• 34156
    --- alıntı ---

    bu akşam değerli rakibimiz trabzonspor'u çok iyi futbol oynayarak ve sahadan silerek mağlup ettik. bir galatasaraylı ve futbolsever olarak isterdim ki, keşke ts lehine penaltı çalınsaydı ve eğer o penaltı gole çevrilseydi bile, biz maçı yine farklı şekilde kazanmasını bilirdik.

    bazı örnekleri hatırlatmak istiyorum. süper kupa'da var incelemesine karşın rakibimize verilmeyen net kırmızı kart, kazandığımız erzurumspor maçında garry rodrigues'e yapılan penaltıya gelmeyen var uyarısı...

    rizespor ile berabere kaldığımız maçta martin linnes'e son dakikada yapılan penaltıya gelmeyen var uyarısı ve verilmeyen penaltı, konyaspor maçında olmayan penaltının yaratılması ve var'a bile gidilmemesi, beşiktaş maçında iptal edilen penaltı...

    iki hafta önceki göztepe'yi mağlup ettiğimiz maçta aleyhimize verilen penaltı pozisyonunda oyuncumuza yapılan faule rağmen penaltının verilmesi, martin linnes'e yapılan penaltının var tarafından göz ardı edilmesi, poko'nun ikinci sarı kartı görmemesi...

    tüm bunlar olurken kafalarını çevirip görmezden gelenler ve bugün şikayetçi, suçlayıcı bir şekilde ortaya çıkanlar, o günlerde neredeydi?

    --- alıntı ---

    emre utkucan hislerime tercüman olmuş. seviyoruz seni scout reis.*
  • 34157
    "galatasaray - trabzonspor maçının müsabaka kritiğini yarın yazacağım. ancak cuma gününden bu yana fenerbahçeli'lerin; geçen hafta artık dayanılmaz hale geldiği için yürüyüş yapan erzurumluların; ve bu akşam itibariyle de trabzonsporlular'ın tepkisi artık duyulmayacak gibi değil.

    ligin 2. yarısının ilk haftasında ve bugün galatasaray maçında trabzonsporlular'ın haklı isyanları arşa çıktı.

    sezonun 2. yarısının başından bu yana fenerbahçe'ye açık operasyon var ki kayseri'de alper ulusoy bu operasyonu taçlandırdı. ligden düşmeme adına insanüstü gayret gösteren erzurumsporlular da geçen hafta yürüyüş yaptılar.

    şimdi, bu ülkede ne yazık ki fetö'nün yarattığı en büyük fay hatlarından biri de trabzon ve fenerbahçe futbol takımlarının üzerinde kurulan gerilimdir. hatta 7 haziran seçimleri öncesi yapılan fenerbahçe'ye bariz suikast girişimi de bu fay hattını kırmaya yönelikti.. şimdi ligin 2. yarısında, sürekli bu fay hattı kaşınıyorsa; erzurum gibi bir şehir ilk kez futbol nedeniyle ayaklanıyorsa buradan ne çıkarmak gerekir?

    yusuf namoğlu mhk'sı sadece futbol dünyası açısından değil; toplumsal açıdan da çok tehlikeli olmaya başladı. türkiye'de her kurum siyasetin üzerinden yük alması gerekirken mhk ve dolayısıyla tff artık siyasi yük oldu. her hafta ama her hafta bir fay hattı üzerinde oynama oluyorsa ben buna tesadüf diyemem.

    mhk ve başkanı namoğlu türk toplumsal hayatı ve siyaseti için de ciddi yük haline gelmiştir. bu kurum ya değiştirilmeli ya değiştirilmelidir.. bu aynı zamanda bir gerekliliktir".

