• 3239
    pasif ve pısırık yönetimdir. takımın hakkı yenilirken konuşmazlar ama iş yapılacak bir gövde gösterisine dönüşünce en ön safta yer alırlar. fatih terim geçen sezon 2-2 biten fenerbahçe maçından sonra tek başına kulübü savunup ceza yemişti. bunun gibi nice örnekler var. mali konularda dursun özbek yönetimin enkazını devir alıp önemli bir sorumluluk altına girdiler buna kimsenin lafı yok. mevcut ekonomik şartlara uygun hocanın istediği isimleri almak bu kadar zor olmamalı. transfer konusundaki başarısızlıkları da eklenince güzelce teşekkür edip daha güçlü bir yönetim ile yola devam etmek zorunda olduğumuz kanaatindeyim.
  • 3240
    eleştirince ya yangıncı ya da dursuncu ilan edildiğin yönetim. ancak ya falcao ya istifa diyen tayfa dışında eleştirenlerin yangıncı olduğunu düşünmüyorum. dursuncu olduğunu hiç düşünmüyorum zaten. transfer başarısızlıkları artık cidden can sıkmaya başladı. hani bi oyuncunun galatasaray'a gelmesi için galatasaray'da oynamayı ana avrat söver gibi, azgın bir hayvan döver gibi falan istemiş olması gerekiyor. yoksa alabilmeleri cidden çok zor. maicon'un uzun uğraşlar sonucunda 1.5 milyon euroya satılmasına değinmiyorum bile. arabistan liginin en iyi stoperlerinden birini rakiplerine teklif edip de değerini yükseltcek girişim bile yapmamışlar resmen.
  • 3242
    apaçık başarısızlıklarında dahi eleştirildiğinde hemen riva'ya şöyle yaptı, florya'yı aldı, kemerburgaz'ı kurtardı diyerek can hıraş savunulan yönetim. iyice artık yol yaptı, hastane yaptı, köprü yaptıya döndü bu iş. tamam allah razı olsun dursun'un enkazını aldılar da bir yere kadar arkadaş bu da can.

    kardeşim maicon gibi adam 1.5m euroya satıldı. kaan ayhan tantanasında araya kaynadı ama asıl skandal maicon'un satışıydı. 1 hafta sonra maicon'un takımının lig lideri al hilal ile kendi evinde şampiyonluk maçı var. istanbul'a geldiğinde bile yangın yaptı adamlar. her gün adamın sayfasında ağladılar. takımın en sevilen en istikrarlı oyuncularının başında. piyasa değeri normal şartlarda bile 5m euro olan adamı, adamlar yanarken nasıl 1.5m euroya satarsınız. bunun için öyle 3 dil bilen, prezentabl birine falan ihtiyaç yok. tüm kozlar elinde be. yani en kötü 1 ay sonra satarsın. 1 ay sonra satamazsan alır oynatırsın. eninde sonunda ırgat değil bu adam maicon.

    maicon'un satışında sonuna kadar diretecektik. öyle bir süreç yürütecektik ki bu ders olacaktı. çünkü maicon sürecinin başka bir boyutu daha var. sen belhanda, feghouli, babel gibi para canavarı adamları elinden çıkarmaya çalışıyorsun. talibi olan maicon'da uyguladığın metod buysa vallahi bu 3 adam kulübün ciğerini söker, bizi paspas ederler.

    evet hastane, yol, köprü yaparken destekliyoruz da madalyonun bir de bu son derece amatör olan yüzü var. dahası bir de bunun süleyman rodop gibi artık arasan bulunamayacak yetersizlikte elemanlarca algı yönetilmeye çalışılması bölümü var ki burada entrymi sonlandıracağım. mazur görün daha yeni 10 gün yatıp çıktım.
  • 3243
    daha önce defalarca kez haklarında yorum yaptım, merak edenler en ofsayt entrylerime bakabilirler. liseci olduk, yangıncı olduk, terimsporlu olduk, paralı troll olduk.*

    tekrar yineliyorum, başarısız bir başkanın başarısız bir yönetim kuruludur, sayın başkanı kesinlikle yönetim kurulundan ayırmıyorum, sonuçta onun yönetim kurulu. allah acil şifalar versin, sağlığı yerindeyken de aynı eleştirileri getiriyordum. ilk sezonlarını bitirdikleri zamandan beri kendilerine muhalefet konumundayım.

