• 5395
    kendilerinin hangi konularda ne kadar yetersiz olduğu malum, tekrar tekrar yazmaya gerek yok. fakat yiğidi öldürüp hakkını verelim, mali olarak derli toplu bir galatasaray bırakıyor olsalar gerek, zira tarihimizde hiç olmadığı kadar çok başkan adayıyla karşı karşıyayız. metin öztürk, eşref hamamcıoğlu, burak elmas ve son olarak da ışın çelebi resmi adaylığını açıklayan isimler. bunların yanında adnan polat ve abdürrahim albayrak isimleri de geçiyor.

    malumunuz dursun aydın özbek yönetimi kulübü batırdığında tek doğru düzgün aday mustafa cengiz idi ve o alternatifsizlikle de başkan seçildi. bu kez bu kadar çok aday çıkması bana kulübün mali durumunun çok kötü olmadığı hissini veriyor. bunda tabii ki gereksiz harcamaları frenleyen ffp anlaşmamızın da payı vardı.

    yeni yönetim kim olursa olsun dileyelim de bu mali istikrarı sürdürsün ve mustafa cengiz yönetiminin çok zayıf kaldığı iletişim, lobi faaliyetleri, sportif ürünler, reklam, sponsorluk anlaşmaları gibi alanlarda galatasaray'a yakışır bir yönetim göstersin.

    edit: mali açıdan çok kötü durumda olduğumuza dair doyurucu, mantıklı entry'ler girilmiş, keza özel mesaj yoluyla da ulaşıldı, mali yönden kötü durumda olduğumuza ikna oldum. fakat bunun yanında bu entry üzerinden şahsıma yapılan yalancı, algıcı gibi yorumları sözlük yazarlarına yakıştıramadım. sadece kulübün başkan adayları sayısındaki artış üzerinden bir çıkarımda bulundum, o kadar. madem mali açıdan tarihimizin en kötü dönemindeyiz, o zaman neden dursun özbek döneminde bu adaylar ortaya çıkmadı, niye kimse taşın altına elini koymadı da şimdi koyuyorlar?

    edit 2: 4staredgala isimli yazarımız "o seçim baskın seçimdi" diye hatırlattı. tabii o durumda da doğru düzgün adaylar çıkmadı. bu vesileyle mustafa cengiz yönetiminin mali açıdan başarılı olduğuna dair en azından bendeki yanlış algı düzeltilmiş oldu. düzgünce meramını anlatan herkese teşekkürler.
  • 5397
    mali olarak enkaz bırakacak olan yönetim, mali raporları biraz inceleyen biri sayın başkanın "kar ettik", "mali açıdan iyi yönettik", "galatasaray'ın kuruşunu sokağa atmadık" derken yalan söylediğini anlayabilir.

    bankalar birliği anlaşmasıyla kulübün elini ayağını önümüzdeki 10 yıl boyunca genel kurul'a danışma gereği duymadan bağladılar. 3 yıldır kayyum gibi yönetiyorlar zaten, koltuğu bırakmamak için de ellerinden geleni yapıyorlar.

    2 yıllık şampiyonluk gelirleri sonrasındaki 1 yıllık dönemde derneğin sportif'e borcu 542 milyon tl'den 1 milyar tl'ye çıkmış, yaklaşık %85'lik artış var. bu borç günümüzde çok daha fazladır muhtemelen, mali genel kurul yapmaktan kaçtıkları için net bir şey göremiyoruz.

    ülkedeki kur artışı dolayısıyla normal demeyin, ilk bankalar birliği anlaşmasıyla borçlarımız tl'ye çevrildi, yine dediğim bu bir yıllık dönemde 2 milyon tl kur farkı gideri oluşmuştu, bu anlaşma öncesi 91 milyon tl seviyesindeydi.

    asla galatasaray'ın hissesini satmam diyordu, yaklaşık 30 milyon hisseyi ortalama 2,30 tl'den sattı.

    --- alıntı ---

    mustafa cengiz: "dursun özbek diyor ki; hisseleri sat, benim paramı öde! ben hisse satmak için gelmedim. galatasaray'ın hisselerini de asla satmam. 'gel bu işi taksitlere bağlayalım' dedim. ama kabul etmedi."

