• 4568
    ünal aysal yönetimi'nin yaşadıklarından ders çıkarması gereken yönetim.

    futbol bir takım oyunu. saha içinde olduğu gibi saha dışında da böyle. masöründen başkanına kadar herkesin uyum içinde çalışması gerek. aynı zamanda futbol bir sonuç oyunu da. sahada o sonuç alınamazsa ne futbolcu, ne teknik direktör, ne de başkan kalır. herkes gider. bu bağlamda yönetimin sahada asıl işi yapan ve söz verilmesi gereken futbolcuları / teknik kadroyu dinleyip anlayarak görüşlerine saygı duyması gerekir diye düşünmekteyim. her fatih terim, bana göre haklı olarak, açıklama yaptığında ipleri koparacaklarsa yapmasınlar bu işi. istifa da bir hizmettir. ayrıca fatih terim'den bahsediyoruz; rahatlıkla kulübün efsanesi diyebileceğimiz bir isim. başkanlar ise, açık konuşalım, önemsiz kişiler.

    ünal aysal dönemi de çok iyi başlamıştı. herkesin de takdir ettiği bir başkandı. o koltuğa yakışan isimlerden biriydi. ancak ilk önce futboldan anlayan yöneticileri görevden bir şekilde uzaklaştırması * daha sonra da fatih terim'i gönderip daha çok para harcayarak daha başarısız bir teknik kadro / takım oluşturması sonunu getirdi. değdi mi bu inatlaşmaya, bizi bu kadar geri götüren sürtüşmeye? sonrası ise dursun aydın özbek ve ekonomik durum faciaları ki hala acısını çekiyoruz.

    hoca haklı olarak yönetimi eleştiriyor. muhtemelen eleştirileri ilk zamanlarda kapalı kapılar ardında kaldı ama sonradan işleri çözemediklerini gördükçe artık biz de duyar olduk. tamam, sattığın kadar al gibi çok kötü bir kural var. eldeki oyuncuların maaşı çok yüksek olduğundan kimse bırakıp da gitmek istemez, satış da yapamıyorsun yani; eyvallah. ancak beceriksizlik başka bir şey. para olan zamanları da gördük. mbaye diagne hocanın hiç istemeyeceği tipte bir forvet. bunu hocanın oyun yapısını bilen herkes görür, söyler. gidip cebinde +10 mn euro varken transfer yapamayıp tüm parayı bu forvete gömmen kadar beceriksizce bir şey yoktu örneğin. dünyada forvet mi kalmadı? teknik kadro scouting sistemimizle en az 3-5 adam önermiştir. en olmayacak adamı aldılar geldiler. hala forvetimiz yok, kaç sene oldu. radamel falcao garcia yanlışına da girmiyorum daha. abdürrahim albayrak ile yurt dışı transfer işleri yürümüyor diye yıllardır bas bas bağırıyoruz ama yıllardır aynı terane. yönetime saygı duyuyorum, zor zamanda çalışıyorlar ama bazı işlerde de bir türlü kendilerini geliştiremediler.

    sonra da hoca laf söyleyince bozuluyorlar. taş olsa çatlar. şu kadroyla şampiyonluk mücadelesi vermemiz bile başlı başına olay. taylan antalyalı sürprizi çıktı. o olmasa ne olacaktı? şimdilik oğulcan çağlayan da iyi gidiyor. ya o bu çıkışı yapmasaydı? hocanın da hataları vardır elbet, hatasız kul olmaz ama açık konuşayım şu kadroyla bundan daha iyi sonuçlar alabilecek bir hoca bulabileceğimizi sanmıyorum. hele hele kadro bu kadar hocayı sevip sayarken yerine kim gelirse gelsin başarıyı unutun. oyuncular da reaksiyon gösterecektir çünkü. bu yılı zaten çöpe atarız belki seneye de çöp olur. ayrıca fatih terim bu lig için haksız rekabettir. elimizdeki değerin kıymetini de bilmek lazım.
  • 4569
    yanlış bilmiyorsam ki burada ve başka yerlerde de gördüm; istifa etse bile seçim olamayacağı için seçime kadar devam edecek yönetimdir.
    kısacası devletten tanıdıkla covid zamani yasaları delip seçim yapamayacaksak istifa etmelerinin pek bir anlamı kalmıyor.
    marttan önce de seçim yok zaten yasalara göre, ki mart da ötelenir zaten.
    kısacası gitmeliler ama şimdi istifa etseler de değişecek bir şey yok.
  • 4570
    hangi gerekçeyle fatih hocanın görevine son vermeyi akıllarına getiriyorlar çok merak ediyorum. ''kimsenin yanında da değilim arkasında da değilm'' ve ''derin bir yalnızlık hissediyorum'' sözleri mi olacakmış sebep? fatih terim haksız mı bu söylediklerinde? siz değil misiniz transfer sözü verip tutmayan, hocayı aylarca oyalayan. siz değil misiniz hoca her türlü saldırılarla cezalarla uğraşırken güçlü bir şekilde yanında duramayan? siz değil misiniz hocanın arkasından konuşan? transfer listeleri sızmasın diye uğraşmasına rağmen her seferinde sızdıran, hocaya karşı medyada haber pompalattıran? şimdi hocanın ettiği iki laf mı gücünüze gidiyor?