    tekrar tekrar yaptıkları hataları, beceriksizlikleri yazmayacağım. tek söylemek istediğim, fatih terim kırmızı çizgimizdir. kimseye karşı bir söylemde bulunamayan, herkese karşı ılımlı yaklaşmaya çalışan yönetimimiz, sırf mali genel kurulda 2. kez ibrasızlık yaşamamak için arda turan transferine hoca şiddetle istemesine rağmen karşı çıktılar, bunu geçtim, bu adamlar basının karşısına geçip fatih terim'e karşı basın toplantısı düzenlediler. dünyada bir örneği yoktur ki, bir futbol kulübünün yönetim kurulu, basın toplantısı düzenleyip hocasının aleyhinde sözler söyleyecek. fatih terim'in büyüklüğü altında nasıl ezildiklerini görün, güçleri yetse o gün hocanın görevine de son vereceklerdi, güçleri yetmiyor, yetmeyecek. aynı hataya ikinci kez düşmeyeceğiz, hoca kendi isteğiyle ben bırakıyorum artık yoruldum diyene kadar görevinin başında kalacaktır.

    bu yönetim kurulu uzun zamandır benim gözümde zaten yok hükmündeydi. liseci değilim, dursuncu değilim, dursun özbek kadar galatasaray'a zarar vermiş bir başkan ve yönetim kurulu da yoktur, seçildiği gün sayın başkanı da çok destekledim, uzun zaman arkalarında durdum, yaptıkları hatalara rağmen daha yeni seçildiler, toparlanacaklar dedim, ama burası galatasaray, bu kadar amatör bir yönetim kabul edilemez. kırmızı çizgiyi aştıkları gün de benim gözümde yok hükmüne geldiler zaten. 3 yıllık sürece tamamlayabileceklerini de düşünmüyorum, yakında bir erken seçim gözüküyor.

    sayın başkana allah acil şifalar versin, bıraksın bu işleri elini ayağını çeksin, hem kendi sağlığını ön plana alsın, hem de galatasaray'ın önü açılsın.
  • 3244
    ben şu transfer başarısızlığı olayını anlamıyorum açıkçası.

    öncelikle şunu belirterek başlayayım yazıma, galatasaray tarihinde finansal fair play ile boğuşan tek yönetim kendileri, ikincisi yok.

    2019-2020 sezonunda teşekkürlerle, oleylerle kapattığımız transfer sezonu yaşanılan sportif başarısızlık sonrası transfer başarısızlığı olarak adlandırılmaya başlandı.

    geçen sezon neler oldu bir bakalım. luyindama'nın bonservisi alındı, tarihin belki de kağıt üzerinde en iyi orta sahası kuruldu. onyekuru'ya paramız yetmediği için sol kanada hocanın istediği babel alındı. forvete taraftarın çıldırdığı dünya yıldızı falcao, arkasına premier lig'den andone alındı. adem, taylan, jimmy, emre mor gibi kağıt üstünde kaliteli yerlilerle desteklenmiş bir yedek kulübesi. taraftarın instagram'dan küfürler eşliğinde göndermeye çalıştığı diagne, 3 milyon euro kiralama bedeliyle gönderildi, akıllı dursa ve kadro dışı kalana kadarki performansını göstermeye devam etse muhtemelen brugge güle oynaya opsiyonunu da kullanacaktı. son dönemde ise götüne teneke bağlayıp gönderdiğiniz maicon'un sözleşmesinin son senesinde badem gözlü olmasını sadece gülümseyerek karşılıyorum. bu konuyu da detaylıca yazmıştım, isteyen okuyabilir. (bkz: #2939346)

    tüm bunlar ffp belası başımızdayken yaşandı. sonra ne oldu 16 haftada 24 puan, şampiyonlar ligi'nde 1 gol. bu başarısızlığın sorumluluğunu yönetime yüklemeye çalışmak fırsatçılıktır. bu başarısızlığın en büyük sorumlusu fatih terim'dir, hocaya sorsanız kendisi de aynı cevabı verecektir zaten. neler neler yaşattı, bu sefer de canı sağ olsun der geçeriz. ama bir kısım pusuda bekleyen şahıslar, kendince algı yaratmaya çalışıp başkalarını suçlamaya, çıkarları uğruna başkalarına bok atmaya çalışırsa orada da dur deriz.
  • 3245
    "yok hükmündedir" dediğimde ofsayt yağmuruna tutuldum. kimse babamın oğlu değil, bu kulübü iyi yöneten kim varsa "iyi yönetmiştir", kötü yöneten için de "kötü yönetmiştir" derim.

    bana ne mustafa cengiz'den ünal aysal'dan, tombalacı dursun'dan. hiçbiri beni ilgilendirmiyor ama ortada bir gerçek var, kulüp bir yıldan bu yana iyi yönetilmiyor. zorla iyi mi diyelim amk! başkanın rahatsızlığı değil konu, konu yönetimdeki isimlerin zayıflığı ve yönetimin yapılanlara karşı üç maymunu oynaması.