    --- alıntı ---

    derneğin sportif a.ş'deki sahiplik oranı %60 seviyelerine geriledi, 640 milyon tl değerinde hisse senedi rehni tesis edilmiş.

    gomis kendisini tanımayıp selam vermedi diye adamı gönderdiler, arkasından söylemedikleri kalmadı, bir dedikleri bir diğerini tutmadı, kendi yalanları defalarca kez ortaya çıktı. gomis'in yerini aylarca dolduramadılar, şampiyonlar ligi'nde gruptan çıkamayarak ciddi bir gelirden mahrum kalmamızın yanında gomis'in yerini doldurmak için daha sonraki 2 yıl içinde de 50m €'luk forvet transferi yaptık, 500m tl yapıyor türk lirasıyla. hemen hemen toplam borcumuzun dörtte biri.

    kişisel ego tatmini için gomis gönderilmese bankalar birliği anlaşmasına mahrum kalmayacaktık en basitinden.

    galatasaray tarihinde bir çok başarısız, vasıfsız, beceriksiz başkan ve yönetici görülmüştür, ama bunlar bu sıfatların yanında art niyetli, kötü insanlar.

    mustafa cengiz yönetimi mali açıdan kötü bir yönetim dönemi geçirmiştir, idari açıdan olduğu gibi. ilk mali genel kurul'da çift ibrasızlık yaşayacakları da ortada.

    bu adamların hala mali açıdan iyi yönettiğini iddia eden varsa ya gerçeği saptırıp, algı oluşturup, yalan söylüyordur, ya da her duyduğunu inanıp, bilgi sahibi olmadığı konularda bilgi sahibiymiş gibi davranıyordur.
  • 5398
    fiyasko oldukları ortada olsa da iyi diyebileceğimiz bir tarafları varsa o da galatasaray başkanlığını tekrar istenilir seviyeye taşıdı. dursun özbek döneminde kulüp öyle bir hale gelmişti ki kimse başkan olmak dahi istemiyordu. şu anda ortaya baktığımızda 5 aday var. örneğin burak elmas'ın ben yaş tahtaya basacağını düşünmüyorum. zamanında basmadı çünkü. eşref hamamcıoğlu lisecilerin sahnedeki yüzü. liseciler kulübü kurtarmak isteselerdi zamanında bunu çok rahat yapabilirlerdi. bütün bunlara bakarak bu konu özelinde iyi bir iş yaptıklarını söyleyebilirim. allah da bir daha bu kulübe, başkanlığına aday olacak kimsenin çıkmayacağı bir dönem yaşatmasın.
  • 5399
    2 adaylı değil 4 adaylı bir seçimle göreve gelmiş olan yönetimdir. ayrıca dursun özbek tekrar seçilir korkusu ile o dönem aday olmak isteyen insanlar üzerinde büyük bir tribün baskısı vardı mustafa cengiz lehine çekil yoksa senin yüzünden dursun geri gelecek diye. inanmayan ozan korkut ve ali fatinoğlu başlığına bakabilir. adamlar oy bölüyorsun, dursun'u seçecekler senin yüzünden, dursun'un ajanı gibi ithamlarda bulunuluyordu. bu sürecin unutulup sonunda bozuk olan ekonomiyi aklayan bir argümana dönüşmesi garip.
  • 5400
    kulübün başına gelme sebebi “dursun özbek’in kulübü batırması” değil, apar topar baskın seçime gitmesi olan yönetim. haliyle kafasında normal seçim zamanı olan mayıs ayında başkanlık adaylığı olan herkes ve destekçileri, 3 aylık süre için gelmeyi vaat etmiş olan mustafa cengiz’e oy vermiş, rutin mayıs planlamalarına devam etmiştir.

    taraftarlarca iyi olduğu “hissedilen” kulübün mali durumu hakkında hissiyata değil, bağımsız denetim onaylı raporlara göre bilgi vermek isterim; zira belli ki bazı şeyleri ilkokul öğrencisine anlatır gibi anlatmak gerekiyor artık.

    1) 3 senede gelirler (pandemi hariç) azalmış, satılmayacağı imzalı olarak üyelere taahhüt edilmesine rağmen şu an net hatırlamamakla birlikte %7 civarında hisse satılmış, galatasaray spor kulübünün, ortağı olduğu sportif aşye borcu 150-200 milyon tl civarından 1.3 milyar tl’ye, sportif aş’nin borç alacak farkı 1.3 milyar tl’den 2.4 milyar tl bandına çıkmıştır ki bu borç alacak farkı içinde tahsil edilemeyecek olan yukarıda bahsettiğim 1.3 milyar + olarak gözükmektedir. yani net hesap yaparken bu tutarı 2.4’e ekleyebilirsiniz.