    her haltı yiyecekler hoca iki tane sitem edince, politik laf söyleyince suçlu olacak? bir de objektiflik ayağına ''hocanın da hataları var'' ''fatih terim her yönetimle kavga ediyor'' gibi şeyler yazanlar var. sanki fatih terim bu lafları durduk yere söyledi. 3 senedir bir sürü şey oldu da adam ağzını açtı. her haltı yapacaksın ama hoca ağzını ilk açtığında hemen suçlu olacak.

    zaten seçim olacak. pandemi yüzünden olamıyor. ihtimal yok ama seçimi kazanırsın da hocayla devam etmek istemezsin böyle bir hakkın oluşur bir şey diyemem. olağanüstü hal yüzünden görev süresi uzamış bir yönetimsin yaptığının ne meşruluğu olacak ki? bu kadar galatasaray'ı düşünüyorsanız önce kulübün diğer işleriyle, diğer şubeleriyle doğru düzgün ilgilenin. her işi tam takır yaptılar da fatih terim'in laflarına takılıyorlar tee allam
  • 4571
    bugün atıyorum fatih hocanın görevine son verseler mayıs ayında görevlerinin sona ereceği güne kadar geçecek sürede takıma hoca bile bulabileceklerini düşünmüyorum. yani gerçekten yürek yediler camiaya ve taraftara rağmen böyle bir karar aldılar diyelim yok abi kimseyle anlaşamaz bu adamlar. bu yönetimi kim ciddiye alıpta takımın başına geçer ki. transfer istesen para yok. oyuncu satıp para bulsalar sportif menajer d'awila oyuncuları dışında o parayı bile harcayamazlar. hadi düşük profil bir eski galatasaraylı getirdiler bu kadroyla başarılı olma şansı yok gelecek adamın yine mayısta yönetimle beraber yollanır.

    bu şartlarda bu yönetimin yapacağı en iyi şey hocanın arkasındayız, yanındayız, en büyük hoca fatih hoca filan demek olmalı. çünkü herşeye rağmen bu kadroyla bile yapsa yapsa fatih hoca şampiyon yapabilir ve ancak o zaman bu yönetim insan içine çıkacak yüzü bulabilir hatta arttırıyorum şampiyonluk gazıyla tekrar bile seçilebilirler...
  • 4572
    miladi dolmus yonetim. ne de olsa ffp suresi doldu, artik para harcayabilecegiz. para olmadigi donemi iyi idare ettiler ama para varken bu yonetimden medet ummak ahmaklik olur. para olunca cikip sacma sapan transfer yapiyorlar sonra( bkz: mbaye diagne)