    fatih terim'den başka koca kulübü savunan bir allah'ın kulu yok. hoca işin futbol tarafıyla ilgilenmesi gerekirken, basınından federasyonuna, hakeminden rakip başkanlara kadar herkesle uğraşmak zorunda kalıyor. bir kulübün teknik direktörünün işi bu mudur allah aşkına!

    yönetimler sadece karar almak için mi vardır? yaşanan olayların hepsini bir kenara koyalım ama gittiler hasan kartal denen herife plaket bile verdiler. hakemler dilim dilim doğradı saha içinde, bir kişi de çıkıp hesap sormadı. kusura bakmayın da, yumruğunu masaya vurmayan adam, o yönetimde yer almayacak. sen git kavga et, bağır, çağır demiyorum fakat eğer zahmet olmazsa, yöneticisi olduğun kulübün haklarını da savunacaksın. savunmuyorsan da, defolup gideceksin.

    kaan ayhan gelmiş, gitmiş. transfer işi hikâye. onun için hiçbir yöneticiye kızmam ama başat sorunların üstesinden geleceksin, en azından çabalayacaksın. kimse kusura bakmasın da, ben bu yönetimi böyle bir çaba içinde görmedim.

    daha önce de yazdım, yine tekrarlayayım, yok hükmündeki yönetimdir. siz de ofsayta devam edin minnoşlar. siz ofsayt verince yönetim şahlanacaksa, bırak ofsaytı ağzıma bile sıçabilirsiniz.
  • 3246
    bugüne kadar yaptıkları birçok işi başarılı bulsam da, ipler ellerinden kayıyor gibi görünüyor. basına haber sızdırma, fatih terim'le ilişkileri ve transfer süreçlerinde (kaan ayhan örneğinden bağımsız) ciddi sıkıntıları var.

    daha geçtiğimiz yıl beşiktaş'ın birkaç yıl önce düştüğü tuzağa düştüğümüzü yazanlar olmuştu. elden çıkarılması gereken isimlerin çoğu bu yönetimin hatası olmasa da, kendileri de tuz biber ektiler. bazı isimler taraftar hoca baskısıyla alında, ama onların da görevi doğru hamleyi yapmak ve arkasında durmak.

    riva, ffp ve diğer finansal konularda net bir artı yazıyorum yine de kendilerine. kulübün 15-20 yıl gibi bir geleceğini etkileyecek konular bunlar, o yüzden genel notum da şu ana kadar b+. ama eksik oldukları kısımlar sportif tarafı etkiliyor fazlasıyla, o yüzden de fazlaca eleştiri alıyorlar. yeni bir organizasyon yapısı kurmaları, ve kendilerine muhalefet olan isimlere dahil kucak açmaları şart.
  • 3247
    bugün ne yanlışlarını saymak ne de eleştiri yapmak istemiyorum. ama kendileri ile ilgili şöyle genelgeçer bir sav var: bazı insanlar pusuda bekliyor yanlış gelsin de eleştirsek gibi. açıkçası bunun doğru bir sav olduğunu düşünmüyorum. mustafa cengiz yönetiminin kendiliğinden bir güç odağı olacak kadar aktif bir yönetim olduğunu düşünmüyorum. yani sivrilen iyi veya kötü bir özellikleri yok. kendilerine has bir özellikleri de yok. dolayısıyla kendisini direktman sevmeyecek bir taraftar kitlesi oluşup onların hatasını beklemelerini sağlayacak bir sebep yok ortada. bilakis yönetimi aşırı savunma halinde olanlar, kendilerini fatih terim'e karşı dengeleyici veya rakip bir güç odağı olarak görme çılgınlığına kapılanlar. terim'in kötü gittiği anlarda bu arkadaşlar ortaya çıkıyor, kulüpte hocaya doğrudan nefret göstermek kolay değil yönetim üzerinden bunu yapıyorlar diye düşünüyorum. yani aksi halde bu kadar savunmanın pek mantıklı bir açıklaması yok tarihin en iyi yönetimi falan yazılıyor.

    fatih terim'e karşı iyi polis olarak kullanılıp gereğinden fazla misyon yüklendi. sevmesem de ünal aysal falan neler yapıyordu arkadaş, mc yönetimi herkese mavi boncuk dağıtmak dışında ne yapıyor ki?