    2) satılan oyuncuların yerine sürekli kiralık oyuncular alındığından, nicelik olarak tapulu net bir takım kalmamıştır. nicelik olarak yeterli bir takım için 1 adet stoper, 1 adet sol bek, 3 adet orta saha asgari gerekli transferler. amatör şubelere girmiyorum, bu alımlar doğrudan sportif aşye (-) yazacak.

    3) hemen her başkan tarafından yapılan “halktan para toplama” diyebileceğimiz bedelli sermaye artışı dursun özbek zamanında başlamış, “kırdırılan çek” ile sportif aş ortağı olan kulüp kendine düşen artış bedelini bu çeki kırdırarak ödemiş, çekten ettiği 70-80 milyon tl zarar, sermaye artışından gelen 300 milyon tl olarak mustafa cengiz’in ocak 2018 yönetiminde, muhtemelen son “bedelli sermaye artışı bedeli” olarak kasaya girmiştir. basitçe anlatayım, spk mevzuatı uyarınca bedelli sermaye artışı yapabilmek için ortakların şirkete borcu olmaması gerekmektedir. kulübü “batıran” dö zamanında bir çekten 70-80 milyon tl eksi para alınarak para sokulabilirken, mustafa cengiz yönetiminin kulübün ve bağlı şirketlerin mali yapısını twitter üzerinden takip eden taraftar üzerinde algı yaratmak için yaptığı derneği, yani kulübü (kulüp = dernek. başkan buna seçilir üyeler buna üyedir, sportif aş standart bir aş, 4 tl vermek isteyen herkes 1 adet hisse alarak ortağı olabilir) borçlandırma faaliyetleri nedeniyle, bir daha nefes almak üzere bedelli sermaye artışı yapmak için ihtiyacımız olan para 1.4 milyar tl + 200-300 milyon tldir.

    4) yine hissiyata göre mali durumu toparlamış veya mali olarak iyi yöneten mc yönetimi, 5 senelik bb sözleşmesini genel kurula dahi getirmeden apar topar imzalamıştır. galatasaray’ın yarınlarını düşünen bu tarihin en iyi yönetimi, kendi dönemi içinde (2 sene), 20 senedir tüm yönetimlerin yaptığının aksine ana para ödemesi yapmama karşılığında sözleşmenin 5. senesinde 1.3 milyar tl ödemeyi taahüt etmiştir. galatasaray spor kulübü’nün tarihi cirosu (sadece içeri giren para ödemeler hariç) ünal aysal döneminde 1.1 milyar tl’dir. bu dönemde, harcama (gider) yoğunluğu olan euro 3 bandında, 450k civarı satılan forma 150 tl olup, şampiyonluk + ucl çeyrek final görülmüştür. an itibariyle ciromuz, yani ödemelere bakmaksızın içeri giren para 650 milyon tl dahi değildir, “stad boş” diyecekler için her bir bilet 500 tl karşılığında satılsa bu 17 maçta 425 milyon tl yapar ki hem her biletin 500 tlye satılması ve stadın kapalı gişe oynaması mümkün değildir, hem de 425+650 yine ciro olarak bile yarınlarını düşünen yönetimin kendisinden sonraki yönetimi ödemek zorunda bırakmayı taahhüt ettiği 1.3 milyar tlyi bile karşılamamaktadır. yineliyorum bu revenue içinde expenditure olmayan rakamdır. yani kulüp personel ve oyuncu maaşı ödemese, elektrik faturası bile ödemese dahi ödeyemeyeceği bir borç ödeme taahhüdü altına sokulmuştur. ali koç’a laf edememe sebebi adamın dik durup sözleşme süresinin 9 yıla çıkmasıdır.