    serdar ali çelikler*
  • 34158
    başakşehir’in kendi sahasındaki puan kaybı, trabzonspor’un önemli eksikleri, yeni transfer diagne’nin ilk maçı ve baskının fazlasıyla hissedildiği iç saha maçı.
    bu maçı kazanmak için yeterli hatta fazla sebepler. koskoca ilk yarıyı forvetsiz oynadıktan sonra diagne’nin bireysel performansı yanında, takım oyununa ve çevresindeki oyuncular etkisinin ne olacağını göreceğimiz test maçıydı. bazen bir oyuncunun ne olup olmadığı anlamak için 1 dakika bile yeter. diagne için de ilk 5 dakika içinde yaptığı iki iş, faydalı olacağı izlenimini verdi. maçın geneli için konuşursak etkili değildi. gereksiz gördüğü kart oyununu etkiledi. elbette nagatomo’nun dönmesi de sistemin işleyişi açısından önemliydi. oyun, büyük maça yakışır şekilde tempolu ama galatasaray’ın çok coşkulu, her hattıyla etkili ve hemen sonuç alma isteğiyle başladı. ilk çeyrek tek kale geçti, desek abartmış olmayız. bu bölümün en etkili adamları onyekuru ve feghouli’ydi.

    10 numara’sin işte

    maçın dengelendiği ve beraberlik golünün geldiği bölüm dahil, galatasaray’ın en çok aradığı oyuncu fernando oldu. hem rakibi karşılamada pozisyon alma becerisi hem de oyunu kurarken topu en doğru yere başlama yeteneği fazlasıyla arandı. uzun zaman sonra ve nadiren gördüğümüz belhanda performansı devre arasına avantajlı girmeyi sağladı. belhanda’nın son dönemde daha fazla öne koşular yapması, daha çok topla kaleye gitmesi ve daha direkt paslarla oynamaya başlaması hem kendi hemde takım için büyük ihtiyaçtı. belhanda bu işleri fazlasını yapabilecek yeteneğe sahip olduğu ama vermediği için eleştirildi. fakat kendi de gösterdi ki, isterse 10 numara gibi hatta fazlasını bile oynayabilir. trabzonspor’un da tempoya ayak uydurması, eksik ve genç oyuncularına rağmen kazanma adına hamle yapması, ilk yarıyı izlemesine doyulmaz hale getirdi. ikinci yarı da aynen devam etti ve bol pozisyonlu, heyecanlı, nefis bir maç izledik. g.saray, çok önemli bir galibiyet aldı. lider ile farkı azalttı. emre döndü. belhanda müthiş oynadı. işler yoluna girmeye başladı ve çok şey kazandı.

    asil değişim savunmada

    galatasaray’da devre arasında asıl değişim savunmada oldu. marcao ve luyindama ile savunma tarzını değiştiren galatasaray, geriden daha sakin, ayağa ve gelişi güzel vurmadan başlayan bir değişimi yaşıyor. işin bu tarafı takımı üst seviyeye çıkaracak bir ihtiyaç. fakat, her ikisinin kolay çalım yiyor olması ve bireysel hatalarının sonuçları ciddi olur.

    hakan ünsal*
  • 34159
    galatasaray çizgiden çizgiye yayılarak önde baskı ve direkt oyunla, kendi klasiğinin bir üst sürümüyle başladı. novak, pereira, onazi, sosa, uğurcan gibi temel oyuncularının yokluğunu 4 pozisyonunda oynamayan oyuncuyla doldurmak zorunda kalan trabzonspor penaltı golüne kadar bu oyuna hiç karşılık veremedi. yerleşim hatalarıyla özellikle onyekuru’yu marke etmekten çok uzaktılar. galatasaray istediğinde kanatlardan, istediğinde göbekten geldi.

    diagne 4 net gol pozisyonuna girdi. trabzonspor zor çıktı, çabuk top kaybetti. golden sonra galatasaray enerji ekonomisine girince trabzonspor; yusuf ve abdülkadir’le çıkmaya başladı ama akın sürekliliği sağlayacak orta saha ve savunma yerleşimlerini, takım boyunu kısaltmayı yapamadılar. 2. yarıda abdülkadir parmak oyuna girince orta saha trabzonspor’un eline geçti. bu kadroyla hele 3-1’den sonra hala arayabilmeleri her ne kadar verilemese de bir penaltıya yaklaşmaları ve muslera’nın 2 net pozisyonu çıkarışı takdire şayandı.