    bir de bence işin komik yanı, kendilerini eleştirince hemen trol, paralı yazar ya da şımarık ilan edilmek. e terim'i savununca da biatçı oluyoruz. ama ne terim'e laf edene trol dendiğini ne de yönetimi savunana 'kaç para teklif ettiler' dendiğini gördüm. kaldı ki kim bu kulüp için neler yapmış , neler kazanmıs ortada. bir versus çabası yaratmak bile komik.
  • 3248
    hem oyuncu alıp satma konusundaki beceriksizlikleri, hem takımın haklarını savunmak konusundaki pısırıklıkları, hem de ali koç ve göksel gümüşdağ ve hatta nihat özdemir gibi taraftarın nefret ettiği isimlerle olan ilişkileri, ayrıca başarı zamanında en önde görünmeye olan istekleri ama zor zamanda ortada görünmemek gibi huyları nedeniyle kendilerinden fazlasıyla soğutmuş olan yönetim. başkanın hasta halinde çabasını ayrı koyuyorum ancak bu yönetim benim yönetimim bize yakışan yönetimdir diyememek için o kadar çok şey var ki ortada. özhan canaydın, adnan polat ve dursun özbek yönetimleri kadar başarısız ve itici olan yönetimin bir an evvel gitmesini istiyorum. benim gibi yönetime en başta sempati duyan insanları bile bu noktaya getirmelerini de ayrıca kutluyorum. bu sene pandemi sebebiyle yönetim değişikliği zor ancak transfer sezonunda çok doğru işler yapıp sıfır hata ile geçmek ki mert hakanın elden kaçırılışı, maicon'un yok paraya sarılışı, kaan ayhan bilmecesi şimdiden yeterince hata yaptıklarını gösteriyor ama neyse, sezon içinde hocanın arkasında çok güçlü durmak, takımın haklarını gerekirse siyasete karşı bile çok net şekilde savunmak, hakemler ve federasyon üstünde doğru baskı kurmak ve galatasaray'ı yönettiklerini hatırlamak ve bu sezonu bu saydıklarımı yaparak şampiyon kapatmak kapatmak dışında şansları yok. seneye mayısta bu yönetimden tek bir kişi dahi sonsuza dek galatasaray camiasından uzak kalacak şekilde gider, gitmelidir. benim kişisel tahminin ise elbette bu saydıklarımın hemen hiçbirini yapamayacak ve sezon sonu ağır şekilde gidecekler. bu arada son tavsiye, bu sene başarı ve seneye de yönetime devam etmek istiyorlarsa transfer ve iletişim için profesyonel isimleri yönetime katsınlar bir an önce. yoksa hiç şansları yok, taraftar da nefret etmenin kıyısında, bu da olursa dursundan beter olur sonları, benden söylemesi.
  • 3249
    kendileri pek çok şey konusunda eleştirilebilir ama takımın hakkı yenirken sustular lafını saçma buluyorum. mustafa cengiz değil mi konuştuğu için 300 güne yakın hak mahrumiyeti alan. fatih terim değil mi konuştuğu için pek çok maça çıkamayan.
    kimi kime şikayet ediyoruz. federasyon başkanı fenerli, yönetim kurulu fb-bjk koalisyonundan oluşuyor. başakşehir ve trabzonspor'a girmeye gereksinim duymuyorum bile. durum bu olunca tansiyonu yükseltmeden sakin kalmak en mantıklı davranış. biz başka takımlar gibi kavga dövüş durumlarından burnumuz kanamadan çıkamıyoruz. genel olarak dayağı yiyip üzerine suçlanıyoruz. kavgadan kaçınmak da en mantıklısı oluyor.
    maicon ve kaan ayhan meselesi konusunda ise, maicon yaşlı, istenmeyen, sözleşmesinde 1 yıl kalmış, muhtemel bir yabancı sınırı bulunan bir ligde yabancı bir oyuncu. karşınızdaki araplar olsa da adamlar salak değiller. 6 ay kala 5 milyona satılan da costa gibi oyuncuların da nasıl gittiği 3 aşagı 5 yukarı belli.
    kaan ise almanya altyapılı, potansiyeli yüksek, milli takımda şans bulan genç bir oyuncu. kaan'ın yerinde siz olsaydınız, ligi 6. bitirmiş bir takımda yedek oyuncu olmayı mı, yoksa italya ligi'nde oyuncuların basamak olarak kullandığı bir takıma mı gitmeyi isterdiniz?
    bunun yanında mevcut euro kuru 8,25. ucuz bulduğumuz kaan ayhan'ın bonservisle birlikte 1 yıllık maaliyeti 30 milyon tl'yi buluyor. bizim mevcut ekonomik durumda transfer yapmamız gerekirken taraftar gördügüm kadarıyla 0'dan kadro kuruluyor. bunun yanında iyi kötü bonservis alabileceğimiz belhanda-feghouli-diagne 3'lüsü de devamlı değersizleştiriliyor. bizim tarafımızın artık ünal aysal dönemindeki gibi sıcak para+düşük kur gibi imkanlara sahip olmadığımızı alması lazım. eskişehirspor gibi köklü takımlar borçlardan dolayı yok oluyorlar. üç büyüklerin de normal şartlarda ayni eskişehir gibi olması gerekiyor ama bizim ülke için futbol fazla degerli olduğu için şimdilik yukarda durabiliyorlar.
    batıyoruz beyler*. geminin pek çok yeri kırıldı su alıyor. biz kovayla suyu geri denize atmaya çalışıyoruz. yönetim de eminim gece gündüz çalışıyordur ama bu enkaz bu ülkedeki birinin altından kalkabileceginden büyük. falcao-muslera-feghouli ayarındaki topçuları bu ülke son kere görüyor artık.
    bizim derwall'ın zamanında yaptıgı gibi bir yapılanmaya gitmemiz gerekiyor. altyapı ve taylan/ömer benzeri ucuz yerlileri 4-5 yabancı futbolcu ile harmanlayarak bir şeyler yapmamız gerekiyor. tabii bunlar benim fikirlerim, ben başka bir çıkış yolu göremiyorum ama mutlaka başka bir yolu vardır. hayırlısı...
  • 3250
    (bkz: #2930476)