    ancak benim anlamadigim, yonetim isini beceremiyor diye neden fatih hocanin yanlislarini gormezden geliyoruz? mesela gecen sene elimizde hayatimda gordugum en pahali orta saha kurgusu vardi, ustune de ligin gol krali diagne, andone, falcao, babel, adel buyuk gibi forvetler alinmisti. beklerimiz saracchi ve mariano ligin uzerinden oynuyor zaten. stoperlerimiz marcao ve luyindama ligin en iyisi. kale de muslera var laf eden carpilir. eeee biz bu kadroyla 8 maglubiyet alip 6nci olduk ligde. sampiyonlar liginde de 6 macta degil puan/puanlar almak sadece 1 gol atabildik. ben bunu elestirilemez miyim? mustafa cengiz'in hatalari var diye fatih hocaninkiler ortadan kaybolmuyor. bunu soyledim diye de beni fatih terim dusmani diye yaftalayan cikiyor. ancak benim onemsedigim tek sey galatasaray'in basarisi. soz konusu galatasaray'sa gerisi teferruattir.
  • 4573
    hakkında yersiz eleştirilerin olduğu yönetimdir. transfer yapmamakla elestirilmektedirler fakat her sene en az 6-7 transfer yapmışlardır. şuan takımda oynayan, oğulcan, taylan, marcao, luyindama, saracchi, arda, kerem, omar, emre kılınç, emre taşdemir, ömer bayram bu yönetim zamanında yapılan başarılı transferlerdir. tabi ki alınıp tutmayan oyuncular da olacaktır, örnek vermek gerekirse emre mor'u, etebo'yu, diagne'yi (nispeten) yada falcao'yu gösterebiliriz. asil bu kadar eleştirilmelerinin sebebi yüksek bonservis paraları ödeyerek transfer yapmamış olmalarıdır.
    burda da konu ffp gereği sattığın kadar alabilirsin maddesindedir, takımımızdaki oyuncuları satamamamızın en önemli sebebi kendilerinden önceki yönetimin yaptıkları transferlerde 27-28 yaş üzeri oyuncuları çok yüksek maaş yükümlülükleriyle takıma katmalarıdır. hiç bir külup belhandaya yada feghouliye hem bonservis ödeyip hemde bizim verdiğimiz maaşları ödemez. o yüzden oyunculardan bonservis elde edilememiştir. kendi yönetimleri zamanında transfer edilen oyuncuları şuan satmak istersek bu mümkündür. yukari da saydığım isimlerden bir çoğunu satıp gelir elde etmek mümkündür. fakat burda da takıma katkısı, elde edilecek gelir miktarı ve yerini dolduracak oyuncunun takımda olması gerekmektedir.
    yönetimden beklenti yunus'u saçma bir takıma 6 milyona satıldı gösterip dışarıdan kulübe para sokarak transfer yapmaları ise, üzgünüm ama yanlış kulübü destekliyorsunuz.
    bu maddi imkansızlıkta yönetim oldukça başarı işler yapmış, bu başarı teknik direktörümüzün olduğu kadar onlarındırda. sadece diagne, emre akbaba ve falcao transferlerinden dolayı yönetim eleştirilebilir fakat çabuk unutan ve sonucu gördükten sonra değerlendirme yapan bir taraftar grubumuz olduğu için o konuda da çok fazla birşey söylemek istemiyorum, kısaca transferler gerçekleşmeden önceki dönemin entry'lerine biraz göz gezdirmek yeterli olacaktır.
    son olarak medya tarafından kaos yaratmak amaçlı ortaya atılan fatih terim'in görevine son verileceği yönündeki asılsız haberler aynı günün içinde mustafa cengiz tarafından bizzat yalanlanmıştır, fazla üzerinde durmaya, gereksiz komplo teorileri üretmeye gerek yoktur.
  • 4574
    fatih terim'in görevine son verebilecek kadar güçlü olmayan yönetimdir. ben tüm taraftarlarımızın içlerini ferah tutması gerektiğine ve bu olaylardan da kazanan olarak galatasaray'ın çıkacağına inanmaları gerektiğine inanıyorum. şu haklı bu haksızdan ziyade galatasaray menfaatleri her şeyin önünde tutulacağı ve galatasaray'ın yeni bir krize girmesine müsaade edilmeyeceği kanısındayım.
  • 4575
    (bkz: galatasaray futbol takımı/#3062790)

    mevcut gündemden biraz uzak bir eleştiri yapacağım kendilerine.

    malum son dönemde bazı yerli transferlerimiz üzerinden kulübe bir saldırı var. yakın geçmişte omar'ın ve donk'un transferleri üzerinden de yaşadık bunları. şunu sormak istiyorum; bu transfer belgeleri dışarıya nasıl sızıyor? yönetim içinde ya da kulüpteki profesyonellerde bu konuda bir kaçak mı var? belli aralıklarla kulübe ve takıma bu tarz saldırıların önünü kesmek için yönetim ne yapıyor?

    kendi özelimizi hatta bir açıdan ticari belgelerimizin elden ele gezmesi hiç normal değil. yönetimin bu konuda bir önlem alması gerekiyor acilen. tamam transfer, fatih hoca ile gerginlikleri falan var da kulübün adını lekelemek için kötüye kullanılan bilgiler var ortada. yönetim bunun üzerine acilen düşmeli ve düzeltmeli.
  • 4576
    her şey bir kenara, "suyun öteki tarafı" deyip adını anmaya imtina ettiğiniz camiayı örnek gösterip "ama yapan nasıl transfer yapıyor!?" demek biraz tuhaf kaçıyor. siz de gayet iyi biliyorsunuz o alım ve satışların nasıl gerçekleştiğini, hangi arka kapılardan dolanıldığını.

