• 600
    bundan onbes yil sonra journos 140 tarzi bir belgesele konu olabilir. bence lille transferiyle hayatinin en kotu kararini verdi. buna sebep kim olduysa mustafa kapi’nin yerinde olsam acilen iliskimi keserdim. eger galatasaray’da kalmis olsa taylan’in yildiza donustugu ortamda kendisi de bolca sure bulacakti. su pandemi sezonu kendisinin formayi kapmasi icin en guzel firsatti. mustafa kardes bu ayagina kadar gelmis firsati is bilmez ve paragoz bir menajerin kisisel hirslari sebebiyle bir kenara itti. kendisine olan duygularim en basta ofkeydi ancak su anda acima seviyesinde. kendine, yeteneklerine, gelecegine yazik etmis genc insan.
  • 601
    hastalık bu futbol kanalının ömer faruk beyaz üzerine yaptığı yorumlar sırasında adı geçen eski galatasaray oyuncusu. kanalın sahibi timur alican doğmaz mustafa'nın menajeri ile yazıştığını söylüyor. menajer, mustafa'nın fiziksel olarak toparlanmaya başladığından 2 sene sonra adından söz ettirmeye başlayabileceğinden bahsediyor. hatta lille'in oyuncunun yeteneğinden memnun olduğundan ve a takım ile antrenmanlara çıkmaya başladığını söylüyor.

    mustafa'nın galatasaray'da kalmamayı tercih etmesinin tek sorumlusu galatasaray'ın ta kendisidir. ali yavuz kol'un karagümrük maçında iyi oynadığı için yediği linci unutmamak gerek, neymiş bir pozisyonda gol kaçırmış. taraftarın genç oyunculara bakış açısı değişmedikçe kaçmaya devam edecek bu oyuncular.

    mustafa kapı'nın ömer faruk beyaz'ın kararlarına saygı duyuyorum. taraftarın anlamsız "alın gördünüz mü genç oyuncuyu" kültürü bitmedikçe bartuğ elmaz ve ali yavuz kol'un da aynı yolu seçmesi gerektiğini düşünüyorum.
  • 603
    umarım kendisi için en iyi kararı vermiştir dediğim genç yetenek.

    kendisi pandemi döneminde şans bulur muydu bulmaz mıydı meçhul. ama bulsa bile bu zimbabwe liginden hallice ligde gelişimi ne olurdu az çok belli. victor osimhen’i 22 yaşında 70 milyona, eden hazard’ı 21 yaşında 35 milyona satan bir takıma gitmek çok da hata gibi durmuyor açıkçası. hele altın jenerasyon olarak tabir edilen 87 jenerasyonundan bile sadece arda’nın çıkmasını düşününce.
  • 605
    fransa’da yaşamak için üstüne para verecek insanlar daha genç yaşında bu fırsatı yakalayan mustafa kapı’ya asrın hatasını yaptı diyor.

    bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bu dönemde oyuncular da daha sağlıklı karar verebiliyor. çağın gerisinde kalan türk kulüpleri de oyuncularını yedek kulübesinde çürütüyor.

    halbuki hollanda, belçika, tff 1. ligde kulüpler ayarlayıp bu çocuklara oynama tecrübesi ve gerekirse yurtdışı perspektifi katmak zor şeyler değil. ama buna para harcamaktansa yıldızın tekine 5-6 milyon euro dökmek daha da kolay.
    hak böyle olunca da mustafalar asrın hatasını(!) yapıp lille gibi kulüplere gidiyorlar.
  • 606
    akp turkiye'sinde burada saygın diye görülen mesleği bir batı avrupa ülkesinde garson olmaya değişecek insanlar var. yahu adeta kaçarcasına balkanlardan buraya gelenlerin çocukların, torunları bugün bulgaristan vatandaşlığını alabilmek için çırpınıyorlar.

    en doğru kararı vermiştir giderek. geleceğini kurtarmıştır. enes ünal'ı örnek alsın, dil öğrensin, futbolu profesyonel bir meslek olarak yapıp kaliteli bir hayat yaşasın. yolu açık olsun.

    bu genç yaşta bu kararı verebildiği için hem kendisini kutluyorum hem de ne yalan söyleyeyim baya kıskanıyorum.
  • 608
    bir insan olarak (abisi, hayatı bilen gibi takıntılara girmeden) kendisinin yaptığını son derece akıllıca buluyorum. avrupa'da yaşamak için insanlar evini, arabasını satıp bir yolunu bulup gidiyorlar ve birkaç ay dil eğitimi sonrası iş arama peşinde koşuyorlar. zaten yaşlı avrupa nüfusu ahlaklı, eğitimli insanların ülkelerine göç etmesine ses çıkarmıyorlar. medenice yaşarız gideriz havasında çoğunluk; eh biraz da bencillik olacak. ona yine de bireyin kendi hayatında huzuru diyelim.

    ancak galatasaray'ı ve takımın menfaatlerini düşündüğüm an kendisine tepki verebilirim. yine de bu tepki aşırıya kaçmaz. bir insan nasıl ve nerede mutlu olacaksa varsın gitsin, yaşasın hayatını.

    hem yabancı dilini geliştirecek, hem de farklı kültürler içerisinde (yaşıyor ve öğreniyor) yaşayacak. fransa'yı, almanya'yı vb. devletleri bizden ayırdığı noktalarla iyi düşünmek gerekiyor. tüm aksiliklere rağmen ülkede kalıp kendini yetiştiren (hem oyun hem de karakter olarak) oyunculara elbette başka türlü saygı duymamız normal.

    yolu açık olsun ama galatasaray adına kötü bir söz söylediği an eleştirilecek kadar da büyümüş deriz.