    bendeki kredileri gün itibariyle tamamen bitmiş olan mevcut galatasaray yönetimi. bu saatten sonra, bir taraftar olarak asla ama asla desteklemeyeceğim amatörler topluluğu.

    sözlükte kaan ayhan’ın alınamama sebebini bilmeden yönetimin eleştirilmesi eleştirilmiş. yandaş medyaları aracılığıyla bu transferi aylardır hoca gizli yürütüyordu, bitme aşamasında, 2.5 milyona anlaşıldı diye ısmarlama haberleri alan taraftar, iki gün sonra transferin olmadığını öğrenince ne yapsın allah aşkına? transfer konusunda son iki senede, hem de bunca rezalet yaşanmışken taraftar ne yapsın istiyorsunuz? her transfer dönemi travma yaşamaktan psikolojisi bozuldu insanların yahu aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaya gerek yok sayelerinde forvetsiz cl challengeımız, diagne’yi satıcaz da satıcaz diye diye piyasasını p*ç etmeleri bile yeter de artar. hala ve de hala, bıkmadan usanmadan işi kesinleştirmeden yandaş medyalarına haber yaptırmaya devam ediyorlar, ellerine yüzlerine bulaştırınca taraftar haliyle tepki gösteriyor, sonra taraftar yangıncı oluyor. galatasaray’ın her gündeminde, her operasyonunda abdürrahim albayrak’ın boşboğazlığı, amatörlüğü, silikliği ayan beyan görülürken, bir de bunca olaydan sonra her şey yolunda gibi mi davransın taraftar, şaka mı geçiyorsunuz milletle?

    maicon, arap takımının en önemli adamlarındanken, şampiyonluk maçına günler kalmışken, oyuncuya it gibi muhtaçlarken kuyruğu dik tutamayıp, arapların içinde bulunduğu durumda komik bir rakama oyuncusunu bırakan yönetim feghouli’den belhanda’dan nasıl bonservis
    kazanıp transfer yapacak şahsen yangıncı taraftar olarak ben merak ediyorum.

    maicon transferindeki olay ‘kuruş değil duruş!’tu. elin oyuncusu için yazması kolaydı. peki iş size gelince? direnemediniz, beceremediniz. bu arada söz illaki tanıdık gelmiştir. hani yusuf günay’ın şu meşhur tweeti. hani şu erkek basketbol takımımızda yeğeni forma giyen yusuf günay! evet..

    not: entrylerimi beğeni almak ya da ofsaytlanmama kaygısıyla yazmıyorum. herkesin entrylere oy verme hakkı var. birinin düşüncesine katılmak da katılmamak da dünyanın en doğal şeyi. yeter ki özelden tacize varan mesajlar atılmasın, yazdığı şeyler yüzünden herhangi bir siyasi partili damgası vurulmasın, ortak paydası galatasaray olan insanlar sırf ayrı düşündükleri için birbirlerinin kalbini kırmasın. saygılar.
  • 3251
    öyle sığ, öyle temelsiz şekilde eleştiriliyorlar ki insan ister istemez savunmaya geçiyor.