    gecenin sorusu

    mhk hakem konuşmalarını yayınlayıp bir sürpriz yapar mı?

    maçın starı

    belhanda. ilk gol normal şartlarda ona değil hüseyin’e yazar ama asist onun. ikinci gol de usta işiydi. bu kadar değil. galatasaray’ın baskı oyununun tetiği değilse de kabzası o.

    maçın olayı

    yine hakem. penaltıda arda’nın sağ ayağı onyekuru’nun sol ayağına takılıyor. burada sorun yok. ancak diagne’ye çıkmayan 2. sarı, trabzon’un var’da verilmeyen penaltısı! nagatomo’nun f..o..’nun uyarı bile almaması konusu mutlaka olay olacak.

    kısa mesaj

    trabzon’un gençlerine bakın... işte bu kadar basit gençleri eğitin ve onlara güvenin. yabancı oyuncu yasağı getirip onları tembelliğe itmeyin.

    mehmet demirkol

    (bkz: 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 34160
    ortam güzel, iki takım da top oynamaya niyetli. g.saray ilk 20 dakika sağdan soldan müthiş pozisyonlar yaratıyorlar .
    sonra trabzonspor dengeyi sağlıyor.trabzonspor tahminlerin üzerinde sahaya iyi yayılıyor ve iyi direnç gösteriyor .
    sonra sahneye hakem çıkıyor. ümit diye biri...
    önce bir penaltı mı, ofsayt mı olayı oluyor? çizgiy i çekiyorlar ama nasıl çekiyorlar! çünkü o kırmızı ile mavi çizgiye bakınca bir de oyunculara bakınca biraz tuhaf geliyor. çizgiyi çekenlerin günahları boynuna. ama penaltı net penaltı.
    sonra sahneye bir kez daha hakem çıkıyor. nagatomo çok net bir biçimde, iki gün evvel soldado'nun hakeme söylediği kelimeyi hakeme söylüyor. hakem duyuyor, görüyor ama vermiyor. üç maymundan biri.
    sonra trabzonsporlu oyuncu göbekten tehlikeli bir şekilde top sürerken diagne arkadan net bir biçimde indiriyor.
    diagne'nin evvelden sarı kartı var. verse kırmızı olacak! yüreği yetmiyor! ama daha sonra o pozisyonun çok benzerlerine sarı kart veriyor.
    sonra ikinci yarı marcao, ekuban'ın ayağına basıyor. var çağırıyor, 10 dakika bakıyor. yahu arkadaş !
    hadi maçın içinde görmedin, eğer 10 dakika televizyonda göremiyorsan bu işi neden yapıyorsun kardeşim!
    bu pozisyondan 10 dakika sonra buna benzer bir pozisyon var hem sarı veriyor hem faul veriyor.
    ayağa basılan pozisyonda var'a gidiyorsun ve pena-
    tı vermiyorsun. o zaman ben sizden şüpheleniyorum.
    neden biliyor musunuz? acaba organize bir işe mi girdiniz? çünkü 'organize işler' insanları şişler!
    bakınız...
    aslında bütün bunlardan sonra bir çift laf trabzonsporlu futbolculara söyleyeceğim; hepinize helal olsun, hakeme rağmen iyi mücadele ettiniz ve oyundan atılmadınız.
    galatasaray'ın galibiyetine dün gece büyük gölge düştü.
    merak ediyorum, sarı-kırmızılılar bundan sonra aleyhlerine olan bir-iki pozisyonda ne diyecekler acaba!

    erman toroğlu
    (bkz: 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 34161
    acılar paylaşıldıkça insanları, camiaları birleştirir. allah gani gani rahmet eylesin, hafta içinde talat terim’in cenaze töreninde galatasaray, başkanıyla, yöneticisi, futbolcusu, seyircisiyle, tüm camiasıyla tek yumruk oldu.