    bundan bağımsız olarak mustafa cengiz yönetimi transfer, planlama ve taraftarla iletişim konusunda başarısızdır.
  • 4577
    aslında temelde transfer yapmadığı için değil, oyuncu satamadığı ve medyaya köstebeklik yaptığı için eleştirilen şey.

    oyuncu satamama noktası kendilerini sürekli kiralık ya da bonservissiz oyuncuya yönlendiriyor. kiralık oyuncunun olmadığını hepimiz gördük sanıyorum, lemina bile son röportajında “lig sonuna doğru konsantrasyonumuzu oyuncular olarak biz kaybetmeseydik şampiyon olurduk” gibi şeyler söyledi. oyuncu satmaktan kasıt teklif beklemek değildir. bu yönetimin belhanda’yı, feghouli’yi çoktan satması gerekirdi. hatta zamanında mariano’dan, nagatomo’dan para kazanması gerekirdi. o performansı verdiler çünkü, arabistan, çin peşinde koşardı bu adamların.

    ikinci kısım daha vahim. ali koç gibi sürekli fiyat yükselten bir tip var karşımızda. aldılar diyoruz da, mesela mert hakan neden fenerbahçe’de şu an? vedat muriqi neden fenerbahçe’ye gitti? onyekuru için bile teklif yapmadı mı fenerbahçe? bütün bunların sebebi bu heriflerin yaptırdığı ısmarlama haberler. falcao’nun peşinden hoca “ilk tercihimiz değil” demesine rağmen neden aylarca koştuk mesela, abdürrahim rezil olmasın diye değil mi?

    neyse, daha yazmayacağım.
  • 4578
    bana uzun yolculuklarda bazen önümde hep aynı araç plakasını görmekten sıkılıp gaza basıp geçmeye çalıştığım zamanları hatırlatan, sol tarafta konu başlıkları arasında görmekten sıkıldığım yönetim. artık arkadaşlarımız mı vazgeçer, yoksa onlar mı vazgeçer bilemedim, ama umarım hayal bile edemeyeceğim kısa sürede sol tarafta görünmeleri biter.
  • 4581
    sonda yazacağımı başta yazayım; görev sürelerini tamamlayınca bir kez daha seçime girmelerini istemiyorum ki girseler de kazanabileceklerine inanmıyorum.

    salt taraftar gözüyle ne kadar iyi ya da kötü insanlar, fatih terim'in arkasından ne derece iş çevirdiler ya da çevirmediler, hangi mevzuda art niyetlilerdi ya da değillerdi bilemem zira içlerinde değilim, hiçbirimiz değiliz. bu konularda kendilerine bilirkişi haletiruhiyesiyle yaklaşmak hem etik olmaz hem de manipülasyon kokar. öte yandan kişisel olarak en nefret ettiğim şeylerden biri de ad hominem, hani şu sosyal medya abilerinin (!), kanaat önderlerinin (!) sık sık başvurduğu yöntem. farkımız olmalı.

    salt taraftar gözüyle yorum yapabileceğim olumlu tarafları:

    - bilhassa finansal fair play konusunda epey tutarlı davranmaya gayret ediyorlar, hem fatih hocanın hem de galatasaray taraftarının bir kısmının müthiş agresif tavrına rağmen. bu açıdan şahsım adıma teşekkür etmek isterim, okuyorlardı buraları. kendilerinden sonraki yönetimlerin ellerini kollarını bağlamamak adına bu yaptıkları son derece değerli ve doğru.

    - galatasaray basketbol şubesi özelinde konuşuyorum; şubenin geçmişe dönük borçlarını sıfırladılar, bir teşekkür de buradan. bunu ben söylemiyorum, bizzat ertuğrul erdoğan'ın socrates dergi'ye verdiği röportajdaki söylemiydi. ilaveten fiba'dan da kontrol edilebilir dosyamızın olup olmadığı: https://www.fiba.basketball/bat/sanctions

    - bi' yerlere bir çivi dahi çakmadıkları için eleştirilerin odağındalar. eleştirilerin bir kısmı haklı olsa da büyükçe bir kısmı da haksız. 2 yıl önceki olağanüstü genel kurul sonucunda istenen birçok yetki için ret aldı bu yönetim, haliyle yine bazı detaylarda hamle özgürlüğüne sahip değiller, (bkz: 29 eylül 2018 galatasaray olağanüstü genel kurul toplantısı/#2518224)

    salt taraftar gözüyle yorum yapabileceğim olumsuz tarafları:

    - iletişim açısında felaket bir yönetim. hatta felaket nitelemesi az kalır, mega süper ultra felaket bir yönetim. mustafa cengiz'in, abdurrahim albayrak'ın, yusuf günay'ın geçtiğimiz 2-3 yıldaki iletişim yanlışlarını üst üste koysak galatasaray'ın 1905'ten 2017'ye kadarki tüm iletişim hatalarının sayısına anca ulaşırız belki de, egzajere ediyorum elbette.