    en sığ eleştiriden başlayalım. "takımın hakkını savunmuyorlar" saçmalığı. sahaya inip adam kovalayan, silah çekip hakem vuracağını söyleyen, taraftarıyla kavga etmek için tribünden atlayan başkanlar dururken açık ara en çok ceza alan başkanın mustafa cengiz olmasını bir kenara bırakalım ve şu soruyu soralım: "sen kendi hakkını savunabiliyor musun arkadaşım?". bu konuda söyleyecek çok şey var aslında da defalarca söylendi. sonra "isviçreli bunlar" deyince de kızıyorlar.

    ikincisi "mali yönden tamam ama". bunun aslında ne kadar önemli olduğunun farkında değiller. çünkü görmediler. avrupa'dan men edilmenin döndürülmesinin ne olduğunu bilmiyorlar. şampiyon olduğumuz sene şampiyonlar ligi'ne gidemeseydik anlardık herhalde. biz şampiyon olmuşken fener gitseydi mesela. o zaman önemini kavrardık. bunu anlamak istemeyen adama riva ve florya konusunu da anlatamazsın. antrenman sahasız kalıyorduk.

    diğeri de "fatih terim'e şükretsinler". bu sene de etsinler mi mesela. ama bu sene hocaya değil yönetime yazar, değil mi? neden peki? çünkü paşa gönlü öyle istiyor. başarılıyken "hoca yaptı", başarısızken "yönetimin suçu". tanıdık geliyor değil mi? iyi not alınca "ben aldım", kötü not alınca "hoca verdi". başarı da başarısızlık da ekip işidir. öyle kafaya göre istediğimizi istediğimize yazamayız. şampiyon olan da ekiptir, altıncı olan da.

    fatih hoca fetişinden de vazgeçmek lazım. hocayı sevmek, saygı duymak, sonsuz kredi vermek başka, fetiş bambaşka bir şey. hoca, emre belözoğlu için "emre benim evladım. gelip kaptan olacak" dese, "emre'yi almayan yönetim s*kt*rsin gitsin" diyecek insanlar var. bütün devre arasını arda'yla yedik. her maç önü, maç sonu arda için yönetime mesaj(?) verdi hoca. ama burada ne konuşuluyor? "bu yönetim hocasına cevap vermek için basın toplantısı düzenledi". pes. fatih hoca canımız, ciğerimiz. ama çalışması zor bir insan. kavga etmediği başkan yok. yine oldukça iyi çalışıyorlar bana göre.

    hatası yok mu bu yönetimin? elbette var. transfer konusunda, özellikle risk alma bağlamında, yetersizler. ffp cezası olsa da belirli adımları atmak gerekiyor. risk almayınca getirisi de olmuyor. bir de çok aleni iş yapıyorlar. özellikle ali naci küçük ve süleyman rodop üzerinden haber yaptırıp sonra da beceremeyince binbir takla atıyorlar. basiretsiz değiller. ama çok becerili de değiller. "menajere para kaptırılmasın" anlayışıyla alım ve özellikle satım konusunda sınıfta kalabiliyorlar. halbuki biraz da piyasaya uygun iş yapmak lazım.

    sonuç olarak artıları, eksilerinin çok önündedir bu yönetimin. zaten başka aday mı var yahu? lisecilerin adayı dursun özbek ya da eşref hamamcıoğlu. muhalefetin desen burak elmas. yok işte, çıkanlar bunlar koca camiadan.
  • 3252
    şu anda transfer mevsimindeyiz. transfer mevsimi “av mevsimi” gibidir. en ufak bir ses ya da patırtı avın kaçmasına neden olur. bu nedenle bırakalım şu mustafa cengiz yönetimi ya da fatih terim eleştirilerini. bırakalım şu transfer mevsiminde rahat olsunlar. transfer önerilerinizi ya da transfer edilmesi düşünüle futbolcular hakkında fikirlerinizi belirtin ama burada kalsın. transfer mevsimi bittikten sonra eleştirilerinizi yaparsınız ki ben de yapacağım zaten. umarım tam isabet ederler de hiçbir eleştiri yapmam.

    şunları hiç unutmayalım:

    -ffp kıskacındayız
    -herkes son anı bekliyor
    -kulüpler de futbolcular da en yüksek parayı hedefliyor.
    -menajerler aç kurt gibi pusuda bekliyor.

    bu şartlarda en iyi satışı yapmak da en iyi transferi yapmak da büyük incelik istiyor. allah yönetimin de fatih terim’in de yardımcısı olsun.
  • 3253
    https://twitter.com/...598271518683136?s=20

    ali naci küçük'e yaptırdıkları haberle taraftarla adeta testis kebabı yapan yönetimdir. bu arada 1.5 milyon euro değil 1.43 milyon euroymuş ve cash değilmiş 1 ay içinde ödeyeceklermiş, bunu da öğrenmiş olduk.