    cumartesi günü lider başakşehir, lig sonuncusu karşısında iki puan kaybetti. trabzonspor, istanbul’a kolu kanadı kırılmış şekilde, çok eksik bir kadro ile geldi. bütün bunlar galatasaray’ı iştahla avını bekleyen aslan’a çevirdi. nitekim öyle bir başlangıç oldu ki, aslan hızını, hırsını, açlığını ve kudretli pençelerini hemen gösterdi. sanki aslantepe’nin çimlerinde bir futbol maçı değil, antalya’yı kasıp kavuran fırtına gibi bir galatasaray vardı.
    trabzonspor’un genç kadrosu bu hıza, bu tecrübeye direnmekte zorlandı. öyle ki, ilk dakikalarda trabzonspor iki pas bile yapamadı, topu tutamadı. belki de, daha doğrusu buna galatasaray’ın oyunu izin vermedi. “bu ateşe kar dayanmaz” misali gol gecikmedi. hatta daha ilk 15 dakikada çok daha fazlası olurdu. ancak ndiaye’nin, onyekuru’nun, belhanda’nın vuruşları ya genç kaleci arda tarafından karşılandı ya da kalabalık savunmadan geri döndü.
    genç arda, yediği gollere hiç üzülmesin. o gollere rağmen iyi kaleci olacağının ilk sinyallerini verdi. galatasaray’da bir oyuncuyu diğerlerinden ayırmak çok kolay olmuyor. eğer iyiyseler, bunu takım halinde başarıyorlar. buna rağmen belhanda, savunma yaparken de, hücuma çıkarken de, sonuç alırken de takımın en etkili ismiydi. eee koca belhanda... birkaç maçta oynasın artık...
    benim anlamadığım, onyekuru’nun koşu alanını boş bırakmanın intihardan farkı yok. trabzonspor buna rağmen onyekuru’nun alanını nasıl bu kadar boş bıraktı, anlamadık. rodallega son iki maçta gerçekten fantastik goller attı. galatasaray’ın iki önemli stoperi luyindama ve marcao’ya rağmen önünü açıp, muslera’yı çaresiz bırakan vuruşu süperdi.
    diagne ilk maçında penaltıda göründü, sonrasında ortaya pek çıkmadı. ama adam golcü... atmaya devam eder...
    galatasaray oyunu sağlama aldıktan sonra biraz rölantiye geçti. eğer o dakikalarda hıza, hırsa, baskıya ihtiyacı olsa, hiç kuşkunuz olmasın onu da yapardı. trabzonspor’dan bu kadro ile fazlasını beklemek biraz hayalcilik olurdu. maçın hakemi ümit öztürk’ün kararları sanırım çok konuşulacak. galatasaray lehine verdiği penaltı bazılarının “yok” demesine rağmen penaltıya daha yakın gibiydi. ilk yarının sonlarında diagne ikinci sarıdan giderdi. marcao’nun ekuban’ın ayağına basışına var’a gitmesine rağmen penaltı verme ihtiyacını duymadı. maçın skorunda galatasaray’ın iyiliği kadar, hakem ümit öztürk’ün kötülüğü de öne çıktı.
    puan farkı 6’ya indi. hemen arkadan yeniden eski görünümünü kazanan beşiktaş geliyor. başakşehir, galatasaray ve beşiktaş... en iyisi kim derseniz, hiç düşünmeden “galatasaray” derim.

    şansal büyüka
    (bkz: 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı)
  • 34163
    ercan taner: "fatih terim, kendi evinde bu tarz maçları çok iyi kurgular. oyuncuları, maça terim’in istediği gibi başladı. ilk 15 dakikada yaptığı gegenpress ile, bana, makine gibi olan alman takımlarının oyun stilini hatırlattı, galatasaray... çok etkileyiciydi."

    (bkz: 10 şubat 2019 galatasaray trabzonspor maçı)

    gegenpressi en iyi sen bilirsin ercan abi. 1996-2000 takımı senin sesinle daha da güzeldi.