    - futbolcu satışı ve sporcu alım-satım zamanlamaları gibi konularda da yetersizlikleri malum, özellikle futbolcu satışı. yüksek maaşlı futbolcuları satamamış olmaları konusunda hiçbir eleştirim yok, alıcı bulmak zor böyle oyuncular için neticede; ancak bazı isimleri yeteri kadar iyi pazarlayamamak, bunlardan doğru miktarlarda gelir elde edememiş olmak büyük eksi bana kalırsa da.

    - amatör şubelerde ekonomik tasarrufa dikkat etseler de ciddi bir atıllık hâli söz konusu. bu atıllık hali galatasaray'a yakışmıyor, galatasaray taraftarı da bu atıllığı hak etmiyor.

    - fatih hocayla diyalog mevzuna hiç dalmam çünkü çok sıkıntılı. sadece şunu rahatlıkla ifade edebiliyorum "dışarıdan" bir gözle; her iki tarafın da büyük saçmaladığı zamanlar oldu, oluyor. zarar gören de galatasaray maalesef, yazık.

    insanın, insan egosunun olduğu yerde, kulüp hiyerarşinin zarar gördüğü bir düzende tek doğru ya da tek yanlış olmaz, bu mümkün değil. ya da bir taraf komple hatalı da diğer taraf komple hatasız diye bir şey namümkün. şunun şurasında kaldı 5-6 ayları. 2020 - 2021 sezonu ara transfer döneminde herhangi bir hamle beklentim yok. bunu bir eleştiri ya da olumlama maksadıyla yazmıyorum, gayet duygudan yoksun bir biçimde dillendiriyorum, gerçekten bir beklentim yok. umarım mayıs ayı sonunda +1'lik ffp cezamız düşer de yeni gelecek yönetim için daha ferah bir aksiyon alanı sunulmuş olur.

    bence.
  • 4582
    sorulara tam cevap vermek yerine etrafından dolaşmış başkan. terim, ua derken onca yaygara koptu ama başkan yeni tek bir kelime etmedi, edemedi.

    kimse 20 milyon basıp transfer yapsın demiyor. şunu diyen tek bir kişi yoktur. olmayan argümanı çürütüyor.

    6 ay alan peşinde koşup forvetsiz kalmasınlar. en azından giriştikleri transferlerde beceri göstersinler. bakkal gibi kulüp yönetmek yerine profesyonellerle de çalışsınlar.

    marsilya’da psg’ye karşı ilk 11 çıkan nagatomo’yu 6 ay tribünde para verip oturtmasınlar.

    ellerindeki tüm değerleri yerin dibine sokup öylr yollamasınlar.

    para yok diye fakir edebiyatı yapıp falcao’ya, andone’ye, diagne’ye deli gibi para gömmesinler.

    fakir edebiyatı yapmak dünyanın en kolay işi. mesele çıkıp elindeki limitler dahilinde makul işler çıkarmak. paran yok, devlette yoksun, tff’de yoksun, kulüpte ağırlığın yok. o zaman başkanım e bırak bir zahmet.
  • 4583
    miadı çoktan dolmuş, derhal yenilenmesi gereken yönetimdir. lakin mustafa cengiz başkanın 14.01.2021 tarihindeki açıklamalarından anladığım kadarıyla covid-19 virüs şartları devam ettiği sürece göreve devam etmek durumunda kalabilecek yönetimdir.

    bu yönetimin yaptıklarını bir düşünürsek;

    uefa ile yapılan finansal fiar play anlaşmalarında galatasaray'ın avrupa kuplarına katılma cezası almaması konusunda kesinlikle çok büyük emekleri vardır.
    avrupa kupalarına katılım cezası almadık; ama belki de ondan çok daha büyük bir ceza aldık. o zamanlar bunu biz büyük iş başardık şeklinde açıklamaları sanırım en büyük yanlışları oldu.

    finansal fair play yasakları bana göre avrupa kupalarından men cezasından çok daha büyük bir ceza oldu. fatih terim hocamız yıllar önce bunu dile getirdiğinde "hoca başarısızlığa mazeret arıyor" diyenler olmuştu. ama şimdi hocamızın ne kadar haklı olduğu da ortada.