."

    adanaspor teknik direktörü eyüp arın
  • 36177
    "ben erzurum kampına ilk kez geliyorum ama hem otelden hem de ortamdan son derece memnunum. geldiğimiz ilk günden beri her şey çok iyi gidiyor. hiçbir problemimiz yok. şartların iyi olması antrenman sonrası oyuncularımızın dinlenme konusunda sıkıntı yaşamamasını sağlıyor. zemin de iyi olduğu için daha iyi çalışıyoruz"

    "bizim altyapımızda iyi oyuncular olduğu için onları kampa getirdik ve 4-5 oyuncuyu bu kadroda tutmak istiyoruz. sessegnon ve diallo şu anda afrika uluslar kupası'nda oynuyor. onun dışında iki transferimiz bugün ya da yarın aramıza katılacak. kadroda tuttuğumuz oyuncularla, genç takımdan aldığımız oyuncularla iyi bir takım yaratacağız. iki stoper almak istiyoruz. geçen sene oynayan lucas'ı tekrar aramıza katmak istiyoruz. bir forvet ve bir de sol kenar oyuncusu da transfer hedeflediğimiz bölgelerden"

    "küme düştükten bir sene sonra tekrar spor toto süper lig'e çıkmak kulüp için önemliydi. zaten gençlerbirliği'nin yeri her zaman süper lig. tabii ki fikstüre bakmak gerekiyor, puanlara bakmak gerekiyor ama iyi bir gençlerbirliği izleyeceğiz"

    "ankaragücü büyük bir camia, bir marka değeri. orada bir 10 yıl kadar çalıştık. iki ankara takımının bir derbi oynaması, ankaralı futbolseverler için çok güzel bir şey. biz devre arası, düştü denilen ankaragücü'nü devre arasında yaptığımız 10 transferle ligde tuttuk. oraya gelen tamamı çok karakterliydi gerek saha içinde gerekse saha dışında. güzel işlere imza attık. ben cesaretli bir teknik adamım. korkak futbol oynatmayı sevmem. aynı şeyi gençlerbirliği'nde de oturtmak istiyoruz. bu yüzden gençlere önem veriyoruz. geçen sene 3'üncü kaleci durumundaki altay'a şans verdik ve fenerbahçe'ye imza attı. bizim için büyük bir gurur oldu. boyd'un beşiktaş'a imza atması söz konusu. pazdan, hector, orgill çok karakterli oyunculardı"

    "altay, 3'üncü kaleci durumundaydı. belki devre arası başka takıma gidecekti ama ben onu oynatacağımı söyledim. çok karakterli bir çocuk. şenol hoca, ilk beni aradığında benden bilgi aldı ve a milli takım'a alabileceğini, ona kefil olduğumu söyledim. daha sonra ümit milli takım'a çağrıldı. uzun yıllar fenerbahçe'ye hizmet edip oradan avrupa'ya gidecektir. boyd da çok karakterli bir oyuncuydu, iyi bir profesyoneldi. beşiktaşlılar bize sorduğunda iyi bir transfer yaptıklarını onlara da söyledik. çok katkı sağlayacaktır"

    "ben riski seven bir adamım. zor günlerde hep çağrıldık ve işten hiç kaçmadım. hem gençlerbirliği'nde hem de ankaragücü'nde zor günlerde görev aldım. 20 yıldır ankara futboluna hizmet ediyoruz. iki camianın da çok kaliteli taraftarı var. ben, rahmetli başkana bir gün gençlerbirliği'nde çok büyük bir tavan yapacağımı söylemiştim. o gün bu gündür diye düşünüyorum. inşallah şansımız da yaver gider. futbolda neler olacağı belli olmuyor. ben inanıyorum ki bu takımla güzel işler yapacağız. önce bir sezona giriş yapalım sonrasında da hedeflerle ilgili daha detaylı konuşuruz. hedefimiz, gençlerbirliği'ne iyi hizmet etmek"

    "geçen sene hepimiz başakşehir şampiyon olur, diyorduk. ellerindeki avantajı kullanamadılar. galatasaray geriden gelip şampiyon oldu. şimdi lige baktığımızda; galatasaray ve fenerbahçe iyi transferler yapıyorlar. şu anki transferlere bakarsak galatasaray ve fenerbahçe'nin yarışta birer adım önde olduğunu düşünüyorum. tabii fenerbahçe'nin bir özlemi de var. beşiktaş da yarışın içinde olacaktır"

    gençlerbirliği'nin yeni teknik direktörü mustafa kaplan
  • 36178
    "fernando reges, galatasaray gibi hedef bir takımda fatih terim gibi bir teknik direktör tarafından sürekli tercih edilen bir oyuncuydu aynı man city’de olduğu gibi. fatih terim’in ona ne kadar güvendiğini bizzat galatasaray kanadı bize aktardı. oradan transfer etmek zor olabilirdi ama oyuncu gelmek isteyince bize saygı gösterdiler. teşekkür ediyorum.”

    julen lopetegui
  • 36179
    ikili bir eşleşmede liverpool'u alt etmek çok zor. aynı zamanda oyunculuk kariyerimde, kendimi sıkışıp kalmış hissettiğim tek yer anfield'dı. bu arsenal ile başıma gelmişti, beş gol yemiştik. ilk golü atarlar, sonra ikinci gol gelir, uçan kırmızı formalar görürsünüz ve bir bakmışsınız beş olmuş. kendi kendinize, "neler olduğunu bilmiyorum, lütfen oyunu durdurun, çünkü nerede olduğumu bilmiyorum" dersiniz. tribünler üzerinizde çok fazla baskı kurar ve sahadaki yoğunluğu artırırlar. açıklaması zor, ama bu bana asla anfield dışında bir yerde olmadı. barça beni bazı gollerin yenilme biçimi açısından şaşırttı, ama anfield'da ne olduğunu anlamadan beş gol yiyebilirsiniz. ne ispanya'da ne yunanistan'da ne de almanya'da bu hisse sahiptim. old trafford'da bile yoktu.

    mikel arteta

    dip not: sanırım o gece beşiktaş'ın başına gelenleri şimdi daha iyi anlıyorum. *