• 1424
    inanılmaz güzel bir coğrafyada istendiği taktirde dünyadaki cennet olabilecek bir ülkeyi resmen soyguncu ülkelerin elinden kurtarmış, büyük dede ve büyük büyükannelerimize emanet etmiş, 57 yaşında hayattan göçmüş eşsiz bir lider, dahi ve örnek insan. başka bir ülkede yaşasaydı bugünlerde dillendirilen utanç verici cümleler kimsenin aklından bile geçemezdi. insan dediğimiz bu kadar nankör, çirkef, değer bilmez ve pislik olmamalı.
  • 1425
    sistemi oturmuş, her renkten irticayı (sadece dinî değil) geride bırakmış, millet olmanın bilincine varmış bir ülkede olsaydık sıradan ve çoğu kez saygıyla yad edilen tarihî bir kişilik olarak bilirdik.

    gelgelelim hala 150 sene evveline özlem duyan, türklüğe ve türk milletine düşmanlık güden tiplemelerin cirit attığı, sistemi bir türlü oturtulamamış, adı berdevam darbelerle anılan bir ülkede yaşıyoruz. bu ülke muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmadığı sürece, hala bu ülkede birileri diğer insanların yaşamlarını iğdiş etmek ve bunu yaparken herkesi mongollaştırmak gibi ideallere sahipken atatürk vatandır.

    atatürk'e düşman olan da vatana düşmandır.
  • 1426
    ideolojilerin bağnazlığından uzak akılla hareket etmiş lider. önce kendi kurduğu parti ideolojinin bağnazlığına kapıldı ve ona ihanet etmiş oldu. sonra da sağ bağnazlık gelip onu da geçti tabii.

    ne zaman ki sağ veya sol ideolojilerin mutlaka bağnazlık yarattığını ve aklı öldürdüğünü anlarsak ve her işe kendi ideolojilerimiz, kendi güruhumuz ne diyor diye bakmadan akılla hareket edersek onun yolundan gideriz.

    şu partili bu partili diye ayrılmak yerine halk ve politikacılar diye ayrılmaya başlasak en azından ilk adımı atmış oluruz. çünkü politikacıların yaptığı eylemler çevrelerindeki yiyici tayfayı saymıyorum tüm halkı etkiliyor. şu partili falan diye ayırmıyor. halkın çıkarı birbiriyle ortak, politikacının çıkarı birbiriyle ortak.