    1.43 milyonluk teklifi de reddetseler arap kulübü 2.9-3 milyon gibi bir teklifle gelebilirmiş, katlaya katlaya gidiyorlarmış. bunu nasıl fark edememişler merak ettim doğrusu.*

    alınacak ders: ilk teklif önemli.

    işin şakası bir yana 8 milyon euroya gelmiş adamlardan 1.5 milyon euro kazanıp o 1.5 milyon euroyu da 1 yıllığına oyuncu kiralamak için kullanırsak büyük batarız.
  • 3255
    oyuncu satmada başarısız olduklarını iddia etmek komik ve bomboş bir eleştiri.

    bu yönetimin tek fahiş hatası, bazı gazetecilerle kurduğu anlamsız ağ. bu adamların yaptığı haberler yönetime artı değil, eksi yazıyor. onun dışında transfer başarısızlığından söz etmek için ffp kısıtlamalarının kalkması gerek. topçu satarken bütün takımlar tok alıcı oluyor bu zor durumumuza binaen. bu burada defaatle yazıldı ama defaatle de es geçildi.

    düşün ki bir ev alacaksın, evin değeri 500 000 tl ama satan kişi o evi satmadan başka bir ev alamayacak. yasak. ama bir ay içinde başka ev alması şart. bir kere 500 000 tl'yi unut. o para çıkmaz. 300 000'e satarsa o evi dua etsin.

    bu kadar basit bir çıkarımı yapamayacak kadar kör olamaz kimse. transferde eli kolu bağlı bir yönetimden bahsediyoruz. ama inatla, hala transfer başarısızlığı gibi komik bir argüman etrafında kümelenen mesnetsiz saldırılarla karşılaşıyorlar. para yok. oyuncu satmazsan oyuncu alamazsın ve kâra geçmek zorundasın. belhanda'yı, feghouli'yi, ahmet'i, mehmet'i ederinin altına satacaksın. aksi mümkün değil. (konudan bağımsız, aklıma "lozan'da musul ve kerkük'ü almadık, o yüzden hezimettir." diyen tiplemeler geliyor. aynı afakîlik.) eğer x bir futbolcunu ederine veya üstüne satacaksan o oyuncunun gözde bir oyuncu olması lazım. aynı anda birçok kulüp isteyecek ve oyuncunun daha 2 - 3 yıllık sözleşmesi olacak. ozan kabak'ı bile bu ffp belası yüzünden satmak zorunda kaldın.

    transferde başarısız olduğu yönündeki eleştirilerin çok çok büyük bir kısmı tam olarak boş konuşmaya tekabül ediyor. batmak üzere olan ve oyuncu satmak dışında bir transfer bütçesi yaratma "hakkı olmayan" bir yönetime trasferden saldırmak kötü niyetlilik. çünkü niyeti iyi olan insan, imkanlar dahilinde eleştiri yapar.

    maşaallah bizim her haltı bilen goygoycularımız man city gibi para saçmayı bekliyorlar. o olmayınca da yönetim transferde başarısız oluyor.

    not: transferde iki spesifik hataları var. biri diagne. ama o dahi belli şartlardan dolayı oldu. ikinci hata falcao transferini ellerine yüzlerine bulatırmaları.
  • 3256
    anlamadığım bir nokta var. ne kadar olumsuzluk varsa kendilerine yazılıyor ne kadar olumlu şey varsa fatih terime yazılıyor. rezil bir sezon geride kalıyor. kimse gıkını çıkarmıyor. sevmeyebilirsin, eksik görebilirsin, gitmesini isteyebilirsin ama bu kadar vahşi olmayın be kardeşim. daha bu hafta yıllık 29mtl’ye sponsor bulmuş yönetimdir.
  • 3258
    küsüratlı rakam verip inandırıcılığı artırma çabası gibi transfer süreci yönetmişler. maicon transferi 1. 430 bin avro nedir arkadaş. biz bu adamı 1,7 milyon avroya kiralamadık mı? yabancı prangası kalkmış ve pazarlıktaki dezavantajımız kalmışken böyle bir kazık yemek çok yazık.
    şaka bir yana gerçekten istikrarlı bir topluluk ama. her transfer döneminde mutlaka rezalet bir performans sergilediler. forvetsiz sezona başlamalar, son güne kadar bekleyip doldurulan adamlara kamp ve antrenman veremeden sezona veya devreye başlamalar.
    transfer dışında başarıyla yürüttükleri operasyonlar olmuştu ama transfer işi olmuyor. en büyük sorun da olmadığını göre göre aynı yolu izlemeye devam ediyorlar. maicon transferinde yediğimiz bu kazık bize olası belhanda ve feghouli transferlerine de misliyle dönecek.
  • 3259
    kendilerini tebrik ettiğim yönetimdir.yani bu kadar kötü transfer politikası izlemeleri yaptıkları tüm olumlu şeyleri yerle yeksan ediyor.