    5) an itibariyle imzalanan 9 senelik bb sözleşmesi uyarınca, 14 aralık 2020’de yapılan sportif aş genel kurulunda kaan kançal’ın ve yönetimin bb’ye sunacağı “prensipler” uyarınca, önümüzdeki 7 senelik süreçte (a) gelirlerin %50’si doğrudan bankalara ödenecek (b) başarı primlerinin (lig ucl vs.) %75’i doğrıdan bankalara ödenecek (c) sportif aş hemen herkesin faydalandığı vergi indirimlerinden faydalanamayacak yani ödemeyip indirimli olarak taksite bağlanagelen vergiler tam, zamanında ve eksiksiz ödenecek (yukarıda verdiğim oranlar hariç) ve (d) transferler noktasında bb de söz sahibi olacak. yani bulduğumuz bir adamı, bb tarafından “bu maliyet bize borcunuzu ödemenizi engeller” denmesi durumunda alamayacağız. elbette bunlar yönetimin masaya oturup üstünde anlaşmak istediği hususlar, yönetimin istekleri. pazarlıık gücüne bağlı olarak kol böreği ısmarlanır mı ısmarlanmaz mı göreceğiz.

    6) dö kulübü batırdı ama yönetim maaşları düzenli ödüyor argümanı için uzun uzun konuşmaya gerek yok. 350k alan adem, ahmet çalık vs. giderken bıraktıkları para ile maaşlarını karşılaştırırsanız, dö oyuncuları satılıp paraları ile maaş ödendikten sonra kimseye para ödenmediği ortaya çıkar.

    özetle dursun özbek dönemi ekonomik olarak kötü veya rezalet bir dönemdi, ancak mc dönemi ekonomik eylemler nedeniyle dö dönemini bile mumla aratacak bir dönemdir.

    bu dediklerime körü körüne inanmayın, lütfen kontrol edin. bütün rakamlar online olarak karşınızda. sen haksızsın mc çok iyi yönetti ekonomiyi diye gelebilir aksi yönde kanıt bulabilen olursa.
  • 5401
    kulübü ekonomik olarak kötü yönettiğini açıklayan arkadaşlara teşekkür ederim. ancak gomis'ten sonra 50 milyon avro harcadılar o da 500 milyon tl ediyor denmesi biraz art niyetli olmuş. o zaman ki kurla şimdiki kur arasında 3 tl den fazla bir fark var. euro son altı aydır 10 tl bandını geçtiği için yapılan hesabın doğru olmadığı görülüyor. detaylıca bakarsak;

    gomis 23 ağu 2018 de 6 milyon avroya gitmiş, kur 7,03, toplam getiri= 42,18 milton tl
    diagne 31 ocak 2019 da 13 milyon avroya gelmiş, kur 6,00 tl; toplam gider= 78 milyon tl

    diagne kiralama getirileri ise: toplamda 21,734 milyon tl
    2 eyl 2019 c.brugge kiralama bedeli 1,20 milyon avro, kur 6,38 tl; toplam getiri=7,656 milyon tl
    29 oca 2021 w.brom kiralama bedeli 1,58 milyon avro, kur 8,91 tl; toplam getiri= 14,078 milyon tl

    falcoa 2 eyl 2019 de bedelsiz gelmiş, aldığı ücret 5 milyon avro olarak düşünüldüğünde
    2019 yılı gideri, 2019 yılı ortalama kur 6,35 tl, toplam maliyet= 5*6,35=31,75 milyon tl
    2020 yılı gideri, 2020 yılı ortalama kur 8,033 tl, toplam maliyet=5*8,033=40,165 milyon tl
    2021 yılı gideri, şu an ki kur 10,02 tl, toplam maliyet=5*10,02=50,1 milyon tl
    falcoanun toplam maliyeti ise 122,015 milyon tl.

    mohammed kiralama bedeli: 14,566 milyon tl
    1 şub 2021 de kiralanmış, kira bedeli 1,68 milyon avro, kur 8,67, toplam maliyet= 14,566 milyon tl

    halil dervişoğlu kiralama bedeli yok, transfermakt göstermiyor.

    kısaca gomis sonrası toplam maliyet 214,571 milyon tl yapıyor. hadi ben eksik hesapladım 300 milyon tl gider olsun. ancak diagne kiralama gelirini de hesaba katarsak yine 500 milyon tl zarara uğrattılar demek haksızlık oluyor.
  • 5403
    sansürcü zihniyettir. 2021 yılında sansürün her türlüsüne karşı olan biri olarak bir de türkiyenin en modern kurumu olduğuna inandığımız galatasaray 'ı sansürlerle uğraştırmaktadır.

    --- alıntı ---

    gs tv’de yayınlanan geçmişten günümüze derbiler programında 4 ocak 2015'teki beşiktaş - galatasaray maçında burak yılmaz’ın siyah beyazlılara attığı gol kesildi. (sabah)

    --- alıntı ---
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!