    bir oyuncu düşünün arabistan takımına 1,5 yıllığına kiralansın takımın bayrak oyuncu olsun hatta ligin en değerli oyuncusu konumuna gelsin. ardından ülkede yabancı sınırı garabeti tartışılırken kulübü bonservisini kendin al gel diye blöf yapsın. ardından yabancı sınırı 1 sene ötelensin bu gelişmenin üzerine de 3-4 milyon avro beklediğin bu oyuncudan 1.5 milyon avro bile bonservis alama. pes doğrusu pes. yani ben kıçıkırık endüstri mühendisliğini bitirdim şu adam maicon transferini bana bıraksalardı ben de en az 1.43 milyon avroya satardım kendisini. e o zaman siz ne iş yapıyorsunuz beyler ?

    kimse de kur falan gibi saçma savunmalara girişmesin bundan sonra alacağımız futbolcuyu rumen leyi'ne alacak değiliz.
  • 3260
    transferlerin büyük bir gizlilik ve titizlikle yapıldığının açıklandığı gün, ali naci'ye noktasına virgülüne haber uçurmuş yönetim. aklımızla alay ediyorlar resmen. araplardan yediğimiz kazığı başarı öyküsü diye ikna ettiler bazılarını. ağlanacak halimize de gülüyorum sayelerinde.

    vah benim kulübüm vah...

    umarım istifa çalışmalarınızı da büyük bir gizlilik ve titizlikle yürütüyorsunuzdur.

    mustafa cengiz başkanım, ya bu ekibinizi değiştirin ya da bırakın güçlü bir yönetim gelsin.
  • 3261
    sosyal medyaya inanmayın diyen ama transfer ücretini kuruşu kuruşuna bazı gazetecilere servis eden yönetim. 1.43 milyon euro atıp da tutturulacak bir meblağ değil. siz hem haberleri servis ediyorsunuz, hem de inanmayın diyorsunuz. bu ne demek? bizim haber sızdırdığımız gazeteciler belli. onlara inanın, takip edin, diğerlerine inanmayın demek. koskoca galatasaray gazeteciye sızdırılan haberlerle taraftarını aydınlatacaksa vay bizim halimize.
  • 3262
    fatih terim'e gelince her türlü eleştiriliyor ki eleştirilmesi normaldir bu sene başarısızlık söz konusudur ama mesele yönetimle ilgili oldu mu sürekli yönetimi eleştirenlere karşı tepki gösteriliyor anlamsız şekilde.fatih terim'i eleştirenler fatih terim eleştirilemez mi derken bu sefer başkaları yönetimi eleştirince yönetim düşmanlığı,yönetim ne yapsın kiye dönüyor iş. bu çok yanlış bir şey bana göre.ortada başarısız bir durum varsa bahanelere sığınmadan her kişi kurum eleştirilmelidir galatasaray'ı başarıya götüren de eleştiri kültürüdür bana göre.ben transfer meraklısı bir taraftar değilim ancak galatasaray'ın da neredeyse 2 senedir eksik olan mevkileri var bunlara çözüm bulunması lazım.umarım fatih hocanın istekleri doğrultusunda güzel bir transfer dönemi geçirerek takımın eksikleri kapatılmış şekilde yeni sezona girebiliriz.biraz daha planlı olması gereken yönetimdir transfer konusunda.
  • 3263
    yönetimin göreve gelmesinden itibaren transfer dönemlerini etkin bir şekilde kullanamadığı gerçek. koca galatasaray futbol takımının forvetsiz oynadığı dönem bile oldu. ancak sözleşmesinin son senesine giren 32 yaşındaki nispeten vasat bir stoperi 1,43 milyon euro'ya satmak kötü bir icraat sayılmaz. fakat gazetecilere 'şu kadar teklifi reddettik, ücreti yükselttik' gibi haberler yaptırmak acınası oluyor. medya ile ilişkilerin yeniden yapılandırılması gerektiğini düşünüyorum.